06.07.2026 08:43 · 43 okunma
GENÇ ADAM!
"Genç adam, yollarımı adım adım bilirsin; erken gel, beni evde bulamayabilirsin."
Necip Fazıl'ın bu mısrası üzerinde biraz durmak gerekiyor.Şair burada bir "genç adama" sesleniyor. Gence adam diyerek genci adamlıkla ve adanmışlıkla onore ediyor. Muhatap kabul ediyor. Gence umut bağlıyor. Hemen ardından "Yollarımı adım adım bilirsin." diyor. Yolu bilmenin değil, yolda olmanın önemine işaret ediyor. Arkasından da önemli bir uyarıda bulunuyor: "Erken gel, beni evde bulamayabilirsin."
Gerçekten de yolları adım adım bilinen evlere gitme vakti değil mi?
Ancak burada bahsedilen ev, sadece dört duvar arasında bir mekân değildir. Bu ev; insanın kalbidir, yüreğidir. İnsanın kendisine dönmesidir. Rabbine yönelmesidir. Kozmosta ki ayetlere ve işaretlere yönelmesi veAllah'ın evi olan Kâbe'ye yüzünü, gönlünü bütün varlığını çevirmesidir. Kâbe'nin şubeleri mesabesindeki İslam’ın şiarları olan camilere yönelmesidir. Namazgah ve talimgah kılınmış evlere, Salih insanların bulunduğu cemiyetlere, gençlik merkezlerine ve insanı hakikate taşıyan ortamlara yeniden dönüş yapmasıdır.
Evet, gerçekten geç kalmamak gerekiyor.
Çünkü bugün sembolik değeri olan, bize istikamet kazandıran nice yerlerin, nice insanların yarın hayatımızda olmama ihtimali vardır. Hayatın bize ne kadar mühlet vereceğini bilemiyoruz.
O hâlde her insanın,hususen de gençliğin nefesi yetiyorken, sağlık ve afiyeti yerindeyken, gençliğin verdiği enerjiyle hareket edebiliyorken, damarlarındaki akan kan hızlı akıyorken, zihni berrakken, kalbi heyecanla çarpıyorken bu zamanı iyi değerlendirmesi gerekir.
Aksi hâlde yürüdüğümüz yollar, geçtiğimiz bulvarlar bizi hedefimize ulaştırmayabilir.
Onun için acele etmek gerekiyor.
Çünkü bu dizede de ifade edildiği gibi her insan fanidir. Öncüler de fanidir. İslam'a bayraktarlık eden önderler, edipler ve dava adamları da fanidir. Onlar da gelip geçiyor.
Öyleyse rol model aldığımız, öykündüğümüz ve kıymet verdiğimiz insanların bir gün bu dünyadan göçüp gideceklerini bilerek hareket etmeliyiz. Onların bırakmış olduğu kutsi mirası ve tecrübi kazanımları sürdürebilmek için daha büyük bir aşkla koşmalı, daha çok gayret etmeli, daha çok ter dökmeliyiz. Ayak izlerini takip etmeli, sembolik hizmet mekanlarını boş bırakmamalıyız.
Şiirde geçen "yollarıma" ifadesi de dikkat çekicidir.
Demek ki hakikate giden yolların sayısı çok olabilir. Fakat hangi yol insanı hakikate ulaştırıyorsa değerli olan odur. Eğer yürüdüğümüz yol bizi hakikatten uzaklaştırıyor, hakikatin yerine nefsin hevasını ve su-i arzuları tetikliyorsa o yollardan sakınmak gerekir.
Sözün özü...
Genç adam...
Enerjik adam...
Aksiyon adam...
Her çağın özlenen, kendisinden umut beklenen genci; öncülerin izini takip ederek kendine dönmeli, Rabbine dönmeli, toplumuna dönmeli, İslam'ın şiarlarına ve sembollerine yönelmeli ve Salih ortamları asla terk etmemelidir.
Çünkü kendine dönen insan, özüne döner.
Özüne dönen insan ise sadece kendisini değil, içinde yaşadığı toplumu da değiştirip ıslah etmeye güç ve kudret yetirebilir.