6 Temmuz 2026, Pazartesi 💵 💶 🥇
SON DAKİKA

Beyşehir Fasıllarda bulunan dünyanın en büyük anıtı ayağa kalkacağı günü bekliyor

Konya'nın Beyşehir ilçesi Fasıllar Mahallesi'nde yer alan 3 bin 500 yıllık Kurt Beşiği anıtı yerli ve yabancı çok sayıda turistin ilgisini çekiyor. Hitit döneminden kalan dünyanın en büyük anıtı olduğu söylenen anıtın kaldırılıp korunması talep ediliyor.

13.08.2023 17:50 5969 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
Beyşehir Fasıllarda  bulunan dünyanın en büyük anıtı ayağa kalkacağı günü bekliyor
<p>K&uuml;lt&uuml;r varlıklarının korunması hakkında &ccedil;alışmalarıyla bilinen Sel&ccedil;uk &Uuml;niversitesi (S&Uuml;) Edebiyat Fak&uuml;ltesi Tarih B&ouml;l&uuml;m&uuml; &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. H&uuml;seyin Muşmal, Beyşehir&#39;in Anadolu&#39;nun &ouml;nemli yerleşim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, Hitit İmparatorluğunun h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; d&ouml;nemde b&ouml;lgede yapılan iki &ouml;nemli anıttan birinin Fasıllar&#39;da yer alan Kurt Beşiği Anıtı olduğunu s&ouml;yledi.</p> <p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Fasıllar Mahallesi&#39;nde yerleşim merkezinin hemen yanı başında yer alan bir vadi yamacında yerde yatar vaziyette bulunan kaya anıtının &ccedil;ok &ouml;nemli bir k&uuml;lt&uuml;rel miras olduğunun altını &ccedil;izen Prof. Dr. Muşmal, anıtın bulunduğu mevkide ayağa kaldırılmasını istediklerini kaydetti.</p> <p>&ldquo;72 TON AĞIRLIĞINDA OLDUĞU TAHMİN EDİLİYOR&rdquo;<br /> G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde yerde yatar vaziyette bulunan anıtın b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle tamamlanmış halde olmadığının d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; aktaran Prof. Dr. Muşmal, &ouml;zellikle alanın uzmanları Eski&ccedil;ağ ve Hitit tarih&ccedil;ilerinin d&ouml;nemle ilgili &ccedil;alışmalarından bunu anlayabildiklerini belirterek, &ldquo;D&ouml;nemle ilgili &ccedil;alışmalardan ve bug&uuml;nk&uuml; vaziyetinden anıtın ayağa dikilmek amacıyla yapıldığı anlaşılıyor.</p> <p>Anıtın hemen yanında bir taş ocağı var. Yani anıt d&ouml;neme ait diğer anıtlardan farklı olarak yekpare bir bazalt taşından, kayadan oyulmak suretiyle meydana getirilmiş.</p> <p><br /> Ortalama 2,5 metre genişlik ve yaklaşık 8,30 metre y&uuml;ksekliğe sahip olduğu &ouml;l&ccedil;&uuml;mlerde ortaya &ccedil;ıkıyor. Kaidesiyle birlikte d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde olduk&ccedil;a b&uuml;y&uuml;k bir anıt olduğu g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu y&ouml;n&uuml;yle de hesaba g&ouml;re 72 ton ağırlığında olduğu tahmin ediliyor.</p> <p>Anıtın &uuml;zerinde 20 metrekarelik bir alan &uuml;zerinde bir kompozisyon oluşturulmuş. Yani 8,5 metre y&uuml;ksekliğinde 72 ton ağırlığındaki devasa anıt bug&uuml;n yerde uzanmış vaziyette yatıyor. 3 bin 500 yıldır orada &ouml;ylece yatıyor&rdquo; ifadelerine yer verdi.</p> <p><img alt="" src="http://www.seydisehirhaber.com/resimler/images/105753.jpg" style="height:320px; width:640px" /></p> <p>Dev kaya anıtının Anadolu&rsquo;da Hititlerin hakim olduğu devirlerde M.&Ouml;. 13. y&uuml;zyılda Kadeş Anlaşmasının yapıldığı d&ouml;nemlerde dikildiğinin ifade edildiğini anlatan Prof. Dr. Muşmal, anıtın aslının yerlerde yatarken g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde yapılan kopyasının ise Anadolu Medeniyetler M&uuml;zesi&rsquo;nde ayakta sergilendiğini aktararak, &ldquo;Devletimiz kopyasını yaptırmış ve bug&uuml;n bu m&uuml;zede sergiliyor. Ancak anıtın orijinali, &ouml;zg&uuml;n hali de Beyşehir&rsquo;deki Fasıllar&#39;da yerde uzanmış vaziyette bulunuyor&rdquo; dedi.</p> <p>&quot;ANITIN AYAĞA KALDIRILMASI &Ccedil;OK &Ouml;NEMLİ&quot;<br /> D&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k kaya anıtının yerde yatar vaziyette olmasının birtakım olumsuzluklara neden olduğunu kaydeden Muşmal, &ldquo;Bu ne anlama geliyor? Bu şu anlama geliyor; evet 3 bin 500 yıldır anıt orada ama anıtı ziyaret edenler a&ccedil;ısından bir sorun var.</p> <p>Aynı zamanda anıtın etrafındaki &ccedil;evresel fakt&ouml;rler nedeniyle, iklim şartları nedeniyle, hayvanların ve insanların tahribine a&ccedil;ık olması sebebiyle anıtın durumu istediğimiz d&uuml;zeyde değil.</p> <p>Anıt &uuml;zerinde gezinen yabani ya da evcil hayvanların, koyun ve ke&ccedil;ilerin, b&uuml;y&uuml;k ve k&uuml;&ccedil;&uuml;kbaş hayvanların zaman zaman tahribine uğrayabiliyor. Bilin&ccedil;li insanlar belki anıta zarar vermiyor ama bilin&ccedil;siz insanlar anıtta bir takım zararlar ortaya koyabiliyor. Onun i&ccedil;in etrafının d&uuml;zenlenmesi ve i&ccedil;erisinde bir kaide oluşturularak anıtın ayağa kaldırılması &ccedil;ok &ouml;nemli.</p> <p>Ayrıca, orası &ouml;nemli bir k&uuml;lt&uuml;r vadisi ve sadece anıt bulunmuyor bu vadide. Burası bir a&ccedil;ık hava m&uuml;zesi gibi. Burada Hititlerin yaptığı eserlerin yanında Roma ve Bizans d&ouml;nemine ait &ccedil;eşitli eserler de bulunuyor.</p> <p>Hemen anıtın 100 metre doğusunda, karşısında Lukyanus Anıtı adı verilen bir atlı kaya kabartması var. Hemen onun arkasında ise hem Frigler hem de Hititlere ait yerleşimler ve kalelerin olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. Fasıllar&#39;dan Karahisar&#39;a kadar &ccedil;ok geniş bir alanda tarihi eserlerin bulunduğu bir alan burası.</p> <p>Buradaki kaya kabartmasının &ouml;nemi ne? Anıt gibi eşsiz olan atlı kaya kabartmasının hemen sağ b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde bir kitabesi var. D&ouml;nemin alfabesi ile yazılmış kitabede gen&ccedil; yaşta &ouml;len bir atlı anısına at yarış kurallarına yer verilmiş. Kitabeyi g&uuml;n&uuml;m&uuml;z T&uuml;rk&ccedil;esine &ccedil;eviren eski &ccedil;ağ tarih uzmanlarının yayınlarına baktığımızda g&ouml;r&uuml;yoruz ki, d&uuml;nyada belki ilk değil ama at yarışı kurallarının centilmenlik a&ccedil;ısından ele alındığı ilk &ouml;rnek. Yani tarihte centilmenliğin &ouml;ne &ccedil;ıkarıldığı at yarışı kurallarının ilk &ouml;rneği olarak karşımıza &ccedil;ıkıyor.</p> <p>Konuyu bir b&uuml;t&uuml;n olarak değerlendirdiğimizde son olarak şunu s&ouml;yleyebiliriz; T&uuml;rkiye Jokey Kul&uuml;b&uuml; veya at yarışlarıyla ilgilenen uzmanlar tarafından ge&ccedil;miş yıllarda burada birtakım değerlendirmeler ve &ccedil;alışmalar yapıldı.</p> <p>B&ouml;lgeyi Hititlerin, Roma ve Bizans eserlerinin bulunduğu bir k&uuml;lt&uuml;r vadisi olarak d&uuml;ş&uuml;nmeliyiz. Burada Eflatun pınar ile Fasıllar anıtı arasında spor faaliyetleri yapılmalı, &ouml;rneğin at yarışları tertip edilebilir, halk koşusu tertip edilebilir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her iki anıtın birbiriyle ilişkisi olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;yor.</p> <p>Anıtların bulunduğu Fasıllar ile Sadıkhacı yerleşimleri arasında bir halk koşusu, festival, at yarışları gibi etkinlikler yapılırsa T&uuml;rkiye&rsquo;de b&ouml;lgemizin ve Konya&#39;mızın turizmine &ouml;zellikle batı d&uuml;nyasının ilgisini &ccedil;ekecek d&uuml;zeyde katkı sağlayan &ouml;nemli gelişmeler kaydedilir diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz&rdquo; şeklinde konuştu.</p> <p>&quot;BU ANITLARIN BULUNDUKLARI YERLERDE MUHAFAZA EDİLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ&quot;<br /> Prof. Dr. Muşmal, k&uuml;lt&uuml;r varlıkları &uuml;zerine &ccedil;alışan bir akademisyen olarak anıtların bulundukları yerlerde muhafaza edilmesi gerektiğine inandıklarını da dile getirerek, &ldquo;Halk arasında bir s&ouml;ylenti var. Tabi bazı bilim adamları da iki anıtın buluşturulmak i&ccedil;in yapıldığı y&ouml;n&uuml;nde bazı tahminlerde bulunuyor. Hatta Fasıllar Anıtı&rsquo;nın civarında bir taş ocağı olduğu ve orada inşa edilen anıtın taşınarak Eflatunpınar Anıtı&rsquo;nın &uuml;zerine yerleştirileceği gibi bazı değerlendirmeler de yapılmış.</p> <p>Tabi burası bizim alanımız değil onu bilmiyoruz ancak biz k&uuml;lt&uuml;r varlıkları &uuml;zerine &ccedil;alışan bir akademisyen olarak bu anıtların bulundukları yerlerde muhafaza edilmesi gerektiğine inanıyoruz.</p> <p>Belki bir halk koşusu ile her sene sembolik olarak Fasıllar Anıtı ile Eflatunpınar Anıtı buluşturulabilir. Ancak anıtın yerinde muhafazası &ccedil;ok &ouml;nemli. Onun i&ccedil;in kopyası ayakta olan anıtın aslının da d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi ayağa kaldırılması gerekiyor. Tabi bunun i&ccedil;in mevcut şartların ve imk&acirc;nların iyi değerlendirilmesi lazım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; asırlardır yerde yatan bu anıt iklim şartlarından zarar g&ouml;rm&uuml;ş olabilir. Donma ve &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeler nedeniyle deforme olmuş olabilir.</p> <p>Durum m&uuml;hendislik a&ccedil;ısından iyice hesaplanarak bir kaide kurularak anıt ayağa kaldırılmalı ve yerinde muhafaza edilmelidir. Başka bir yere g&ouml;t&uuml;rmemize gerek yok. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; 72 ton ağırlığındaki anıtı bir b&ouml;lgeden bir b&ouml;lgeye taşımak da sakıncalı. B&ouml;lge insanının istediği de bu, yani anıtın yerinde muhafazası ama ayağa kaldırılması. Bu şekilde olursa b&ouml;lgeye turist akımı daha fazla olacak, gelen insanlar o b&ouml;lgenin hareketliliğini sağlayacak, b&ouml;lge daha da cazip hale gelecek, şenlenecek.</p> <p>Yolu daha d&uuml;zenli imkanları ona g&ouml;re olacak ve etrafında oluşturulacak bir g&uuml;venlik tertibatı ile bir g&ouml;revlinin oraya yerleştirilmesi hem gelenlere rehberlik yapması m&uuml;mk&uuml;n olacak hem de anıtın g&uuml;venliğini sağlayacak. B&ouml;ylece b&ouml;lgede ka&ccedil;ak kazı yapan definecilerin de &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilmiş olacak.</p> <p>Ayrıca, burada bulunan eserler yerinde muhafaza edilirse, burada bir m&uuml;ze a&ccedil;ılabilir. İlerleyen zamanlarda Kubadabad Sarayı&rsquo;ndan &ccedil;ıkarılan buluntuların ve &ccedil;ini &ouml;rneklerinin sergilenebileceği, bir Kubadabad M&uuml;zesi neden olmasın. &Ouml;zellikle Beyşehir b&ouml;lgesi tarihi s&uuml;re&ccedil;te &ccedil;ok fazla buluntunun, eski eserin yer aldığı, bir beylik mimarisinin olduğu, Hititlerin Roma ve Bizans eserlerinin bulunduğu bir b&ouml;lge olduğu i&ccedil;in burada bir taş eserler m&uuml;zesinin de bir an evvel tesis edilmesi gerektiğine inanıyoruz&rdquo; diye konuştu.</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.