2 Eylül 2026, Çarşamba 💵 💶 🥇
Gunes Ozel Ogretim Kursu - Seydisehir egitimde 1 numara
SON DAKİKA
SEYDİŞEHİR

SEYDİŞEHİR’İN 100 YILLIK SIRRI BELGELERLE ORTAYA ÇIKTI: İDAM KARARLARI!

TBMM kayıtlarında Seydişehir ve çevresinden isimler… Kimi idama mahkûm edildi, kimi için karar tecil edildi, kimi ise müebbet küreğe çevrildi.

02.09.2026 09:44 121 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
SEYDİŞEHİR’İN 100 YILLIK SIRRI BELGELERLE ORTAYA ÇIKTI: İDAM KARARLARI!

Millî Mücadele yıllarına ait TBMM kayıtları, Seydişehir ve çevresindeki bazı kişiler hakkında verilen idam ve ağır hapis cezalarını gün yüzüne çıkarıyor

SEYDİŞEHİR – Millî Mücadele yıllarında Seydişehir ve çevresinde yaşanan olaylara ilişkin tarihî belgeler, dönemin hukukî süreçlerine dair dikkat çekici bilgiler ortaya koyuyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yayımlanan Zabıt Cerideleri ve İstiklâl Mahkemesi kayıtlarında, Seydişehir ve kazasına bağlı bazı yerleşimlerden kişiler hakkında idam ve müebbet kürek cezaları verildiği görülüyor.

Ancak belgelerin ortaya koyduğu önemli bir ayrıntı bulunuyor: İdam cezasına mahkûm edilmek, kişinin mutlaka fiilen idam edildiği anlamına gelmiyor.

Bu nedenle tarihî kayıtlar incelenirken “idam edilenler” yerine, belgelerde idam hükmü verilen kişiler ifadesinin kullanılması gerekiyor.

SEYDİŞEHİRLİ NUH NACİ EFENDİ’YE İDAM CEZASI

TBMM’nin 6 Nisan 1338 (1922) tarihli Zabıt Ceridesinde yer alan Adliye Encümeni mazbatasında “Seydişehirli Nuh Naci Efendi” ismi açıkça geçiyor.

Konya Bidayet Ceza Mahkemesi’nin 13 Haziran 1337 (1921) tarihli kararında Nuh Naci Efendi, Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında idama mahkûm edilen kişiler arasında gösteriliyor.

Ancak daha sonraki hukukî süreçte idam hükmü değiştirilerek müebbet kürek cezasına çevriliyor.

Dolayısıyla mevcut belgeye göre Nuh Naci Efendi için “idam edildi” demek mümkün değil.

HACI ŞÜKRÜZADE MUHİDDİN İÇİN GIYABEN İDAM KARARI

Aynı mahkeme kararında Hacı Şükrüzade Muhiddin ismi de yer alıyor.

Belgeye göre Muhiddin hakkında gıyaben idam kararı veriliyor. Ancak kendisinin firarda olduğu, yakalanması durumunda yeniden muhakeme edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Bu nedenle onun hakkında da fiilen idam edildiğine ilişkin kesin bir belge bulunmuyor.

TAŞAĞIL’LI ALİ OĞLU AHMED’İN İDAM CEZASI TECİL EDİLDİ

Konya İstiklâl Mahkemesi kayıtlarında ise Taşağıl köyünden Ali oğlu Ahmed hakkında verilen karar dikkat çekiyor.

1259 karar, 1389 esas numaralı kayıtta, üç defa firar ettiği belirtilen Ali oğlu Ahmed hakkında idam kararı verildiği görülüyor.

Ancak mahkeme, kişinin ıslah olabileceği umudunu dikkate alarak idam hükmünü tecil ediyor.

Böylece bu kayıtta da idam kararı bulunmasına rağmen fiilî infaz söz konusu değil.

NUZUMLA KÖYÜNDEN İKİ KİŞİ HAKKINDA DA İDAM HÜKMÜ

Seydişehir kazasına bağlı Nuzumla köyünden Abdullah oğlu Hüseyin ve Hüseyin oğlu Mehmed hakkında da birden fazla firar nedeniyle idam hükümleri verildiği kayıtlara yansıyor.

Ancak her iki dosyada da idam kararlarının tecil edildiği belirtiliyor.

Bu nedenle söz konusu kişiler de “idam edilenler” şeklinde değil, idam hükmü verilen ancak hükmü tecil edilen kişiler olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

BAZI SANIKLARA MÜEBBET KÜREK CEZASI VERİLDİ

Aynı döneme ait mahkeme kayıtlarında bazı Seydişehir bağlantılı kişiler hakkında müebbet kürek cezaları da bulunuyor.

Karacaviranlı Hafız Bekir hakkında gıyaben müebbet kürek cezası verilirken, Adliye Encümeni tarafından cezanın 15 yıl küreğe çevrilmesi gerektiğine karar veriliyor.

Muharremkulu köyünden Arabacı İsmail hakkında da gıyaben müebbet kürek hükmü bulunuyor ve daha sonra cezanın 15 yıl küreğe çevrilmesi yönünde karar veriliyor.

BELGELERDE “SEYDİŞEHİR VE BEYŞEHİR VE AKSEKİ” VURGUSU

6 Nisan 1338 tarihli TBMM belgesinde olayların çerçevesi “Seydişehir ve Beyşehir ve Akseki kazaları harekât-ı isyaniyesi” şeklinde ifade ediliyor.

Aynı belgede Seydişehir’in Değirmenci Mahallesi, Akçalar ve Oskerli gibi yerleşimlerinin de mahkûmlar listesinde geçtiği görülüyor.

Ancak bu isimlerin tamamının idam hükümlüsü olmadığı özellikle belirtiliyor. Örneğin Değirmenci Mahallesi’nden Hocazade Abdullah ve bazı kişiler hakkında 10 yıl kürek cezası verilmiş.

1920’DEKİ İNFAZLAR AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ

Seydişehir tarihindeki bir başka önemli konu ise 1920 yılında yaşanan olaylar.

Yerel tarih çalışmalarında, Refet Paşa’nın 18 Ekim 1920’de Seydişehir’e girmesinin ardından yaklaşık 20 kişinin yakalanarak idam edildiği aktarılıyor.

Ancak bu olayların, 1921–1922 yıllarındaki mahkeme kararlarıyla aynı kategori içerisinde değerlendirilmemesi gerekiyor.

Çünkü 1920’deki olaylar askerî tedip ve infaz bağlamında değerlendirilirken, 1921–1922 kayıtları mahkeme kararları, idam hükümleri ve sonradan yapılan ceza değişikliklerini içeriyor.

BELGELERDE YER ALAN İSİMLER

Mevcut kayıtların ortaya koyduğu tablo şöyle:

KişiYerİlk hükümSonraki durumNuh Naci EfendiSeydişehirİdamMüebbet küreğe çevrildiHacı Şükrüzade MuhiddinSeydişehirGıyaben idamYakalanırsa yeniden muhakemeAli oğlu AhmedTaşağılİdamTecilAbdullah oğlu HüseyinNuzumlaİdamTecilHüseyin oğlu MehmedNuzumlaİdamTecilHafız BekirKaracaviranGıyaben müebbet kürek15 yıl yönünde düzeltmeArabacı İsmailMuharremkuluGıyaben müebbet kürek15 yıl yönünde düzeltme

Bu kayıtlar, TBMM tarafından yayımlanan resmî mahkeme ve zabıt belgelerine dayanıyor.

TARİHİ BELGELER SEYDİŞEHİR'İN GEÇMİŞİNE IŞIK TUTUYOR

Ortaya çıkan belgeler, Millî Mücadele yıllarında Seydişehir ve çevresinde yaşanan olayların yalnızca askerî mücadele açısından değil, hukukî ve toplumsal yönleriyle de araştırılması gerektiğini gösteriyor.

Özellikle idam kararlarının bir bölümünün daha sonra müebbet küreğe çevrilmesi, bazılarının tecil edilmesi ve bazı sanıkların gıyaben yargılanması, dönemin şartlarının ve hukukî süreçlerinin ayrıntılı biçimde incelenmesinin önemini ortaya koyuyor.

Tarihî belgelerin gün yüzüne çıkarılması, Seydişehir’in Millî Mücadele dönemindeki hafızasının daha doğru ve belgeli biçimde ortaya konulmasına önemli katkı sağlıyor.

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.