SEYDİŞEHİR ARTIK DOĞASIYLA KONUŞULUYOR
Fahri KubilayYıllardır yazıyoruz...Seydişehir'in sadece bir geçiş noktası olmadığını, Torosların kalbinde saklı eşsiz bir doğa cenneti olduğunu anlatıyoruz. Gid…
Fahri Kubilay
Yıllardır yazıyoruz...
Seydişehir'in sadece bir geçiş noktası olmadığını, Torosların kalbinde saklı eşsiz bir doğa cenneti olduğunu anlatıyoruz. Giden Gelmez Dağları'nı, Küpe Dağı'nı, Gökçehüyük Baraj Gölü'nü, yaylalarını, mağaralarını, endemik bitkilerini ve keşfedilmeyi bekleyen doğal güzelliklerini sayısız kez gündeme taşıdık.
Bugün geldiğimiz noktada ise bu emeklerin karşılık bulmaya başladığını görmek mutluluk veriyor.
Özellikle SEYDER ile Seydişehir Belediyesinin son dönemde gerçekleştirdiği organizasyonlar, ilçemizin tanıtımına ve doğa turizmine önemli katkılar sunmaktadır.
Dört gün süren Hanamoda Doğa Yürüyüşü, üç gün devam eden Beşinci Bisiklet Festivali ve bu hafta gerçekleştirilecek Oryantiring etkinliği bunun en güzel örnekleridir.
Bu organizasyonlar yalnızca spor etkinliği değildir.
Bu etkinlikler; Seydişehir'in doğal zenginliklerini, tarihi dokusunu ve eşsiz coğrafyasını Türkiye'nin dört bir yanından gelen insanlara tanıtan çok değerli turizm faaliyetleridir.
Bugün Giden Gelmez Dağları'nda, Küpe Dağı eteklerinde, Gökçehüyük Barajı çevresinde ve yaylalarımızda bireysel olarak gezen, ekip halinde yürüyüş yapan, bisiklet süren, ailece kamp kuran yüzlerce doğasever görmek mümkündür.
Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen insanların Seydişehir'e hayran kaldığını görmek hepimiz adına sevindiricidir.
Çünkü bir bölgenin en güçlü tanıtımı reklamlardan önce, o bölgeyi ziyaret eden insanların memnuniyetidir.
Doğa turizmi artık dünyanın yükselen değerlerinden biridir.
İnsanlar kalabalık şehirlerden uzaklaşıp temiz hava, doğal güzellik, sessizlik ve huzur arıyor. Seydişehir ise bütün bu özelliklere fazlasıyla sahip olmasına rağmen uzun yıllar hak ettiği tanıtımı yapamamıştır.
Son yıllarda gerçekleştirilen bu organizasyonlar sayesinde ilçemiz artık doğa sporlarıyla, yürüyüş rotalarıyla, bisiklet parkurlarıyla ve kamp alanlarıyla anılmaya başlamıştır.
Bu gelişmeler tesadüf değildir.
Bunlar planlı, emek verilmiş ve organize çalışmaların sonucudur.
Bu nedenle başta Seydişehir Belediye Başkanı olmak üzere belediye yönetimini, SEYDER'i, organizasyonlarda görev alan tüm ekipleri, gönüllüleri ve Seydişehir'in tanıtımı için emek veren bütün doğaseverleri gönülden kutluyorum.
Elbette yapılacak daha çok iş var.
Yeni yürüyüş rotaları oluşturulmalı, kamp alanları düzenlenmeli, yönlendirme tabelaları artırılmalı, tanıtım filmleri hazırlanmalı ve Seydişehir'in doğal güzellikleri ulusal ölçekte daha fazla tanıtılmalıdır.
Çünkü Seydişehir bunu fazlasıyla hak ediyor.
İnanıyorum ki bugün atılan bu adımlar, yarının daha güçlü turizm yatırımlarının temelini oluşturacaktır.
Dileğimiz; doğaya zarar vermeden, çevreyi koruyarak, kültürel değerlerimizi yaşatarak bu güzel etkinliklerin her yıl artarak devam etmesidir.
Seydişehir'in geleceği sanayisi kadar doğasında, yaylalarında, dağlarında ve turizm potansiyelinde de saklıdır.
Yeter ki bu değerlere sahip çıkalım.
Çünkü Seydişehir artık sadece yaşayanların değil, keşfetmek isteyen herkesin şehri olmaya adaydır.