7 Temmuz 2026, Salı 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
EKONOMİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Gelecek yıl enflasyonu konuşmayacağız!"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bugün enflasyonla mücadeleyi önceliklendirmiş durumdayız. Bir taraftan geçen yıl yaşadığımız depremin yaralarını sarıyoruz. Bir taraftan büyümemizi dengeli bir şekilde sürdürmeye çalışıyoruz. Diğer yandan dünyadaki, bölgemizdeki bu jeopolitik gerilimlerle ilgili tedbirlerimizi alıyoruz ama bir diğer yandan da enflasyonla kararlı bir mücadelenin içindeyiz." dedi.

20.12.2024 07:38 900 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Gelecek yıl enflasyonu konuşmayacağız!"
<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi Halkbank Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; Binası&#39;nda d&uuml;zenlenen T&uuml;rkmedya Finans Zirvesi&#39;nde yaptığı konuşmada, İstanbul&#39;un sadece tarihi ve k&uuml;lt&uuml;rel merkez değil, aynı zamanda &ccedil;ok &ouml;nemli bir ticaret ile ekonomi merkezi, k&uuml;resel bir şehir olduğunu belirtti.</p> <p>İstanbul Finans Merkezinin, &uuml;lkenin finans alanında, hem b&ouml;lgesinde hem d&uuml;nyada k&uuml;resel anlamda daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir akt&ouml;r haline gelme iradesinin somut bir yansıması olduğunu kaydeden Yılmaz, merkezin sadece fiziki bir mekan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini s&ouml;yledi.</p> <p>Yılmaz, k&uuml;resel olarak bakıldığında bug&uuml;n en &ouml;nemli trendin dijital ve yeşil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m olduğunu, &uuml;lke olarak ortaya koydukları kalkınma planlarında, orta vadeli programlarda da bunun altını &ccedil;izdiklerini ifade etti.</p> <p>Bir yandan istikrar programı y&uuml;r&uuml;tt&uuml;klerini, bir taraftan da kalkınma iddialarını devam ettirdiklerini dile getiren Yılmaz, bu ikisini eş zamanlı olarak y&ouml;netmeye, y&uuml;r&uuml;tmeye gayret ettiklerini bildirdi.</p> <p><br /> T&uuml;rkiye&#39;nin b&ouml;lgesinde ve k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte iddiaları olan bir &uuml;lke olduğuna işaret eden Yılmaz, şunları s&ouml;yledi:</p> <p>&quot;Bunu da yapabilmenin yolu elbette g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir ekonomiden ge&ccedil;iyor. Cumhuriyet&#39;i kuranlar, Mustafa Kemal Atat&uuml;rk başta olmak &uuml;zere kurucu kadroların da o g&uuml;nk&uuml; bakış a&ccedil;ısına geri d&ouml;nerseniz şunu g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n&uuml;z; Bağımsız bir &uuml;lke, ger&ccedil;ek anlamda bağımsız bir &uuml;lke olmanın şartı g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir ekonomik yapıyı inşa etmekten ge&ccedil;iyor. Askeri başarılar, g&uuml;venlikle ilgili başarılar &ccedil;ok &ccedil;ok &ouml;nemli tabii. Ama ekonomide başarılı değilseniz, teknoloji &uuml;retmiyorsanız, eğitim sisteminizden diğer altyapılarınıza kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir yapı inşa etmediyseniz, bug&uuml;n, bug&uuml;nk&uuml; d&uuml;nyada ayakta kalmanız m&uuml;mk&uuml;n değil. Başkalarının etkisine a&ccedil;ık hale gelirsiniz.&quot;<br /> Yılmaz, ekonomi politikalarını bu anlayışla, bir taraftan &uuml;lkeyi g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir noktaya taşıma, diğer taraftan da halkın, insanların refahını daha y&uuml;ksek noktalara taşıma perspektifiyle kararlı bir şekilde s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;klerini ve bunun i&ccedil;in kapsamlı politikalar uyguladıklarını ifade etti.</p> <p><br /> Ge&ccedil;en yıl T&uuml;rkiye ekonomisinin, d&uuml;nya y&uuml;zde 3 b&uuml;y&uuml;rken, y&uuml;zde 5,1 b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; anımsatan Yılmaz, bu yılın 9 ayında uyguladıkları sıkılaştırıcı politikalara rağmen ekonominin y&uuml;zde 3,2 b&uuml;y&uuml;me kaydettiğini ve b&uuml;y&uuml;menin dengeli yapıda devam ettiğini s&ouml;yledi.</p> <p>Yılmaz, d&uuml;nyadaki talep koşulları olumsuz olduğu halde, &ouml;zellikle en temel pazar olan Avrupa ve Avrupa Birliği&#39;nde ciddi anlamda ekonomik sorunlar yaşandığı halde, b&uuml;y&uuml;menin neredeyse sıfırlar civarında olduğu bir d&ouml;nemde ihracatı artırmayı başardıklarını, cari a&ccedil;ığı d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;klerini, dış talebin b&uuml;y&uuml;meye katkısını artırdıklarını ve gelecek sene biraz daha olumlu bir perspektifleri olduğunu kaydetti.</p> <p>B&uuml;y&uuml;meyi dengeli bir yapıda s&uuml;rd&uuml;rme iradesini devam ettireceklerini belirten Yılmaz, bu &ccedil;er&ccedil;evede de mal veya hizmet ihracatı odaklı bir anlayışla T&uuml;rkiye ekonomisini b&uuml;y&uuml;tmeye, geliştirmeye devam edeceklerini dile getirdi.</p> <p>&quot;YIL SONU TAHMİNİMİZ 15 BİN DOLARIN &Uuml;ST&Uuml;NDE BİR KİŞİ BAŞINA ULAŞMAK!&quot;<br /> Cevdet Yılmaz, milli gelirin ge&ccedil;en yıl ilk defa 1 trilyon dolar seviyesini ge&ccedil;tiğini belirterek, &quot;1,1 trilyonu da ge&ccedil;ti aslında. Bu yıl beklediğimiz 1,3 trilyon dolar seviyesini aşması ve Orta Vadeli Programı&#39;mızdaki hedefimiz 2027 yılında 1,8 trilyon dolarlık bir b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğe ulaşmak. Ge&ccedil;en yıl kişi başına gelirimiz 13 bin 243 dolar olarak ger&ccedil;ekleşti. Bu yılki yıl sonu tahminimiz 15 bin doların &uuml;st&uuml;nde bir kişi başına gelire ulaşmak. 2027&#39;lere, 2028&#39;lere geldiğimizde ise 20 bin dolarlık bir kişi başı gelire ulaşmayı hedefliyoruz. Bu y&ouml;nde politikalarımızı s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yoruz&quot; ifadelerini kullandı.</p> <p>Para politikalarında sıkılaştırıcı politikaların uygulandığı, d&uuml;nyada, b&ouml;lgede bir&ccedil;ok jeopolitik olumsuzlukların yaşandığı bir ortamda T&uuml;rkiye&#39;nin istihdam &uuml;retmeye devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, iş g&uuml;c&uuml; piyasalarının son derece olumlu olduğunu, 2024 yılı Ekim ayı itibarıyla toplam istihdamın 33 milyonu aştığını s&ouml;yledi.</p> <p>Yılmaz, işsizliğin epey s&uuml;redir tek haneli rakamlarda devam ettiğini ve y&uuml;zde 8,8 civarında olduğunu belirterek, Orta Vadeli Program&#39;da &ouml;ng&ouml;rd&uuml;kleri rakamların altında bir işsizlikle devam ettiklerini dile getirdi.</p> <p><br /> Ge&ccedil;en yıldan bu yana ekonominin 1 milyonu aşkın bir istihdam oluşturduğunu kaydeden Yılmaz, bunun &ccedil;ok sevindirici olduğunu belirtti.</p> <p>Yılmaz, istihdam dostu bir b&uuml;y&uuml;meyi s&uuml;rd&uuml;rmenin temel politikalarının arasında olduğunu ifade etti.</p> <p>&quot;ENFLASYONU D&Uuml;Ş&Uuml;RMEYİ TEMEL &Ouml;NCELİK HALİNE GETİRMİŞ DURUMDAYIZ!&quot;<br /> Yılmaz, en &ouml;nemli meselelerinin enflasyon olduğunu vurgulayarak, s&ouml;yle devam etti:</p> <p>&quot;Hep şunu s&ouml;yl&uuml;yoruz h&uuml;k&uuml;met olarak, &#39;Vatandaşımızın &ouml;nceliği neyse, bizim &ouml;nceliğimiz de odur. Vatandaşımız hangi konudan şikayet ediyorsa, sorun var diyorsa bizim i&ccedil;in de temel sorun odur.&#39; Dolayısıyla bug&uuml;n enflasyonla m&uuml;cadeleyi &ouml;nceliklendirmiş durumdayız. Bir taraftan ge&ccedil;en yıl yaşadığımız depremin yaralarını sarıyoruz. Bir taraftan b&uuml;y&uuml;memizi dengeli bir şekilde s&uuml;rd&uuml;rmeye &ccedil;alışıyoruz. Diğer yandan d&uuml;nyadaki, b&ouml;lgemizdeki bu jeopolitik gerilimlerle ilgili tedbirlerimizi alıyoruz ama bir diğer yandan da enflasyonla kararlı bir m&uuml;cadelenin i&ccedil;indeyiz. Ge&ccedil;en yıl ortaya koyduğumuz planımız, programımızla yolumuza devam ediyoruz ve belli aralıklarla tabii ki bu programları g&uuml;ncelliyoruz. Bu da gayet doğal. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, ekonomi dinamik bir alan. Gelişen şartlara g&ouml;re, ihtiya&ccedil;lara g&ouml;re ana istikametinizi bozmadan mutlaka bu g&uuml;ncellemeleri yapmanız gerekiyor. Biz de şu anda enflasyonu d&uuml;ş&uuml;rmeyi temel &ouml;ncelik haline getirmiş durumdayız. Orta Vadeli Programımızın &ouml;z&uuml;n&uuml; de aslında bu oluşturuyor.&quot;<br /> Bug&uuml;n gelinen noktada, ge&ccedil;en yılki oranlarla karşılaştırıldığında cari a&ccedil;ıkta dramatik bir d&uuml;ş&uuml;ş olduğunu g&ouml;rd&uuml;klerini dile getiren Yılmaz, s&ouml;zlerini ş&ouml;yle s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;:</p> <p>&quot;Ge&ccedil;en yılın ortalarında y&uuml;zde 5,5&#39;lere gelmişti cari a&ccedil;ığımız, 60 milyar dolarlara yaklaşmıştı. Bug&uuml;n geldiğimiz noktada y&uuml;zde 1&#39;in altında bir cari a&ccedil;ıktan bahsediyoruz. Yani cari a&ccedil;ığın milli gelire oranı olarak baktığınızda y&uuml;zde 1&#39;im altına gelmiş durumdayız. Yıl sonu itibariyle de b&uuml;y&uuml;k bir ihtimalle y&uuml;zde 1&#39;in altında veya y&uuml;zde 1&#39;ler civarında bir cari a&ccedil;ıkla bu yılı kapatacağız. Bu &ccedil;ok &ouml;nemli. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, T&uuml;rkiye&#39;nin dış bor&ccedil;lanma ihtiyacını, d&ouml;viz ihtiyacını aşağıya &ccedil;ekmiş oluyorsunuz. Bir yandan bunu yaparken diğer yandan da risk unsurlarını d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z i&ccedil;in bor&ccedil;lanmanın maliyetini de d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;ş oluyoruz. Hem bor&ccedil;lanma ihtiyacını, miktarını d&uuml;ş&uuml;r&uuml;yoruz, hem de bor&ccedil;lanmanın maliyetini d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;ş oluyoruz kamu i&ccedil;inde, &ouml;zel sekt&ouml;r i&ccedil;in de.&quot;<br /> Yılmaz, haziran ayından bug&uuml;ne enflasyon oranında 28 puanlık bir d&uuml;ş&uuml;ş olduğunu, bu eğilimin gelecek d&ouml;nemde de devam etmesini beklediklerini, gelecek yıl bu vakitlere gelindiğinde enflasyondan bug&uuml;nk&uuml; kadar bahsedilmeyeceğini, &ccedil;ok daha d&uuml;ş&uuml;k seviyelere gelmiş olacağını ve 2026 ile sonrası i&ccedil;in tek haneli rakamları hedeflediklerini dile getirdi.</p> <p>&Ouml;zellikle AK Parti h&uuml;k&uuml;metlerinin y&ouml;nettiği son 20 yıla bakıldığında, enflasyonun &ccedil;ok ciddi anlamda, tarihi ortalamaların altına geldiğini, b&uuml;y&uuml;menin artığını ve sosyal refahın y&uuml;kseldiğini g&ouml;rd&uuml;klerini belirten Yılmaz, &quot;Son 20 k&uuml;sur yıla baktığınızda d&uuml;nyanın ortalama b&uuml;y&uuml;mesi y&uuml;zde 3,6 olmuş. &Uuml;lkemizin yıllık ortalama ekonomik b&uuml;y&uuml;mesi 5,4 olmuş. D&uuml;nyanın olduk&ccedil;a &uuml;st&uuml;nde bir performans g&ouml;stermişiz. Siyasi istikrar olmasa, g&uuml;&ccedil;l&uuml; politikalar olmasa, bu da fiyat istikrarına yansımasa T&uuml;rkiye b&uuml;y&uuml;medeki bu performansını g&ouml;steremezdi. Dolayısıyla siyasi istikrar, makro ekonomik istikrarla birleştiği zaman s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir b&uuml;y&uuml;me oluşturuyor ve bu da sosyal refahı artırmış oluyor. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde de aynı anlayışla devam edeceğiz&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p> <p>&quot;YEŞİL D&Ouml;N&Uuml;Ş&Uuml;M&Uuml; &Ccedil;OK KIYMETLİ G&Ouml;R&Uuml;YORUZ!&quot;<br /> Cevdet Yılmaz, 2024 yılı Ekim ayı itibarıyla bankacılık sisteminin aktif b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n 31 trilyon lira seviyesine ulaştığını, sekt&ouml;r&uuml;n g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir yapısı olduğunu belirtti.</p> <p>Katılım bankacılığında da &ouml;nemli gelişmeler sergilendiğini dile getiren Yılmaz, katılım bankacılığı oranının 2013 yılında y&uuml;zde 5 seviyesindeyken, bug&uuml;n gelinen noktada y&uuml;zde 8 seviyelerini aştığını s&ouml;yledi.</p> <p>Yılmaz, kamuda, reel ekonomide, finansta olsun &ouml;nlerindeki 5-10 yılı şekillendirecek en &ouml;nemli gelişmelerden birinin yapay zeka olduğuna işaret ederek, h&uuml;k&uuml;met olarak yapay zekayla ilgili eylem planlarını hazırladıklarını ve &ccedil;ok &ccedil;eşitli faaliyetler y&uuml;r&uuml;tt&uuml;klerini, &uuml;retken yapay zekanın altını &ccedil;izdiklerini kaydetti.</p> <p>&Ouml;nlerindeki d&ouml;nemde yeşil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m konusunun da &ouml;nemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, yeşil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n firmaların daha verimli, daha rekabet&ccedil;i hale gelmesi, &uuml;lkenin cari a&ccedil;ığının d&uuml;ş&uuml;r&uuml;l&uuml;p daha istikrarlı bir şekilde yoluna devam etmesi bakımında da makro politikalarıyla tutarlı olduğunu ifade etti.</p> <p>Yılmaz, bunun da &ouml;tesinde yeşil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m konusunda &ccedil;evreyi koruma, kendilerine emanet olan varlıkları gelecek nesillere aktarma sorumlulukları olduğunu belirterek, &quot;Dolayısıyla yeşil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; &ccedil;ok kıymetli g&ouml;r&uuml;yoruz. D&uuml;nyadaki finansal sistemin de buna g&ouml;re d&ouml;n&uuml;şmeye başladığını g&ouml;zlemliyoruz. Yeşil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir kalkınmaya daha fazla ve daha d&uuml;ş&uuml;k maliyetle erişim m&uuml;mk&uuml;n. Bunun i&ccedil;in finans sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;z&uuml;n mutlaka hazırlıklar yapmasında fayda var. Biz de kamu olarak İklim Kanunu&#39;nu olgunlaştırmış durumdayız. Meclis&#39;imizin uygun bir takviminde g&uuml;ndemine gelecektir&quot; dedi.</p> <p>&quot;BİZİM 3. &Uuml;LKELRE KARŞI SINIRDA KARBON D&Uuml;ZENLEMEMİZİ HAZIRLAMAMIZ GEREKİYOR!&quot;<br /> Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İklim Kanunu&#39;yla birlikte yeni bir emisyon ticaret sistemi kurduklarını belirterek, şunları kaydetti:</p> <p>&quot;AB&#39;nin sınırda karbon d&uuml;zenlemesi engelini de bir anlamda b&ouml;ylece aşmış olacağız. Biz d&uuml;zenleme yapmasak AB&#39;nin bizim ihracat&ccedil;ılarımızdan alacağı vergileri biz almış olacağız bu d&uuml;zenlemelerle. O elde ettiğimiz kaynağı da sanayimizin yeşil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;ne destek olarak geri vereceğiz. B&ouml;ylece sanayimizin daha g&uuml;&ccedil;l&uuml;, daha rekabet&ccedil;i ve daha yeşil bir &uuml;retim yapmasına da katkıda bulunacağız. Ben arkadaşlarımıza hep şunu s&ouml;yl&uuml;yorum. Bir taraftan da bizim &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; &uuml;lkelere karşı sınırda karbon d&uuml;zenlememizi hazırlamamız gerekiyor. D&uuml;nya artık bu y&ouml;ne doğru gidiyor. Bir taraftan da bizim ticaret politikalarımızın bir par&ccedil;ası haline bunu getirmemiz gerekiyor. Yapacağımız bu. İklim Kanunu&#39;yla emisyon ticaret sistemi kuracağız. Muhtemelen İstanbul Ticaret Merkezi aynı zamanda enerjide uluslararası bir ticaret d&ouml;n&uuml;şecek zamanla. Bunu da hedefliyoruz. Dolayısıyla hassas sekt&ouml;rlerimizin, karbon &uuml;reten sekt&ouml;rlerimizin ge&ccedil;iş s&uuml;recini de kolaylaştırmış olacağız.&quot;</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.