8 Temmuz 2026, Çarşamba 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
SİYASET

MHP’Lİ KOÇAK: “ESAD YARGILANMALI, HAK YERİNİ BULMALI”

<p>MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak, TBMM Genel Kurulunda MHP Grubu adına yaptığı konuşmada Suriye’deki güncel gelişmeleri değerlendirdi…

20.12.2024 15:42 1218 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
MHP’Lİ KOÇAK: “ESAD YARGILANMALI, HAK YERİNİ BULMALI”
<p>MHP Konya Milletvekili Konur Alp Ko&ccedil;ak, TBMM Genel Kurulunda MHP Grubu adına yaptığı konuşmada Suriye&rsquo;deki g&uuml;ncel gelişmeleri değerlendirdi. Suriye&rsquo;de yeni bir d&ouml;nemin başladığına değinen Ko&ccedil;ak, milyonlarca Suriyelinin m&uuml;lteci durumuna d&uuml;şmesine sebep olan Esad&rsquo;ın kendisinin m&uuml;lteci haline geldiğine dikkat &ccedil;ekti. Esad&rsquo;ın insanlığa karşı su&ccedil;lar işlemiş zalim bir diktat&ouml;r olduğuna değinen Ko&ccedil;ak, Esad&rsquo;ın işlediği insanlığa karşı su&ccedil;lar sebebiyle yargılanması gerektiğinin altını &ccedil;izdi.&nbsp;</p> <p>MHP Milletvekili Ko&ccedil;ak, T&uuml;rkiye&rsquo;de bulunan Suriyeli misafirlerin T&uuml;rk devleti ve milletine minnet beşlediğini, &uuml;lkelerine d&ouml;nmeye başladığını ve iki halk arasında sağlam g&ouml;n&uuml;l bağlarının oluştuğunu belirtti.&nbsp;&nbsp;</p> <p>Esad&rsquo;ın muhalifleri susturmakla yetinmeyip onları işkence altında &ouml;l&uuml;me terk ettiğini ifade eden Ko&ccedil;ak, Sednaya hapishanesinden gelen g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri hatırlattı. Bu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerin neden milyonlarca Suriyelinin &uuml;lkesini terk etmek zorunda kaldığını, neden Suriyeli g&ouml;&ccedil;menlerin Esad&#39;ın af ilanlarına itibar etmediğini ve neden Suriyelilerin &uuml;lkesine d&ouml;nmekten imtina ettiğini a&ccedil;ıkladığını savundu.&nbsp;</p> <p>İsrail&rsquo;in Golan b&ouml;lgesindeki gayrımeşru işgalini genişletme &ccedil;abasını değerlendiren ko&ccedil;ak, buradaki illegal yerleşimcilerin sayısının artırılmasına y&ouml;nelik girişimin Suriye&rsquo;de ortaya &ccedil;ıkan olumlu havayı tehdit eden bir gelişme olarak eleştirdi. Esad&rsquo;sız ve ter&ouml;rs&uuml;z bir Suriye&rsquo;nin inşası i&ccedil;in hazırlık yapıldığını belirten Ko&ccedil;ak, &ldquo;Esad&rsquo;a kalmayan Suriye, ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml;ne de İsrail&rsquo;e de kalmaz&rdquo; dedi.&nbsp;&nbsp;</p> <p>Esad&rsquo;ın ulusal ve uluslararası yargı mekanizmalarının işletilmesiyle adalet &ouml;n&uuml;nde hesap vermesi &ccedil;ağrısında bulunan Ko&ccedil;ak, Esad ve rejim yetkililerinin T&uuml;rk adaletine teslim edilmesi halinde T&uuml;rk mahkemeleri tarafından &ldquo;insanlığa karşı su&ccedil;&rdquo; işledikleri gerek&ccedil;esiyle yargılanmasının m&uuml;mk&uuml;n olduğu bilgisini verdi. Esad gibi PKK/PYD &ouml;rg&uuml;t&uuml;ne mensup militanlarında insanlığa karşı su&ccedil;lar işlediğinin tespit ve tescil edildiğini hatırlatan Ko&ccedil;ak, ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml; mensuplarının da adaletten ka&ccedil;amayacağını ifade etti.&nbsp;</p> <p>Konya Milletvekili Konur Alp KO&Ccedil;AK&rsquo;ın TBMM Genel Kurulundaki konuşması şu şekilde:&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&ldquo;On &uuml;&ccedil; yıl &ouml;nce ortaya &ccedil;ıkan rejimi devirmeye y&ouml;nelik muhalif hareket 27 Kasımda İdlib&#39;den başlattığı operasyonla bu hedefine ge&ccedil; de olsa ulaşmıştır. B&ouml;ylelikle Suriye&#39;yi enkaza &ccedil;eviren i&ccedil; savaş sona ermiş, Esad &uuml;lkesinden ka&ccedil;arak Rusya&#39;ya sığınmak zorunda kalmıştır.&nbsp;</p> <p>Yaklaşık 7 milyon Suriyeliyi &uuml;lke i&ccedil;inde yerinden eden ve 6 milyondan fazlasının yurt dışında m&uuml;lteci konumuna d&uuml;şmesine sebep olan Esad&#39;ın bizzat kendisi m&uuml;lteci durumuna d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r. Milyonlarca m&uuml;ltecinin &uuml;lkelerine d&ouml;n&uuml;ş yolculuğu ise daha ilk g&uuml;nden başlamıştır. Ana vatanlarına geri d&ouml;nmeye başlayan Suriyelilerin T&uuml;rkiye&#39;ye b&uuml;y&uuml;k bir minnet besledikleri, &uuml;lkemizde misafir ettiğimiz t&uuml;m Suriyelilerin T&uuml;rk devleti ve T&uuml;rk milletiyle g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir g&ouml;n&uuml;l bağı kurmuş oldukları bu s&uuml;re&ccedil;te ortaya &ccedil;ıkmıştır.&nbsp;</p> <p>Bu gelişmelerde kaybeden sadece Esad olmamıştır, Esad&#39;la birlikte hareket edip onun maddi ve manevi destek&ccedil;isi olan İran ve Rusya&#39;nın Suriye&#39;deki asker&icirc; ve siyas&icirc; varlığı bitme noktasına gelmiş, T&uuml;rkiye&#39;nin h&acirc;kimiyeti ve etkinliği ise g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;l&uuml;r şekilde artmıştır.&nbsp;</p> <p>Esad&#39;ın devrilmesiyle birlikte rejimin muhalifleri sadece susturmak değil yok etmek amacıyla hareket ettiği, g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkmıştır. Sednaya hapishanesinden yansıyan kan dondurucu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler buranın aslında bir hapishane değil bir işkencehane olduğunu, Suriye&#39;de rejim karşıtı olmanın en ağır işkencelere maruz kalmak i&ccedil;in yeterli g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bizlere g&ouml;stermiştir. Tespit edilen toplu mezarlar Esad&#39;ın insanlıktan nasibini hi&ccedil; almamış zalim bir diktat&ouml;r olduğu ger&ccedil;eğini ş&uuml;pheye yer bırakmayacak şekilde ifşa etmiştir: Neden milyonlarca Suriyelinin &uuml;lkesini terk etmek zorunda kaldığı, neden Suriyeli g&ouml;&ccedil;menlerin Esad&#39;ın af ilanlarına itibar etmediği ve neden Suriyelilerin &uuml;lkesine d&ouml;nmekten imtina ettiği b&ouml;ylelikle idrak edilmiş olsa gerektir.&nbsp;</p> <p>Esad rejiminin yıkılmasıyla birlikte artık Suriye&#39;de yeni bir d&ouml;nem başlamıştır; Esad&#39;sız ve ter&ouml;rs&uuml;z bir Suriye hayalinin ger&ccedil;ekleşmesi, Suriye halkını teşkil eden Araplar, T&uuml;rkmenler, K&uuml;rtler ve diğer etnik ve din&icirc; grupların barış i&ccedil;inde bir arada yaşaması ve bu kadim topraklara huzur ve istikrarın geri gelmesi i&ccedil;in &ouml;nemli bir fırsat penceresi ardına kadar a&ccedil;ılmıştır. Suriye Ge&ccedil;ici H&uuml;k&ucirc;metinin aklıselimle davrandığı, ter&ouml;r&uuml;n bitmesi ve silahların susması i&ccedil;in gayret g&ouml;sterdiği ve yeni bir anayasayla katılımcı ve &ccedil;ok sesli bir siyasal sistemi inşa etme amacında olduğu g&ouml;r&uuml;lmektedir. Bundan sonraki s&uuml;recin ge&ccedil;miş d&ouml;nemden daha iyi olacağına dair beklentiler g&uuml;&ccedil;lenmektedir. Bu g&ouml;r&uuml;n&uuml;m ne kadar memnuniyet verici olursa olsun, İsrail&#39;in Golan&#39;daki işgalini genişletme ve b&ouml;lgedeki illegal yerleşimci sayısını artırma niyetleri, Suriye&#39;de filizlenen barış ve istikrar ortamını tehdit etmektedir. Ancak Esad&#39;a kalmayan Suriye, ne ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;tlerine ne de İsrail&#39;e kalmayacaktır. Zira T&uuml;rkiye&#39;nin bundan sonraki s&uuml;re&ccedil;te de Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğinden, Suriye&#39;nin hasretle beklediği yaşam şartlarına ulaşması i&ccedil;in elinden gelen desteği vereceğinden kuşku duymak i&ccedil;in hi&ccedil;bir sebep yoktur.&nbsp;</p> <p>Suriye&#39;nin geleceğinin nasıl şekilleneceği, devrilen rejimin hunharca işlediği insanlığa karşı su&ccedil;ların hesabının sorulup sorulmayacağını da bağlıdır. Esad&#39;ın Suriye halkına yaşattığı travmanın, verdiği zararın, &ccedil;ektirdiği acıların hesabı mutlaka sorulmalı, adalet ge&ccedil; de olsa tesis edilmeli, hak yerini bulmalıdır. Bu &ccedil;er&ccedil;evede, Beşar Esad ve diğer &uuml;st d&uuml;zey yetkililerin insanlığa karşı su&ccedil;lardan sorumlu tutulabilmesi i&ccedil;in t&uuml;m hukuk yolları denenmelidir.&nbsp;</p> <p>Uluslararası hukukta Esad gibi zalimler i&ccedil;in &ouml;ng&ouml;r&uuml;len cezalar ve işletilebilecek adalet mekanizmaları h&acirc;lihazırda mevcuttur. Ge&ccedil;miş yıllarda eski Yugoslavya ve Ruanda i&ccedil;in BM G&uuml;venlik Konseyi kararıyla &ouml;zel mahkemelerin kurulduğu, yine BM G&uuml;venlik Konseyinin kararlarıyla Libya ve Darfur i&ccedil;in Uluslararası Ceza Mahkemesinin yetkilendirildiği malumunuzdur. Devletlerin değil, bireylerin yargılanmasında yetkili olan Uluslararası Ceza Mahkemesi, BM kararıyla yetkilendirildiğinde s&ouml;z konusu su&ccedil;ların işlendiği &uuml;lkenin Roma Stat&uuml;s&uuml;&#39;ne taraf olması da gerekmemektedir. Dolayısıyla Suriye, Roma Stat&uuml;s&uuml;&#39;ne taraf olmadığı h&acirc;lde Uluslararası Ceza Mahkemesinin BM tarafından yetkilendirilmesi durumunda insanlığa karşı su&ccedil;lara ilişkin iddialara istinaden Esad aleyhine Uluslararası Ceza Mahkemesinde bir davanın a&ccedil;ılması m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Ancak Birleşmiş Milletler G&uuml;venlik Konseyinin, Rusya&#39;nın muhtemel vetosu sebebiyle b&ouml;yle bir karar almasını beklemek &ccedil;ok da ger&ccedil;ek&ccedil;i değildir.&nbsp;</p> <p>Esad&#39;ın ve rejim yetkililerinin yargılanabilmesi i&ccedil;in bir diğer se&ccedil;enek de Suriye&#39;deki yeni y&ouml;netimin Roma Stat&uuml;s&uuml;&#39;ne taraf olarak veya mahkemenin yargı yetkisini kabul ettiğini ilan ederek konuyu Uluslararası Ceza Mahkemesine bizzat havale etmesidir.&nbsp;</p> <p>Hatırlanacağı &uuml;zere bu yol Filistin devleti tarafından denenmiştir. Filistin H&uuml;k&ucirc;meti, Filistin i&ccedil;in Roma Stat&uuml;s&uuml;&#39;n&uuml;n y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe girdiği Nisan 2015&#39;te Filistin topraklarında işlenen su&ccedil;ların araştırılmasını Uluslararası Ceza Mahkemesinden talep etmiştir. Bunun &uuml;zerine mahkeme Şubat 2021 tarihinde Doğu Kud&uuml;s, Gazze ve Batı Şeria&#39;da işlenen su&ccedil;ları yargılama yetkisine sahip olduğuna dair bir karar almış ve İsrail tarafından Filistin&#39;de işlenen su&ccedil;ların Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yargılanmasının &ouml;n&uuml; a&ccedil;ılmıştır.&nbsp;</p> <p>Benzer bir durum elbette Suriye i&ccedil;in de m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Suriye&#39;deki yeni y&ouml;netim Roma stat&uuml;s&uuml;n&uuml;n yetkisini kabul ederek rejim karşıtı g&ouml;sterilerin başladığı Mart 2011&#39;den sonra işlenen insanlığa karşı su&ccedil;ların araştırılmasını UCM&#39;den talep edebilecektir. Bu uluslararası yargılama yollarının yanı sıra Esad&#39;ın ve su&ccedil; ortaklarının Suriye&#39;de ve hatta başka bir &uuml;lkenin ulusal yargı sisteminde yargılanması da m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Nitekim, Esad rejimi adına işlenen bazı insanlığa karşı su&ccedil;larda aktif rol aldığı tespit edilen bir Suriyeli subay evrensel yargı yetkisi ilkesi uyarınca Alman mahkemelerinde yargılanmış ve &ouml;m&uuml;r boyu hapse mahk&ucirc;m edilmiştir.&nbsp;</p> <p>Benzer bir durumun T&uuml;rkiye&#39;de yaşanması da s&ouml;z konusu olabilecektir. Zira, T&uuml;rk Ceza Kanunu&#39;nun evrensel yargı yetkisini tanıyan 13&#39;&uuml;nc&uuml; maddesi uyarınca Esad ve &uuml;st d&uuml;zey yetkililerin Suriye&#39;de işlemiş oldukları su&ccedil;lardan dolayı T&uuml;rk mahkemeleri &ouml;n&uuml;nde yargılanması da teorik olarak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Rejim tarafından işlenen bu ağır su&ccedil;lara iştirak etmiş kişilerin T&uuml;rk adaletine teslim edilmeleri h&acirc;linde su&ccedil;un başka bir &uuml;lkede işlenmiş olması veya su&ccedil;lunun T&uuml;rk vatandaşı olmaması yargılamanın &ouml;n&uuml;nde bir engel teşkil etmeyecektir.&nbsp;</p> <p>Ulusal ve uluslararası seviyedeki bu yargı yetkisinin sadece Esad rejimi y&ouml;neticileriyle sınırlı kalmayabileceği de a&ccedil;ıktır. Suriye&#39;de sivil halka y&ouml;nelik insanlığa karşı su&ccedil;lar ve savaş su&ccedil;ları işlediği Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Af &Ouml;rg&uuml;t&uuml; gibi kurumlar tarafından tespit ve tescil edilen PKK-PYD iltisaklı SDG militanlarının da aynı akıbetle y&uuml;zleşmesinin mukadder olduğunu belirtmeye gerek dahi yoktur.</p> <p>Bu d&uuml;ş&uuml;nceler ve Esad&#39;ın insanlığa karşı işlediği su&ccedil;lardan yargılandığı g&uuml;n&uuml; g&ouml;rme temennisiyle s&ouml;zlerime son veriyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.&rdquo;</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.