17 Temmuz 2026, Cuma 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
SEYDİŞEHİR

SEYYİD HÂRUN VELİ HAZRETLERİ

On üçüncü yüzyılda, Horasan’dan gelip Seydişehir’e yerleşen büyük velilerimizden birisi de, Seyyid Harun Velî’dir. Seydişehir’in de kurucusu bu zattır.

20.04.2023 08:08 4150 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
SEYYİD HÂRUN VELİ HAZRETLERİ
<h1>M&uuml;ellif:&nbsp;<a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/muellif/hasim-sahin"><strong>HAŞİM ŞAHİN</strong></a>&nbsp;TDV Ansiklobesi&nbsp;</h1> <p>Hayatı hakkında bilinenler, kardeşi Seyyid Bedreddin&rsquo;in dokuzuncu kuşaktan torunu Abd&uuml;lker&icirc;m b. Şeyh M&ucirc;s&acirc;&rsquo;nın 962 (1555) yılında kaleme aldığı&nbsp;Makāl&acirc;t-ı <a href="https://www.seydisehirhaber.com/d/46548/seyyid-harun-veli-hazretleri">Seyyid H&acirc;r&ucirc;n</a>&nbsp;adlı esere dayanmaktadır. Abd&uuml;lker&icirc;m b. Şeyh M&ucirc;s&acirc; eserini <a href="https://www.seydisehirhaber.com/d/46548/seyyid-harun-veli-hazretleri">Seyyid H&acirc;run</a> hakkında p&icirc;rlerden, s&acirc;lihlerden ve azizlerden duyduğu bilgilerden derleyerek oluşturduğu Fars&ccedil;a evrakı T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;ye &ccedil;evirmek suretiyle yazdığını belirtmektedir (Makāl&acirc;t, s. 22).</p> <p>Makāl&acirc;t&rsquo;ta Seyyid H&acirc;run&rsquo;un baba tarafından İmam M&ucirc;s&acirc; el-K&acirc;zım&rsquo;ın, anne tarafından Veysel Karan&icirc;&rsquo;nin soyundan geldiği ifade edilir. Esere g&ouml;re Seyyid H&acirc;run, Horasan civarında &acirc;dil bir h&uuml;k&uuml;mdar iken atalarının mezarını ziyareti sırasında gaipten gelen bir ses tarafından kendisine Anadolu&rsquo;ya giderek K&uuml;pe dağı civarında bir şehir kurmasının emredilmesi &uuml;zerine emirliği terkederek yanında kırk dervişi ve kardeşi olduğu halde yollara d&uuml;şer (s. 23-24). Bir bulutun rehberliğinde Bağdat&rsquo;a gelir ve burada anne tarafından Veysel Karan&icirc;, baba tarafından İmam Ca&lsquo;fer es-S&acirc;dık soyuna mensup Şeyh Em&icirc;r Al&acirc;eddin&rsquo;in misafiri olur. Kırk g&uuml;n Bağdat&rsquo;ta kaldıktan sonra Konya&rsquo;ya gitmek i&ccedil;in yola &ccedil;ıkar. Yol boyunca T&uuml;rkmen n&uuml;fusun yoğun olduğu b&ouml;lgelerde pek &ccedil;ok k&ouml;y ve bu k&ouml;ylerde tekkeler kurar. Nihayet 702 (1302) yılı civarında Konya&rsquo;ya gelir. Ahmed Fakih&rsquo;in t&uuml;rbesini ziyaret eder. Yaklaşık iki yıl Konya&rsquo;da kalıp 705 (1305) yılının ilkbaharında (Bayrakdar, s. 280) K&uuml;pe dağı civarına ulaşır. Elite (Vervelit) isimli antik bir şehrin kalıntılarını kullanarak halifelerinin ve b&ouml;lge halkının yardımıyla Seydişehir&rsquo;i kurar. Seyyid H&acirc;run&rsquo;un Seydişehir&rsquo;e geldiği sırada b&ouml;lgede Eşrefoğlu H&uuml;k&uuml;mdarı M&uuml;b&acirc;riz&uuml;ddin Mehmed Bey (1302-1320) h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rmekteydi.</p> <p>Makāl&acirc;t&rsquo;ta şehrin kuruluşu sırasında<a href="https://www.seydisehirhaber.com/d/46548/seyyid-harun-veli-hazretleri"> Seyyid H&acirc;run&rsquo;un </a>pek &ccedil;ok keramet g&ouml;sterdiği ve bazı il&acirc;h&icirc; işaretlerle kendisine şehrin planının verildiği aktarılır, şehrin kuruluşu ayrıntılı bi&ccedil;imde anlatılır (s. 36-53). Seyyid H&acirc;run şehrin ilk n&uuml;vesi olarak kale, mescid, medrese, z&acirc;viye, hamam ve bazı evler inşa eder. Eserde bu tarz &ouml;rneklerin verilmesi Seyyid H&acirc;run&rsquo;un şehir kurucu derviş vasfına yapılan vurgu şeklinde değerlendirilebilir. Seydişehir&rsquo;in fizik&icirc; yapısının Seyyid H&acirc;run K&uuml;lliyesi&rsquo;nin etrafında gelişmiş olması ve Anadolu Sel&ccedil;ukluları d&ouml;neminde bu b&ouml;lgede bir şehrin mevcut olmaması şehrin onun tarafından kurulduğunun bir g&ouml;stergesidir. Seyyid H&acirc;run&rsquo;un şehrin kuruluşundan sonra inzivaya &ccedil;ekildiği, namazlarını cemaatle tekkesinde eda ettiği, hi&ccedil; kimseyle konuşmayıp tefekk&uuml;r i&ccedil;erisinde &ouml;mr&uuml;n&uuml;n kalan kısmını burada ge&ccedil;irdiği belirtilmektedir (<em>a.g.e.</em>, s. 57). T&uuml;rbe kit&acirc;besinden anlaşıldığına g&ouml;re Seyyid H&acirc;run 23 Reb&icirc;&uuml;levvel 720 (3 Mayıs 1320) tarihinde vefat etmiştir (Oral, IV [1952], s. 154). T&uuml;rbesi muhtemelen aynı yıl i&ccedil;erisinde vasiyeti &uuml;zerine tekkesinin bulunduğu yere inşa edilmiştir.</p> <p>Anadolu&rsquo;nun en eski seyyid ailelerinden birinin atası olan <a href="https://www.seydisehirhaber.com/d/46548/seyyid-harun-veli-hazretleri">Seyyid H&acirc;run&rsquo;un</a> bir tarikat mensubu olup olmadığı konusunda bilgi bulunmamaktadır.&nbsp;Makāl&acirc;t&rsquo;ın &ldquo;S&uuml;l&ucirc;k-i H&acirc;r&ucirc;n al&acirc; tar&icirc;k-i Muhammed Mustaf&acirc;&rdquo; başlıklı ikinci b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde onun Hz. Peygamber&rsquo;in yolunu takip ettiğine dair bilgilerin yer alması Seyyid H&acirc;run&rsquo;un &Uuml;veys&icirc;liğine yapılan vurgu şeklinde değerlendirilmelidir (Bayrakdar, s. 282). Seyyid H&acirc;run&rsquo;un gerek yaşadığı d&ouml;nemde gerekse daha sonraki d&ouml;nemlerde fikirleri, hayat tarzı ve sahip olduğu misyonla toplum nezdinde &ouml;nemli bir yeri olduğu anlaşılmaktadır. O, sadece şehir kurucu bir derviş tipi değil diğer pek &ccedil;ok noktada belirleyici bir &ouml;nder, il&acirc;h&icirc; sırlara v&acirc;kıf, doğru yola iletici, duasıyla şifa veren, yoksulları g&ouml;zeten bir vel&icirc;dir. Maya ismi verilen k&ouml;y&uuml; kurduğunda buranın halkına s&uuml;tten nasıl yoğurt ve peynir yapıldığını &ouml;ğrettiğine dair verilen bilgi olduk&ccedil;a ilgin&ccedil;tir (Makāl&acirc;t, s. 33). Seyyid H&acirc;run&rsquo;un bir diğer &ouml;zelliği b&ouml;lgedeki gayri m&uuml;slimlere karşı savaşan bir gazi-derviş olmasıdır. Gerek Seydişehir&rsquo;e ilk geldiğinde gerek şehri kurduktan sonra k&acirc;firlerle savaşmış, halifelerine de onlarla savaşmayı emretmiştir (<em>a.g.e.</em>, s. 34-35, 58).</p> <p>Makāl&acirc;t&rsquo;ta verilen bilgilerden Seyyid H&acirc;run&rsquo;un d&ouml;nemin siyas&icirc; &ccedil;evreleriyle yakın ilişki kurduğu anlaşılmaktadır. Eşrefoğlu M&uuml;b&acirc;riz&uuml;ddin Mehmed Bey, başlangı&ccedil;ta Seyyid H&acirc;run&rsquo;dan &ccedil;ekinip d&uuml;şmanca bir tavır takınmasına rağmen sonradan onun iktidar hırsı i&ccedil;inde olmayıp dervişlikten başka gayesi bulunmadığını g&ouml;r&uuml;nce en b&uuml;y&uuml;k destek&ccedil;isi olmuş (<em>a.g.e.</em>, s. 44-51), Seydişehir&rsquo;de kurulan k&uuml;lliye i&ccedil;in Seydişehir ve Beyşehir&rsquo;de vakıflar tahsis etmiştir. Seyyid H&acirc;run&rsquo;un Turgutoğulları ile de yakın ilişki i&ccedil;erisinde olduğu g&ouml;r&uuml;lmektedir. Bu ailenin pek &ccedil;ok ferdinin Seyyid H&acirc;run T&uuml;rbesi&rsquo;nde g&ouml;m&uuml;l&uuml; olması bu yakınlığın siyas&icirc; olmaktan ziyade m&acirc;nev&icirc; olabileceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rmektedir. Karamanoğlu II. İbr&acirc;him Bey&rsquo;in Ulukilise k&ouml;y&uuml;ndeki arazileri, İbr&acirc;him Bey&rsquo;in &acirc;zatlı k&ouml;lesi Bahadır Ağa&rsquo;nın Seydişehir Yenice k&ouml;y&uuml;ndeki bir &ccedil;iftliği Seyyid H&acirc;run Tekkesi&rsquo;ne vakfetmesi (Erdoğru, VII [1992], s. 84) onun bu beylik nezdinde de itibar sahibi olduğunu g&ouml;stermektedir. Seyyid H&acirc;run&rsquo;un &ccedil;evredeki diğer s&ucirc;f&icirc;lerle de m&uuml;nasebet kurduğu anlaşılmaktadır. Bunlardan biri Seydişehir&rsquo;e bağlı Mahmud Hisar k&ouml;y&uuml;nde tekkesi bulunan Didiği Sultan&rsquo;dır. Didiği Sultan men&acirc;kıbına g&ouml;re kendisi Anadolu&rsquo;ya geldiğinde Seyyid H&acirc;run ile karşılaşmış, &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra onun cenaze namazını kılmıştır (Odabaşı, sy. 1 [1998], s. 369).&nbsp;Makāl&acirc;t&rsquo;ta ise Seyyid H&acirc;run ile Didiği Sultan arasında yakın bir dostluk olduğu, Didiği Sultan&rsquo;ın &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; duyunca &ccedil;ok &uuml;z&uuml;len Seyyid H&acirc;run&rsquo;un, gıyabında onun cenaze namazını kıldığı belirtilmektedir.</p> <p><a href="https://www.seydisehirhaber.com/d/46548/seyyid-harun-veli-hazretleri">Seyyid H&acirc;run&rsquo;un </a>yanından ayrılmayan, <a href="https://www.seydisehirhaber.com/d/46548/seyyid-harun-veli-hazretleri">Seydişehir&rsquo;i </a>kurduğu sırada kendisine yardım eden dervişlerin &ldquo;baba&rdquo; unvanı taşımaları bunların daha ziyade kalender&icirc; bir anlayışa sahip oldukları izlenimini uyandırmaktadır. Seyyid H&acirc;run &ouml;l&uuml;m&uuml;ne yakın bu halifelerini irşad i&ccedil;in değişik b&ouml;lgelere g&ouml;ndermiştir. Mahmud Seydi&rsquo;yi Al&acirc;iye&rsquo;ye, Zekeriyy&acirc; Baba&rsquo;yı Manavgat&rsquo;a, Ali Baba, G&ouml;k Seydi, Kilimp&ucirc;ş ve Siyah Derviş&rsquo;i Teke-ili&rsquo;ne, Ak&ccedil;a Baba&rsquo;yı Germiyan&rsquo;a, Nasibli Baba&rsquo;yı Aydın&rsquo;a, G&ouml;k Demir&rsquo;i Adalar&rsquo;a, Haydar Baba&rsquo;yı Rumeli&rsquo;ye yollarken gittikleri yerlerde hak yolundan ayrılmamalarını, cihad etmelerini ve yoksulu g&ouml;zetmelerini tavsiye etmiştir (Makāl&acirc;t, s. 58-61). Halifelerin g&ouml;nderildiği merkezler dikkate alındığında Seyyid H&acirc;run&rsquo;un Akdeniz ve Ege b&ouml;lgelerinin İsl&acirc;mlaşma s&uuml;recindeki etkisi a&ccedil;ık bi&ccedil;imde ortaya &ccedil;ıkar.</p> <p>Makāl&acirc;t&rsquo;ta belirtildiğine g&ouml;re <a href="https://www.seydisehirhaber.com/d/46548/seyyid-harun-veli-hazretleri">Seyyid H&acirc;run&rsquo;un</a> Halife Sultan adlı bir kızı babasından sonra m&uuml;ridler arasında yapılan oylamayla tekkenin şeyhi olmuş ve bu g&ouml;revi yaklaşık kırk yıl s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r (s. 56-63). Seyyid H&acirc;run&rsquo;un kardeşi Seyyid Bedreddin onunla birlikte Anadolu&rsquo;ya gelmiş ve Konya&rsquo;da Hatunsaray yakınlarında vefat etmiştir (<em>a.g.e.</em>, s. 31-33). Tekkenin idaresi Halife Sultan&rsquo;ın ardından&nbsp;Makāl&acirc;t&rsquo;ın yazarı Abd&uuml;lker&icirc;m&rsquo;in b&uuml;y&uuml;k dedesi Şeyh M&ucirc;s&acirc;&rsquo;ya ge&ccedil;miş, Şeyh M&ucirc;s&acirc;&rsquo;dan sonra bu aile tarafından s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Osmanlı Devleti, Seyyid H&acirc;run&rsquo;un evl&acirc;tlarına b&uuml;y&uuml;k saygı g&ouml;stermiş, Eşrefoğulları ve Karamanoğulları d&ouml;neminden beri mevcut olan vakıfları onayladığı gibi yeni vakıflar tahsis etmiştir. Seyyid H&acirc;run Z&acirc;viyesi XVI. y&uuml;zyılda Seydişehir ve Bozkır b&ouml;lgesinin en zengin vakfıydı. Seydişehir&rsquo;in merkezindeki derici, fırıncı, değirmenci vb. esnafın kontrol&uuml; bu ailenin eline verilmişti ve aile fertleri her t&uuml;rl&uuml; vergiden muaftı (Erdoğru,&nbsp;Osmanlı Y&ouml;netiminde Beyşehir Sancağı, s. 98-99). Seyyid H&acirc;run&rsquo;un Seydişehir&rsquo;de kurduğu medrese de ailenin &ouml;nemli faaliyet merkezlerinden biriydi; Seyyid H&acirc;run neslinden gelenlerin ders verdiği bu medrese b&ouml;lgenin meşhur bir eğitim kurumuydu (<em>a.g.e.</em>, s. 165-166). Seyyid H&acirc;run&rsquo;un ailesinden bir ikinci kolun Seydişehir dışında Konya sahrasındaki konar g&ouml;&ccedil;er At&ccedil;eken oymakları arasında yaşadığı g&ouml;r&uuml;lmektedir. Tahrir defterlerinde &ldquo;cem&acirc;at-i evl&acirc;d-ı Seyyid H&acirc;r&ucirc;n&rdquo; şeklinde kayıtlı olan bu grup Seydişehir yakınlarındaki Turgut kazasında ve civarında yaşamaktaydı (BA,&nbsp;<em>TD</em>, nr. 387, s. 244; Karadeniz, LXII/233 [1998], s. 34-39).</p> <p><br /> BİBLİYOGRAFYA</p> <p>BA, CE, nr. 9980, 24550.</p> <p>Abd&uuml;lker&icirc;m b. Şeyh M&ucirc;s&acirc;,&nbsp;Makāl&acirc;t-ı Seyyid H&acirc;r&ucirc;n&nbsp;(haz. Cemal Kurnaz), Ankara 1991.</p> <p>Abdurrahman Ayaz, Seydişehir Tarihi: Mak&acirc;l&acirc;t-ı Seyyid Harun Vel&icirc;-M&uuml;derris Eş Şeyh Hacı Abdullah Dehlev&icirc; Hazretlerinin Hayatı, Seydişehir 1977, s. 15-82.</p> <p>Mehmet &Ouml;nder,&nbsp;Seydişehir Tarihi, Ankara 1986, s. 96-121.</p> <p>a.mlf., &ldquo;Seydişehir&rsquo;de Seyyid Harun K&uuml;lliyesi, Vakıfları ve B&acirc;nisi&rdquo;,&nbsp;<em>VD</em>, XX (1988), s. 13-28.</p> <p>Suraiya Faroqhi,&nbsp;Osmanlı&rsquo;da Kentler ve Kentliler&nbsp;(trc. Neyyir Kalaycıoğlu), İstanbul 1993, s. 44-45.</p> <p>M. Akif Erdoğru,&nbsp;Osmanlı Y&ouml;netiminde Beyşehir Sancağı (1522-1584), İzmir 1998, s. 98-99, 165-166.</p> <p>a.mlf., &ldquo;Seydişehir Seydi Harun K&uuml;lliyesi Vakıfları &Uuml;zerine Bir Araştırma&rdquo;,&nbsp;<em>TİD</em>, VII (1992), s. 81-132.</p> <p>Mehmet Bayrakdar, &ldquo;Seyyid H&acirc;r&ucirc;n Veli ve T&uuml;rbesi&rdquo;,&nbsp;Uluslararası T&uuml;rk D&uuml;nyası İnan&ccedil; Merkezleri Kongresi Bildirileri: 23-27 Eyl&uuml;l 2002, Ankara 2004, s. 277-285.</p> <p>R&uuml;ya Kılı&ccedil;,&nbsp;Osmanlıda Seyyidler ve Şerifler, İstanbul 2005, s. 60.</p> <p>Ferit Uğur, &ldquo;Seydişehrinin Kuruluşu&rdquo;,&nbsp;Konya, sy. 4, Konya 1936, s. 226-229.</p> <p>M. &Ccedil;ağatay Ulu&ccedil;ay, &ldquo;Makal&acirc;t-ı Seyyid Harun&rdquo;,&nbsp;<em>TTK Belleten</em>, X/40 (1946), s. 749-778.</p> <p>Naci Kum, &ldquo;Doğduğum Şirin Memleket: Seydişehri&rdquo;,&nbsp;Konya, sy. 118-119 (1948), s. 21-29.</p> <p>R&uuml;şt&uuml; Ergen, &ldquo;Seydişehri&rsquo;nin Kuruluşu&rdquo;,&nbsp;<em>a.e.</em>, sy. 125-126 (1949), s. 14-15.</p> <p>Zeki Oral, &ldquo;Turgut Oğulları&rdquo;,&nbsp;<em>TTK Bildiriler</em>, IV (1952), s. 140-157.</p> <p>a.mlf., &ldquo;Turgut Oğulları, Eserleri-Vakfiyeleri&rdquo;,&nbsp;<em>VD</em>, III (1956), s. 31-64.</p> <p>R. H&uuml;seyin &Uuml;nal, &ldquo;Seyyid Harun Camii ve &Ouml;n&uuml;ndeki &Uuml;&ccedil; K&uuml;mbet&rdquo;,&nbsp;<em>STY</em>, VI (1976), s. 45-65.</p> <p>Safa Odabaşı, &ldquo;Didiği Sultan Men&acirc;kıbn&acirc;mesi&rsquo;nin Konyalı Seyyid Mustafa R&uuml;şdi Tarafından Yapılan Manzum Terc&uuml;mesi&rdquo;,&nbsp;Yeni İpek Yolu, sy. 1, Konya 1998, s. 365-403.</p> <p>Hasan Basri Karadeniz, &ldquo;Seydişehir&rsquo;in Kurucusu Seyyid Harun&rsquo;un Evl&acirc;dları&rdquo;,&nbsp;<em>TTK Belleten</em>, LXII/233 (1998), s. 31-39.</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.