27 Temmuz 2026, Pazartesi 💵 💶 🥇
SON DAKİKA

Prof. Dr. Hasan Sözbilir'e göre deprem bölgesine yeni yapılaşmadan önce fay yasası çıkarılmalı

- Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir: - "Fayın üzerine ev yapmayacağız. Çok basit yani. Hangi fayın üzerine? Yakın gelecekte kırılacak fayın üzerine. Yani ölü fayın üzerine oturabilir. Buna fay yasası deniyor Türkiye'de. Fay yasasının Meclisten geçmesi gerekiyor. Önce bunu yapacağız ve ona göre bu şehirlerimizi düzelteceğiz. Şu anda fay yasası geçmeden yapılaşmaya girersek yine sıkıntı olacak"

18.02.2023 13:46 1939 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
Prof. Dr. Hasan Sözbilir'e göre deprem bölgesine yeni yapılaşmadan önce fay yasası çıkarılmalı
<p>Dokuz Eyl&uuml;l &Uuml;niversitesi (DE&Uuml;) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi M&uuml;d&uuml;r&uuml; Prof. Dr. Hasan S&ouml;zbilir, &quot;asrın felaketi&quot; olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 300 ve 150 kilometrelik iki fayın kırıldığını bildirdi.</p> <p>Merkez &uuml;ss&uuml; Kahramanmaraş&#39;ın Pazarcık ve Elbistan il&ccedil;eleri olan ve 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ndeki depremlerin ardından b&ouml;lgedeki incelemelerini beraberindeki Fırat ve Sivas Cumhuriyet &Uuml;niversitelerinden ekiplerle s&uuml;rd&uuml;ren Prof. Dr. S&ouml;zbilir, AA muhabirine, hem hangi faydaların kırıldığını araştırdıklarını hem de il&ccedil;elerde ve k&ouml;ylerde hasarın boyutunu g&ouml;rmeye &ccedil;alıştıklarını s&ouml;yledi.</p> <p>Şu ana kadar yaklaşık 400 kilometre civarındaki bir hat boyunca &ccedil;alışmayı tamamladıklarını anlatan S&ouml;zbilir, &quot;Şu anda ilk depremin y&uuml;zey kırığı &uuml;zerindeyiz. Biliyorsunuz bu depremde &uuml;&ccedil; farklı fay par&ccedil;ası birlikte &ccedil;alışarak bu depremi &uuml;retti ve yaklaşık 300 kilometreye yakın bir fay kırıldı, bu ilk b&uuml;y&uuml;k depremde. İkinci depremde ise &Ccedil;ardak, Doğanşehir tarafındaki g&ouml;zlemlerimizle karşılaştık. Orada da 150 kilometre civarında bir hat kırılmış oldu. Orada da iki fay, birlikte &ccedil;alışan deprem &uuml;retti. Yani benim g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m kadarıyla gerek yıkım, gerek kırılan fay par&ccedil;aları, depremin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ve şiddeti anlamında d&uuml;nyadaki karada olmuş depremlerin en b&uuml;y&uuml;klerinden bir tanesi bu. Bu y&uuml;zden depremin şiddeti 11&#39;e kadar &ccedil;ıkıyor.&quot; a&ccedil;ıklamasında bulundu.</p> <p>İkinci depremin ilkinden yaklaşık 9 saat sonra meydana geldiğini hatırlatan S&ouml;zbilir şunları kaydetti:</p> <p>&quot;Doğrudan bu faylarla dokanak yapan, değen faylar &uuml;zerinde ger&ccedil;ekleşmedi. Arada bir s&uuml;rg&uuml; fayda eden bir fay var. O fay sanki o gerilimi transfer etmiş gibi. Yani transfer ederek aradaki o stresi oraya aktarıyor. Tetiklemeyle gelişen bir deprem gibi d&uuml;ş&uuml;nebiliriz ikincisini. D&uuml;nyada &ccedil;ok az g&ouml;zlenen bir olay ama sonu&ccedil;ta bu t&uuml;r deformasyonlar deprem sırasında oluşabiliyor. Ortadaki kabuğun jeolojik yapısı &ccedil;ok &ouml;nemli burada. Buranın &ouml;zel bir yeri var zaten. Hem Doğu Anadolu hem &Ouml;l&uuml; Deniz Fayı&#39;nı kestiği bir b&ouml;lge. Dolayısıyla belli &ouml;l&ccedil;ekteki b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekteki fayların kesişim noktasında olan bir yerdeyiz. &Ouml;zellikle mesela Antakya &ouml;yle bir yerde. O y&uuml;zden işte yıkımın derecesi biraz daha y&uuml;ksek. Zeminle ilgili &ccedil;ok ciddi problemler var. Sıvılaşma tehlikesi olan b&ouml;lgeler &ccedil;ok fazla. Bu depremde mesela Antakya&#39;nın &ouml;nemli bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;. Asi Nehri boyunca kuruludur. Toprağın, malzemenin kumlu olduğu yerlerdir. Nehrin getirdiği malzeme olduğu i&ccedil;in ve bu malzemeler hen&uuml;z taşlaşmadığı i&ccedil;in suyla birlikte y&uuml;zeye &ccedil;ıkıyor deprem sırasında. Mukavemetini kaybediyor. Zemin taşıma g&uuml;c&uuml;n&uuml; kaybediyor. Binalar ne yapıyor? Zemin i&ccedil;ine g&ouml;&ccedil;&uuml;yor o sırada. Yan yatıyor devriliyor. Belli bir şey i&ccedil;ine ge&ccedil;iyor. Bir de binanın kendisi sağlam değilse o zaman kendisi de par&ccedil;alanıyor. Kolonlar devre dışı kalıyor. İşte sandvi&ccedil; gibi oluyor bina. Değişik yerlere yıkılıyor. Buna benzer durum G&ouml;lbaşı&#39;nda var. Adıyaman G&ouml;lbaşı&#39;nda da ciddi bir sıvılaşma var. Şehrin neredeyse d&ouml;rtte &uuml;&ccedil;&uuml; sıvılaşma yaratan bir zemin &uuml;zerine kurulmuş. &Ouml;yle bir sıkıntı var.&quot;</p> <p>- &quot;Fayların kırılma mekanizmasını anlamaya &ccedil;alışıyoruz&quot;</p> <p>Şu anda b&ouml;lgede 5 fay par&ccedil;asının kırıldığını s&ouml;yleyen S&ouml;zbilir ş&ouml;yle devam etti:</p> <p>&quot;Bunlar zaten bilimsel anlamda hani kırılma zamanı gelmiş. Bizim bilim insanlarının yaptığı &ccedil;alışmalarla bunlar saptanabiliyor. Yani her fayın bir deprem tekrarlama periyodu var. Tabii faylar kırılınca doğal olarak o stres kuzeye, g&uuml;neye fay boyunca bir şekilde &ouml;b&uuml;r faylara aktarılır. Yani belli hem kuzeye işte bizim Elazığ - Bing&ouml;l tarafına hem g&uuml;neye işte Kıbrıs&#39;a doğru diyelim. Belli bir s&uuml;re&ccedil; birikimi tabii ki oluyor şu anda. Ama bu yarın deprem olacak anlamına gelmiyor. Tabii olacak, yani gelecekte olacak. Ama ne kadar yaklaştığı konusunda şu anda artık bizim araştırma yapmamız lazım. Zaten o y&uuml;zden buradaki fayların kırılma mekanizması anlamaya &ccedil;alışıyoruz.&quot;</p> <p>T&uuml;m &ccedil;alışmaların ardından Ankara&#39;da toplantı yapacaklarını aktaran S&ouml;zbilir sonu&ccedil;ları değerlendireceklerini bildirdi.</p> <p>- &quot;Fay yasasının Meclisten ge&ccedil;mesi gerekiyor&quot;</p> <p>T&uuml;rkiye&#39;nin b&uuml;y&uuml;k bir depremle karşı karşıya kaldığını, kendisinin de Antakyalı olduğunu belirten S&ouml;zbilir ş&ouml;yle konuştu:</p> <p>&quot;Benim evim de yıkıldı. İşte yakınlarım enkaz altında kaldı ama artık şimdi sakin olmak gerekiyor. Depremin ilk g&uuml;n&uuml;nden itibaren burada olduğumuz i&ccedil;in ilk g&uuml;nde korku vardı g&ouml;zlerde, endişe vardı. İnsana ait her t&uuml;rl&uuml; duyguyu g&ouml;zlerde g&ouml;r&uuml;yorduk. Şimdi yavaş yavaş yerine oturuyor sistem. Yani olan oldu artık, bundan sonra ne yapmalıyız? Bundan sonrasını ne yapılmasının altında yer se&ccedil;imi yatıyor. Doğru yer se&ccedil;eceğiz. Bakın şimdi fayın &uuml;st&uuml;ndeyiz. Evler yıkılmış değil mi? Evet. &Ccedil;ok basit. Fayın &uuml;zerine ev yapmayacağız. &Ccedil;ok basit yani. Hangi fayın &uuml;zerine? Yakın gelecekte kırılacak fayın &uuml;zerine. Yani &ouml;l&uuml; fayın &uuml;zerine oturabilir. Sorun değil ama diri fayın &uuml;zerine ve yakın gelecek depremi &uuml;retecek yerlere oturmayacağız. Buna fay yasası deniyor T&uuml;rkiye&#39;de. B&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada bu b&ouml;yle. Fay yasasının Meclisten ge&ccedil;mesi gerekiyor. &Ouml;nce bunu yapacağız ve ona g&ouml;re bu şehirlerimizi d&uuml;zelteceğiz. Şu anda fay yasası ge&ccedil;meden yapılaşmaya girersek yine sıkıntı olacak. Yani o bir g&uuml;nde &ccedil;ıkar, toplanır, &ccedil;ıkar o yasa. Yazılı zaten o yasa. Devlet bize bir g&ouml;rev vermişti. T&uuml;rkiye&#39;deki d&ouml;rt beş hocayla yazdık. Yapılacak her şey i&ccedil;inde yazıyor. Sadece Meclisten ge&ccedil;mesi kaldı.&quot;</p> <p>Zeminle ilgili de araştırmaların yapılması gerektiğini işaret eden S&ouml;zbilir, &quot;Sıvılaşma tehlikesi olan zeminleri &ccedil;ok iyi belirlemek gerekiyor. Bu da jeolojik, jeoteknik ve zemin &ccedil;alışmalarıyla yapılan bir şey. Yani jeolog, jeofizik&ccedil;i birlikte o b&ouml;lgede gerekli her t&uuml;rl&uuml; &ccedil;alışmayı yapacak. Zeminin sıvılaşma tehlikesi varsa hi&ccedil;bir şekilde orada oturmayacak &ouml;nce. Zemini iyileştirebiliyorsa oraya bina yapılacak. İyileştiremiyorsa orası tarla olacak. Kimse oturmayacak oraya.&quot; dedi.</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.