Borsada Sıcak Saatler: Ekonomi Yönetiminden Jet Hızında Müdahale!
Borsa İstanbul'da yaşanan sert satış dalgasının ardından SPK, TCMB ve BDDK eş zamanlı tedbirler devreye soktu. Yedi portföy yönetim şirketinin fonları tasfiye e…
Borsa İstanbul'da yaşanan sert satış dalgasının ardından SPK, TCMB ve BDDK eş zamanlı tedbirler devreye soktu. Yedi portföy yönetim şirketinin fonları tasfiye edilirken, piyasaya likidite ve sermaye desteği sağlandı.
GİRİŞ: 18.09.2026 | GÜNCELLEME: 18.09.2026 02:02
Borsa İstanbul piyasalarında 15 Eylül 2026 tarihinde başlayan sert satış dalgasına karşı ekonomi yönetimi koordineli bir müdahale başlattı. Küresel belirsizlikler ve yurt içindeki bazı yatırım fonlarında yaşanan likidite sıkışıklığının tetiklediği dalgalanmanın ardından Finansal İstikrar Komitesi, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) eş zamanlı kararlar aldı.
Likidite Krizine Karşı Koordineli Müdahale: 7 Portföy Şirketinin Fonları Tasfiye Ediliyor
Borsa İstanbul'da 15 Eylül'de başlayan ve 16 Eylül'de derinleşen sert satış dalgası sonrasında harekete geçen ekonomi yönetimi, piyasanın güven ve istikrarını korumak adına geniş kapsamlı tedbirler açıkladı. Soruşturmalar ve alınan kararlar kapsamında; Tera Portföy Yönetimi A.Ş., Pusula Portföy Yönetimi A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Atlas Portföy Yönetimi A.Ş., A1 Portföy Yönetimi A.Ş., Pardus Portföy Yönetimi A.Ş. ve Bulls Portföy Yönetimi A.Ş.'nin kurucusu olduğu ve TEFAS'ta işlem gören tüm yatırım fonları alım satıma kapatıldı. Bu fonların Kurul tarafından belirlenecek yöntemle tasfiye edilmesine karar verildi.
Satış Dalgası ve Piyasada Son Durum
Borsa İstanbul'daki hareketliliğin kırılma noktası 15 Eylül 2026 oldu:
15 Eylül: BIST 100 endeksi günü yüzde 2,41 kayıpla 13.892,30 puandan tamamladı. Bazı yatırım fonlarındaki artan çıkışlar ve likidite ihtiyacı satış baskısını artırdı.
16 Eylül: Satışların sertleşmesiyle kayıp yüzde 5,54'e ulaştı ve endeks günü 13.122,58 puandan kapattı.
17 Eylül: 12.948,83 puandan açılış yapan piyasa, gün içinde kayıpların bir kısmının geri alındığı dalgalı bir seyir izledi.
Küresel Baskı ve İç Dinamikler
Piyasalardaki hareketlilikte dış ve iç faktörler etkili oldu:
Küresel Faktörler: Orta Doğu ve Kızıldeniz'deki jeopolitik gerilimler, enerji ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD tahvil faizlerinin yüksek seyri ve küresel teknoloji şirketlerine ilişkin değerleme tartışmaları yatırımcıların risk iştahını zayıflattı.
İç Dinamikler: Sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarında yaşanan kredi ve likidite sorunları, piyasadaki düşüşün temel iç nedenini oluşturdu.
SPK'dan Yatırımcıya Rahatletici Adım
Sermaye Piyasası Kurulu, piyasanın işleyişini korumak amacıyla tasfiye kararının yanı sıra kredili işlemlerde de esnekliğe gitti. Yatırımcıları rahatlatmak amacıyla özkaynak koruma oranı asgari yüzde 35'ten yüzde 20'ye düşürüldü. Aracı kurumların risk politikalarına ve müşteri taleplerine göre esnek uygulanabilecek bu karar, ikinci bir duyuruya kadar, 2 Ekim 2026 seans sonuna kadar geçerli olacak.
TCMB ve BDDK'dan Likidite ve Sermaye Desteği
Merkez Bankası (TCMB): Piyasadaki likidite imkanlarını gözden geçiren TCMB, haftalık repo ihaleleriyle sağlanacak fonlama miktarını artıracağını duyurdu. Bankalararası Para Piyasası'nda bankaların borç alabilme limitleri mevcut bilanço büyüklükleri dikkate alınarak güncellenecek; gerek görülmesi halinde ek tedbirler alınacak.
BDDK: Halka açık bankaları desteklemek amacıyla adım atan Kurul, 16 Eylül 2026 tarihinden sonra piyasadan geri alım yoluyla edinilen kendi hisse senetlerinin, 31 Aralık 2026 tarihine kadar çekirdek sermayeden indirim kalemi olarak dikkate alınmamasını kararlaştırdı. Bu tutarlar kredi ve piyasa riskine esas tutar hesaplamalarına da dahil edilmeyecek.
Finansal İstikrar Komitesi: "Risk Yapısal Değil, Geçici"
17 Eylül 2026 tarihinde toplanan Finansal İstikrar Komitesi, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığını vurguladı. Sorunun yalnızca belirli bir fon piyasasında yoğunlaştığı, oynaklığın geçici ve yönetilebilir nitelikte olduğu belirtilerek; ekonomi yönetimi ile düzenleyici kurumların likidite sıkışıklığını gidermek ve bulaşma riskini önlemek için tam koordinasyon içinde çalışmaya devam ettiği ifade edildi.
