Dolar 48,8009 yükseldi Euro 56,0250 yükseldi Gram Altın 6.816,93 yükseldi
Foto Video Künye 18° SEYDIŞEHIR HABER
SON DAKİKA Tümü
Güneş Özel Öğretim — Üst Banner 6:1
Hacı Halim Kartal
21.09.2026 09:53

ANLAMA MERKEZLİ EĞİTİMİN ŞİFRESİ


Anlama merkezli eğitimin şifresini yeni keşfetmiş gibi sevindim bu sabah yıllarca gidip geldiğim okul yolunda hareket halindeyken.

Yıllarca dinlediğimiz ve muhtemelen birçoğumuzun sevdiği oldukça tanıdık bir şarkı başlamıştı okul yolunda hareket halindeyken. ‘Acaba şen misin kederin var mı?’ diyordu şarkı. Beni her yönüyle sarıp sarmalayan işte bu şarkının sözleri; memlekette yeni bir eğitim-öğretim yılının başlamasıyla öğrenci, öğretmen, veliler ve servis şoförlerinden oluşan milyonların yollara döküldüğü bu sabah, (14 Eylül 2026) nedense bana eğitim sistemlerinin merkezine konulacak bir formül gibi geldi.

Takipten aciz kaldığımız bu baş döndüren hız çağında herkesi içine çeken bir yarıştı başlayan. Öğretmenler belirlenmiş müfredatlara göre hazırladıkları yıllık planlarını günü gününe tutturmaya çalışacaklar, veliler okuldan beklediklerini evlatları üzerinde en kıza zamanda görmenin derdine düşecekler. Kimi çocuklar bu acayip yarışta öğretmeninin sevgi dolu bakışlarını belki bir saniye bile üzerinde toplamayı başaramadan, ne olup bittiğini anlamadan, anladığı kadarını anlatmasına fırsat bulamadan mezun olup gidecek.

Sistemin böyle çalıştığını, modern kültürün bir dakika durup düşünmeye sükûnete ve sakin kalmaya fırsat vermeyen bir canavara dönüştüğünü az çok görebildiğimizi anlatmaya çalışıyorum.

Modern kültürün bu sele kapılan insanlara bahşettiği en önemli hediye(!) DEB (Dikkat Eksikliği Bozukluğu) imiş. Özellikle çocuklarımızda gözlemlediğimiz bu arızaya Gökhan Özcan ‘Kültürün mantarı zehirsiz, ya kendisi?’ başlıklı yazısında(Yeni Şafak, 17.09.2026) günümüz popüler yazarlarından GaborMate’nin ‘Dağınık Zihinler’ adlı kitabından yaptığı şu ilgi çekici alıntı ile temas etmiş:

“Modern kültürün bizzat kendisi DEB (Dikkat Eksikliği Bozukluğu) semptomlarını birer yaşam normu haline getirmiştir; hiper-hız, saniyelik görüntüler, uzaktan kumandayla sürekli kanal değiştirme, sabırsızlık ve anlık doyum arayışı. Beyninde nörogelişimsel bir devre kopukluğu olmayan sıradan insanlar dahi, bu çılgın kültürel bombardımana uyum sağlamak adına dikkatlerini parçalamakta ve ‘sözde DEB’ belirtileri sergilemektedir. Kültür, derinleşmeyi ve sakin kalmayı cezalandırırken yüzeysel dağınıklığı ödüllendirmektedir.”

Çocuklarımız veya torunlarımız artık ebeveynlerinden çok farklı dünyalarda yapıyorlar yolculuklarını. İstiyoruz ki hemen çıkarıverelim; fakat bunun o kadar kolay olmadığı da görüp durduğumuz bir gerçek. Onları kendi dünyalarından çekip çıkarmak yerine ‘biraz olsun onların dünyasında misafir olmak’ aklımızın köşesinden geçmiyor. Hâlbuki çocuklar anne- babalarının, öğretmenlerinin veya büyüklerinin kendilerini anlamasını istiyorlar. Yetişkinler onların dünyasına yaklaşmazsa, çocukların anlattıklarına kulak vermezse, oyunlarına katılmazsa nasıl bulacağız onlarla anlaşmanın yolunu?

Okulların açıldığı gün okul yolunda dinlediğim ‘Acaba şen misin kederin var mı?/ Kalbinde bana da bir yerin var mı?’ diyen şarkı ile maddi imkânlardan çok anlaşılma ihtiyacı içindeki çocuklarımıza yaklaşımımıza dikkat çekmek istemem bu nedenledir. Çocuklarımızı veya gençlerimizi anlama konusunda bir yol bulmaya vesile içindir.

Evde veya okulda belki günlerce, belki aylarca neler çektiğini, neler yaşadığını sormadığımız, sormadığımız için bilmediğimiz çocuklar ilerleyen zamanlarda artık sorsak da söylemeyecekleri bir şekilde çekileceklerdir kendi dünyalarının kuytularına.

‘Acaba şen misin kederin var mı?’

Bir şekilde soralım bu masum soruyu insanlara, daha doğrusu sorabilelim diyorum.

Bu yaklaşımın çocuklarımızla veya genel olarak karşılaştığımız insanlarla iletişim kurmamızda küçük ama önemli bir adım olduğunu düşünüyorum.

Anlamadığımız insana neyi nasıl anlatabiliriz ki?

Başka bir şarkının bir mısraı ile bitirelim.

‘Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur.’

Selamların en güzeliyle…

Hacı Halim Kartal 21 Eylül 2026