25 Ağustos 2026, Salı 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
SEYDİŞEHİR

SUĞLA’NIN GÜNEYİNDE TARİH YENİDEN YAZILABİLİR: KAYIP HOMONADLARIN MERKEZİ OMANA MI ARANIYOR?

Suğla Havzası, yalnızca doğal güzellikleri ve tarımsal üretimiyle değil, binlerce yıllık geçmişiyle de dikkat çekiyor. Antik kaynaklarda adı geçen savaşçı Homon…

25.08.2026 09:09 167 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
SUĞLA’NIN GÜNEYİNDE TARİH YENİDEN YAZILABİLİR: KAYIP HOMONADLARIN MERKEZİ OMANA MI ARANIYOR?


Suğla Havzası, yalnızca doğal güzellikleri ve tarımsal üretimiyle değil, binlerce yıllık geçmişiyle de dikkat çekiyor. Antik kaynaklarda adı geçen savaşçı Homonadların kayıp merkezi Omana’nın, Suğla Gölü’nün güneyindeki Toroslarda bulunabileceği düşünülüyor. Araştırmaların işaret ettiği Tınaztepe–Giden Gelmez hattı ise bu tarihi gizemin merkezinde yer alıyor.

Suğla denildiğinde akla çoğu zaman bereketli topraklar, göl, tarım ve Torosların eşsiz doğası geliyor.

Ancak Suğla’nın güneyine, Tınaztepe ve Giden Gelmez Dağları’na doğru baktığımızda karşımıza çok daha eski ve henüz bütün sırları çözülmemiş bir tarih çıkıyor.

Bu coğrafya, yaklaşık iki bin yıl önce Roma’nın karşı karşıya kaldığı Homonadlar adlı savaşçı topluluğun yaşadığı bölge olarak gösteriliyor.

Bugün tarihçilerin ve arkeologların üzerinde durduğu en önemli soru ise şu:

Homonadların merkezi olarak bilinen Omana neredeydi?

Ve daha da önemlisi:

Omana, Suğla’nın hemen güneyindeki dağlarda olabilir mi?

ANTİK KAYNAKLARIN İŞARET ETTİĞİ COĞRAFYA SUĞLA’YA ÇIKIYOR

Homonadların yaşadığı bölge konusunda en önemli bilgilerden biri, ünlü antik coğrafyacı Strabon’dan geliyor.

Strabon, Homonad ülkesini Torosların son derece sarp, yüksek ve geçilmesi zor kesimlerinde tarif ediyor. Dağların arasında tarıma elverişli çukur ovalar ve vadiler bulunduğunu, insanların bu verimli alanları işlediğini; güvenlik açısından ise yüksek yamaçlarda, mağaralarda ve tahkim edilmiş alanlarda yaşadıklarını aktarıyor.

Bu tarif, bugünkü Suğla’nın güneyindeki dağlık coğrafyayla dikkat çekici bir benzerlik taşıyor.

Çünkü burada;

sarp dağlar, derin vadiler, doğal mağaralar, verimli ovalar ve yüksek kayalıklar bir arada bulunuyor.

Strabon’un tarif ettiği coğrafi model ile Suğla’nın güneyindeki Toros kuşağının özellikleri arasındaki benzerlik, araştırmacıların dikkatini bu bölgeye çekiyor.

44 KALELİ BİR ÜLKE

Homonadların merkezi konusunda en önemli bilgilerden biri de Romalı tarihçi Yaşlı Plinius’tan geliyor.

Plinius, Homonad ülkesinin merkezindeki yerleşimi Homona/Omana olarak adlandırırken, bunun çevresinde 44 tahkimli yerleşme veya kale bulunduğundan söz ediyor.

Bu bilgi oldukça önemli.

Çünkü araştırmacıların aradığı şey yalnızca büyük bir antik kent değil.

Aranan model;

bir merkez yerleşme ve onun çevresine dağılmış çok sayıda kale.

Suğla’nın güneyindeki dağlık bölgede yapılan araştırmalarda ortaya çıkan çok sayıdaki tahkimli tepe ve kale kalıntıları da bu nedenle önem kazanıyor.

TINAZTEPE–GİDEN GELMEZ HATTI DİKKAT ÇEKİYOR

Modern araştırmalarda özellikle Tınaztepe–Giden Gelmez–Arvana/Çatmakaya hattı üzerinde duruluyor.

Bu bölgede birbirine yakın çok sayıda tahkimli tepenin bulunduğu belirtiliyor.

Araştırmalarda;

  • Tınaztepe,
  • Kızıldağ Tepe,
  • Göynük Kale,
  • Asar Tepe,
  • Kırklar Tepe,
  • Caferin Tepe,
  • Asmalı Tepe,
  • Katır Tepe,
  • Kel Kat Tepe

gibi merkezlerden söz ediliyor.

Bu durum, Plinius’un anlattığı “merkez + çok sayıda kale” modelini akla getiriyor.

Özellikle Tınaztepe’nin diğer bazı merkezlerden daha büyük ve güçlü bir tahkimli yerleşim karakteri göstermesi, doğal sarplığı ve çevresindeki alanlara hâkim konumu nedeniyle dikkat çekiyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor:

Tınaztepe’nin Omana olduğu henüz kanıtlanmış değil.

Bugüne kadar Tınaztepe’yi doğrudan “Omana” veya “Homonadların merkezi” olarak tanımlayan bir yazıt ortaya çıkarılmış değil.

1851'DE BİLE TINAZ DAĞI'NDA HARABELER VARDI

Tınaztepe çevresindeki tarihî kalıntılar yeni keşfedilmiş değil.

Alman araştırmacı August Schönborn, 26 Eylül 1851 tarihinde Arvan çevresinden Tinas Dağı'na çıkıyor.

Seyahat kayıtlarında burada;

  • büyük işlenmiş taş blokları,
  • kalın tahkimat duvarları,
  • geniş bir geçiş kapısı,
  • mağaralar ve kaya oyukları,
  • zirvede ev ve duvar kalıntıları

gördüğü aktarılıyor.

Daha da ilginç olanı, araştırmacı Sterrett'in 1885 yılında Arvan'a geldiğinde, köylülerin Schönborn'un Tinas Dağı'na çıkıp buradaki harabeleri incelediğini hâlâ hatırladıklarını aktarması.

Yani Tınaz Dağı üzerindeki antik kalıntıların varlığı en azından 19. yüzyıldan beri biliniyor.

TEK ADAY TINAZTEPE DEĞİL

Homonadların merkezi konusunda Tınaztepe tek ihtimal olarak görülmüyor.

Bir başka araştırma hattı ise Sülek–Asar–Kuruçay çevresine uzanıyor.

A. S. Hall, Homonad coğrafyasını Suğla’nın güneyindeki dağlarda değerlendirirken özellikle Sülek Alanı ve Kuruçay çevresine dikkat çekmişti.

Bu bölgede de Strabon'un tarifine uygun şekilde aşağıda tarıma elverişli alanlar, yukarıda ise savunması kolay ve ulaşılması güç dağlık alanlar bulunuyor.

Dolayısıyla bugün için iki önemli araştırma sahasından söz etmek mümkün:

Tınaztepe–Giden Gelmez–Arvana hattı

ve

Sülek–Asar–Kuruçay hattı.

ROMA'YA DİRENEN DAĞ HALKI

Homonadları önemli kılan yalnızca yaşadıkları bölge değil.

Onlar Roma döneminde güçlü bir direniş gösteren dağ topluluklarından biriydi.

Strabon'un aktardığına göre Kral Amyntas, Homonad ülkesine sefer düzenledi. Ancak Homonadların kurduğu tuzak sonucunda hayatını kaybetti.

Roma ise daha sonra bölgeyi kontrol altına almak için harekete geçti.

Roma kumandanı Publius Sulpicius Quirinius, Homonadların kalelerini kuşattı ve bölgeyi açlığa mahkûm ederek teslim olmalarını sağladı.

Strabon, yaklaşık 4 bin kişinin esir alındığını ve farklı kentlere yerleştirildiğini aktarır.

Tacitus da Quirinius'un Homonadların kalelerini ele geçirmesini Roma tarihindeki askerî başarıları arasında kaydeder.

Bu nedenle Suğla’nın güneyindeki dağlar yalnızca bir arkeolojik alan değil, aynı zamanda Roma ile Anadolu'nun dağ halkları arasındaki büyük mücadelenin sahnesi olabilir.

SUĞLA'NIN TARİHİ DEĞERİ DAHA DA BÜYÜYOR

Bugün Suğla Gölü çevresi denildiğinde daha çok tarım, su kaynakları ve doğal güzellikler konuşuluyor.

Oysa gölün güneyindeki dağ kuşağı, Anadolu'nun en ilginç tarihî bilmecelerinden birinin cevabını saklıyor olabilir.

Antik kaynaklarda;

Trogitis/Suğla havzası, Kotenna, Isauria ve Homonadlar

aynı coğrafi çerçevede karşımıza çıkıyor.

Bu nedenle araştırmalar Homonadların çekirdek bölgesini Suğla Gölü'nün güneyindeki yüksek Toroslara doğru yoğunlaştırıyor.

BİR YAZIT HER ŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİR

Peki Omana gerçekten nerede?

Bugün için kesin cevabı vermek mümkün değil.

Ancak araştırmaların geldiği noktada Suğla’nın güneyindeki dağlık kuşağın önemli bir aday bölge haline geldiği görülüyor.

Tınaztepe’nin Omana olduğunu kesin olarak söylemek için ise daha güçlü arkeolojik kanıtlara ihtiyaç var.

Örneğin;

“OMANA”, “HOMONA” veya “HOMONAD” adını taşıyan bir yazıtın bulunması

ya da

Tınaztepe’de MÖ 1. yüzyıl sonlarına tarihlenebilecek ana sur ve yerleşim tabakasının ortaya çıkarılması

tartışmanın seyrini tamamen değiştirebilir.

SUĞLA'NIN ALTINDA DEĞİL, DAĞLARINDA BİR TARİH YATIYOR

Belki de bugün Suğla'ya baktığımızda yalnızca bir göl ve verimli bir ova görmemeliyiz.

Gölün güneyindeki Toroslara baktığımızda ise binlerce yıl önce burada yaşayan, dağlarını kale gibi kullanan ve Roma'ya uzun süre direnen bir toplumun izlerini aramalıyız.

Homonadların kayıp merkezi Omana, belki de Suğla’nın hemen yanı başındaki bu dağlarda saklı.

Henüz son söz söylenmiş değil.

Fakat Strabon'un coğrafi anlatımı, Plinius'un 44 kale kaydı, Roma tarihçilerinin aktardıkları ve modern yüzey araştırmaları aynı noktaya işaret etmeye başladığında insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

SUĞLA'NIN GÜNEYİNDEKİ DAĞLAR, KAYIP OMANA'NIN SIRRINI SAKLIYOR OLABİLİR Mİ?

Bu sorunun cevabını belki de gelecekte yapılacak bir kazı, bulunacak bir yazıt veya ortaya çıkarılacak yeni bir arkeolojik bulgu verecek.

Ve o gün geldiğinde, bugün yalnızca doğal güzellikleriyle bildiğimiz Suğla Havzası, Anadolu'nun en önemli antik tarih keşiflerinden birinin merkezine dönüşebilir.

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.