Dolar 48,6218 yükseldi Euro 56,1294 yükseldi Gram Altın 6.692,33 düştü
Foto Video Künye 23° SEYDIŞEHIR HABER
SON DAKİKA Tümü
Güneş Özel Öğretim — Üst Banner 6:1
SEYDİŞEHİR

Seydişehir’de 12 Eylül’e Giden Kanlı Beş Yıl: Fabrikadan Sokağa Taşan Şiddet, Ölümler ve 294 Sanıklı Dava

1975 ile 12 Eylül 1980 arasında Seydişehir, Türkiye’nin en sert siyasi ve sendikal gerilimlerinden birine sahne oldu. Etibank Alüminyum Tesisleri’nde başlayan i…

15.09.2026 06:30 0 yorum
Seydişehir’de 12 Eylül’e Giden Kanlı Beş Yıl: Fabrikadan Sokağa Taşan Şiddet, Ölümler ve 294 Sanıklı Dava

1975 ile 12 Eylül 1980 arasında Seydişehir, Türkiye’nin en sert siyasi ve sendikal gerilimlerinden birine sahne oldu. Etibank Alüminyum Tesisleri’nde başlayan işçi ve sendika çatışmaları kısa sürede şehir merkezine yayıldı; silahlı saldırılar, bombalamalar, ağır yaralamalar ve ölümler yaşandı. 1979’daki büyük Seydişehir olayları ise 294 sanıklı dev bir davaya dönüştü.


Seydişehir’in yakın tarihindeki bu dönem, tek bir “sağ-sol kavgası” olarak anlatılamayacak kadar karmaşık. Bir yanda hızla büyüyen Alüminyum Tesisleri ve binlerce işçi, diğer yanda sendikal yetki mücadelesi, siyasi kutuplaşma ve kısa sürede değişen şehir yapısı vardı.


1970’lerin ortalarından itibaren fabrika yalnız bir üretim merkezi değil, aynı zamanda Türkiye’deki siyasi gerilimin yerel odaklarından biri haline geldi.


İlk büyük kırılma: 1975


1975 yazında Seydişehir Alüminyum Tesisleri’nde farklı sendikal çevreler arasında çıkan çatışmalarda yaklaşık 20 işçinin yaralandığı, bunlardan beşinin durumunun ağır olduğu aktarılıyor.


Ağır yaralı olarak adı geçenler arasında:


Adnan Bozgeyik, Tekin Ergüden, Musa Demirel, Ahmet Toğyıldız ve Erdoğan Aslıyüce bulunuyordu.


Kasım ayında gerilim yeniden yükseldi. Yaklaşık yüz işçinin karıştığı taşlı, sopalı ve bıçaklı kavgada Milliyet’e göre 9 kişi yaralandı, 48 kişi gözaltına alındı.


Yaralananlar arasında:


Kadir Ongun, Hasan Kadıoğlu, Mehmet Savuncu, Abdurrahman Doğan, Ramazan Şafak, Fahri Akman, Selahattin Doğan ve Feyzullah Aras vardı.


26 Aralık 1975: Hasan Kadıoğlu öldürüldü


Seydişehir’de dönemin en ağır olaylarından biri 26 Aralık 1975’te yaşandı.


Alüminyum Tesisleri’nde karşıt sendikal grupların karıştığı silahlı, taşlı ve sopalı çatışmada Hasan Kadıoğlu tabancayla vurularak hayatını kaybetti.


Olayda en az yedi kişi daha yaralandı.


Durumun kontrolden çıkması üzerine Konya’dan Seydişehir’e:


60 kişilik jandarma komando birliği helikopterle,

30 toplum polisi ise karayoluyla


gönderildi.


Hasan Kadıoğlu’nun ölümü daha sonra TBMM Cumhuriyet Senatosu tutanaklarına da açık şekilde geçti.


Bu nedenle olayın tarihsel doğruluğu güçlüdür.


1976: Kavga artık fabrikada kalmadı


1976’ya gelindiğinde şiddet fabrikanın dışına taşmaya başladı.


Ocak ayında Musa Doğan ağır şekilde dövüldü ve komaya girdi. Aynı olaylarda başka işçilerin de sopalarla darp edildiği bildirildi.


Mart ayında Ali Demir başına aldığı ağır darbeler nedeniyle Konya SSK Hastanesi’ne kaldırıldı.


Aynı yıl Seydişehir’de:


* Ülkü Ocakları binasına bomba atıldı,

* siyasi ve sendikal hedeflere saldırılar yapıldı,

* işçiler toplu halde birbirine girdi,

* şehir merkezinde 20’den fazla kişinin yaralandığı çatışmalar yaşandı.


18 Haziran 1976’daki olaylarda:


Yusuf İnen, Ramazan Koç, Yakup Özdivan, Cevdet Karadoğan, Fehmi Buluk, Orhan Adatepe ve Necati Elçi


yaralandı.


Eczane bombalandı


1976 sonunda gerilim artık yalnız işçi grupları arasındaki kavga olmaktan çıkmıştı.


CHP İlçe Gençlik Kolu Başkanı İsmail İdız’ın kardeşine ait eczaneye bomba atıldı.


Dönemin Seydişehir Kaymakamı Hasan Çakır’ın açıklamalarında, olaylarda kullanılan bazı patlayıcıların fabrika ortamında hazırlanmış olabileceği yönündeki iddiaların doğrulandığı aktarılıyordu.


Bu durum, şiddetin artık örgütlü ve patlayıcı kullanılan bir aşamaya geçtiğini gösteriyordu.


1977: Kesecik’te siyasi tartışma ölümle bitti


24 Mayıs 1977’de Seydişehir’e bağlı Kesecik’te çıkan siyasi tartışmada Mustafa Yiğit ile Recep Topaç bıçaklandı.


Mustafa Yiğit, Beyşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak kurtarılamadı.


Olayla ilgili öğretmen Cengiz Tokçu tutuklandı.


Mustafa Yiğit’in ölümü, Seydişehir’in 12 Eylül öncesi siyasi şiddet dosyasındaki ikinci kesin ölüm vakasıdır.


1979: Seydişehir adeta patladı


1979 yılı, Seydişehir’de şiddetin zirveye ulaştığı dönem oldu.


Şubat ayında hükümet binası çevresinde karşıt siyasi gruplar taş ve sopalarla çatıştı.


Yaralananlar arasında:


Celâl Sonuvar, Hüseyin Uyan, Mevlüt Gündoğan, Münir Ünlü, Ziya Özçelik, Kadir Sulahi ve Abdullah Çekinmez bulunuyordu.


Aynı ay Türk Metal’e ait hizmet aracına patlayıcı atıldı.


Mart ayında Alüminyum Tesisleri’nin sosyal tesislerinde yeni bir çatışma çıktı.


Bu olayda:


Ömer Sevgi, İbrahim Demir, İhsan Memili ve Mevlüt Topçu


ağır yaralandı.


28 Mayıs 1979: Seydişehir’in en büyük toplumsal çatışması


28 Mayıs 1979, Seydişehir’in yakın tarihindeki en kritik günlerden biri oldu.


Fabrikada başlayan çatışma kısa sürede şehir merkezine yayıldı.


Ulusal basında olaylarda 23 kişinin yaralandığı bildirildi.


Bazı meslek örgütleri ise yaralı sayısının 100’e yaklaştığını ileri sürdü.


İki rakam farklı kaynaklara dayanıyor. Bu nedenle güvenli tarihsel ifade:


Ulusal basına göre 23 yaralı, meslek örgütlerinin açıklamasına göre yaklaşık 100 yaralı.


Olaylarda:


* sendika binaları,

* CHP ilçe binası,

* çeşitli işyerleri,

* bazı araçlar


zarar gördü.


Seydişehir’de sokağa çıkma yasağı uygulandı.


Bu nokta çok önemli: olay artık fabrika içi bir işçi kavgası değil, şehir düzenini etkileyen büyük bir toplumsal çatışmaya dönüşmüştü.


294 sanıklı dev dava


28 Mayıs olayları sonrasında açılan dava Seydişehir tarihinin en büyük siyasi davalarından biri oldu.


294 kişi sanık oldu.


Bunların 160’ı tutuklu olarak yargılanıyordu.


Dosya önce Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi’ne geldi, ardından Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 2 No’lu Askerî Mahkemesi’ne geçti.


1980 başında tutuklu sanıklardan 63 kişi tahliye edildi.


Savcılık bazı sanıklar hakkında çok ağır cezalar istedi.


Ancak burada önemli bir ayrım var:


Savcılığın ceza talebi, mahkemenin kesin hükmü değildir.


294 kişinin tamamının nihai karar listesi hâlâ araştırılması gereken en önemli belgelerden biri.


1980: Şiddet darbeden hemen önce bile sürüyordu


17 Mart 1980 gecesi Seydişehir Alüminyum Tesisleri’nde vinç operatörü olarak çalışan Kibar Önal, kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından silahla vurularak öldürüldü.


Kibar Önal’ın ölümü kesin olarak belgelenmiştir.


Ancak eldeki gazete haberleri saldırının siyasi amaçla yapıldığını açıkça söylemediği için bunu doğrudan “sağ-sol cinayeti” olarak nitelemek doğru olmaz.


Temmuz 1980’de fabrikada yeni bir siyasi kavga çıktı.


4 kişi yaralandı, 13 kişi gözaltına alındı.


Ve darbeden yalnız birkaç gün önce…


Seydişehir Ticaret Lisesi önünde öğrenci Mustafa Vural silahlı saldırıya uğradı.


Mustafa Vural ağır yaralandı.


Bu olay, 12 Eylül’den hemen önce Seydişehir’de silahlı şiddetin hâlâ devam ettiğinin en çarpıcı göstergelerinden biridir.


Peki neden Seydişehir?


Bu sorunun cevabı yalnız ideoloji değil.


Seydişehir birkaç yıl içinde çok hızlı büyüdü.


Alüminyum Tesisleri:


* binlerce işçiyi bölgeye çekti,

* yeni lojmanlar ve mahalleler yarattı,

* küçük bir kasabanın sosyal yapısını değiştirdi,

* farklı bölgelerden gelen işçileri aynı üretim merkezinde buluşturdu,

* sendikal rekabeti artırdı.


Türkiye genelindeki sağ-sol kutuplaşması da bu ortamın üzerine eklendi.


Sonuçta:


işçi mücadelesi + sendikal rekabet + siyasi örgütlenme + hızlı kentleşme + ekonomik değişim


aynı anda Seydişehir’de yaşandı.


Bu nedenle 1975–1980 dönemi yalnız “siyasi kavga” değil, aynı zamanda Seydişehir’in sanayileşme sancılarının da tarihi olarak okunmalı.


Bugüne kadar doğrulanan bilanço


Şu aşamada güvenilir kaynaklarla:


Hasan Kadıoğlu — 26 Aralık 1975: öldürüldü.


Mustafa Yiğit — 24 Mayıs 1977: siyasi tartışma sonrasında öldürüldü.


Kibar Önal — 17 Mart 1980: silahlı saldırıda öldürüldü; siyasi motivasyon henüz kesin değil.


Bunun yanında adı tespit edilen 30’dan fazla yaralı bulunuyor.


Gerçek yaralı sayısı ise çok daha yüksek.


1979’daki büyük olaylarda:


294 sanık,

160 tutuklu,

63 tahliye


gibi olağanüstü büyüklükte rakamlar ortaya çıktı.


Dosyadaki önemli düzeltme


Daha önce siyasi ölüm ihtimali üzerinde durduğumuz Mevlüt Karabulut vakası da yeniden kontrol edildi.


Milliyet’in dönem haberi, Karabulut’un ölümünün siyasi değil, yasak bölgede hayvan otlatılması nedeniyle çıkan bir tartışma sonrasında gerçekleştiğini gösteriyor.


Bu nedenle Mevlüt Karabulut’u siyasi şiddet bilançosundan çıkardık.


Bu ayrım önemli; çünkü Seydişehir’in tarihini abartılı veya taraflı değil, kaynakların izin verdiği ölçüde doğru yazmak gerekiyor.



Seydişehir Haber

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.