Dolar 49,5523 yükseldi Euro 55,5676 yükseldi Gram Altın 6.601,08 yükseldi
Foto Video Künye 7° SEYDIŞEHIR HABER
SON DAKİKA Tümü
Güneş Özel Öğretim — Üst Banner 6:1
FAHRİ KUBİLAY
19.10.2026 06:23

AKLINIZI KİRAYA VERMEYİN! DİN ADINA PAYLAŞTIĞINIZ HER ŞEY DİN DEĞİLDİR


Fahri Kubilay

“Allah, aklını kullanmayanların üzerine pislik bırakır.” (Yûnus, 10/100)

Bugün sosyal medya, doğru kullanıldığında bilgiye ulaşmanın ve iletişim kurmanın önemli bir aracı. Ancak aklın devreden çıkarıldığı yerde, insanı bilgi kirliliğinin, manipülasyonun ve dijital cehaletin içine sürükleyen bir gayya kuyusuna dönüşüyor.

Sokakta yürürken telefonundan başını kaldırmayan gençleri, bir araya geldiğinde sohbet etmek yerine ekranlara gömülen insanları, aile mahremiyetini hiçe sayarak hayatının her anını paylaşanları görüyoruz. Hatta ölen yakınlarının görüntülerini bile sosyal medyada yayımlayanlar var.

Fakat asıl mesele bunlardan daha derin: İnsanın düşünmeden inanması, araştırmadan paylaşması ve sorgulamadan başkalarının peşine takılması!

DİN ADINA YAPILAN HER PAYLAŞIM DİN DEĞİLDİR!

Özellikle kendisini muhafazakâr veya dindar olarak tanımlayan bazı kişilerin sosyal medyadaki tavrı düşündürücü. Her gördüğünü sevap kazanma niyetiyle paylaşan, kaynağını araştırmadan bir sözü hadis diye yayan, kendi düşüncesini dinin hükmü gibi sunan bir anlayışla karşı karşıyayız.

Üstelik artık yapay zekâyla üretilen sahte görüntüler, uydurma sözler ve çarpıtılmış dinî içerikler de bu kirliliğe ekleniyor. Birileri yalanı dinî ifadelerle süslüyor, binlerce insan da sorgulamadan yayıyor.

Be hey gafiller! Bir sözün dinî görünmesi, onun doğru olduğu anlamına mı gelir? Bir insanın sarık takması, eline mikrofon alması veya kendisini hakikat temsilcisi ilan etmesi, söylediklerini araştırmadan kabul etmemizi mi gerektirir?

Kur’an bize açıkça şöyle sesleniyor:

“Ey iman edenler! Size bir fasık haber getirirse onun doğruluğunu araştırın.” (Hucurât, 49/6)

Rabbimiz araştırmamızı istiyor; her duyduğumuza inanmamızı, her gördüğümüzü paylaşmamızı değil!

KOPYALA-YAPIŞTIR DİNDARLIĞI!

Din adına yapılan her paylaşım elbette yanlış değildir. Ancak doğruluğu araştırılmamış bir sözü yaymak, insanları yanıltmak veya dinî duyguları istismar etmek, iyi niyetle açıklanabilecek basit bir hata olmaktan çıkabilir.

Bir yalanın başına ayet veya hadis eklemek, o yalanı hakikat yapmaz. Kendi çıkarını dinin önüne koyanlara, insanları Allah ile aldatanlara karşı uyanık olmak zorundayız.

Musa’nın kıssasında büyücülerin hilesi hakikat karşısında boşa çıkmıştı. (Tâhâ, 20/69-70) Bugün de bize düşen, sosyal medyada önümüze konulan her gösteriye aldanmak değil, gerçeği araştırmaktır.

Yoksa insan inanmak istedikten sonra şapkadan civciv de çıkar, tavşan da, fil de!

AKLIMIZI BAŞIMIZA ALALIM!

Sosyal medyada bir içeriği paylaşmadan önce kendimize üç soru soralım: Doğru mu, kaynağı güvenilir mi, birine zarar verir mi?

Mahremiyetimizi koruyalım. Din adına söylenenleri araştırmadan yaymayalım. Aklımızı başkalarına teslim etmeyelim.

Aklımızı başımıza, vahyi hayatımıza, Peygamberimizin örnekliğini davranışlarımıza rehber edelim.

Unutmayalım: Allah’ın insana verdiği akıl, başkasına kiraya verilsin diye değil; hakikati bulmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için verilmiştir.

Her gördüğünü paylaşma, her konuşana inanma, her dinî görünümlü sözü hakikat sanma!

Çünkü bazen insanın en büyük yanılgısı, hakikati savunduğunu zannederken başkasının kurduğu oyuna alet olmasıdır.

Aklınızı kiraya vermeyin! Hele din adına hiç vermeyin!

Fahri Kubilay