SAKARYA SAVAŞI’NIN İLK GÜNÜNDE SEYDİŞEHİR’DEN ANKARA’YA TARİHÎ TELGRAF
23 Ağustos 1921’de binlerce Seydişehirli bir araya geldi: “Bütün varlığımızı fedaya hazırız!”Millî Mücadele’nin en kritik günlerinde Seydişehir halkının Türkiye…
23 Ağustos 1921’de binlerce Seydişehirli bir araya geldi: “Bütün varlığımızı fedaya hazırız!”
Millî Mücadele’nin en kritik günlerinde Seydişehir halkının Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderdiği tarihî telgraf, ilçenin Kurtuluş Savaşı’ndaki yerini belgeliyor. Sakarya Meydan Muharebesi’nin başladığı 23 Ağustos 1921 günü düzenlenen büyük toplantının ardından Ankara’ya gönderilen mesajda, halkın bağımsızlık uğruna her türlü fedakârlığa hazır olduğu bildirildi. Kadı Hakkı, Belediye Başkanı Remzi, Müdafaa-i Hukuk Başkanı Nafiz ve şehrin ileri gelenlerinin imzaladığı telgraf, 11 Eylül 1921 tarihli Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yayımlandı.
1921 yılının Ağustos ayında Anadolu’nun kaderi belirleniyordu
1921 yazı, Türk Kurtuluş Savaşı’nın en tehlikeli dönemlerinden biriydi. Temmuz ayında gerçekleşen Kütahya-Eskişehir Muharebelerinin ardından Türk ordusu Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmişti. Yunan kuvvetlerinin Ankara’ya yönelmesi, yalnızca cephedeki askerler açısından değil, Anadolu’nun bütün şehir ve kasabaları için büyük endişe yaratmıştı.
5 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal Paşa’ya Başkomutanlık yetkisi verildi. 7–8 Ağustos’ta yayımlanan Tekâlif-i Milliye Emirleri ile ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ülkenin maddi kaynakları seferber edildi.
Nihayet 23 Ağustos 1921 sabahı Sakarya Meydan Muharebesi başladı. Türk ordusu Ankara’nın batısında vatanın geleceğini belirleyecek bir savunma mücadelesine girerken, Anadolu’nun pek çok yerinde halk toplantıları düzenleniyor, dualar ediliyor ve TBMM’ye destek telgrafları gönderiliyordu.
İşte bu tarihî günün dikkat çekici gelişmelerinden biri Seydişehir’de yaşandı.
Seydişehir’de binlerce insan bir araya geldi
23 Ağustos 1921’de Seydişehir halkı büyük bir toplantı düzenledi.
Toplantının tam olarak hangi meydanda veya binada yapıldığı mevcut belgede belirtilmiyor. Ancak Ankara’ya gönderilen telgraf, katılımın boyutunu açıkça ortaya koyuyor: Binlerce kişi bir araya gelmişti.
Henüz Sakarya Savaşı’nın sonucu belli değildi. Cepheden gelecek haberler merakla beklenirken Seydişehir halkı, ordunun başarısı için dua ediyor ve mücadeleye desteğini açıklıyordu.
Toplantının ardından hazırlanan metin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına gönderildi.
Telgrafın en dikkat çekici özelliği, yalnızca askerî başarı dileklerini içermemesiydi. Seydişehir halkı aynı zamanda bağımsızlık mücadelesinin sonuna kadar sürdürüleceğini, maddi ve manevi fedakârlıktan kaçınılmayacağını ilan ediyordu.
105 yıl öncesinden gelen tarihî mesaj
Prof. Dr. Haluk Selvi ve Doç. Dr. Bülent Cırık’ın hazırladığı, TBMM tarafından 2020 yılında yayımlanan Millî Mücadelede TBMM’ye Anadolu’dan Çekilen Telgraflar adlı eserin 259–260. sayfalarında Seydişehir telgrafının metni yer alıyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyasetine — 23 Ağustos 1921
Bugün binlerce ahali toplanarak hayat ve istiklalimize tecavüz eden Yunanlıların kahrolması muhterem ordumuzun muzafferiyetinin tamamlaması hakkında tekrar Cenab-ı Haktan niyazda bulunuldu.
Din ve vatanın muhafazası uğrunda giriştiğimiz cihatta her türlü fedakârlıktan çekinmemek suretiyle ilelebet sebat edeceğimizi ve bütün varlığımızı fedaya hazır bulunduğumuzu memleket namına arz ederiz.
Hücumlarını gazanferane durdurmaya muvaffak olan ve yakın zamanda bu alçak düşmanı vatanımızdan çıkaracağına emin bulunduğumuz ordumuzun kumandanlarıyla, subay ve asker kardeşlerimize hürmet ve selamlarımızın da takdimini rica eyleriz.
Bu ifadeler, Seydişehir halkının Millî Mücadele’ye yaklaşımını doğrudan ortaya koyuyor.
Burada yalnızca bir zafer temennisi değil, geleceğe yönelik açık bir kararlılık bulunuyor. Telgrafı hazırlayanlar, ordunun başarısına duydukları güveni dile getirirken bağımsızlığın korunması için gerektiğinde bütün imkânlarını seferber edeceklerini bildiriyordu.
Özellikle bütün varlığın feda edilmeye hazır olduğunun belirtilmesi, dönemin ağır şartlarında gösterilen dayanışmanın güçlü bir ifadesidir.
Tarihî telgrafın altında sekiz imza
Telgrafın sonunda Seydişehir’in o dönemdeki idari, dinî ve toplumsal hayatını temsil eden sekiz kişinin adı bulunuyor.
Seydişehir Kadısı Hakkı, Belediye Reisi Remzi, Müdafaa-i Hukuk Reisi Nafiz, ulemadan Mehmet Nuri ve Rasih ile eşraftan Osman, Azmi ve Adil.
Bu isimler Seydişehir tarihi açısından ayrıca önem taşıyor.
Telgraf, 1921 yılında belediye başkanlığı ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti başkanlığı görevlerini yürüten kişilerin adlarını ortaya koyduğu gibi, şehrin dinî ve toplumsal önderlerinin bağımsızlık mücadelesi sırasındaki ortak açıklamasını da günümüze taşıyor.
Kadı Hakkı’nın adli ve dinî konumu, Belediye Başkanı Remzi’nin yerel yönetimi, Nafiz’in Müdafaa-i Hukuk teşkilatını temsil etmesi, telgrafın birden fazla yerel kurum ve çevrenin katılımıyla hazırlandığını düşündürüyor.
Ancak imzacıların tamamının soyadları, hayat hikâyeleri ve görev süreleri bu belgede bulunmuyor. Bunların kesinleştirilmesi, Seydişehir’in Millî Mücadele kadrolarını daha ayrıntılı biçimde tanımamızı sağlayacaktır.
Seydişehir’deki örgütlenme 1921’den önce başlamıştı
23 Ağustos 1921 telgrafı, Seydişehir’deki Millî Mücadele faaliyetlerinin tek örneği değildi.
Tarihçi Ercan Arslan’ın yerel gazetelerde yayımlanan araştırmalarında, Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin 8 Ekim 1919’da kurulmasının ardından Seydişehir’de de bir Müdafaa-i Hukuk teşkilatı oluşturulduğu anlatılıyor.
Arslan’ın aktardığı bilgilere göre Seydişehir’deki teşkilatın ilk başkanı Saffet Türegil, yönetimindeki isimler ise Remzi Ülker, Ahmet Raşit Duranoğlu, Küçük Ferit ve öğretmen Rüştü Ergen idi. Daha sonra Hacı Nabi Erdem de teşkilatın başkanlığını üstlendi.
Bu kayıtlar, Millî Mücadele düşüncesinin Seydişehir’de yalnızca savaş günlerinde düzenlenen toplantılarla sınırlı olmadığını; yerel bir örgütlenme içerisinde geliştiğini gösteriyor.
Remzi Ülker adının sonraki yıllara ait kayıtlarda da belediye başkanı olarak geçmesi, 1921 telgrafındaki Belediye Reisi Remzi’nin kimliğini belirlemek açısından önemli bir ipucudur.
Delibaş İsyanı sırasında Seydişehir’in zor günleri
Seydişehir’in Millî Mücadele tarihindeki önemli olaylardan biri de 1920 yılında Konya ve çevresinde yaşanan Delibaş İsyanı’nın ilçeye yansımasıdır.
Tarihçi Ercan Arslan’ın, 31 Ekim 1920 tarihli Öğüt gazetesine dayandırdığı araştırmada, Seydişehir’deki Kuvâ-yı Milliye taraftarlarının ciddi baskılarla karşılaştığı anlatılıyor.
Araştırmada Müftü İsmail Hakkı, Telgraf ve Posta Müdürü Mustafa Efendi, Nafiz, Hacı Nebi, Ahmet Raşit Duranoğlu, Remzi Ülker ve Saffet Efendi’nin Millî Mücadele yanlısı isimler arasında bulunduğu belirtiliyor.
Aynı anlatımda Seydişehir Kaymakamı Ragıb Bey’in isyan sırasında öldürülmesi, askerlik şubesinin hedef alınması ve resmî evrakların yakılması gibi olaylara da yer veriliyor.
Bu bilgiler, 1921 yılında gönderilen destek telgrafının arka planını anlamak bakımından önem taşıyor. Çünkü Seydişehir, yalnızca cephedeki savaşın haberlerini takip etmiyor; bölgede yaşanan iç karışıklıkların sonuçlarıyla da mücadele ediyordu.
Arslan’ın yayımladığı iki başka telgraf aktarımı da dikkat çekicidir. Bunlardan ilki, Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa’nın 15 Ekim 1920’de gönderdiği 1739 sayılı telgraftır. Diğeri ise Refet Paşa’nın 20 Ekim 1920 tarihli askerî bildirimidir.
Bu iki belge, Seydişehir, Beyşehir ve Bozkır çevresindeki olayların Millî Mücadele komutanları tarafından yakından takip edildiğini ortaya koymaktadır.
Dolayısıyla 23 Ağustos 1921’de Seydişehir’de binlerce kişinin bir araya gelerek TBMM’ye destek açıklaması yapması, bir yıl öncesinin çalkantılı gelişmeleriyle birlikte değerlendirildiğinde daha geniş bir tarihî anlam kazanmaktadır.
Seydişehir’de Hilâl-i Ahmer Cemiyeti de kurulmuştu
Seydişehir’in Millî Mücadele’ye katkısını gösteren başka bir önemli kayıt, öğretmen Hasan Rüştü Ergen’in not defterinde bulunuyor.
Tarihçi Ercan Arslan tarafından tanıtılan deftere göre, 15 Ocak 1921’de Seydişehir’de Hilâl-i Ahmer Cemiyetinin, yani bugünkü Kızılay’ın yerel teşkilatı oluşturuldu.
Kuruluş toplantısına yerel yöneticiler, askerî görevliler ve şehrin ileri gelenleri katıldı.
Arslan’ın aktardığı yönetim listesinde Nafiz Bey başkan olarak yer alırken Adil, Said, Mehmet Ali, Reşad, Hasan, Remzi, Rüştü, Muhyiddin ve Müftü Efendi’nin isimleri bulunuyor.
Bu kayıtta ayrıca Seydişehirli kadınların Hilâl-i Ahmer faaliyetlerine katıldığı, cemiyet üyelerinden aidat toplandığı ve kuruluş hakkında 25 Ocak 1921’de Öğüt gazetesi matbaasına yazı gönderildiği belirtiliyor.
Burada dikkat çekici bir isim örtüşmesi vardır.
23 Ağustos 1921 tarihli TBMM telgrafında bulunan Nafiz, Remzi ve Adil adları, aynı yılın ocak ayında oluşturulan Hilâl-i Ahmer teşkilatına ilişkin kayıtta da geçiyor.
Belgelerde soyadları her zaman belirtilmediğinden bu kişilerin tamamını kesin biçimde eşleştirmek mümkün değildir. Ancak kayıtların birlikte incelenmesi, Seydişehir’deki yerel yönetim, Müdafaa-i Hukuk ve yardım faaliyetlerinin bağlantılarını araştırmak için önemli bir imkân sunuyor.
Seydişehir’in adı bilimsel araştırmalarda da yer alıyor
Millî Mücadele yıllarında Anadolu’da yapılan mitingleri inceleyen Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Tavukçu’nun 2023 yılında yayımlanan akademik makalesi, Seydişehir telgrafının tarihsel önemini destekleyen başka bir çalışmadır.
Sakarya Meydan Muharebesi Sırasında Anadolu’da Meydana Gelen Toplumsal Tepkiler başlıklı makalede, savaş günlerinde ülkenin farklı bölgelerinde düzenlenen yaklaşık 80 toplantı ve miting değerlendiriliyor.
Makalenin 215. sayfasındaki tabloda Seydişehir, 23 Ağustos 1921 tarihinde toplantı düzenlenen yerler arasında açıkça gösteriliyor.
Tabloda Seydişehir toplantısının yapıldığı alan ve katılımcı sayısı belirtilmemiştir. Ancak TBMM’nin yayımladığı telgraf kitabında toplantıya binlerce kişinin katıldığı bilgisi açıkça yer almaktadır.
Tavukçu’nun araştırması, Sakarya Savaşı’nın yalnızca askerî bir mücadele olmadığını; Anadolu halkının meydanlarda, camilerde ve toplantılarda ortaya koyduğu siyasi ve toplumsal desteğin de önemli olduğunu gösteriyor.
Seydişehir’de yaşananlar, bu büyük seferberliğin yerel örneklerinden birini oluşturuyor.
Tarihî telgraf 11 Eylül 1921’de gazeteye yansıdı
Seydişehir halkının 23 Ağustos 1921 tarihinde gönderdiği telgrafın bilinen yayın kaynağı, 11 Eylül 1921 tarihli Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin 289. sayısıdır.
Bu bilgi, TBMM’nin 2020 tarihli eserindeki 610 numaralı dipnotta açıkça belirtilmiştir.
Telgrafın gönderilmesi ile gazetede yayımlanması arasında 19 gün bulunmaktadır. Üstelik 11 Eylül tarihinde Sakarya Muharebesi henüz tamamen sona ermemişti.
Bu durum, Seydişehir’de dile getirilen dayanışma mesajının savaşın devam ettiği günlerde kamuoyuna aktarıldığını gösteriyor.
Millî Mücadele döneminin gazeteleri, cephe haberlerinin yanı sıra Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelen destek mesajlarını yayımlayarak halk ile Ankara arasındaki haberleşmenin önemli araçlarından biri olmuştu.
Seydişehir telgrafı da bu haberleşme ağının günümüze ulaşan örneklerinden biridir.
Seydişehir’in Millî Mücadele tarihinde unutulmaması gereken bir gün
23 Ağustos 1921, Seydişehir tarihi açısından özel bir tarihtir.
O gün Türk ordusu Sakarya’da büyük bir savunma mücadelesine başlarken Seydişehir’de binlerce insan bir araya gelmiş, ordunun başarısı için dua etmiş ve Ankara’ya bağlılığını bildirmişti.
Telgrafın altında bulunan sekiz isim, bugün yalnızca tarihî birer imza değildir. Bu isimler üzerinden 1921 yılının belediye yönetimine, din adamlarına, Müdafaa-i Hukuk örgütlenmesine ve şehrin ileri gelenlerine ulaşmak mümkündür.
Daha da önemlisi, belge Kurtuluş Savaşı’nın yalnızca cephede verilen askerî mücadeleyle sınırlı olmadığını hatırlatmaktadır.
Anadolu’nun kasabalarında toplanan insanlar, yardım cemiyetleri, telgrafhaneler, yerel yöneticiler ve gönüllüler de bu büyük mücadelede rol oynamıştı.
Seydişehir halkının 23 Ağustos 1921’de Ankara’ya gönderdiği mesaj, aradan 105 yıl geçmesine rağmen bu dayanışmayı belgelemeye devam ediyor.
Sakarya’da askerler cepheyi savunurken, Seydişehir’de binlerce insan bağımsızlık kararlılığını ilan etmişti.
Kaynakça ve belge notları
1. Selvi, Haluk – Cırık, Bülent. Millî Mücadelede TBMM’ye Anadolu’dan Çekilen Telgraflar. TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları, No. 162, 2. baskı, Ankara, 2020, s. 27, 259–260. Seydişehir telgrafı ve toplantı kayıtları.
2. Hâkimiyet-i Milliye, 11 Eylül 1921, sayı 289. Seydişehir telgrafının kaynak gösterilen özgün gazete yayını. Bu gazetenin ilgili sayfası doğrudan incelenemediğinden metin TBMM’nin 2020 tarihli yayını üzerinden aktarılmıştır.
3. Tavukçu, İbrahim. “Sakarya Meydan Muharebesi Sırasında Anadolu’da Meydana Gelen Toplumsal Tepkiler”, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 33, 2023, s. 206–235, özellikle s. 215. DOI: 10.15182/diclesosbed.1216081.
4. Arslan, Ercan. “Konya Kongresi ve Seydişehirliler (24 Nisan 1920)”, Seydişehir Toroslar Gazetesi, 12 Kasım 2021. Seydişehir Müdafaa-i Hukuk örgütlenmesi.
5. Arslan, Ercan. “İstiklâl Harbi Yıllarında Seydişehir”, Seydişehir Gündem, 8 Ocak 2020. Delibaş İsyanı’nın yerel yansımaları ve 1920 tarihli Öğüt gazetesine ilişkin aktarımlar.
6. Arslan, Ercan. “Millî Mücadele Yıllarında İki Telgraf (1920)”, Seydişehir’in Sesi, 18 Eylül 2021. Ali Fuat Paşa ve Refet Paşa’nın 1920 tarihli telgrafları.
7. Arslan, Ercan. “Rüştü Ergen’in Notları ve Seydişehir Hilâl-i Ahmer Cemiyeti”, Seydişehir Gündem, 14 Haziran 2020. Hilâl-i Ahmer teşkilatının kuruluşuna ilişkin not defteri aktarımı.
8. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi. Türk İstiklâl Harbi, Cilt II, Kısım 5, Kitap 2: Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos–13 Eylül 1921) ve Sonraki Harekât. Ankara, 1973.
9. Arslan, Ercan. “Seydişehir Türk Ocağı (1923)”, Seydişehir’in Sesi, 31 Aralık 2021. Belediye Reisi Remzi Ülker ve yerel yönetim kadrolarına ilişkin bilgiler.
