OKULLAR AÇILDI DA NE OLDU
Kıymetli kardeşlerim. 21. yüzyıldayız. Güya bilimin, teknolojinin tavan yaptığı bir dönemde. Hiç de sevinmeyiniz. Çünkü ne acı ki modern cahiliye dönemindeyiz.Şu andaki cahiliye Mekke’deki cahiliyeden daha beter. O cahiliye zamanında sadece kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. Fakat bugün kızlarımız diri diri medyaya, modaya, şeytani nefsani arzu ve isteklere gömülüyor. Bu gün kız ve erkek çocuklar uyuşturucu, alkol, zina, fuhuş, döğme bağımlısı olup köprü altları ve değişik mekânlarda en elasını yapmaktadırlar.
O cahiliye günlerinde ırkçılık, zulüm vardı. Bugün de devam ediyorum maalesef. O gün Kâbe’yi kadınlar, erkekler çıplak olarak tavaf ediyorlardı. Bu günise cadde ve sokaklarımızdabazı kadın ve kızlarımız yatak odası kıyafetleriyle bir zamanlar burunlarının ucunu göstermekten hayâ eden nene hatunlarının torunları kusura bakmayınız amma göbeklerinin çukurunu, çocuk doğuracak yerlerini gösterir bir şekilde çıplak dolaşıyorlar.
Peki, ne yapmak lazım. Bu bataklığın, bu pisliğin içinden fert ve toplum olarakkurtulabilmenin yolu nedir?
Yarenlerim, kurtulmanın tek yolu eğitimdir.İslami eğitimdir. Kur’an’ı eğitimdir. Okumaktır. Allah ile okumaktır. Gelin sizlerle beraber şöyle bir etrafımıza dönüp bakalım. Dünya okuyor mu? Okuyor. Ülkemizde okuma yazma oranları arttı mı? Arttı. Bakınız eğer mesele okumaksa Hz. Allah (c.c.)’da Müslümanlara zaten emir buyurmuş ya ilk emri “OKU”diye. Şu anda yaşadığımız dünyada binlerce üniversite var mı? Var. Ülkemizin her İlinde, çoğu İlçesinde üniversite var mı? Var. Milyonlarca kitap var mı? Var. Google amcaları var mı?Var.Zehir kusan ekranlar var mı? Var.Bilgivar mı? Var. Her yerde okuma çoğaldığı halde zulüm devam ediyor mu? Ediyor. Bilim insanları çoğaldı ama silahlar daha güçlü bir hal aldı. Ekonomistler çoğaldı ama faiz ve sömürü sistemi daha karmakarışık. Her şey çoğaldı amma ahlak erozyona uğradı. İman eksildi. İrfan eksildi. Peki, madem mesele okumaktı. O zaman neden bu modern cahiliyeden bir türlü çıkamıyoruz. Çıkamayız da. Çünkü bunun cevabı o ilk inen ayetlerde gizlidir. Ne buyuruyor Rabbimiz (c.c.) o gün sadece oku ayeti inmedi. İnen ayette “Habibim, Muhammedîm, o rabbinin ismiyle başlayarak Kur’an’ı oku ki, her şeyi yaratmıştır.” (Alak 1)
Bakınız Rabbimiz (c.c.) yaratan rabbinin adıyla oku dedi mi? Dedi.İşte cevap burada bugün dünya okuyor ama Hz. Allah’ı unutarak okuyor. Allah’tan uzak olarak okuyor.
Bugün dünya okuyor ama vicdanı, ahlakı,edebi, hayâyı, ahireti unutarak okuyor.
Okullar açıldı. Açıldı açılmasına amma,değişen pek şey olmayacak gibi. Çünkü okulda başka, dershanede başka ders veren bazı öğretmenler siz asli görevinizden de maaş alıyorsunuz. Hem de limon satmadan, ayakkabı boyamadan. O maaşınız da Allah’ın adıyla olsun. Tıpkı ilk öğretmen Musab Bin Umeyr (r.a.) bir ay içinde ey Allah’ın resulü Medine'de çalınmadık kapı, Allah'ın adının anılmadığı yer kalmadı diyen ilk öğretmen Mushab bin Umeyr (r.a.)’hın yolunu takiple olsun.
Unutmayınız, sizlere emanet edilen çocuklarımıza Kur’an terbiyesiniöğretin. Ahlakı öğretin. İslami ilimleri öğretin. Onlar sizin evlatlarınızdır. Sizler okulda da dershanede de onların annesi babasısınız.
Bakınız insan atomu okudu buldu ama Allah adına okumadığı için maalesef bu gün masum insanların üzerine yağmur gibi yağdırılıyor.
İnsanlık tıp ilmini okudu. Geni çözdü amma Allah adına okumadığından, insan sağlığı için bir ticaret ve rant kapısı haline getirildi.
İnsan okudu amma,modern kölelik düzeni kuruldu. Evet, bugün insanlık okudu ama sınıflara girerek masum yavrularımızı katledecek kadar cani, barbar, dini kıt, canavar anne babanın kendileri gibi çocukları da okudu. İslam’dan, dinden, Kur’an’dan peygamber ahlakından uzak bir eğitimin zehirli meyvesi, maalesef bugün evlatlarımızın masumiyeti dijital çukurlarda katledildi.
Demek ki mesele okuma meselesi değil. Mesele Allah adına okumakmış.Allah’tan kopuk bir okuma insanı âlim yapmaz. Ne yapıyor daha tehlikeli cahil ve zalim yapıyor.Koca Yunus’a göre gerçek ilmin ve öğrenmenin ilk basamağı insanın kendi nefsini, kusurlarını ve özünü bilmesidir. Kendisini tanımayan bir insanın, binlerce sayfa kitap okusa da veya zahiri ilimler öğrense bile bunun bir anlamı yoktur. Diyor ya, “İlim ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendin bilmezsin, Ya nice okumaktır.”Dedik ya okullar açıldı ancak kapıları Allah’ın emrettiği eğitim ve öğretimle başlasın inşallah. Bazı sokak mide bulandıran fasulyeleri olsa da dünyaya günahsız gelen o evlatlarını kendileri gibi Yahudi veya hırstıysan yapma gayesi içinde olanlara inat, müslüman doğduk müslüman olarak eğitim görmek, müslümanca yaşamak hem bizlerin hem de devletimizin asli görevlerinden olup o sokak fasulyelerine fazlada meydan verilmemesini istirham ederken, bu eğitim ve öğretim yılının anne baba olarak bizlere, saygıya değer öğretmenlerimize, aziz vatanımıza, milletimize hayırlara vesile eylesin.
Meramımı buyurunsizlerle beraber kalbi duygularımızla âmin diyerek noktalayalım.
Ey bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eden, şekil veren, nimet veren, rızık veren Rabbimize hamdler. En emin beldenin en emini olan efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) “İnnemebuis’tu muallimen.” “Ben ancak bir muallim/ öğretmen olarak gönderildim.”buyuran efendimiz (s.a.v.)’me binlerce salat ve selam olsun.
İlahi ya rab, Zümer 9’da buyuruyorsun ki, “…Habibim ilim ve amelin şerefini açıklamak üzere de ki, O İslam’ı bilmekte olup, ona göre yaşayankimselere, o hakkı bilmeyen bu yüzden de cahilce davranan ve sapıklık içerisinde bocalayıp kalan kişiler eşit olabilirmi? ((Ayetteki methiye, bu vasıflara sahip tüm müminlere şamilse de, Ebubekir, Ömer, Osman, İbniMes’ud, Ammar ve Selman (r.anhum) gibi özel zatlar hakkında nazil olduğu rivayet edilmiştir))buyuruyorsun. Bu hitabının idrakini ve ilmi bir emanet bilme şuurunu bizlere lütfeyle Allah’ım. Keşke şimdi ümmetinin başındaHz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) olsaydı. Ki sağında Ebu Bekir, Ömer sonunda Ali, Osman (r.anhum.) olsaydı. Öğretmen olarak atadığı Musab bin Umeyr (r.a.) olsaydı da bu cahiliye dönemi sona erseydi. Okullarımızı ve sınıflarımızı ahlakın,Erdem’in, edebin, hayânın, hakkın,hakikatin,tefekkürün yuvası eyle Allah’ım.
Bizleri adalet ve merhamet pusulasıyla hareket eden, elde ettiği ilmi insanlığın huzuru ve mazlumların imdadı için kullanan nesillerden eyle.
Ya rabbi, ey kalpleri ve zihinleri çeviren rabbimiz, faydasız ilimden, tembellikten, cehaletten ve hadsizlikten sana sığınıyoruz bizleri muhafaza eyle.
Ya rabbi, ülkemize ve milletimize hizmet edenleri Kur’an’dan, İslam’dan,İmandan, ayırma. Bu yolda hizmetleri muvaffak eyle. Köstek ve gölge olanlara fırsat verme. Allah’ım.
Başta fedakâr ve vefakâr mütedeyyin anne babalara, Allah’a, Peygambere, Kur’an’a, Hadislere düşman olmayan böylesi eğitimin bir kurtuluş olduğunu savunan destekleyen öğretmenlerimize, güç kuvvet, sağlık ve afiyetler ihsan eyle Allah’ım.
Ya rabbi, yeni eğitim öğretim yılımızın vatanımız, milletimiz, ordumuz, yurdumuz ve tüm insanlık için hayırlara vesile eyle. Attığımız her adımı rızanla taçlandır Allah’ım. Âmin. Selam ve dua ile.
Yusuf ÇAKICI
Seydişehir/ KONYA
