2 Temmuz 2026, Perşembe 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
SİYASET

Konya Milletvekili Sayın Konur Alp KOÇAK’ın Milli Savunma Bakanlığı Bütçesi Konuşması

Konya Milletvekili Sayın Konur Alp KOÇAK’ın Milli Savunma Bakanlığı’nın 2025 Yılı Bütçesi Üzerine MHP Grubu Adına TBMM Genel Kurulunda Yapmış Oldukları Konuşma

15.12.2024 10:34 1091 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
Konya Milletvekili Sayın Konur Alp KOÇAK’ın Milli Savunma Bakanlığı Bütçesi Konuşması
<p>Mill&icirc; Savunma Bakanlığının 2025 yılı b&uuml;t&ccedil;esi hakkındaki g&ouml;r&uuml;ş ve kanaatlerimizi paylaşmak &uuml;zere Milliyet&ccedil;i Hareket Partisi grubu adına s&ouml;z aldım. Gazi Meclisi ve aziz T&uuml;rk milletini saygıyla selamlıyorum.</p> <p>Mill&icirc; Savunma Bakanlığının 2025 yılı b&uuml;t&ccedil;esinin 624 milyar lira olarak &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş olmasını yerinde bulduğumuzu ve yapılacak oylamada kabul oyu kullanacağımızı şimdiden belirtmek istiyorum.</p> <p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin d&uuml;nya g&uuml;ndeminde ilk sıralarda yer alan Ukrayna ve Suriye gibi &ccedil;atışma b&ouml;lgelerinin ortasında kaldığı ve ter&ouml;r tehdidinin hen&uuml;z b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle sona ermediği, dolayısıyla da milli savunma ve g&uuml;venliğimizin temini i&ccedil;in T&uuml;rk Silahlı Kuvvetlerinin her an teyakkuz halinde olmasının bir mecburiyet olduğu a&ccedil;ıktır.</p> <p>PKK ve DAEŞ gibi ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;tlerinin ve İsrail&rsquo;in saldırganlığı sebebiyle insanlığa karşı su&ccedil;ların her t&uuml;rl&uuml;s&uuml;n&uuml;n işlenmekte olduğu Ortadoğu, T&uuml;rkiye&rsquo;nin sırtını d&ouml;nebileceği bir b&ouml;lge değildir. Tarih, coğrafya ve insan&icirc; bağlar, T&uuml;rkiye&rsquo;yi b&ouml;lgede etkin ve proaktif olmaya zorlamakta, bizlere başka bir se&ccedil;enek bırakmamaktadır.&nbsp;&nbsp;</p> <p>Son haftalarda Suriye&rsquo;de &ouml;ng&ouml;r&uuml;lemeyecek hızda ve kapsamda bir değişim yaşanmıştır. Esad&rsquo;ın zalim rejimine başkaldıran muhalifler, başlattıkları operasyonun 12&rsquo;nci g&uuml;n&uuml;nde başkent Şam&rsquo;ı kontrol eder h&acirc;le gelmiş, y&uuml;zbinlerce insanın katlinden, milyonlarcasının zorunlu g&ouml;&ccedil;&uuml;nden ve sayısız insanlığa karşı su&ccedil;tan sorumlu olan Beşar Esad, ardında b&uuml;y&uuml;k bir yıkım ve tarifsiz acılar bırakarak &uuml;lkesinden ka&ccedil;mak zorunda kalmıştır.</p> <p>60 yıllık Baas rejimi yıkılmış, Suriye i&ccedil;in tarih&icirc; bir d&ouml;n&uuml;m noktasına gelinmiştir. Esad rejimine karşı kitlesel protestoların başladığı 2011&rsquo;den bu yana ilk kez Suriye&rsquo;nin Suriyeliler tarafından oluşturulacak meşru bir y&ouml;netimle idare edilmesi ihtimali ortaya &ccedil;ıkmıştır. Suriye halkının hasretle beklediği barış, huzur ve istikrar, nihayet ufukta g&ouml;r&uuml;nm&uuml;şt&uuml;r.&nbsp; Artık; t&uuml;m toplumsal kesimlerin temsil edildiği, ter&ouml;r sorununun tamamen giderildiği, insan hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerinin teminat altına alındığı, siyas&icirc; birliği ve toprak b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; tartışma konusu olmayan bir Suriye&rsquo;nin inşa edilmesinin vakti gelmiştir.</p> <p>Esad rejiminin ve ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;tlerinin zulm&uuml;nden ka&ccedil;ıp &uuml;lkemize sığınan Suriyeliler i&ccedil;in vatanlarına d&ouml;n&uuml;şlerini m&uuml;mk&uuml;n kılacak uygun şartlar da oluşmaya başlamıştır. Nitekim, Halep, Hama, Şam ve M&uuml;nbi&ccedil; gibi şehirler bir biri ardına &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne kavuştuk&ccedil;a, ge&ccedil;ici koruma altında bulunan Suriye vatandaşlarının anavatanlarına d&ouml;nmeye başladıkları g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.</p> <p>T&uuml;rkiye, bug&uuml;ne kadar b&uuml;y&uuml;k fedakarlıklar sergileyerek misafir ettiği Suriyelilerin onurlu, g&uuml;venli ve g&ouml;n&uuml;ll&uuml; bir şekilde &uuml;lkelerine d&ouml;n&uuml;ş&uuml; i&ccedil;in elinden gelen desteği bundan sonra da vermeye devam edecektir. B&ouml;lgenin huzur ve istikrara kavuşturulması i&ccedil;in sınır &ouml;tesi operasyonlar d&uuml;zenleyerek geniş bir alanı ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;tlerinden temizleyen TSK&rsquo;nın, bundan sonraki s&uuml;re&ccedil;te de Suriyelilerin g&uuml;venliğini temin etme noktasında &ouml;nemli bir rol oynayacağından ş&uuml;phe etmiyoruz.</p> <p>Suriye halkının huzurlu, g&uuml;venli ve m&uuml;reffeh geleceği i&ccedil;in a&ccedil;ılan fırsat penceresinin, ABD destekli PKK/PYD ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml;n&uuml;n ya da &uuml;lkenin g&uuml;neyinde 50 yıldır işgal altında tuttuğu b&ouml;lgeyi genişletme hevesinde olan İsrail&rsquo;in gayrimeşru eylemlerine kurban edilmemesi gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz.</p> <p>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; D&uuml;nya Savaşı s&ouml;ylentilerinin her ge&ccedil;en g&uuml;n yoğunlaştığı, &ccedil;atışma alanlarının genişlediği ve siyas&icirc; ihtilafların keskinleştiği bir d&ouml;nemde, uluslararası barış ve g&uuml;venliği temin etmekle g&ouml;revli BM G&uuml;venlik Konseyi gibi kurumlar etkisiz kalmaktadır. Bu şartlar altında k&uuml;resel seviyede savunma ve g&uuml;venlik i&ccedil;in ayrılan b&uuml;t&ccedil;elerin artıyor olması, hi&ccedil; de şaşırtıcı değildir.</p> <p>Savunma harcamalarına ilişkin &ccedil;eşitli raporlar, savunmaya ayrılan b&uuml;t&ccedil;elerin ciddi oranda y&uuml;kselmekte olduğuna işaret etmektedir. &Ouml;rneğin,&nbsp;NATO &uuml;lkelerinin toplam savunma harcaması 2015&rsquo;ten beri istisnasız her yıl artış g&ouml;stermiştir. NATO &uuml;yelerinin&nbsp;ilk kez 2019 yılında 1 trilyon dolar seviyesinin &uuml;st&uuml;ne &ccedil;ıkan savunma harcamalarının bu sene 1,5 trilyon dolara yaklaşacağı tahmin edilmektedir.&nbsp;&nbsp;</p> <p>Bu artış trendinin 2014&rsquo;te Rusya&rsquo;nın Kırım&rsquo;ı ilhak etmesiyle tetiklendiği ve 2022&rsquo;de başlayan Ukrayna savaşıyla hızlandığı bir ger&ccedil;ektir. Doğu Avrupa ve Baltık &uuml;lkelerinin savunma harcamalarında son yıllarda radikal artışların yaşanmış olması da elbette ki tesad&uuml;f değildir.</p> <p>Kırım&rsquo;ın ilhakından sonra ger&ccedil;ekleştirilen ilk NATO Zirvesinde kabul edilen &uuml;ye &uuml;lkelerin savunma harcamalarının gayrisafi yurti&ccedil;i hasılalarının y&uuml;zde 2&rsquo;sinin &uuml;zerine &ccedil;ıkarılmasına dair karar da kuşkusuz bu artış trendinde pay sahibidir. 2014&rsquo;te sadece &uuml;&ccedil; NATO &uuml;lkesi, (ABD, İngiltere ve Yunanistan) y&uuml;zde 2 sınırının &uuml;st&uuml;nde harcama yaparken 2024 sonu itibarıyla bu hedefi ge&ccedil;en &uuml;lke sayısının 20&rsquo;yi bulması &ouml;ng&ouml;r&uuml;lmektedir.</p> <p>Hal b&ouml;yleyken, T&uuml;rkiye&rsquo;nin de milli savunma ve g&uuml;venlik sekt&ouml;r&uuml;ne &ouml;nemli miktarda kaynak ayırması ka&ccedil;ınılmaz hale gelmektedir. 2025 yılı b&uuml;t&ccedil;esinde savunma harcamaları i&ccedil;in ayrılan 914 milyar lira ve i&ccedil; g&uuml;venlik i&ccedil;in tahsis edilen 695 milyar liralık &ouml;denekle birlikte savunma ve g&uuml;venlik sekt&ouml;r&uuml; i&ccedil;in toplam 1 trilyon 608 milyar lira &ouml;denek tahsis edilmesi bize g&ouml;re isabetli bir karar olmuştur.</p> <p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin savunma sanayisinde &ouml;nemli ilerleme kaydetmiş olmasının bu rakamın kısmen de olsa aşağı &ccedil;ekilmesinde pay sahibi olduğunun altı &ccedil;izilmelidir. Zira, TSK&rsquo;nın d&uuml;nyanın en g&uuml;&ccedil;l&uuml;, etkin ve caydırıcı ordularından biri haline gelmesinde rol oynayan savunma şirketlerimizin ordumuza temin ettiği &uuml;r&uuml;n &ccedil;eşidinin ve miktarının her ge&ccedil;en g&uuml;n artırıyor olması, ithalat ihtiyacını ve yurtdışına bağımlılığı &ouml;nemli derecede azaltmaktadır. Bu kapsamda, İHA/SİHA envanterimizi geliştiren BAYKAR ile SİHA&rsquo;larımızın vurucu g&uuml;c&uuml;n&uuml; teşkil eden akıllı m&uuml;himmatları &uuml;reten ROKETSAN&rsquo;ı hassaten tebrik etmek istiyorum.</p> <p>Ayrıca, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen &uuml;r&uuml;nleri daha fazla kullanır hale gelen ordumuz, bir yandan tedarik g&uuml;venliğini pekiştirmekte diğer yandan da ekonomik anlamda tasarruf sağlamaktadır. Dolayısıyla, yerli ve mill&icirc; imk&acirc;nlarla s&uuml;rd&uuml;r&uuml;len KAAN, KIZILELMA ve &Ccedil;ELİKKUBBE gibi projelerin tamamlanıp ordumuzun envanterine girmesini heyecanla bekliyoruz.</p> <p>Ordumuzun &uuml;st&uuml;n başarılarında b&uuml;y&uuml;k pay sahibi olan kahraman TSK mensuplarının ve emeklilerinin, ayrıca şehit aileleri ile gazilerimizin mali ve sosyal haklarının iyileştirilebileceği kanaatindeyiz. Bu &ccedil;er&ccedil;evede, binbaşı ve astsubaylarımızın tazminat taleplerinin, s&ouml;zleşmeli erbaş ve erler ile uzman erbaşların kadroya ge&ccedil;irilmesi beklentilerinin karşılanmasına y&ouml;nelik bazı adımlar atılabileceği d&uuml;ş&uuml;ncesindeyiz.</p> <p>Bununla birlikte, MSB&rsquo;de &ccedil;alışan sivil personelin talep ve beklentilerini ihmal etmemek gerektiğine de inanıyoruz. 657 sayılı Kanun&#39;da değişiklik yapılması suretiyle &ldquo;savunma hizmetleri sınıfının&rdquo; ihdas edilmesi, sivil personele de silah taşıma yetkisinin verilmesi ve hizmet tazminatı &ouml;demesine yeniden başlanması, lojman ve sosyal tesislerden yararlanma imk&acirc;nının genişletilmesi gibi hususlarda d&uuml;zenlemeler yapılabileceğini değerlendiriyoruz.&nbsp;</p> <p>Bunların yanı sıra, ter&ouml;rle m&uuml;cadele esnasında yaralanmış ancak maluliyet oranı y&uuml;zde 40&#39;ın altında kaldığı gerek&ccedil;esiyle gazilik unvanı alamamış kahraman TSK mensuplarının bu y&ouml;ndeki makul taleplerinin ivedilikle karşılanması gerektiğine inandığımız bir kez daha kayda ge&ccedil;irmek istiyorum.</p> <p>Bu d&uuml;ş&uuml;ncelerle, 2025 yılı b&uuml;t&ccedil;esinin &uuml;lkemiz i&ccedil;in hayırlara vesile olmasını diliyor, genel kurulu saygıyla selamlıyorum.</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.