26 Temmuz 2026, Pazar 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
EKONOMİ

Bakan Bilgin'den önemli açıklamalar! EYT, toplu sözleşme, asgari ücret, emekliye refah payı..

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin katıldığı Habertürk canlı yayınında soruları yanıtladı, EYT'den toplu sözleşmeye, emekliye refah payından, asgari ücret ve toplu sözleşmeden seçime önemli açıklamalarda bulundu

28.04.2023 11:11 2869 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
Bakan Bilgin'den önemli açıklamalar! EYT, toplu sözleşme, asgari ücret, emekliye refah payı..
<p>&Ccedil;alışma ve Sosyal G&uuml;venlik Bakanı Vedat Bilgin katıldığı Habert&uuml;rk televizyonu canlı yayınında EYT ile ilgili &quot;EYT&#39;de yığılma olmuyor. Onların hizmet birleştirmelerini SGK yapıyor. &#39;Beklemede&#39; denilen dosya değerlendiriliyor. Uygun zamanda ona cevap verilecek. Bu sorular en ge&ccedil; Mayıs ayı i&ccedil;inde cevabını alacak. 1 milyona doğru gidiyoruz. Toplam m&uuml;racaat 1 milyon 700 bin civarında&quot; dedi. &quot;Refah payını bu defa farklılaştırarak 7 bin 500 liranın &uuml;zerinde olanların da maaşlarını farklılaştıracak şekilde d&uuml;zenliyoruz&quot; diyen Bilgin, &quot;7 bin 500 liranın &uuml;zerinde maaş alan emeklilere, en d&uuml;ş&uuml;k emekli maaşı alanlar ile aradaki makasın kapanmaması i&ccedil;in refah payı verilecek&quot; a&ccedil;ıklamasında bulundu.</p> <p>&Ccedil;alışma ve Sosyal G&uuml;venlik Bakanı Vedat Bilgin, &ouml;zel bir televizyon kanalında katıldığı programda g&uuml;ndeme dair soruları cevapladı. Bakan Bilgin, EYT başta olmak &uuml;zere taşeron iş&ccedil;ilerle ilgili d&uuml;zenlemeye, emeklilerde oran &ccedil;alışmasından asgari &uuml;cretlere, tarımsal iş&ccedil;ilerden akademik personele kazar bir &ccedil;ok konuda &ouml;nemli a&ccedil;ıklamalarda bulundu.</p> <p>&quot;KAMUDA TOPLU S&Ouml;ZLEŞMELERİN &Ouml;ZEL SEKT&Ouml;RE DE ETKİSİ VAR&quot;</p> <p>Toplu s&ouml;zleşmeler hakkında nihai kararın yakın olduğunu belirten Bilgin, &quot;Şu anda kamuda 700 bini aşkın iş&ccedil;ilerle ilgili toplu s&ouml;zleşmemiz devam ediyor. Bir oransal artış yapacağız. Asgari &uuml;cretle olan iş&ccedil;ilerin 12 bin veya 12 bin 500&#39;e &ccedil;ekilmesi. Onların talep ettiği bir rakam var onların &uuml;zerinde. Toplu s&ouml;zleşmeleri Kamu İşveren Sendikaları yapıyor. Ben orada devletin temsilcisiyim. Bug&uuml;n veya yarın bir araya gelecekler. Biz nihai kararı sendikalarımızla oturup &ccedil;ıkartacağız. Kamuda &ccedil;alışanlarımızın alacağı &uuml;cret seviyeleri fevkalade &ouml;nemli. Kamu sekt&ouml;r&uuml; emek&ccedil;ileri &ouml;zel sekt&ouml;re de &ouml;nc&uuml;l&uuml;k ediyorlar. Kamu &ccedil;alışanları yani memurlar bundan olumsuz etkilenmiyor. Biz refah payıyla birlikte y&uuml;zde 30 kamu &ccedil;alışanlarına zam yaptık. Şimdi Temmuz&#39;da onların zamları var. Bunu yeniden refah payıyla birlikte ele alacağız. Memurların &ccedil;alışmaları başka, sosyal şartları başka. Memurların g&uuml;nl&uuml;k &uuml;cretlerine yansıyan &ccedil;eşitli kalemler var&quot; ifadelerini kullandı.</p> <p><br /> &quot;EYT İLE DEPREM B&Ouml;LGESİNDEN M&Uuml;RACAAT EDENLERE &Ouml;NCELİK VERİYORUZ&quot;</p> <p>Deprem b&ouml;lgesinde EYT&#39;lilerin maaşlarını aldığını belirten Bilgin, &quot;EYT ile deprem b&ouml;lgesinden m&uuml;racaat edenlere &ouml;ncelik veriyoruz demiştik. Onların tamamı maaşlarını almıştır. Deprem b&ouml;lgesindekiler i&ccedil;in gerekli uygulamalar yapıldı. EYT kapsamında m&uuml;racaat edenlerin yaklaşık 1 milyonu maaşlarını almaya başladı. Alamayanların da hi&ccedil;bir kaybı yok. M&uuml;racaat sırasına g&ouml;re, hak etme g&uuml;nlerine g&ouml;re; yani prim g&uuml;n sayılarını doldurma g&uuml;nlerine g&ouml;re her g&uuml;n işlem yapılıyor. Ayrıca bu işlemlerin hızlandırılması i&ccedil;in de, eskiden ayda yaklaşık 30 bin kişinin emeklilik işlemleri yapılıyordu. Biz bu rakamı 130 bine &ccedil;ıkardık. SGK personelimiz b&uuml;y&uuml;k bir hazırlık yaptı bu konuda. Aylıkları gecikenler ise endişe etmesinler &ccedil;&uuml;nk&uuml; zaten birikmiş olarak alacaklar&quot; şeklinde konuştu.</p> <p>1999 sonrasıda işe girenler i&ccedil;in bir mağduriyet olmadığını belirten Bilgin, &quot;Orada bir hak kaybı yok 8 Eyl&uuml;l 1999 tarihinde kanun &ccedil;ıkıyor ve geriye doğru işliyor. Diğerleri zaten yeni kanuna g&ouml;re girmişler işe. Onlar i&ccedil;in bir mağduriyet yok. Bilinen bir kanunla, emekliliğin tarihi ve şartları belli olan bir kanunla işe başlıyorsunuz. Burada bir mağduriyet yok. EYT&#39;lilerde ilk baktığımız nokta toplam sayı ka&ccedil; kişi ve ortalama yaş ka&ccedil;? Bizim bu reformu yaptığımız zamanda oradaki yaş ortalaması 49,9&#39;du. Yani EYT&#39;liler ortalama 50 yaşına geldiler. &Ccedil;alışanlar i&ccedil;in 50 yaş da gen&ccedil; tabii ki, inşalar 65 yaşına kadar &ccedil;alışabilir. Ama 50 yaş 30&#39;lu yaşlarda emekli olmanın emeklilik sistemine getirdiği y&uuml;k&uuml;, akt&uuml;riyel dengeyi etkiyi ortadan kaldırabilecek bir şey. EYT reformundan &ouml;nce normalde alt sınır olarak 2-3 &ccedil;alışana bir emekli d&uuml;ş&uuml;yordu. Bu sayı EYT d&uuml;zenlemesiyle 2&#39;nin altına, 1,9&#39;a d&uuml;şecek. Burada emeklilik sisteminin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilmesinde bir sorun ortaya &ccedil;ıkıyor. Bu sorun T&uuml;rkiye&#39;de istihdam yaratarak, gen&ccedil; işsizliği ve işsizlik oranlarını azaltarak aşılır&quot; diye konuştu.</p> <p>Taşeron iş&ccedil;iler sorunu meclisin a&ccedil;ılması ile &ccedil;&ouml;z&uuml;leceğini aktaran Bilgin, &quot;Her konuyu bir dosya olarak g&ouml;r&uuml;yoruz. Dosyalarımızı kapata kapata ilerliyoruz. Dosyalarımızın birisi de taşeron iş&ccedil;ilerdi. Bu konu hakkında da &ccedil;alışmamızı tamamladık ama deprem oldu, meclis &ccedil;alışmalarına ara verdi. Dolayısıyla biz en son oturuma sadece ge&ccedil;ici iş&ccedil;ileri yetiştirebildik. &Ouml;b&uuml;r dosya elimizde kaldı. Taşeron iş&ccedil;iler konusunu ben zaten bir&ccedil;ok yerde konuşmuştum. Bu konu hakkında s&ouml;z verdim. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zde duruyor. Bunu meclis a&ccedil;ılır a&ccedil;ılmaz &ccedil;&ouml;zeceğiz&quot; ifadelerini kullandı.</p> <p><br /> &quot;K&Uuml;&Ccedil;&Uuml;K İŞLETMELERDE BELLİ BİR &Ouml;L&Ccedil;EĞİN ALTINDA OLANLARIN PRİM G&Uuml;N&Uuml; SAYISINI D&Uuml;Ş&Uuml;RECEĞİZ&quot;</p> <p>K&uuml;&ccedil;&uuml;k işletmelerde prim g&uuml;nlerinin d&uuml;şeceğini s&ouml;yleyen Bilgin, &quot;Bizim tamamlayıp ama uygulamaya koyamadığımız bir &ccedil;alışmamız da; malum bu işlemler meclis tarafından y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yor. Meclis de ilk olarak depremden dolayı daha sonrasında da se&ccedil;imlerden dolayı erken &ccedil;alışmalarını durdurdu. Burada şu m&uuml;jdeyi verelim; meclis a&ccedil;ıldığı zaman &ccedil;&ouml;z&uuml;lecek dosyalarımızdan birisi k&uuml;&ccedil;&uuml;k işletmelerin yani esnafın k&uuml;&ccedil;&uuml;k t&uuml;ccarın prim g&uuml;n&uuml; sayılarının y&uuml;ksekliği. Yani yanında 5 kişi &ccedil;alıştığı bir berber gibi işletmeleri b&uuml;y&uuml;k bir işletmenin sahibiymiş gibi değerlendirmek yanlış. Biz bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k işletmelerde belli bir &ouml;l&ccedil;eğin altında olanları, yanında 5 kişi veya daha az &ccedil;alıştıranları ayrı bir kategoride ele alarak prim g&uuml;n&uuml; sayılarını emek&ccedil;ilerle aynı sayıya getirmeye y&ouml;nelik &ccedil;alışmamızı yaptık&quot; şeklinde konuştu.</p> <p>Tarım alanında sosyal sigortası olmayan kimseyi bırakmak istemediklerini belirten Bilgin, &quot;Tarım ve Orman bakanımızla bir anlaşma yaparak, tarım alanında başta &ccedil;obanlar olmak &uuml;zere onların sigortalanmasını sağladık. Bunu yaygınlaştıracağız, sosyal sigortası olmayan hi&ccedil; kimseyi bırakmayacak bir &ccedil;alışmamız var. buna &ccedil;obanlarla başladık ve yaygınlaştıracağız&quot; diye konuştu.</p> <p>İşte Bakan Bilgin&#39;in a&ccedil;ıklamalarından &ouml;ne &ccedil;ıkan başlıklar:</p> <p>D&uuml;n Ankara-Sivas Hızlı Tren Projesi a&ccedil;ıldı. Benim i&ccedil;in heyecan verici olay. Ben Demir Yolları Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml;yd&uuml;m. İlk projeyi hazırladım. Ankara&#39;dan Eskişehir İn&ouml;n&uuml; mevkiine kadardı. &Ccedil;ok uğraştım ve o &ccedil;alışmayı tamamladım. Proje hazırlandı. Benden sonra Binali Bey bakan oldu. Benim yerime Demiryolları Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; arkadaşımız geldi. O zaman Başbakan olan sayın Cumhurbaşkanımız demiryollarına b&uuml;y&uuml;k kaynak aktararak İstanbul&#39;a, oradan Sivas&#39;a, İzmir&#39;e, Bursa&#39;ya neredeyse T&uuml;rkiye&#39;nin d&ouml;rt tarafına hızlı tren &ouml;r&uuml;l&uuml;yor. D&uuml;n a&ccedil;ılan Sivas-Ankara demiryolunda b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle yerli raylar kullanıldı. Bu proje tamamen tamamen yerli raylarla yapılmış. Ben 2000 yılında genel m&uuml;d&uuml;r iken T&uuml;rkiye&#39;de ray &uuml;retilmiyordu. Karab&uuml;k Demir &Ccedil;elik Fabrikası&#39;nın genel m&uuml;d&uuml;r Sencer Bey&#39;in demir yollarına borcu vardı 2000 krizi gelmişti. Zor durumdaydılar. Bana geldiler &#39;Bizim size şu kadar borcumuz var, biz bunu &ouml;deyecek durumda değiliz, Karab&uuml;k Demir &Ccedil;elik Fabrikası batıyor, bunu bizden istemeyin, erteleyin&#39; dedi. Ben de onlara &#39;Siz bize yerli ray &uuml;retin ben sizin bu bor&ccedil;larınızı ortadan kaldırayım&#39; dedim. Sencer Bey rahmetli oldu. O g&uuml;n T&uuml;rkiye&#39;de ilk rayları gittim t&ouml;renle aldım. Arkasından Karab&uuml;k Demir &Ccedil;elik Fabrikası Avrupa&#39;nın en b&uuml;y&uuml;k ray &uuml;reticilerinden biri oldu. D&uuml;n a&ccedil;ıklandı &#39;bu yolda tamamen yerli ray uygulanılmıştır&quot; dendi. M&uuml;thiş heyecan duyduğumu sizinle paylaşmak isterim.</p> <p>&quot;&Ouml;ZG&Uuml;RL&Uuml;K OLMADAN MİLLİYET&Ccedil;İLİK OLMAZ&quot;</p> <p>Benim d&uuml;ş&uuml;ncemin temelinde milliyet&ccedil;ilik ve demokrasi var. Demokrasi olmadan milliyet&ccedil;ilik olmaz. Demokrasi olmadan milliyet&ccedil;ilik nasyonel sosyalizm, faşizm olur. Milliyet&ccedil;ilik demokrasinin diğer adıdır. Milliyet&ccedil;iliğin siyasal ilkesi milli egemenliktir. Milletin kararıdır. Millet farklılaşmış &ccedil;oğul kitledir. Elbette milli kimlik onları birleştirir. Milliyet&ccedil;ilik onun hukukunu savunmaktadır. Modern &ccedil;ağ milletler &ccedil;ağıdır; etnik kimlikler değildir. Ben T&uuml;rkmencilik yaparsam milliyet&ccedil;ilik olmaz, etnisite olur. Rahmetli Erol G&uuml;ng&ouml;r Bey &#39;Bizim T&uuml;rklerin imparatorluk i&ccedil;inde millet olduklarını&quot; s&ouml;yler. T&uuml;rkl&uuml;k b&uuml;t&uuml;n bunları i&ccedil;ine alan millettir. Milliyet&ccedil;ilik demokrasi i&ccedil;inde &ccedil;oğul yapıyı entegre eder. Milliyet&ccedil;ilik milli birliği birlikte tutan ideolojidir. Milliyet&ccedil;ilik b&uuml;t&uuml;nleştirici bir ideolojidir. &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;k olmadan milliyet&ccedil;ilik olmaz. Daha &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml; bir milliyet&ccedil;iliğin T&uuml;rkiye&#39;de gelişmesi gerekir. Ama T&uuml;rkiye&#39;de maalesef siyasal kutuplaşma ekseninde bu meseleleri tartışamaz hale gelmiştir. Bunun en &ouml;nemli sebebi T&uuml;rkiye&#39;deki etnik ayrılık&ccedil;ı hareketin uluslararası planda desteklenmesinin T&uuml;rkiye&#39;de endişe ve tehdit algısı var. Bunu asla g&ouml;zardı etmeyelim. Bu uluslararası tehdidi asla g&ouml;z &ouml;n&uuml;nden uzak tutmamak lazım.</p> <p>&quot;27 MAYIS BİR MGK DEVLETİ YARATMIŞTIR&quot;</p> <p>AK Parti&#39;nin nerede durduğuna bakmamız lazım. Yaptıklarını anlamamız lazım. T&uuml;rkiye&#39;nin siyasal yapısında &ouml;nemli bir tarihsel iktidar bloku dediğim bir yapı var. Bu tarihsel yapı imparatorluktan geliyor. Son d&ouml;nemdeki b&uuml;rokratik mekanizmanın imparatoru dahi etkisiz hale getiren bir s&uuml;re&ccedil;. Birinci konumda askerler onun yanında sivil b&uuml;rokratlar yer almıştır. Sonra buna T&uuml;rkiye kapitalizmi eklemlenmiştir. T&uuml;rkiye&#39;de halkı yok sayan devlet aygıtını ortaya &ccedil;ıkarmıştır. Halklara bir g&uuml;ruh olarak bakılmıştır. 27 Mayıs bu anlayışın anayasa metni hale gelmiştir. &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml; diyebilirsiniz ama 27 Mayıs bir MGK devleti yaratmıştır. MGK &uuml;yesi olan Başbakan g&uuml;ndemde neyin konuşulacağından habersiz toplantıya girmiştir. Bu tarihsel iktidar bloğu T&uuml;rkiye&#39;nin &ouml;n&uuml;nde en b&uuml;y&uuml;k engeldi. 12 Mart 27 Mayıs&#39;ı tahkim etmiştir. 12 Eyl&uuml;l NATO karargahlarında generallerin talimatlarıyla hareket etmiştir. T&uuml;rkiye&#39;de antidemokratik yapı uzun yıllar değiştirilememiştir. AK Parti bu yapıyı d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeye y&ouml;nelik bir parti olarak ortaya &ccedil;ıktığı i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k tepki almıştır. 15 Temmuz buna y&ouml;nelik son saldırıdır. AK Parti Erdoğan liderliğinde tahkim olmuş bu yapıyı ortadan kaldırmıştır. 367 krizi odur, 15 Temmuz krizi de odur. 15 Temmuz doğrudan doğruya T&uuml;rkiye&#39;ye karşı yabancı servisin yaptığı operasyondur. AK Parti bug&uuml;n antiemperyalist &ccedil;izgidedir.</p> <p>&quot;DEMOKRASİ AK PARTİ&#39;NİN MİSYONUDUR&quot;</p> <p>Reformların yapılması lazım. Anayasa başta olmak &uuml;zere b&uuml;t&uuml;n kurumların değiştirilmesi lazım. Tarihsel olarak AK Parti&#39;nin misyonu budur. T&uuml;rkiye&#39;nin bağımsız kalkınma yoluna girmesi, demokrasini daha derinleştirmesi lazım. D&uuml;nya Bankası, IMF politikaları T&uuml;rkkiye&#39;nin kapitalist sistemine nasıl bağımlı hale getirildiğinin &ouml;rnekleriyle doludur. S&uuml;leyman Bey, alim&uuml;nyum tesisi kuramıyordu Sovyetler Birliği ile anlaşmasa. Demokratikleşme ile antiemperyalizm arasında zorunlu bir ilişki var. Başkanlık sisteminin b&uuml;t&uuml;n kurumlara yayılacak şekilde genişletilmesine ihtiya&ccedil; var. AK Parti&#39;nin siyasal politikaları bu politikaları d&ouml;şeyecektir. Ben kendimi liberal demokrat olarak değil; milliyet&ccedil;i demokrat olarak tanımlıyorum. Rahmetli hocam Erol G&uuml;ng&ouml;r&#39;&uuml;n demokrasi ve milliyet&ccedil;ilikle ilgili &ccedil;ok &ouml;nemli şeyler s&ouml;ylemiştir. Merkezin değerlerini halka doğru hareketi var bilirsiniz. Halkın değerlerini merkeze, siyasete taşımak şeklinde olmanın daha doğru olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;m rahmetli hocamla aynı şekilde.</p> <p>&quot;SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ EYT SORUNUNU &Ccedil;&Ouml;ZD&Uuml;&quot;</p> <p>Bakan olmadan &ouml;nce bu EYT platformu ve &ouml;rg&uuml;tleri bana geldi. O zaman Sosyal Politikalar Kurulu Başkanvekiliyim. Onlarla g&ouml;r&uuml;şt&uuml;m. Taleplerini dinledim. Orada bir haksızlık var. Hukukta temel prensip. Kanun &ccedil;ıkarıldıktan sonra geriye işletilmez. Fakat geri işletilmiş. Sahip olunan emeklilik hakları kaybedilmiş. Bakan olmadan &ouml;nce bunu incelemiştim. Bununla ilgili &ccedil;alışma yaptım. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu bana sordu. Kendisine izah ettim. Yapabilecek durumda mıyız dedi. Ben de &ccedil;alışalım, kaynaklarımıza bakalım dedim. Bakan olduktan sonra da konuyu incelediğimizi, konunun karşık olduğunu s&ouml;yledim. Eski sistemde elle yapılmış kayıtlar vardı. Dosyalar var. Bunların birleştirilmesi lazım. Sayılar ka&ccedil; belli değil. Tam sayıyı bulmak i&ccedil;in &ccedil;alışma yaptık. Netice itibariyle sayıları bulduk, &ccedil;alışmamızı bitirdik. Ekonomik maliyetinin hesabını yaptık. Bu hakkın verilmesi gerektiğini sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettim. Sayın Cumhurbaşkanımız kararını verdi ve bu sorunu &ccedil;&ouml;zd&uuml;.</p> <p>&quot;EYT&#39;DE GECİKENLER MAAŞLARINI BİRİKMİŞ OLARAK ALACAK&quot;</p> <p>EYT&#39;de deprem b&ouml;lgesinde m&uuml;racaat edenlere &ouml;ncelik verdik. İlk uygulamalar orada yapıldı. Şimdi 1 milyon kişi yaklaşık ilk maaşını aldı. Alamayanların kaybı yok. Hak etme g&uuml;nlerine g&ouml;re, prim g&uuml;n sayıları doldurma sayılarına g&ouml;re her g&uuml;n işlem yapılıyor. Ayda yaklaşık 30 bin kişiye emeklilik bağlanıyordu. Şimdi biz bu rakamı 120 bine 130 bine &ccedil;ıkardık. Bizim SGK personelimiz b&uuml;y&uuml;k bir hazırlık yaptı. Gecelerini g&uuml;nd&uuml;zlerine katarak &ccedil;alıştılar. TBMM jest yaptı, onların fazla mesailerini artırdı. M&uuml;thiş &ccedil;alıştılar. 1 milyona giden rakam yaptılar. Gecikenler endişe etmiyorlar, &ccedil;&uuml;nk&uuml; birikmiş olarak alacaklar.</p> <p>&quot;EYT&#39;DE MAĞDURİYETİN SEBEBİ KANUNUN GERİYE DOĞRU İŞLETİLMESİ&quot;</p> <p>Yeni kanuna g&ouml;re girenler i&ccedil;in bir mağduriyet yok. 1 g&uuml;n sonra girmişseniz, 1 g&uuml;n sonra size bir haksızlık yapılmıyor. Bilinen bir kanunla işe başlıyorsunuz. Mağduriyetin sebebi şu; kanunun geriye işletilmesi. EYT&#39;de yaş ortalaması ka&ccedil;? Bu bir reformdur ger&ccedil;ekten. Hukuk kuralının ihlalinden &ouml;t&uuml;r&uuml; mağduriyet oluşmuştur. Oradaki yaş ortalaması 49.9&#39;du. Yaklaşık EYT 50 yaşına geldi. 50 yaş da gen&ccedil; tabii ki &ccedil;alışanların i&ccedil;in. 65&#39;e kadar &ccedil;alışabilir. Ama 34 yaşında, 45 yaşında emekli olmanın getirdiği sorunları, emeklilik fonuna yapacağı y&uuml;k&uuml; ortadan kaldırabilecek bir şey. Biz de yaklaşık alt sınırı 3 &ccedil;alışana bir emeklilik. Bu reformdan &ouml;nce 2.3 &ccedil;alışana bir emeklilik d&uuml;ş&uuml;yordu. Şimdi bu sayı 1.9&#39;a d&uuml;şecek. Emeklilik sisteminin s&uuml;rd&uuml;rebilmesinde sorun &ccedil;ıkıyor. Bu sorunu T&uuml;rkiye istihdam yaratarak aşacak. B&uuml;y&uuml;yerek aşacak. T&uuml;rkiye &ouml;zellikle sanayide b&uuml;y&uuml;yerek sorunu &ccedil;&ouml;zd&uuml;. Bunu daha da ileriye taşımamız lazım.</p> <p>&quot;T&Uuml;RKİYE Y&Uuml;ZDE 5 B&Uuml;Y&Uuml;RSE 800 BİN İSTİHDAM YARATIYOR&quot;</p> <p>İşsizliği ortadan kaldıracak sihirli form&uuml;l yok. T&uuml;rkiye istihdam yaratacak. T&uuml;rkiye&#39;nin aktif n&uuml;fusun pasif n&uuml;fusa oranını sigorta sisteminin sağlıklı işleyişine g&ouml;re d&uuml;zenlemiş olacağız. Yani fonlarımız erimeyecek. Fransa&#39;da 65 yaş krize sebep oluyor. Başka &uuml;lkelerde 67 yaş. Avrupa &uuml;lkelerinin hepsinde. Orada yaşlı n&uuml;fus y&uuml;ksek. Emeklilik sigorta sistemi kaldırmadığı i&ccedil;in emeklileri. Biz hala gen&ccedil; n&uuml;fusuz. T&uuml;rkiye&#39;nin demografik fırsat penceresi a&ccedil;ık bir &uuml;lke. T&uuml;rkiye y&uuml;zde 5&#39;in &uuml;zerinde b&uuml;y&uuml;yorsa 800 bin istihdam yaratıyor. Y&uuml;zde 7 b&uuml;y&uuml;rse 1 milyon 200 bin istihdam yaratıyor. EYT&#39;yi &ccedil;&ouml;zeceğiz dedim. Kamuoyuna da a&ccedil;ıkladım, &ccedil;&ouml;zd&uuml;k. &Ccedil;&ouml;zemezler diyenler vardı. 3600 Ek G&ouml;sterge&#39;yi &ccedil;&ouml;zd&uuml;k. 5 milyon 300 bin kişiyi ilgilendiriyordu. &Ouml;nce 4 grup giriyordu. Biz herkesi kapsayacak, 600 Ek g&ouml;sterge vererek başladık. Bir&ccedil;ok mağdur durumda olan vardı, hepsini &ccedil;&ouml;zd&uuml;k. Kamu emek&ccedil;ilerinin tarihinde yapılmış en k&ouml;kl&uuml; d&uuml;zenlemedir. Hem &ccedil;alışırken &uuml;cretlerinde dengesizlikleri d&uuml;zeltiyor hem emekli ikramiyelerinde ve maaşlarında &ccedil;ok ciddi avantaj sağlıyor. Kamuda s&ouml;zleşmeli personel vardı. Kadro s&ouml;z&uuml; verdik ve kadro imkanı sunduk. S&ouml;zleşmeli personel kamuda 32 &ccedil;eşitti. Bunları d&uuml;zenledik kadro imkanı verdik. İsteğe bağlı verdik ve tamamladık. Ge&ccedil;ici iş&ccedil;i sorununu &ccedil;&ouml;zd&uuml;k. 12 ay &ccedil;alışma imkanını getirdik. Devletin norm kadroları var. Boş olan kadrolara kıdem sırasına g&ouml;re atanmasını kanunen d&uuml;zenledik. T&uuml;rkiye yaklaşık 1 trilyonun eşiğinde olan bir ekonomi. Dolayısıyla T&uuml;rkiye&#39;nin sosyal harcamalara ayıracağı kaynak daha sınırlı. Sayın Cumhurbaşkanımız yaptığımız &ccedil;alışmalara, sosyal politikalara &ouml;ncelik verdik. Onun desteğiyle yaptık.</p> <p>&quot;TAŞERON İŞ&Ccedil;İLERİ &Ccedil;ALIŞMASI TAMAM! MECLİS A&Ccedil;ILINCA &Ccedil;&Ouml;Z&Uuml;LECEK&quot;</p> <p>Mazaret ve tayin gibi sorunlar &ccedil;&ouml;z&uuml;lebilir, onların imkanları var. Taşeron iş&ccedil;iliği konusunda &ccedil;alıştık. Her bir konuyu bir dosya &ccedil;alışmasıyla &ccedil;alıştık. B&uuml;t&uuml;n dosyaları kapata kapata gittik. Dosyalarımızdan biri de taşeron iş&ccedil;iliğiydi. Deprem oldu, &ccedil;alışmalara ara verdik. En son oturuma ge&ccedil;ici iş&ccedil;ileri yetiştirdik. Taşeron iş&ccedil;ilere s&ouml;z verdim. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zde duruyor, bunu Meclis&#39;i a&ccedil;ar a&ccedil;maz ger&ccedil;ekleştireceğiz. Se&ccedil;ime endeksliyerek konuşmuyorum. Se&ccedil;imi zaten biz kazanacağız. Ben olurum veya bir başka arkadaşım olur.</p> <p>&quot;EYT&#39;LİLERİN TAMAMI MAYIS AYINDA MAAŞINI ALMIŞ OLACAK&quot;</p> <p>EYT&#39;de yığılma olmuyor. Onların hizmet birleştirmelerini SGK yapıyor. &#39;Beklemede&#39; denilen dosya değerlendiriliyor. Uygun zamanda ona cevap verilecek. Bu soruların en ge&ccedil; Mayıs ayı i&ccedil;inde cevabını alacak. 1 milyona doğru gidiyoruz. Toplam m&uuml;racaat 1 milyon 700 bin civarında. Bir kısmı prim g&uuml;n sayısı eksik, diğer şartlar tutmuyor. Diğer şartlar değerlendiriliyor. &Ccedil;ok standardize edilmiş işlemler. Kısa s&uuml;rede onlar tamamlanacak. Hızlı bir şekilde cevap veriyoruz.</p> <p>&quot;TARIMDA SİGORTA DOSYASI HAZIR, SİGORTASIZ KİMSE KALMAYACAK&quot;</p> <p>Şu m&uuml;jdeyi vereyim. Meclis a&ccedil;ılınca bitmiş &ccedil;alışmalardan birisi k&uuml;&ccedil;&uuml;k, mikro işletmeler, esnaf, k&uuml;&ccedil;&uuml;k t&uuml;ccar, &ccedil;ift&ccedil;inin prim g&uuml;n sayıları &ccedil;ok y&uuml;ksek. Bunları b&uuml;y&uuml;k işletmenin sahibiymiş gibi değerlendirmek yanlış. Bunları belli bir &ouml;l&ccedil;eğin altında olanları, yanında daha az kişi &ccedil;alışanların prim g&uuml;n sayılarını emek&ccedil;ilerle aynı hale getirmeyi planlıyoruz. Tarımda başta &ccedil;obanlar olmak &uuml;zere onların sigortalanmasını sağladık. Tarımda sosyal sigortası olmayan hi&ccedil; kimseyi bırakmayacak bir &ccedil;alışmamız var. Yurt dışında &ccedil;alışmış oradan emekli olmuş. Burada da &ccedil;alışmış. Burada yanlış var. Sosyal haklardan faydalanamıyor. Sağlıkla ilgili bir&ccedil;ok şeyi &ccedil;&ouml;zd&uuml;k. T&uuml;rkiye&#39;de tedavi olma yolunu a&ccedil;tık.</p> <p>&quot;ASGARİ &Uuml;CRETTE CUMHURİYET TARİHİNİN EN B&Uuml;Y&Uuml;K ZAMMINI YAPTIK&quot;</p> <p>Asgari &uuml;cret konusunda T&uuml;rkiye ger&ccedil;ekten &ccedil;ok duyarlı davrandı. Ge&ccedil;tiğimiz sene Temmuz ayında yeniden d&uuml;zenleme yapmak zorunda kaldık. Fiyatlar asgari &uuml;creti tahrip etti. Bu sene de kimsenin beklemediği zammı yaptık. Cumhuriyet tarihinin en y&uuml;ksek dolar bazında maaşı verdik. 8 bin 500 lira y&uuml;ksek bir para mı? Değil. Bunun altına d&uuml;şmemesi i&ccedil;in belirledik. Asgari &uuml;creti yukarıya &ccedil;ektiğiniz zaman y&uuml;zde 50 zam yaptınız diyelim. Asgari &uuml;cretin &uuml;zerinde &ccedil;alışanlar da işverenlerinden aynı oranda zam istiyorlar. Y&uuml;zde 50 olmuyorsa y&uuml;zde 25 oluyor. B&uuml;t&uuml;n &uuml;cret sistemini yukarıya doğru değiştiriyoruz asgari &uuml;cretle. Asgari &uuml;cretin diğer &uuml;cretleri d&uuml;zenleyici etkisi var. Temmuz&#39;da bunu değerlendireceğiz. Şu anda rakam vermeyi d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuları bir se&ccedil;im vaadi haline getirmediğini biliyoruz. Asgari &uuml;cret yılda 1 kez d&uuml;zenliyor. Ama enflasyondan &ouml;t&uuml;r&uuml; 6 ayda bir d&uuml;zenledik. 8 bin 500 liranın reel etkisini Temmuz&#39;da değerlendirmek gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p> <p>&quot;7 BİN 500 TL &Uuml;ZERİNDEN MAAŞ ALAN EMEKLİLERE REFAH PAYI VERİLECEK&quot;</p> <p>Sayın Cumhurbaşkanımız bir konuşmasında bahsetti. Emeklilerle ilgili &ccedil;alışmaları benden istedi. 6 ayda bir &ccedil;alışanlarımızın, &ouml;zellikle kamu &ccedil;alışanları, emekliler de onların i&ccedil;inde, maaşlarıyla ilgili d&uuml;zenleme yapıyoruz. Temmuz&#39;da hepsini kapsayan oranları d&uuml;zenleme yapacağız. Aşağıdakileri yukarıya, yukarıdakileri biraz daha yukarıya taşıyacağız. Temmuz&#39;da yasal olarak yapıyoruz. Refah payını bu defa farklılaştırarak 7 bin 500 liranın &uuml;zerinde olanların da maaşlarını farklılaştıracak şekilde d&uuml;zenliyoruz. Yaklaşık 7 bin 500 lira alanların sayısı 9 milyon. Toplamda 15 milyon emeklimiz var. 7 bin 500 TL &uuml;zerinden maaş alan emeklilere refah payı verilecek. Rahmetli Ecevit&#39;in s&ouml;ylediği bir husus vardı: Asgari &uuml;cretin vergi dışı bırakılması. İlk toplu s&ouml;zleşmeyi uyguladı ama, parti programına aldığı asgari &uuml;cretin vergi dışı uygulamasını ger&ccedil;ekleştiremedi. Onu uygulama fırsatını sayın Cumhurbaşkanımızın kararlılığı ile yaptık. Rahmetli Ecevit&#39;in yapamadığını yaptık. Asgari &uuml;cretten vergi almak sosyal devlette olmaz.</p> <p>&quot;KAMUDA TOPLU S&Ouml;ZLEŞMELERİN &Ouml;ZEL SEKT&Ouml;RE DE ETKİSİ VAR&quot;</p> <p>Şu anda kamuda 700 bini aşkın iş&ccedil;ilerle ilgili toplu s&ouml;zleşmemiz devam ediyor. Bir oransal artış yapacağız. Asgari &uuml;cretle olan iş&ccedil;ilerin 12 bin veya 12 bin 500&#39;e &ccedil;ekilmesi. Onların talep ettiği bir rakam var onların &uuml;zerinde. Toplu s&ouml;zleşmeleri Kamu İşveren Sendikaları yapıyor. Ben orada devletin temsilcisiyim. Bug&uuml;n veya yarın bir araya gelecekler. Biz nihai kararı sendikalarımızla oturup &ccedil;ıkartacağız. Kamuda &ccedil;alışanlarımızın alacağı &uuml;cret seviyeleri fevkalade &ouml;nemli. Kamu sekt&ouml;r&uuml; emek&ccedil;ileri &ouml;zel sekt&ouml;re de &ouml;nc&uuml;l&uuml;k ediyorlar. Kamu &ccedil;alışanları yani memurlar bundan olumsuz etkilenmiyor. Biz refah payıyla birlikte y&uuml;zde 30 kamu &ccedil;alışanlarına zam yaptık. Şimdi Temmuz&#39;da onların zamları var. Bunu yeniden refah payıyla birlikte ele alacağız. Memurların &ccedil;alışmaları başka, sosyal şartları başka. Memurların g&uuml;nl&uuml;k &uuml;cretlerine yansıyan &ccedil;eşitli kalemler var.</p> <p>&quot;AKADEMİSYEN MAAŞLARINI ELE ALACAĞIZ&quot;</p> <p>Şu anda uzman doktorun maaşı 58 bin lira. Kamuda &ccedil;alışan doktorlara, sağlık &ccedil;alışanlarla ilgili d&uuml;zenlemeler yapıldı. &Ouml;zellikle asgari &uuml;creti yukarıya &ccedil;ektiğiniz zaman, &#39;iki katıydı bir katı oldu&#39; denebilir. Ama mutlaka şunu s&ouml;ylemem lazım; akademik personelin maaşları yeniden d&uuml;zenlenmesi gerekir. Bunda hi&ccedil; teredd&uuml;t yok. Bunu d&uuml;zenleyeceğiz. Akademik hayata ayrı &ccedil;alışma yaptık. Ayrıntılı olarak &ccedil;alıştık. Ben akademisyenim, bu konuda &ouml;nemli hassasiyetimin olduğunu tahmin edersiniz. Akademik hayatla ilgili kapsamlı d&uuml;zenlemeyi Temmuz&#39;da yapacağımız &ccedil;alışma var. Ben &uuml;niversiteyi &ouml;nemli g&ouml;r&uuml;yorum.</p> <p>&quot;STAJYERLİK BİR EĞİTİM S&Uuml;RECİ, MAĞDURİYET S&Ouml;Z KONUSU DEĞİL&quot;</p> <p>Staj mağdurları diye bir kavram doğru değil. Sağlık sigortası kamunun verdiği bir şey. Kamu staj yapana &#39;orada başına bir şey gelebilir, onun i&ccedil;in ben sigorta ediyorum&#39;. Bu bir eğitim s&uuml;reci, dolayısıyla orada mağduriyet s&ouml;z konusu değil. Sosyal g&uuml;venlik sistemine kaydolmayı iş akdiyle ger&ccedil;ekleşen bir olayla başlatıyoruz.</p> <p>&quot;T&Uuml;İK AVRUPA STANDARTLARINDA &Ccedil;ALIŞAN BİR KURUM&quot;</p> <p>Ben T&Uuml;İK&#39;in uluslararası standartlara uygun bir kurum olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. T&Uuml;İK yıllardır T&uuml;rkiye&#39;nin her tarafından aynı şehrin i&ccedil;inde farklı segmentlerden veriler alarak rakamları a&ccedil;ıklıyor. Kira ortalamalarını alarak binlerce şeyi kategorize ederek yapıyor. Ben T&Uuml;İK&#39;in Avrupa standartlarında &ccedil;alışan bir kurum olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p> <p>&quot;&Ccedil;ALIŞMA HAYATINI YENİDEN D&Uuml;ZENLEMEMİZ LAZIM&quot;</p> <p>Ge&ccedil;tiğmiz sene bir kuruluşun d&uuml;zenlediği toplantıda dedim ki, &#39;End&uuml;stri &ccedil;ağı başladığı zaman &ccedil;alışma s&uuml;releri 10 saatin &uuml;zerindeydi. 1 Mayıs&#39;ın ilk eylemleri 10 saati indirmek i&ccedil;in ger&ccedil;ekleştirilmiş. Sonra 8 saat. 8 saat &ccedil;alışan iş&ccedil;i 1900&#39;lerin başında ne kadar &uuml;r&uuml;n &uuml;retiyordu? Aynı iş kolunda bug&uuml;n bir iş&ccedil;i muhtemelen 4 saatte veya 2 saatte &uuml;retir. Teknolojinin &uuml;retim s&uuml;recini yoğun şekilde kullanılır hale geldiğinde &ccedil;alışma s&uuml;relerinin 8 saat olarak devam etmesi anlaşılabilir şey değildir diye konuşma yaptım. Ertesi g&uuml;n bir&ccedil;ok gazete &Ccedil;alışma Bakanı mesaileri indirilecek diye manşet attı. &Ccedil;ağımızda fiziki &uuml;retkenlik teknolojiyle olağan&uuml;st&uuml; artmıştır. Dolayısıyla &ccedil;alışma s&uuml;relerinin kısaltılması gerektiği d&ouml;nemden ge&ccedil;iyoruz. T&uuml;rkiye&#39;nin &ccedil;alışma hayatını yeniden d&uuml;zenlerken iş zamanını da yeniden d&uuml;zenlemesi lazım.</p> <p>&quot;ABD VE BATI T&Uuml;RKİYE&#39;YE PKK İLE SALDIRIYOR&quot;</p> <p>Bizim Aile Destek Programını daha kapsamlı hale getirmek i&ccedil;in &ccedil;alışıyoruz. Bu se&ccedil;imin anlamı ne? Şimdi uluslararası sistemde kriz var. Sistemin merkezinde ABD ve Avrupa var. Avrupa emperyalist m&uuml;dahale ara&ccedil;ları geliştirdi. İşgal, i&ccedil; savaş &ccedil;ıkarmak, istikrarsızlaştırmak. Bu &uuml;&ccedil; aracı değiştirmediği s&uuml;rece batı kendi krizini &ccedil;&ouml;zemez. Batı kendi i&ccedil;inde olduğu sistemi eski ara&ccedil;larla y&ouml;netmeye kalkıyor. Irak&#39;ı, Suriye&#39;yi işgal ediyor. 15 Temmuz&#39;da cemaat g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml; devşirilmiş yapıyla T&uuml;rkiye&#39;ye işgal projesi uygulamaya &ccedil;alışıyor. Batı sistemi Ortadoğu&#39;da yeni yapılanmayı hedefliyor. Etnik farklılıklara g&ouml;re bir yapı. Fakat yanılıyor. Irak&#39;ı, Afganistan&#39;ı, Suriye&#39;yi y&ouml;netebiliyor mu? Bu coğrafyayı parampar&ccedil;a etti Batı. Eski ara&ccedil;ları kullanıyor. T&uuml;rkiye&#39;ye de aynı şeyi yapıyor. PKK, PYD &uuml;zerinden ABD Suriye&#39;ye yoğunlukla silah yığdı. ABD T&uuml;rkiye&#39;ye PKK ile saldırıyor. O katiller s&uuml;r&uuml;s&uuml;, PKK dediğiniz bir cinayet &ouml;rg&uuml;t&uuml;. T&uuml;rkiye&#39;de parti g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml; siyasi uzantıları &ccedil;eşitli ittifakların &uuml;zerinde yer alıyor. Masanın altına giriyorlar, şimdi masanın &uuml;st&uuml;ne &ccedil;ıktılar. Kandil&#39;den T&uuml;rkiye&#39;yi tehdit ediyorlar. Bug&uuml;nk&uuml; se&ccedil;imin anlamı, T&uuml;rkiye bağımsızlığını bu iş savaş kışkırtıcıları ile ittifak yapanlar. CHP Atat&uuml;rk&#39;&uuml;n kurduğu parti, milli m&uuml;cadelenin &uuml;rettiği parti nasıl bu masada yer verir? Onların desteklerine nasıl ihtiya&ccedil; duyar? Ter&ouml;r Batı sisteminin vesayetinde Suriye&#39;de &ouml;rg&uuml;tlenmiş ve T&uuml;rkiye&#39;ye saldırıyor. T&uuml;rkiye&#39;nin bu se&ccedil;imi bağımsızlığından, birliğinden yana olanlarla, bunlarla işbirliği yapalım, bunların da desteğini alalım, Batı&#39;nın bu projesini g&ouml;rmeyelim diyenler arasında bir tercihtir.</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.