28 Temmuz 2026, Salı 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
Hacı Halim Kartal
27.07.2026 09:08 · 36 okunma

BİR ŞAİRİ MİSAFİR ETMEK

“… Çiçeği dalında koklanır, Yemişi tane tane toplanır, Hırpalaya hırpalaya yolmazlar. Dallarda çıkılır mercan avına… Gölgesinde oturanlar pişman olmazlar. Bizim buralarda Kiraza çıkmayan kızı almazlar.” Daha dün çiçek mevsimi de geçip gidiyor derken temmuzun sonuna gelivermişiz. Kirazlar da sahneden çekilmek üzere, son demlerini sürüyor. Yukarıdaki şiir kimin olabilir? Aslında bu dizelerin şairini M. Akif Ersoy kadar tanıyoruz. Milli bayramlarımızda öğrenci grupları al bayraklar ve flamalarla halkı selamlayarak geçerlerken bu şairimizin: “Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü! Kız kardeşimin gelinliği şehidimin son örtüsü Işık ışık dalga dalga bayrağım Senin destanını okudum Senin destanını yazacağım” dizeleri ile coşarız hep. Bu şairimizin Arif Nihat Asya olduğunu kim bilmez ta ilkokul yıllarından beri. İstiklal Marşı’mızı M. Akif yazmış; ama bayrağımız için en duygulu, en dokunaklı bu nedenle okumaktan da dinlemekten de en çok hoşlandığımız, edebiyatımızın en güzel bayrak şiirini kim yazmış deseler, tereddütsüz A. Nihat Asya derim. Sonra 29 Mayıs’larda gene karşımıza çıkar şairimiz. Onunla daha bir coşkulu anarız İstanbul’un Fethini ve Fatih’i; çünkü Sultan Fatih’i ve fetih ruhunu bir milletin çocuklarına Arif Nihat’tan daha güzel kim anlatabilmiş! “Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek Dağlarda çekdiriler, kalyonlar çekilecek Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın! Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!” Arif Nihat sadece hamaset mi? O bir milleti millet yapan ne varsa bir kara sevdalı gibi söylemiş durmuştur. Tarih, kültür. din, ezan, bayrak, cami, kubbe, Selim, Sinan… Yakın zamanlarda Kutlu Doğum Haftası olarak Diyanet İşleri Başkanlığı öncülüğünde tertiplenen kutlama etkinliklerinde gene en önde olmuştuArif Nihat; çünkü Peygamberimiz Hz. Muhammed’i O’na duyulan özlemi ‘Ebucehillerin kıtalar dolştığı’ günümüzde Arif Nihat’ın gönüllerimizi bir başka titreten Naat’ı hakikaten aynı tür şiirler içinde emsalsiz bir yere sahiptir. “Seccaden kumlardı Devirlerden diyarlardan gelip Göklerde buluşan Ezanların vardı … Konsun yine pervazlara güvercinler “Hu hu”lara karışsın Aminler.. Mübarek akşamdır; Gelin ey Fatiha’lar Yasin’ler! … Diller sayfalar satırlar (Ebu Lehep öldü) diyorlar Ebu Lehep ölmedi ya Muhammed Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!” Geçen gün, bir buluşma etkinliği için ilçemize gelen eski dostlarla hasret giderme imkanı bulduğumuz bir bahçede birbirinden alımlı kiraz ağaçlarının dallarına uzanırken şairin ‘Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor’, ‘Dualar Ve Aminler’ adlı şiir kitapları geldi aklıma, özellikle de Kiraz Yaylası adlı yukarıdaki şiirindeki‘Dallarda çıkılır mercan avına’ mısraı. Hatırımda kaldığı kadarıyla okumaya çalıştığım şiirin son mısraları oracıkta mercan dallar altında kameralara poz vermeye hazırlanan herkesi gülümsetmeye yetmişti.Gündemimizi bitirilemeyen savaşların, dizginlenemeyen fiyat artışlarının ve daha çokkısır çekişmelerin işgal ettiği; haber bültenlerinin, gazete manşetlerinin iyice bunalttığı bir günde meltem serinliği gibi iyi gelmişti hepimize. Derim ki şairlerimiz dilimizi en güzel kullanan insanlar… Onlar hem dilimizin tuzu biberi hem kültürümüzün canlı tutulmasında, nesilden nesile aktarılmasında en önemli vazifeyi ifa eden gönüllü kahramanlar. Gündelik sıkıntılardan, iyice bunaldığımız politik çekişmelerden bir süreliğine uzaklaşarak bir şairi evlerimize misafir etmeye ne dersiniz… Kiraz mevsimi, hasat mevsimi derken ve nihayet onlarla birlikte ömürler geçip giderken kiraz tadında sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir yaz geçirmenizi dilerim. Selamların en güzeliyle… H. Halim Kartal 28 Temmuz 26