24 Ağustos 2026, Pazartesi 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
SEYDİŞEHİR

Seydişehir’de Milli Mücadele Hatıraları (1921)

Tarihçi Ercan Arslan Seydişehir’de Milli Mücadele Hatıraları (1921)

03.02.2022 11:46 3784 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
Seydişehir’de Milli Mücadele Hatıraları (1921)
<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">T&uuml;rk İstiklal Harbinin t&uuml;m zorluklara rağmen &ccedil;etin bir şekilde y&uuml;r&uuml;t&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; g&uuml;nlerdi. Ordumuz K&uuml;tahya-Eskişehir Muharebelerinde mağlup olmuş ve Sakarya Nehrinin doğusuna &ccedil;ekilmişti. Bu vaziyet karşısında TBMM 5 Ağustos 1921 tarihinde, 144 numaralı kanun ile Meclis Reisi Mustafa Kemal Paşayı, vatanın mukadderatı yolunda Başkumandan olarak memur eylemişti. Mustafa Kemal Paşa, yasanın kendine tanıdığı yetkiye dayanarak, ordumuzun temel ihtiya&ccedil;larının karşılanması maksadıyla 7-8 Ağustos 1921 tarihlerinde, on buyruktan oluşan &ldquo;Tek&acirc;lif-i Milliye Emirleri&rdquo;ni yayımladı.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><img alt="" src="http://www.seydisehirhaber.com/resimler/images/fenersharunt%C3%BCrbesi.JPG" style="height:543px; width:640px" /></span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><img alt="" src="http://www.seydisehirhaber.com/resimler/images/Mustafa%20Tenekeci.jpg" style="height:816px; width:640px" /></span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Yurdun her yanında olduğu gibi Seydişehir&rsquo;den de eli silah tutan vatan evlatları cepheye koşuyordu. Tekalif-i Milliye Emirleri&rsquo;nin yayınlanması &uuml;zerine Seydişehir&rsquo;de de bir komisyon kurulmuştu. Seydişehir Tekalif-i Milliye Komisyonu Başkanı Kaymakam Hayri Bey idi. Komisyon K&acirc;tibi olan R&uuml;şt&uuml; Bey&rsquo;in (Ergen) o g&uuml;nlere dair bir anısını sizlerle paylaşmak istiyorum: &ldquo; &hellip;Kaza merkez Komisyon K&acirc;tibi olarak Seydişehir&rsquo;in m&uuml;tevazı Belediye Binasında vazife yapmaktaydım. Komisyon, her ailenin servetine g&ouml;re g&ouml;mlek, don, &ccedil;arık, &ccedil;orap gibi askere lazım olan eşya tevziatını yapmıştı. Verecekleri eşyanın kime gideceğini ve ne i&ccedil;in istendiğini bilen Seydişehirliler, hisselerine d&uuml;şeni o g&uuml;n&uuml;n m&uuml;şk&uuml;l şartları altında temin ederek gereken yere teslimini yapıyorlardı. Vazifesine bağlı Seydişehir Kaymakamı Hayri Bey, sık sık listeler &uuml;zerinde incelemeler yapar ve her seferinde Tenekeci Mustafa Ağa istenilen g&ouml;mleği daha getirmemiş! Bu adamı bulun! S&ouml;yleyin getirsin!diye Jandarmaya emir verirdi. İstenilen bir g&ouml;mleği g&uuml;n&uuml;nde getirmeyen Ağa kimdir? onu anlatayım: En b&uuml;y&uuml;k oğlu cephede vazifesini ifa ederken beş &ccedil;ocuk babası Tenekeci Mustafa Ağa yaşı dolayısıyla silah altına alınmış, Seydişehir Askerlik Dairesinde ifayı vazife etmekteydi. Vakit bulduk&ccedil;a k&ouml;hne d&uuml;kkanını yarım a&ccedil;arak, bulabildiği lehimle komşuların delinen teneke, lamba, idare, ıbrıklarını lehimleyerek yedi n&uuml;fus ailenin ekmek paralarını temine &ccedil;alışan bir askerdi. Kaymakamın verdiği emirden&nbsp; bir g&uuml;n sonra sivil giyinmek mecburiyetinde olan Asker Mustafa Ağa ile konuşuyoruz. Huzuruma geldi. Kaymakam sert bir lisan&nbsp; ile g&ouml;mleği ni&ccedil;in getirmediğini Mustafa Ağa &lsquo;dan sordu. Mustafa Ağa kendine has hilmiyetle (sakin huyluluk) &ldquo;Efendim evdeki &ccedil;ocukların sırtında g&ouml;mlek yok ondan getiremedim . Kaput bulamadım. Siz bulun satın alayım, dikeyim, getireyim&rdquo; dedi. Kaymakam bu defa Mustafa Ağa&rsquo;ya &ldquo;Asker g&ouml;mlek bekliyor!&rdquo; diye lakırdıya başlayınca, halim tabiatlı Mustafa Ağa &ldquo;Asker&rdquo; s&ouml;z&uuml;n&uuml; duyunca Kaymakamın s&ouml;z&uuml;n&uuml; kesti. S&uuml;ratle yırtık mintanını &ccedil;ıkararak altındaki g&ouml;mleğini soyundu ve birka&ccedil; adım ilerleyerek &ldquo;Vallahi ve Billahi Kaymakam Bey size verecek başka g&ouml;mleğim yok. Sırtıma bu sabah giydim. Kirli zannetmeyin. Kusura bakmayın. &Ccedil;orbada bizim de tuzumuz bulunsun. Canım askerimize kurban olsun. Vatana, Millete kan lazımsa evdeki beş &ccedil;ocuğu da getireyim&rdquo; dedi.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Milli Savaşımız zaferle bitti. Mustafa Ağa terhis edildi. Han Boğazından &Ccedil;arşı meydanına girişte sağ koldaki d&uuml;kk&acirc;nına kavuştu. &Ccedil;ocukları b&uuml;y&uuml;d&uuml;. Sıra ile askere gittiler, d&ouml;nd&uuml;ler. Oğulları evlendi. Kızları gelin oldu. Bir ev, altı ev, bir d&uuml;kkan, &uuml;&ccedil; d&uuml;kkan oldu. Mustafa Usta mesut bir aile reisi, torun sahibi, hali vakti yerinde bir komşu haline geldi. Bug&uuml;n g&ouml;zleri g&ouml;rmeyen Mustafa Tenekeci ile torunlarından birisinin koltuğunda &ccedil;arşıdan eve d&ouml;nerken karşılaştık(1949). Kahve &ouml;n&uuml;nde iki sandalyeciğe iliştik. B&uuml;y&uuml;k bayramımız dolayısıyla d&uuml;n&uuml; y&acirc;d ettik.Son s&ouml;z olarak bana dedi ki: &ldquo;Evlat, bug&uuml;n g&ouml;zlerim g&ouml;rm&uuml;yor. Fakat Cumhuriyetin verdiği nur ile g&ouml;r&uuml;yor gibi oluyorum. Vatan mamur, millet mesut. B&uuml;y&uuml;k &ouml;l&uuml; nurlarda yatsın. Başımızdakiler eksik olmasın. Bug&uuml;n elimden gelen dua, ne yapayım? Tenekeci ihtiyar, r&uuml;yetten (bakma, g&ouml;rme) mahrum yaşaran g&ouml;zlerini sildi.&rdquo;Mustafa Tenekeci,Eynehanların Ali Yahşi&rsquo;nin kız kardeşi Fatma Hanım ile evliydi. &Ccedil;ocukları H&uuml;sniye,S&uuml;leyman, Hatice,İbrahim,..?idi. 1954 yılında vefat etti. Akyol Mezarlığında medfundur.Seyyit Harun Veli&nbsp; T&uuml;rbesi&rsquo;nde asılı el işi teneke fener onun ustalık eseridir.Torunu Sami Candan Arasta &Ccedil;arşısında dede mesleği tenekeciliğinson m&uuml;messili idi.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">T&uuml;rk İstiklal Harbi&rsquo;nin 100.yılını idrak ettiğimiz şu g&uuml;nlerde Mustafa Tenekeci&rsquo;nin şahsında vatanın mukadderatında fedak&acirc;rlığı bulunan koca y&uuml;rekli Anadolu insanını bir kez daha ş&uuml;kranla anıyoruz. Vatan size minnettardır.(R&uuml;şt&uuml; Ergen ,&ldquo;Milli M&uuml;cadele Hatıraları&rdquo;,Ekekon,28 Ekim 1949, Yıl,15,Sayı 3036,sayfa 2, Mustafa Tenekeci&rsquo;nin torunu Emekli &Ouml;ğretmen Faruk Candan (d.t.1940) ile 02.02.2022 tarihinde yapılan g&ouml;r&uuml;şme)</span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.