Dolar 49,5523 yükseldi Euro 55,5676 yükseldi Gram Altın 6.582,55 düştü
Foto Video Künye 10° SEYDIŞEHIR HABER
SON DAKİKA Tümü
Güneş Özel Öğretim — Üst Banner 6:1
SEYDİŞEHİR

847 Yıllık Sır Yeniden Gündemde: Miryokefalon Savaşı Nerede Yapıldı?

Kinnamos’un 1146 kaydı, “Tzibrelitzemani” geçidi, Beyşehir Gölü, Meldos/Balkaya Kalesi ve Bizans kaynakları aynı tarihî bilmecenin parçalarını oluşturuyorKONYA …

20.10.2026 06:16 0 yorum
847 Yıllık Sır Yeniden Gündemde: Miryokefalon Savaşı Nerede Yapıldı?



Kinnamos’un 1146 kaydı, “Tzibrelitzemani” geçidi, Beyşehir Gölü, Meldos/Balkaya Kalesi ve Bizans kaynakları aynı tarihî bilmecenin parçalarını oluşturuyor

KONYA — Anadolu tarihinin en çok tartışılan savaş alanlarından biri yeniden bilimsel araştırmaların odağında. 17 Eylül 1176’da Türkiye Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan ile Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos arasında meydana gelen Miryokefalon Savaşı’nın tam olarak nerede yapıldığı sorusu, aradan yaklaşık sekiz buçuk asır geçmesine rağmen kesin olarak çözülebilmiş değil.

Tartışmanın merkezinde bugün Kızılören–Bağırsak Boğazı (Konya), Kûfi Boğazı–Çivril (Denizli) ve Isparta-Afyonkarahisar eksenindeki farklı lokalizasyon önerileri bulunuyor.

Ancak Miryokefalon bilmecesinin belki de en dikkat çekici ipucu, savaştan 30 yıl önce, 1146 yılında meydana gelen başka bir Bizans-Selçuklu çatışmasının kayıtlarında saklı.

Bu ipucunun adı:

Tzibrelitzemani.

Kinnamos’un 1146 kaydındaki esrarengiz geçit

Bizans tarihçisi Ioannes Kinnamos, İmparator I. Manuel Komnenos’un 1146 yılında Selçuklu başkenti Ikonion’a (Konya) düzenlediği seferi anlatırken bugün yeri kesin olarak bilinmeyen bir mevkinin adını kaydeder:

Tzibrelitzemani.

Kinnamos’a göre Bizans ordusu Konya’dan geri çekilirken Sultan I. Mesud’un kuvvetleri yeniden saldırıya geçti.

Bizans tarihçisinin tarifine göre Tzibrelitzemani sıradan bir yerleşim değildi. Burası büyük orduların değil, küçük gruplar hâlinde seyahat eden insanların bile güçlükle geçebileceği son derece zor bir araziydi.

Modern çalışmalarda Kinnamos’un ifadesi yaklaşık olarak şöyle çevrilmektedir:

Romalılar, barbarların dilinde Tzibrelitzemani adı verilen yere ulaşmışlardı. Burası diğer bütün yerlerden daha güç geçilen bir yerdi; yalnız savaş düzenindeki ordular için değil, küçük gruplar hâlinde seyahat edenler için bile geçişi zordu.

Kinnamos’un burada kullandığı coğrafi anlatım önem taşıyor. Tzibrelitzemani bir şehir olarak değil, bir mevki veya arazi olarak tarif ediliyor.

Kaynak ayrıca çevrede vadiler ve yarıntılar bulunduğunu, bunların pusu amacıyla kullanılabildiğini gösteriyor.

Bu nedenle araştırmacıların aradığı coğrafya yalnızca bir köy değil; dar geçitleri, vadileri ve açık araziye çıkışı bulunan bir dağ geçiş sistemi.

Konya’dan sonra nereye gittiler?

Tartışmanın en önemli noktalarından biri burada ortaya çıkıyor.

Kinnamos, Tzibrelitzemani çevresindeki çatışmalardan sonra Manuel’in ordusunu yeniden düzenlediğini ve Pousgouse adı verilen göle yöneldiğini anlatıyor.

Pousgouse, modern Bizans tarihî coğrafyasında büyük ölçüde:

Pousgouse (Beyşehir Gölü)

ile eşleştiriliyor.

Dolayısıyla Kinnamos’un 1146 anlatısından çıkan temel coğrafi sıra şöyle:

Ikonion (Konya) → Tzibrelitzemani (yeri tartışmalı) → açık arazi → Pousgouse (Beyşehir Gölü).

İşte Bağırsak Boğazı tezinin en dikkat çekici dayanaklarından biri bu güzergâh.

Mehmet Akif Ceylan’ın coğrafi araştırmaları, Tzibrelitzemani’nin Konya ile Beyşehir Gölü arasındaki geçiş sistemi içerisinde aranması gerektiğini ve Kızılören–Bağırsak Boğazı hattının kaynaklardaki bazı coğrafi tasvirlerle uyuştuğunu savunuyor. (Süleyman Demirel Üniversitesi⁠)

Ancak bu eşleştirme bilimsel bir hipotez; Tzibrelitzemani’nin Bağırsak Boğazı olduğu henüz tartışmasız biçimde kanıtlanmış değil.

1146’daki ad ile 1176’daki ad arasındaki şaşırtıcı benzerlik

Miryokefalon bilmecesini daha da ilginç hâle getiren nokta ise 30 yıl arayla üç farklı kaynakta karşımıza çıkan benzer yer adla

Kinnamos, 1146 seferinde:Tzibrelitzemaniadını kullanıyor.

İmparator Manuel’in 1176 yenilgisinden sonra İngiltere Kralı II. Henry’ye gönderdiği mektubun Latin geleneğinde geçidin adı:

Cybrilcymani / Cibrilcimani benzeri biçimlerde aktarılıyor.

Bizans tarihçisi Niketas Khoniates ise 1176 savaş alanındaki geçidi:

Tzibritze adıyla kaydediyor.

Bu üç adın aynı Türkçe veya yerel toponimin farklı Yunanca ve Latince yazımları olabileceği uzun zamandır tartışılıyor.

Ancak bilimsel açıdan kritik nokta şu:Tzibrelitzemani ≈ Cybrilcymani ≈ Tzibritze

ilişkisi mümkün görünse de bunların kesinlikle aynı yer olduğu henüz kanıtlanmış değil.

Eğer aynı yer oldukları gösterilebilirse, 1146 Konya–Beyşehir güzergâhı 1176 Miryokefalon savaş alanının belirlenmesinde çok önemli bir delile dönüşebilir.Bizans ordusu 1176’da hangi yolu izledi?

Niketas Khoniates’in 1176 anlatısı başka bir coğrafi zincir sunuyor.

Kaynaklarda geçen eski ve günümüzdeki yer adları birlikte gösterildiğinde güzergâhın önemli bölümü şöyle okunabiliyor:

Konstantinopolis (İstanbul)

→ Laodikeia (Denizli/Eskihisar)

→ Khonai (Honaz)

→ Lampis (Dazkırı çevresi?)

→ Kelainai/Apameia (Dinar)

→ Khoma/Homa (yeri tartışmalı)

→ Myriokephalon (yeri tartışmalı)

→ Tzibritze (yeri tartışmalı)

→ hedef: Ikonion (Konya).

İlk bölümdeki yer adlarının önemli kısmı güçlü biçimde teşhis edilebiliyor.

Asıl problem Khoma–Myriokephalon–Tzibritze zincirinde başlıyor.

Çünkü bu üç yerin modern karşılıkları üzerinde araştırmacılar aynı görüşte değil.

Kûfi Boğazı görüşü ne söylüyor?

Miryokefalon’un Çivril–Kûfi Boğazı (Denizli) çevresinde gerçekleştiğini savunan görüşün en önemli dayanağı, Niketas Khoniates’in 1176 güzergâhı.

Bu modele göre:

Kelainai (Dinar) → Menderes kaynakları → Khoma/Homa (Gümüşsu?) → Myriokephalon → Tzibritze/Kûfi Boğazı

şeklinde bir güzergâh kurulabiliyor.

Kûfi Vadisi’nin uzun ve dar yapısının, Bizans ordusunun geçitte uğradığı saldırıya ilişkin tasvirlerle uyum gösterdiği savunuluyor.

Bu görüşün bir başka önemli argümanı da Tzibritze adının Çivril toponimiyle ilişkilendirilebilmesi.

Dolayısıyla Kûfi görüşünün güçlü tarafı, 1176 tarihli Khoniates anlatısının Dinar–Çivril coğrafyasına uygulanabilmesi.

Buna karşılık aynı eşlemenin Kinnamos’un 1146 tarihli Konya → Tzibrelitzemani → Pousgouse (Beyşehir Gölü) güzergâhıyla nasıl bağdaştırılacağı ayrı bir problem oluşturuyor.

Bağırsak Boğazı görüşünün yeni halkası: Meldos/Balkaya Kalesi

Konya-Beyşehir güzergâhındaki tartışmaya 2025 yılında yayımlanan yeni bir akademik çalışma da önemli veriler ekledi.

Ahmet Çaycı ve İsmail Kıvrım’ın “Meldos/Balkaya Kalesi” başlıklı araştırması, Konya’nın batısında Beyşehir güzergâhına hâkim tarihî kalenin adının yüzyıllar içerisindeki izlerini inceliyor.

Araştırmaya göre Ermeni tarihçi Smbat Sparapet’in kroniğinde kale “Meldinis/Melitene” adıyla geçiyor.

Türk-İslam döneminde ad:

Meldinis/Melitene → Meldos

şeklinde yaşamaya devam etmiş görünüyor.

Karamanoğlu dönemine ait 1449 tarihli bir vakfiyede ve Şikârî tarihinde Meldos, Osmanlı tahrir kayıtlarında ise:

Hisar-ı Meldos ve

Karye-i Hisar-ı Meldosadları bulunuyor. (DergiPark⁠)

Bugün kale Meldos/Balkaya Kalesi olarak inceleniyor.

Araştırmacılar, mimari kalıntılar ve yüzey buluntularının yerleşimin geçmişini çok daha eski dönemlere götürdüğünü bildiriyor. Çalışmada ayrıca kalenin Konya’nın batıya açılan güzergâhı üzerinde, stratejik bir vadiye hâkim doğal tepe üzerinde bulunduğu belirtiliyor. (DergiPark⁠)

Bu veri özellikle Smbat’ın Miryokefalon savaşını Meldinis adlı kale önünde konumlandıran kaydı nedeniyle dikkat çekiyor. Çaycı ve Kıvrım’ın 2025 araştırması bu nedenle Meldos/Balkaya Kalesi’nin Miryokefalon tartışmasında yeniden ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini savunuyor. (DergiPark⁠)

Ancak burada da önemli bir bilimsel sınır var:

Meldinis/Meldos/Balkaya Kalesi’nin Niketas Khoniates’in Myriokephalon’u olduğunun kesinleştiği söylenemez.

Yeni çalışma, bu lokalizasyon görüşünü destekleyen tarihî ve arkeolojik malzeme sunuyor; tartışmayı tek başına sonuçlandırmıyor.850 yıllık isim zinciri

Araştırmaların ortaya çıkardığı en dikkat çekici konulardan biri eski yer adlarının bugünkü coğrafyada bıraktığı izler.

Başlıca eşlemeler şöyle özetlenebilir:

Ikonion (Konya) — kesin.

Philomelion (Akşehir) — çok güçlü.

Akroinon (Afyonkarahisar) — çok güçlü.

Laodikeia ad Lycum (Denizli/Eskihisar) — kesin.

Khonai (Honaz) — kesin.

Kelainai/Apameia (Dinar) — çok güçlü.

Maiandros (Büyük Menderes) — kesin

Pousgouse/Pungouse (Beyşehir Gölü) — modern literatürde güçlü/baskın eşleme.

Sozopolis (Uluborlu) — güçlü.

Buna karşılık:

Khoma/Homa (Gümüşsu/Çivril? veya başka Homa?) — tartışmalı.

Myriokephalon (modern karşılığı bilinmiyor) — tartışmalı.

Tzibritze (Kûfi/Çivril? Bağırsak? başka geçit?) — tartışmalı.

Tzibrelitzemani (Konya-Beyşehir koridorunda bir geçit?) — tartışmalı.

Meldinis/Melitene (Meldos/Balkaya Kalesi?) — önemli fakat tartışmalı lokalizasyon.

Bu ayrım önemli. Çünkü Miryokefalon araştırmalarındaki en büyük hatalardan biri, kesin olarak teşhis edilmiş antik kentlerle tartışmalı savaş alanı toponimlerini aynı kesinlik düzeyinde göstermek olabilir.

Peki savaş nasıl gerçekleşti?

Kaynakların ortaklaştırılabildiği noktada savaşın genel yapısı daha belirgin.

Manuel’in ordusu Konya’ya doğru ilerlerken yanında ağır kuşatma araçları ve uzun bir ikmal kolu bulunuyordu.

Selçuklu kuvvetleri ise arazinin sağladığı avantajdan yararlandı.

Bizans ordusu dar geçit sistemine girdiğinde birlikler uzun bir kol hâline geldi. Öncü birliklerle merkez ve artçı kuvvetlerin birbirlerine yardım etmesi zorlaştı.

Yüksek arazide bulunan Selçuklu birlikleri saldırıya geçti.

Özellikle Bizans ordusunun bazı bölümleri ile kuşatma araçları ağır kayıp verdi.

Ancak savaş, zaman zaman popüler anlatılarda görüldüğü gibi Bizans ordusunun tamamen imha edilmesiyle sonuçlanmadı.

Manuel hayatta kaldı ve ordunun bir bölümü savaş alanından çıkabildi. Ardından II. Kılıç Arslan ile bir anlaşmaya varıldı.

Bu nedenle Miryokefalon’un tarihî önemi, “Bizans’ın Anadolu’daki varlığının o gün sona ermesi” gibi basit bir formülden çok, Bizans’ın Konya merkezli Selçuklu devletini ortadan kaldırma veya ağır biçimde geriletme girişiminin başarısız olması ve Anadolu’daki güç dengesinin Selçuklular lehine gelişmesinde önemli bir aşama olarak değerlendirilmelidir.

İki güzergâh, tek büyük soru

Bugün tartışmanın merkezinde aslında iki ayrı tarihî güzergâh bulunuyor.

1146 — Kinnamos:

Ikonion (Konya) → Tzibrelitzemani (?) → Pousgouse (Beyşehir Gölü) → Maiandros (Büyük Menderes) kaynakları ve

1176 — Khoniates

Laodikeia (Denizli) → Khonai (Honaz) → Lampis (Dazkırı?) → Kelainai (Dinar) → Khoma (?) → Myriokephalon (?) → Tzibritze (?) → Ikonion (Konya).

Miryokefalon bilmecesinin düğüm noktası da burada:

1146’daki Tzibrelitzemani ile 1176’daki Tzibritze/Cybrilcymani aynı yer miydi?

Eğer cevap evetse, Konya-Beyşehir koridorundaki 1146 güzergâhının önemi büyük ölçüde artıyor.

Eğer cevap hayırsa, Kinnamos’un 1146 seferi Miryokefalon’un 1176’daki savaş alanını doğrudan belirlemiyor.

Son sözü arkeoloji söyleyebilir

Bugünkü akademik veriler Miryokefalon’un kesin savaş alanını tartışmasız biçimde belirlemiş değil.

Bağırsak Boğazı görüşü özellikle Kinnamos’un 1146 Tzibrelitzemani–Pousgouse güzergâhı, Smbat’ın Meldinis kaydı, Meldos toponiminin tarihî devamlılığı ve Konya-Beyşehir geçiş coğrafyasını öne çıkarıyor.

Kûfi/Çivril görüşü ise özellikle Niketas Khoniates’in 1176 güzergâhını, Dinar–Menderes kaynakları–Khoma dizisini, Çivril/Tzibritze toponimik bağlantısını ve Kûfi Vadisi’nin fiziki özelliklerini temel alıyor.

Dolayısıyla çözümün yalnızca kroniklerdeki bir kelimenin okunmasından gelmesi beklenmemeli.

Arkeolojik yüzey araştırmaları, sistematik kazılar, Ortaçağ seramik dağılımları, tarihî yollar, kale sistemleri, eski hidrografya, mikro-toponimler, sayısal yükselti modelleri ve GIS tabanlı güzergâh analizlerinin aynı yöntemle karşılaştırılması gerekiyor

Meldos/Balkaya Kalesi üzerine 2025 yılında yayımlanan çalışma da tartışmanın hâlâ yeni belgeler ve saha verileriyle gelişebildiğini gösteriyor. Araştırma, kalenin Smbat’taki Meldinis/Melitene, Karamanlı dönemindeki Meldos ve Osmanlı belgelerindeki Hisar-ı Meldos adı arasındaki sürekliliği ortaya koyuyor. (DergiPark⁠)

Miryokefalon’un sırrı bu nedenle henüz çözülmüş değil. Fakat yaklaşık 850 yıl sonra bile Kinnamos’un “Tzibrelitzemani”si, Khoniates’in “Tzibritze”si ve Smbat’ın “Meldinis”i Anadolu coğrafyasında birbirini tamamlayabilecek tarihî ipuçları olarak araştırılmaya devam ediyor.

Kaynakça

Birincil kaynaklar: Ioannes Kinnamos, Epitome rerum ab Ioanne et Alexio Comnenis gestarum, ed. August Meineke, Bonn, 1836; Ioannes Kinnamos, Deeds of John and Manuel Comnenus, çev. Charles M. Brand, Columbia University Press, 1976; Ioannes Kinnamos, Historia (1118–1176), çev. Işın Demirkent, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 2001; Niketas Khoniates, Historia, ed. Jan-Louis van Dieten; Niketas Khoniates, Historia (Ioannes ve Manuel Komnenos Devirleri), çev. Fikret Işıltan, Türk Tarih Kurumu; Smbat Sparapet, Chronique du Royaume de la Petite Arménie, çev. E. Dulaurier, Paris, 1869; Süryani Mihail, Chronique de Michel le Syrien; I. Manuel Komnenos’un İngiltere Kralı II. Henry’ye gönderdiği mektup, Roger de Hoveden/Howden ve Benedict of Peterborough kronik geleneği.

Modern araştırmalar: Mehmet Akif Ceylan, “Coğrafi Perspektiften Myriokefalon Savaşı’nın Yeri ve Konya Bağırsak Boğazı”, Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Dergisi, 5 (2016). Ceylan, kaynaklardaki coğrafi ve toponimik verileri Bağırsak Boğazı lokalizasyonuyla karşılaştırmaktadır. (Süleyman Demirel Üniversitesi⁠)

Levent Kayapınar, Beycan Hocaoğlu, Serdar Vardar ve Mahmut Halef Cevrioğlu, “Miryokefalon Muharebesi’nin Mahalli Üzerine Mülahazalar: Bizans Kaynakları”, Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Dergisi, 7. Çalışma özellikle Bizans kaynaklarını Çivril/Kûfi lokalizasyonu bakımından değerlendirmektedir.

Bilge Umar, “Myriokephalon Savaşının Yeri: Çivril Yakınında Kûfi Çayı Vadisi”, Belleten 54/209 (1990), 99–116.

Altay Tayfun Özcan, “Myriokephalon Muharebesi’nin Mevkisi Üzerine”, Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Dergisi, Miryokefalon Özel Sayısı.

Alexander Beihammer, Anadolu’daki XI–XII. yüzyıl Türk göçü, Bizans-Selçuklu sınırları ve Manuel’in 1146 seferi üzerine çalışmaları; özellikle Kinnamos’un Tzibrelitzemani ve Pousgouse kayıtlarının tarihî coğrafyası bakımından önemlidir.

Ahmet Çaycı ve İsmail Kıvrım, “Meldos/Balkaya Kalesi”, Selçuklu Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, 10 (2025), 110–126. Çalışma Meldinis/Melitene → Meldos → Hisar-ı Meldos ad zincirini arşiv belgeleri ve saha verileriyle ele almaktadır. (DergiPark⁠)

Mustafa Arslan, “Myriokephalon Savaşı’nın Konya Bağırsak Boğazı’na Lokalize Edilmesine Mikrotoponimik Katkılar”, Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Dergisi, Miryokefalon Özel Sayısı. Çalışmanın mikro-toponimik verileri sonraki Meldos araştırmasında da tartışılmıştır. (ResearchGate⁠)

Fatih Demir ve Arslan Durdu, “Myriokephalon (Miryokefalon) Savaşı Üzerine Bir Bibliyografya Denemesi”, Bellek, 3/2 (2021).

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.