Dolar 48,8780 yükseldi Euro 55,6880 yükseldi Gram Altın 6.735,61 yükseldi
Foto Video Künye 14° SEYDIŞEHIR HABER
SON DAKİKA Tümü
Güneş Özel Öğretim — Üst Banner 6:1
Hamza Resuloğlu
27.09.2026 02:56

Siyonizm Kurdu Yurtlarımıza Dadanmadan


Bazı hikayelerin şöhreti yereli aşıp evrensel boyut kazanır. Her millet ve kültür o hikâye ve menkıbeden bir şeyler alır hissesine. Hikayeler sadece laf olsun torba dolsun ve vakit geçsin diye de anlatılmaz. O niyetle anlatılan da vardır muhakkak ancak Kur’an’da tarihin herhangi bir kesitinde yaşanmış bir kıssayı anlatmanın hikmeti hadiseden ders alınıp ibret olmamak içindir. Bu bağlamda biz kıssaları meseleler zihnimizde somutlaşsın, kalıcı hale gelsin, ders olsun ve ibret olsun diye ve dirilişe vesile olsun diye anlatırız. İşte evrensel bir şöhrete kavuşan Fransız yazar Charles Perrault’un(1697) derlediği“Kırmızı Başlıklı Kız” hikayesi bunlardan biridir.

Hikâyeyi kısaca hatırlayalım: Kırmızı Başlıklı Kız, annesinin hazırladığı azığı ormanın öte ucunda yaşayan büyükannesine götürmek üzere yola koyulur. Annesi, ormanın koynundaki tehlikelere karşı temkinli olmasını ve güvenli patikadan ayrılmamasını tembihler. Ne var ki küçük kız annesinin öğüdünü kulak ardı eder ve tehlikeli orman yoluna sapar. Yolda bir kurt çıkar karşısına. Kurt, tatlı diliyle nereye gittiğini sorar; kız da masumiyetle büyükannesinin evini tarif eder.

Kurt, kestirme yollardan süzülüp kızdan önce varır eve. Büyükanneyivahşi bir şekilde katledip kıyafetlerini kuşanır ve yatağa kurulup Kırmızı Başlıklı Kız’ı beklemeye koyulur. Kız eve girdiğinde, karşısındaki suretin yabancılığıyla irkilir ve sorar:

— Büyükanne, ellerin neden bu kadar büyük?

— Seni daha iyi kavrayabilmek için kızım.

— Gözlerin neden bu kadar büyük?

— Seni daha iyi görebilmek için.

— Peki ya dişlerin… Dişlerin neden bu kadar büyük?

Kurt o an maskesini fırlatıp atar:

— Seni daha iyi yutabilmek için!

Masalın nihayetinde cesur bir avcı çıkagelir; kurdu alt ederek Kırmızı Başlıklı Kız’ı bu hilekâr pençeden kurtarır.

Dostlarım bu çocuk masalı, hakikatin izini sürmek isteyenler için derin ibretler taşır. Masalın perdesini kaldırıp bugünün dünyasına baktığımızda aslında bizlere çok büyük dersler verdiğini müşahede ediyoruz. Öncelikle Anne figürüne baktığımızda bin seneyi aşkındır İslam toplumuna ve tüm insanlığa Anne şefkatiyle geçmişin despotlarını anlatıp gelecekte ki tehlikelerden koruyan Rahim olanın Rabbimizin kitabı kerimi ile karşılaşıyoruz.Annenin tembihleri; Kur’an ayetlerinde asırlardır okuduğumuz Siyonizm ve Yahudi tehlikesini ne denli basite indirgediğimizi, Kırmızı Başlıklı Kız’ın annesinin kurttan sakındırmasına rağmen nasihati dinlemeyişine ne kadar da çok benziyor. Ne var ki günümüzde de tarihin sayfalarında tescillenmiş hile ve ihanetlere rağmen o güvenli yoldan sapılmış, öğütler kâfi derecede tutulmamıştır. Kur’an’ın tarihsel olmadığının, siyerin hala bugünün Müslümanına muhteşem bir strateji sunduğunu anladığımız zamanlardayız. Kur’an’ın anne şefkatinin yansıması olan Yahudilerle ilgili uyarısını her ne kadar kurdun kanlı dişini gördükten sonra kavrayabilmişsek de bu inşallah yeni bir hayra, dirilişe, silkinişe ve uyanışa vesile olacaktır.

Kurdun simgesel benzerliğine gelecek olursak;Siyonizm’in temsil ettiği işgal, zulüm ve sömürgeci hırsın somut bir sembolüdür. En tehlikeli vasfı ise özünü gizleme maharetidir. Hemensaldırmaz; önce mazlum edebiyatı yapar, antisemitizm masalları uydurur, güçlenmeyi bekler, önce güven telkin eder, istihbarat toplar, kendini barışçı ve zararsız sunarak avının gafil anını kollar. Nihayetinde büyükannenin libasına bürünerek insani söylemlerin ve uluslararası hukuk maskelerinin arkasına saklanarakgerçek kimliğini gizler. Fırsatını buldu mu yaşlıya, çocuğa, kadına hatta canlı olan her bir varlığa eman vermeyerek soykırımdan geçirir.

Kırmızı Başlıklı Kıza gelecek olursak; Günümüzde Filistin’i,Doğu Türkistan’ıve asırlardır çatışma, işgal ve gözyaşına mahkûm edilmek istenen İslam coğrafyalarını simgeler. Kızın güzelliği ve taşıdığı azık ise bu toprakların sahip olduğu köklü tarihi, zengin kültürü ve stratejik birikimidir.Günümüzde henüz yeni gelin olmuş kızlarımıza, ana rahminde ki ceninlere kıymalarının sebebicoğrafyalarımızın güzelliklerine çöktükleri gibi, var olan insan kaynağımıza uzanma hamlesidir. Soğuk savaş yürüttükleri yerlerde de kız çocuklarımızı ve erkek evlatlarımızı hayadan, edepten, bilgi ve irfandan koparma hamleleri de bunun göstergeleridir.

Büyükanne sembolizmi ise; Filistin topraklarında ve geniş İslam coğrafyasında verilen kutlu kurbanları, ödenen ağır bedelleri temsil eder. Üstelik bu canilerin büyük annelerimizin yaşı kadar ne medeniyetleri ne de tarihleri vardır. Üstelikolgunlukta ve vakarda bugün katledilen bir kız çocuğunun büyükannesi ile artık tecrübe farkı kalmamıştır. Çocuklar artık yaş almış tecrübeli büyükleriyle aynı idealizmi ve aynı kaderi yaşamaktadırlar.

Avcı sembolizmi ise; Bütün bu tuzakları bozan, hilesiyle mağrur olan kurdun karşısına dikilen iradedir. İslam dünyasında imanı, istiklali ve hürriyeti uğruna canını ortaya koyan, mukaddesatını korumak için göğsünü siper eden haysiyetli vatan müdafileridir. Masalın sonunda adaleti tecelli ettiren avcı gibi, bu coğrafyanın kaderini de nihayetinde zalimin karşısında dimdik duran o izzetli direniş çizecektir. Direnişin ve mücadelenin artık bireysel bir avcı mücadelesinden sıyrılıp kurumsal ordu düzleminde ayağa kalktığı, havadan, denizden, karadan ve siberden ortak düşmana karşı taarruza geçildiği günleri görmek temennisiyle.