11 Temmuz 2026, Cumartesi 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
SİYASET

CHP 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı

SEYDİŞEHİR CUMHURİYET HALK PARTİSİ KADIN KOLLARI BAŞKANI ŞERİFE ÇOBANOĞLU’NUN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ’NE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

08.03.2023 15:42 2536 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
CHP 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
<p>08.03.2023 Bug&uuml;n Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; 81 ilde, 973 il&ccedil;ede eş zamanlı basın a&ccedil;ıklaması yapıyor ve d&uuml;nyanın b&uuml;t&uuml;n kadınlarıyla birlikte dayanışma i&ccedil;inde eşitsizliğe meydan okuyoruz! Değerli Basın Emek&ccedil;ileri, Her kadın emek&ccedil;idir. Hatırlayalım: takvimler 8 Mart 1857&rsquo;yi g&ouml;sterdiğinde New York&rsquo;ta 40 bin dokuma iş&ccedil;isi kadın eşit işe eşit &uuml;cret ve insanca &ccedil;alışma koşulları talebiyle grev başlattı. İşverenin iş&ccedil;ileri fabrikaya kilitlemesinin ardından &ccedil;ıkan yangında, 129 kız kardeşimiz hayatını kaybetti. Bu &ouml;l&uuml;mler bir son değil, başlangı&ccedil; oldu. Kadınların haklı direnişi tarihe ge&ccedil;ti&hellip; Bu m&uuml;cadele asla unutulmadı. 1910 yılında, 8 Mart tarihi, yangında yaşamını yitiren iş&ccedil;i kadınların anısına, &ldquo;D&uuml;nya Emek&ccedil;i Kadınlar G&uuml;n&uuml;&rdquo; olarak ilan edildi. Bug&uuml;n, insan onuruna yakışır bir yaşam m&uuml;cadelesi verirken yitirdiğimiz bu kız kardeşlerimizi anma g&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Bu sene 8 Mart&rsquo;ta i&ccedil;imizde hem bir burukluk hem de b&uuml;y&uuml;k bir umut var. &Uuml;zg&uuml;n&uuml;z &ccedil;&uuml;nk&uuml; &ldquo;sesimi duyan var mı?&rdquo; diye seslenirken enkaz altında yaşamını kaybeden canların y&uuml;reğimizde acısı var. Umutluyuz &ccedil;&uuml;nk&uuml; beceriksiz ve liyakatsiz kadrolar tarafından y&ouml;netilen &uuml;lkemizin kaderini değiştirecek olan &ouml;rg&uuml;tl&uuml; g&uuml;c&uuml;m&uuml;z ve kararlılığımız var. G&uuml;c&uuml;m&uuml;ze g&uuml;&ccedil; katan Millet İttifakımız var. Yol arkadaşı olmaktan onur duyduğumuz Genel Başkanımız ve 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılı&ccedil;daroğlu var. Değerli Basın Mensupları, &Uuml;zerinden bir ay ge&ccedil;en bu deprem hi&ccedil; kuşkusuz ki herkesi, ama en &ccedil;ok da kadınları, &ccedil;ocukları, engellileri ve yaşlıları etkiledi. İktidarın eşitsizliği besleyen zihniyeti nedeniyle, bakım y&uuml;k&uuml; afet b&ouml;lgesinde de kadının sırtında. Derin bir acı yaşayan kadınlar, y&uuml;reğine taş basıp yemek yapmak, ailedeki &ccedil;ocuğa, yaşlıya, engelliye bakmak, &ccedil;adıra su taşımak, &ccedil;amaşır yıkamak gibi işleri de &uuml;stlendi. Halen barınma, tuvalet ve banyo sorunu &ccedil;&ouml;z&uuml;lmemiş olan insanlar var. Bu koşulsuzluklar en &ccedil;ok da kadınları zorluyor. Evsiz kalan y&uuml;z binlerce yurttaşımız sırtlarına b&uuml;t&uuml;n bu zorlukları y&uuml;klenerek farklı illere g&ouml;&ccedil; etti. &Ccedil;ocuklar en temel ihtiya&ccedil;ları olan eğitimden mahrum kaldı. Değerli Basın Mensupları, &Uuml;lkemizde her &uuml;&ccedil; kadından sadece biri kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alıyor. Tablo bu kadar &uuml;rk&uuml;t&uuml;c&uuml; iken, yaşanan deprem binlerce kadını işsizlik kıskacına hapsetti. Depremde kadınlar, kanından, canından, malından olduğu yetmezmiş gibi, bir de işsiz kaldı. Geleceksiz kaldı. Gaziantep&rsquo;te gen&ccedil; bir kadın, &ldquo;Depremin ilk &uuml;&ccedil; g&uuml;n&uuml; kimse gelmedi. Ellerimle annemi enkazın altından &ccedil;ıkarmaya &ccedil;alıştım. G&uuml;nler sonra annemin cansız bedeni &ccedil;ıkarıldı. &Ouml;yle bir hale getirdiler ki bizi, annemin cansız bedenine tek par&ccedil;a halinde ulaştığımız i&ccedil;in seviniyoruz. Bize dilenci muamelesi yapılıyor. Yapılmasın. 6 Şubat &ouml;ncesinde bizim de her şeyimiz vardı. Evimiz vardı, işimiz vardı, sevdiklerimiz hayattaydı&hellip; Bir gecede her şeyimizi yitirdik&rdquo; diyerek yaşananlara isyan etti. Adıyaman&rsquo;da iki haftanın sonunda zar zor &ccedil;adıra erişebilen bir kız kardeşimiz ise yaşadıklarını ş&ouml;yle anlattı: M&uuml;lteci kampında bile koşullar daha iyidir. Depremin 15. g&uuml;n&uuml;nde &ccedil;adırımız oldu diye sevindik! &Ccedil;adırda iki aile kalıyoruz. Beş &ccedil;ocuk var, yarı a&ccedil; yarı tok yatıyoruz. Yatıyoruz dediğime bakmayın, yatağın altında ısıyı tutacak bir korunağımız yok. Ne bulduysak yere serdik, &uuml;zerine de yatak koyduk. Sadece iki tane yatağımız var. Resmen sırayla uyuyoruz. Havalar &ccedil;ok soğuk. &Uuml;ş&uuml;yoruz&hellip; &Ccedil;ocuklarımız hastalandı. V&uuml;cut diren&ccedil;leri d&uuml;şt&uuml;. Kahvaltı tanımımız değişti. Kahvaltıda &ccedil;orba, akşam bulgur pilavı ve nohut yiyoruz. Koskoca g&uuml;nde sadece iki &ouml;ğ&uuml;n yemek var. Buna da seviniyoruz &ccedil;&uuml;nk&uuml; diğer &ccedil;adırlarda kalan akrabalarımızın bunu da bulamadığını biliyoruz. Meyve sebze l&uuml;ks oldu. Deprem g&uuml;n&uuml; sokağa ayağım &ccedil;ıplak fırlamışım, &ccedil;ocuğuma zar zor bir ayakkabı bulduk. Oğlumun terliğini ben giyiyorum. Yardım tırları geldi haberlerini g&ouml;r&uuml;yoruz. Bize ulaşmadı. İ&ccedil;me suyunu sayıyla veriyorlar. G&uuml;n i&ccedil;inde ekmek i&ccedil;in, su i&ccedil;in, bir tabak &ccedil;orba i&ccedil;in s&uuml;rekli kuyruktayız. Canımıza tak etti! Yaşananlar &ouml;ylesine ağır ki...Bu nedenle &ccedil;ok &ouml;fkeliyiz. Ağzını her a&ccedil;tığında &ldquo;&uuml;&ccedil; &ccedil;ocuk, beş &ccedil;ocuk&rdquo; diye dayatanlar, bu s&uuml;re&ccedil;te hamile kadınlar i&ccedil;in ne yaptı? Birleşmiş Milletler N&uuml;fus Fonu&rsquo;nun verilerine g&ouml;re, deprem b&ouml;lgelerinde 226 bin hamile kadın bulunuyor. Bu kadınların gebe takibi bir yana resmen unutuldular, yok sayıldılar. Hamile kadınlar, stres nedeniyle d&uuml;ş&uuml;k tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldı. Beslenemeyen lohusa kadınlar s&uuml;tten kesildi. K&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bebekler karda kışta sokakta kaldı. İktidar ne yaptı? Koskocaman bir hi&ccedil;! Değerli Basın Mensupları, Depremde AFAD afetin ta kendisi oldu. &Ccedil;adır dağıtması gereken Kızılay, parayla &ccedil;adır sattı. Kayıp &ccedil;ocukların peşine d&uuml;şmesi gereken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, hesap soruyoruz diye bizim peşimize d&uuml;şt&uuml;. Ne yaparlarsa yapsınlar, bizi susturamayacaklar! Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: deprem sonrası a&ccedil;ığa &ccedil;ıkan refakatsiz ve kayıp &ccedil;ocuklarımızın peşini asla bırakmadık, bırakmayacağız. Koltuk sevdasına d&uuml;şenler, bu s&uuml;re&ccedil;te halkın yanında olmadı. İnsanlar, a&ccedil;lığa, sefalete ve yoksulluğa mahk&ucirc;m edildi. En kritik saatlerde, enkaz altından gelen yardım &ccedil;ığlıkları karşılıksız bırakıldı. Biz bu yaşananlara g&ouml;z yummadık, yummayacağız. Depremin ilk g&uuml;n&uuml;nden bu yana Genel Başkanımız ve 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılı&ccedil;daroğlu &ouml;nderliğinde, b&uuml;t&uuml;n parti y&ouml;neticilerimizle, belediyelerimizle, &ouml;rg&uuml;tl&uuml; g&uuml;c&uuml;m&uuml;zle deprem b&ouml;lgesindeyiz. Depremzedelere b&uuml;t&uuml;n g&uuml;c&uuml;m&uuml;zle destek oluyoruz. Bu s&uuml;re&ccedil;te, betona insan hayatından daha &ccedil;ok değer veren zihniyetin, fay hattı &uuml;zerine sil baştan kentler kurmaya &ccedil;alıştığı g&ouml;r&uuml;yoruz. Bizler, yeniden &ouml;l&uuml;me davetiye &ccedil;ıkaranların rant hırsına halkımızı kurban etmeyeceğiz. Yaşattıkları acılar yanlarına kar kalmayacak. G&ouml;zyaşımızı kurutanlardan hukuk &ouml;n&uuml;nde hesap soracağız. Eşitsizliğe başkaldırıyoruz. Depremin ilk g&uuml;n&uuml;nden bu yana dayanışmayı y&uuml;kseltiyoruz. &Uuml;lkemizi yeniden ayağa kaldıracak politikalarımızı hayata ge&ccedil;iriyoruz. Kadınlar ve &ccedil;ocuklar i&ccedil;in bir seferberlik başlattık. Bug&uuml;n size bunun da detaylarını aktaracağız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak afet b&ouml;lgelerindeki depremzede kadın ve &ccedil;ocuklar i&ccedil;in Kadın Danışma Merkezleri kurduk. Bug&uuml;n bu merkezleri depremden etkilenen illerimizde halkımızın hizmetine a&ccedil;ıyoruz. YaşamHak Kadın Danışma Merkezlerimizde kadın kolları &uuml;yelerimiz g&ouml;rev alacak. Burada psikolojik destekten hukuki danışmanlığa, kadınlara &ouml;zel ihtiya&ccedil; malzemelerinin temininden sağlık hizmetlerine her t&uuml;rl&uuml; desteğin verilmesini sağlayacağız. Kadın Danışma Merkezlerimizde kadına y&ouml;nelik şiddete ve &ccedil;ocuk istismarına karşı da bilin&ccedil;lendirme &ccedil;alışması y&uuml;r&uuml;teceğiz. Genel Merkezimiz b&uuml;nyesinde 7/24 hizmet sunan 444 82 85 hattımızı arayan kadınlara tek tek &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;reteceğiz. Değerli Basın Mensupları, Depremin yaralarını birlikte saracağız. Yaşanan bu enkazın altında kalan iktidarı, tarihin tozlu raflarına kaldıracağız. Cumhuriyetimiz, 100. yılında yeniden kimsesizlerin kimsesi olacak. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zde bir se&ccedil;im var. Millet İttifakı olarak, &uuml;lkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n laik, &ccedil;ağdaş ve demokratik T&uuml;rkiye anlayışını bu topraklarda yeniden h&acirc;kim kılacağız. Bu se&ccedil;im biz kadınlar i&ccedil;in &ouml;l&uuml;mle yaşam arasındaki ince &ccedil;izgidir. Yaşamımız ya pamuk ipliğine bağlı ya da g&uuml;venli olacak. Ya kadını eşya gibi g&ouml;ren zihniyete teslim olacağız ya da eşit yurttaş olarak insan onuruna yakışır şekilde yaşayacağız. Ya emeğimiz gasp edilecek ya da emeğimizin karşılığını aldığımız g&uuml;venceli işlerde, g&uuml;ven i&ccedil;inde &ccedil;alışacağız. Ya afetler karşısında &ccedil;aresiz kalacağız ya da bilimin ışığında tedbirler alacağız. Ya &ccedil;ocuklarımızı geleceksizliğe mahk&ucirc;m edileceğiz ya da &ccedil;ocuklarımıza aydınlık yarınlar inşa edeceğiz. Buradan &uuml;lkemizin b&uuml;t&uuml;n kadınlarına &ccedil;ağrı yapıyoruz: Ayağa kalkın! Gelin! Halil İbrahim sofrasına birlikte oturalım. Bizim yolumuz da yapacaklarımız da belli. Hi&ccedil;bir &ccedil;ocuğun yatağa a&ccedil; girmediği, hakkın, hukukun ve adaletin sağlandığı, hepimizin eşit, hepimizin tok, hepimizin g&uuml;vende, hepimizin &ouml;zg&uuml;r olduğu bir d&uuml;zen kurmak i&ccedil;in geliyoruz.&nbsp;</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.