30 Ağustos 2026, Pazar 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
YAŞAM

Türkiye 7 kedi türüne ev sahipliği yapıyor

KTÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, "Türkiye'deki kedi türleri büyüklüğüne göre pars, vaşak, karakulak, saz kedisi, yaban kedisi, Asya yaban kedisi ile ev kedisi olarak sıralanmaktadır." dedi.

13.02.2022 10:20 7494 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
Türkiye 7 kedi türüne ev sahipliği yapıyor
<h6><span style="font-size:18px">Trabzon</span></h6> <p><span style="font-size:18px">Karadeniz Teknik &Uuml;niversitesi (KT&Uuml;) Orman Fak&uuml;ltesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Y&ouml;netimi B&ouml;l&uuml;m Başkanı Prof. Dr. Şağdan Başkaya, T&uuml;rkiye&#39;deki kedi t&uuml;rlerinin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ne g&ouml;re pars, vaşak, karakulak, saz kedisi, yaban kedisi, Asya yaban kedisi ile ev kedisi olarak sıralandığını bildirdi.</span></p> <p><span style="font-size:18px">Başkaya, AA muhabirine, d&uuml;nyada son yapılan &ccedil;alışmalarda 41 kedi t&uuml;r&uuml; tespit edildiğini, bunlardan 7&#39;sinin T&uuml;rkiye&#39;de yaşadığını belirtti.</span></p> <p><span style="font-size:18px">T&uuml;rkiye&#39;deki kedi t&uuml;rlerinin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ne g&ouml;re pars, vaşak, karakulak, saz kedisi, yaban kedisi, Asya yaban kedisi ile ev kedisi olarak sıralandığını ifade eden Başkaya, yayılış alanları olarak bakıldığında vaşak ve yaban kedisinin &ouml;n plana &ccedil;ıktığını, &uuml;lkenin hemen her coğrafyasında 7 t&uuml;r&uuml;n hepsine rastlayabildiklerini aktardı.</span></p> <p><span style="font-size:18px">Başkaya, kedigillerin aynı zamanda iyi bir avcı olduğuna dikkati &ccedil;ekerek, bu canlıların besin yelpazesinin bir hayli geniş olduğunu dile getirdi.</span></p> <p><span style="font-size:18px">Parsın genellikle geyik, yaban ke&ccedil;isi, dağ ke&ccedil;isi, yaban domuzu ve yaban tavşanı avladığını, bazen kuşlar ve s&uuml;r&uuml;ngenlerle de beslendiğini anlatan Başkaya, ş&ouml;yle devam etti:</span></p> <p><span style="font-size:18px">&quot;Kedilerin, kendilerinden b&uuml;y&uuml;k canlıları avladıkları da bir ger&ccedil;ek. Bir yaban kedisi bile b&uuml;y&uuml;k memelilerin yavrularını ve gen&ccedil;lerini yakalayabiliyor. Kedilerin geniş bir beslenme yelpazeleri var ve o y&uuml;zden hayatta kalma kabiliyetleri ve ortama uyum yetenekleri y&uuml;ksek. Nereye giderlerse gitsinler bir şekilde hayata tutunuyorlar. Kurbağadan balığa, fareden s&uuml;r&uuml;ngenlere, yılanlara, k&uuml;&ccedil;&uuml;k memelilerden b&uuml;y&uuml;k memelilere kadar kuşları bile yakalayıp yiyebilen ve bu y&ouml;nden besin tedarikinde &ccedil;ok sıkıntı &ccedil;ekmeyen t&uuml;rlerdir. &Uuml;lkemizde de olduk&ccedil;a uyum sağlamış durumdalar.&quot;</span></p> <p><span style="font-size:18px">Başkaya, bu t&uuml;rlerin genellikle gece ve sabah erken saatlerde avlandıklarının, insanların kendilerini rahatsız etmeyeceği zaman dilimini se&ccedil;tiklerinin altını &ccedil;izdi.</span></p> <p><span style="font-size:18px">Kedi t&uuml;rlerinin avlanırken tırnaklarını silah gibi kullandıklarını kaydeden Başkaya, &quot;Kedilerin tırnaklarını i&ccedil;eri &ccedil;ekme kabiliyetleri olduğunu biliyoruz. Yani kınında saklıyorlar, ihtiya&ccedil; duyduklarında dışarı &ccedil;ıkartıyorlar. Y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş esnasında tırnaklarının ucu yere değmez. O y&uuml;zden ayak izine baktığınızda bir kedinin tırnak izlerini genelde g&ouml;rmezsiniz. Saldırı anında a&ccedil;arak, resmen bir bı&ccedil;ak gibi tırnaklar ortaya &ccedil;ıkar. Kullanılmayıp saklandıkları i&ccedil;in hem u&ccedil;ları &ccedil;ok sivri kenarları da jilet gibi keskindir. Hem taktıkları yere saplanıp hem de &ccedil;ekip yırtabilme yeteneği olan &ccedil;ok keskin birer silahtır kedilerin tırnakları.&quot; diye konuştu.</span></p> <h3><span style="font-size:18px">Kedi t&uuml;rlerini tehdit eden etkenler</span></h3> <p><span style="font-size:18px">Başkaya, kedi t&uuml;rlerinin yaşamını tehdit eden unsurların başında habitatların yok edilmesinin geldiğini belirterek, şunları s&ouml;yledi:</span></p> <p><span style="font-size:18px">&quot;Kediler i&ccedil;in en b&uuml;y&uuml;k tehlike t&uuml;rlere g&ouml;re değişiyor. Her biri i&ccedil;in aynı tehdit var ama genel olarak baktığımızda habitatların par&ccedil;alanması, kaybolması, değiştirilmesi ve d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesi gibi habitatlarla ilgili kayıplar g&ouml;z&uuml;m&uuml;ze ilk &ccedil;arpan etkenler. Diğer bir konu da bilin&ccedil;siz insanlar. İnsanlar &#39;bilin&ccedil;siz avcılar&#39; diyor ama bilin&ccedil;siz olan avcılar değil, bilin&ccedil;siz insanlar diyelim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar avcı değiller. Adam alıyor t&uuml;feğini, tavuklarını korumak i&ccedil;in tilkiyle, vaşakla m&uuml;cadele ediyor kendisine g&ouml;re. Tuzakla kapanla hatta zehir kullananları biliyoruz maalesef. Olmaması gereken, yapılmaması gerekenler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; diğer canlılara da zarar veriyor.&quot;</span></p> <p><span style="font-size:18px">Bu konuda bilin&ccedil;lendirme yapılmasının &ouml;nemli olduğunu vurgulayan Başkaya, ayrıca yabani hayvanların yol a&ccedil;tığı zararlar i&ccedil;in ABD ve Avrupa&#39;da olduğu gibi vatandaşın zararının tanzim edilmesi yoluna gidilmesinin de hayvanların korunmasında &ouml;nemli etken olabileceğini aktardı.</span></p> <h3><span style="font-size:18px">&quot;Her t&uuml;r evcilleştirmeye m&uuml;sait değildir&quot;</span></h3> <p><span style="font-size:18px">Başkaya, T&uuml;rkiye&#39;deki kedi t&uuml;rlerinin hepsinin hayvanat bah&ccedil;elerinde bulundurulduğunu, &ouml;zellikle pars, karakulak ve vaşak gibi t&uuml;rlerin dikkat &ccedil;ekici olduğunu belirtti.</span></p> <p><span style="font-size:18px">Kaplan ya da aslanı evcilleştirdiği g&ouml;r&uuml;len insanlar olduğunu ancak bunun &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k tehlikeye yol a&ccedil;abileceğini dile getiren Başkaya, &quot;Bu hem doğru bir şey değil hem de onlar evcilleştirilmiş hayvan olmuyor. Aslanı ve kaplanı &#39;Evcilleştirdim.&#39; diyemezsiniz. Besleyen kişi, onu bıraktığı anda bir daha tutamaz, alıkoyamaz. Acıktıysa sahibini bile yer. Bir parsı alıp &#39;Bunu evcilleştireyim.&#39; diyemezsiniz. Her t&uuml;r evcilleştirmeye m&uuml;sait değildir. K&ouml;peği, atı, kediyi bir yere kadar evcilleştirirsiniz ama bu bahsettiğimiz kedigilleri alıp evcilleştirmeniz &ccedil;ok zor.&quot; dedi.</span></p> <h3><span style="font-size:18px">&quot;B&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada evcil hayvan besleme noktasında patlama yaşanıyor&quot;</span></h3> <p><span style="font-size:18px">Başkaya, T&uuml;rkiye&#39;de yaşayan t&uuml;rlerin en alt katmanında ev kedilerinin yer aldığını, bu t&uuml;r&uuml;n de kendi arasında alt t&uuml;rlere ayrıldığını ifade etti.</span></p> <p><span style="font-size:18px">T&uuml;rkiye&#39;ye has Van kedisi, Ankara kedisi gibi cinslerin en &ccedil;ok bilinenleri olduğuna dikkati &ccedil;eken Başkaya, Malezya, Endonezya, İsko&ccedil;ya gibi &uuml;lkelerden, d&uuml;nyanın &ccedil;eşitli yerlerinden gelen kedilerin evde beslendiği gibi sokakta da g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; anlattı.</span></p> <p><span style="font-size:18px">Prof. Dr. Şağdan Başkaya, şu değerlendirmede bulundu:</span></p> <p><span style="font-size:18px">&quot;Kedi sevgisi son yıllarda b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada arttı. Sadece T&uuml;rk halkı değil, b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada evcil hayvan besleme noktasında patlama yaşanıyor. Bunun da kontroll&uuml; olması, bilin&ccedil;li yapılması gerekiyor. Kediyi bir heves &uuml;zerine alıyorlar, &#39;&Ccedil;ocuğu sevdi.&#39; diye alıyorlar sonra bakamayınca sokağa atıyorlar. &Ouml;tekine &ouml;zenmek, &#39;Bende de olsun.&#39; demek ama herkesin bakabileceği bir şeyden bahsetmiyoruz. Kediye bakması &ccedil;ok zordur, kafes kuşuna, balığa bakması zordur, kolay değildir. Hakikatten bakabileceksiniz, &ouml;lene kadar sizinle kalabilecekse almaya yeltenmek lazım. Yoksa aldınız, bir yıl sonra sizin ne yapacağınız belli değil, &ccedil;ocuğunuzun ne olacağı belli değil, kimin ona bakacağı belli değil ama &#39;Alalım, aşağıya koyalım.&#39; olmaz.&quot;</span></p> <h3><span style="font-size:18px">&quot;&Ccedil;ocuk istiyor diye, hava atalım diye alınacak bir şeyden bahsetmiyoruz&quot;</span></h3> <p><span style="font-size:18px">Kedi ve k&ouml;pek sahipleneceklere &ccedil;ağrıda bulunan Başkaya, &quot;Kediniz, k&ouml;peğiniz hastalandı ve sizin i&ccedil;in artık hi&ccedil;bir işe yaramıyor, size mali bir k&uuml;lfet ve sizin zamanınızı alıyorsa bile bunları g&ouml;ze alabilecekseniz sahiplenin. Aksi takdirde bu taşın altına elinizi sokmamanız gerekiyor. &Ccedil;ocuk istiyor diye, hava atalım diye alınacak bir şeyden bahsetmiyoruz. Bu sonu&ccedil;ta bir can. Sonra sokaklarda kedi patlaması yaşanıyor.&quot; diye konuştu.</span></p> <p><span style="font-size:18px">Sokaklara terk edilmiş &ccedil;ok fazla kedi ve k&ouml;pek bulunmasının iyi bir şey olmadığına dikkati &ccedil;eken Başkaya, &quot;Bunun sonu &ccedil;ok iyi değil. B&uuml;t&uuml;n d&uuml;nya biliyor ki kuşlara en &ccedil;ok zarar veren yırtıcı, kedilerdir. Her yerde kedi besliyoruz hummalı bir şekilde, bakamadıklarımızı sokağa salıyoruz. Kısırlaştırarak da ardını alabileceğimiz bir pozisyondan &ccedil;oktan &ccedil;ıktık gittik.&quot; ifadelerini kullandı.</span></p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.