26 Haziran 2026, Cuma 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
Dünya

Suriye'de yeni dönem ve Türkiye'nin rolü

Türkiye, Suriye krizi boyunca tarihin doğru tarafında yer alan nadir aktörlerden biri oldu. Uluslararası aktörler de Türkiye'yi bu değişimin en önemi kazananı olarak sunuyor.

11.12.2024 09:12 1080 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
Suriye'de yeni dönem ve Türkiye'nin rolü
<h6>İstanbul</h6> <p>Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha K&ouml;se, Suriye&#39;de Baas rejiminin devrilmesiyle oluşan yeni s&uuml;reci ve T&uuml;rkiye&#39;nin duruşunu AA Analiz i&ccedil;in kaleme aldı.</p> <p>***</p> <p>Suriye&#39;de muhalif g&uuml;&ccedil;lerin 27 Kasım 2024&rsquo;te Halep&#39;in batısına y&ouml;nelik askeri harekatıyla başlayan aşama 8 Aralık 2024 itibarıyla Baas rejiminin 12 g&uuml;nde devrilmesiyle sonu&ccedil;landı. Ş&uuml;phesiz bu s&uuml;recin ardında yıllara sari bir stratejik akıl ve planlama, bu planlama doğrultusunda yetenek geliştirme, bu yetenekleri uygulanabilir duruma getirme ve sahanın &ccedil;ok iyi bir şekilde tahlil edilmesinin rol&uuml; &ouml;nemlidir. Yapılan harekat uluslararası ve b&ouml;lgesel konjonkt&uuml;r değerlendirilerek iletişim stratejisi doğru bir şekilde kurgulandı. Bu s&uuml;re&ccedil;te rejim ve rejimi destekleyen akt&ouml;rlerin kırılganlıkları ve zaafları iyi analiz edildi. 12 g&uuml;nl&uuml;k taarruzun ardında 10 yıla varan stratejik akıl, planlama ve sabır bulunuyor.</p> <p>Devrim, herkesin rehavete kapıldığı, devrik lider Beşşar Esed rejimini bu i&ccedil; savaşın kazananı ve meşru bir akt&ouml;r olarak kabullenmeye razı olduğu bir ortamda k&uuml;llerinden doğdu, baskıcı rejimi ve dış m&uuml;ttefiklerini alaşağı etti. Rejimin kırılganlıkları kadar muhaliflerin gelişkin operasyonel ve organizasyonel kabiliyetleri ve stratejik yaklaşımları da s&uuml;recin bu kadar kısa s&uuml;rede tamamlanmasını sağladı.</p> <p>T&uuml;rkiye, Suriye krizi boyunca tarihin doğru tarafında yer alan nadir akt&ouml;rlerden biri oldu. Uluslararası akt&ouml;rler de T&uuml;rkiye&rsquo;yi bu değişimin en &ouml;nemi kazananı olarak sunuyor. Sahada oluşan yeni ger&ccedil;eklik T&uuml;rkiye&rsquo;nin Suriye denklemindeki &ouml;nceliklerini karşılayacak bi&ccedil;imde evriliyor. Suriye&rsquo;nin toprak ve n&uuml;fus b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; &ccedil;er&ccedil;evesinde ter&ouml;r unsurlarından temizlenmesi ve T&uuml;rkiye&rsquo;deki Suriyeli sığınmacıların g&uuml;venli, g&ouml;n&uuml;ll&uuml; ve onurlu bir şekilde &uuml;lkelerine d&ouml;nmeleri T&uuml;rkiye&rsquo;nin Suriye&rsquo;deki temel &ouml;ncelikleri arasındaydı. Ayrıca, Suriye &uuml;zerinde yıkıcı şekilde n&uuml;fuz oluşturmaya &ccedil;alışan dış g&uuml;&ccedil;lerin de &uuml;lkeden tasfiye edilmesi T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ccedil;ıkarlarıyla &ouml;rt&uuml;ş&uuml;yor.</p> <h3>Bundan sonra ne olacak?</h3> <p>K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir azınlık tarafından y&ouml;nlendirilen totaliter Baas rejiminin Suriye halkını baskı, korku ve dış destekle zoraki y&ouml;netiminin sonuna gelindi. Suriye&rsquo;de 61 yıllık Baas rejimi muhaliflerin başkent Şam ve diğer &ouml;nemli şehirleri ele ge&ccedil;irmesi ile fiili olarak sona erdi. Suriye devriminin ilk aşaması, devrimci g&uuml;&ccedil;lerin Esed rejimini alaşağı etmesiyle neticelendi.</p> <p>Devrimin bundan sonraki aşaması ise Suriye halkının talep ettiği katılımcı siyasi sistemin oluşturulması, ge&ccedil;iş d&ouml;nemiyle istikrarın sağlanması ve Suriye&rsquo;nin toprak ve n&uuml;fus b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n yeniden tesis edilmesi olacaktır. Bu konuda devrimci akt&ouml;rler arasında fikir ayrılıkları bulunabilir, ancak ortaya &ccedil;ıkan yeni durum t&uuml;m akt&ouml;rlerin yeni Suriye&rsquo;yi inşa etmek i&ccedil;in bir arada &ccedil;alışmalarını zorunlu kılıyor. Bundan sonrası i&ccedil;in Suriye&rsquo;de katılımcı ve hukuka dayalı bir siyasi yapının toplumsal bir konsens&uuml;sle inşa edilmesi ve otoritenin halkın meşru kabul ettiği akt&ouml;rlere ve kurumlara barış&ccedil;ıl y&ouml;ntemlerle devri &ouml;ncelikli konu olacaktır.</p> <p>Suriye&rsquo;de olduk&ccedil;a kanlı ve yıkıcı bir s&uuml;re&ccedil; sonunda mevcut duruma gelindi. Yarım milyonun &uuml;zerinde Suriyeli bu kanlı i&ccedil; savaşta hayatlarını kaybetti. Suriye&rsquo;nin i&ccedil; savaş &ouml;ncesi n&uuml;fusunun yarısı ise ya yurt dışına zorunlu g&ouml;&ccedil; etti ya da Suriye i&ccedil;erisinde yerlerini değiştirmek durumunda kaldı. B&uuml;t&uuml;n bu yaraların sarılması, yurtlarından edilen Suriyelilerin tekrar evlerine d&ouml;nmeleri kısa vadede tamamlanabilecek bir adım değildir. Gerekli hukuki ve siyasi altyapının oluşturulması, g&uuml;venli ortamın sağlanması, ekonomik faaliyetlerin işler hale gelmesi ve temel insani ihtiya&ccedil;ların ve altyapının sağlanması, Suriyelilerin &uuml;lkelerine d&ouml;nmeleri s&uuml;recine ivme kazandıracaktır.</p> <p>8 Aralık Suriye devrimi, Esed rejimi ve devrim karşıtlarına karşı zafer ve aynı zamanda devrimin ikinci aşamasının da başlangıcıdır. Devrimin ana hedef ve parametrelerinin kurumsallaşması bundan sonraki temel &ouml;ncelik olacaktır. Ş&uuml;phesiz &uuml;lke i&ccedil;inde ve dışında bulunan devrimin başarısız olmasına gayret g&ouml;sterecek &ccedil;ok sayıda oyunbozan akt&ouml;r olacaktır. Suriye&rsquo;nin istikrara kavuşmasını engellemek isteyen &ccedil;ok sayıda akt&ouml;rden &ccedil;eşitli girişimler beklenebilir. &Ouml;te yandan sahadaki yeni durumu idrak eden bazı akt&ouml;rler de bunu g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurarak saha ger&ccedil;ekliğiyle daha uyumlu tavırlar sergileyeceklerdir. Bu noktada diplomasi ve siyasi temaslar &ouml;n plana &ccedil;ıkacaktır.</p> <p>Zayıf ve toplumsal meşruiyete sahip olmayan tepeden inmeci bir rejimin toplumsal kırılganlıklara ve &ccedil;atışmalara neden olduğu ve iktidarı dış g&uuml;&ccedil;lere bağımlı kıldığı hem Suriye&rsquo;de hem de bir&ccedil;ok başka &ouml;rnekte net bir şekilde ortaya kondu. B&ouml;lgedeki akt&ouml;rlerin bir kısmı ve Batılı akt&ouml;rler uzun yıllar Suriye&rsquo;deki bu kırılganlıktan istifade ederek kendi n&uuml;fuz alanlarını genişlettiler. İ&ccedil; kırılganlıklarını dış askeri destekle sağlayan rejim, kendi halkının taleplerine duyarsız kaldı ve iktidarını sadece baskı ara&ccedil;larıyla muhafaza etti. Asıl olan yeni Suriye&#39;de bu kırılganlıkların &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ebilecek kuşatıcı bir siyasi yapının inşa edilmesi ve &uuml;lkenin yepyeni bir kimlikle kurgulanmasıdır. Suriye, temelleri sağlam kurgulanmış ve toplumsal meşruiyete dayalı yeni bir siyasi sistemin oluşmasıyla istikrara kavuşabilir.</p> <h3>T&uuml;rkiye hep vardı</h3> <p>Herkesin Suriye devrimine, Suriye halkına sırtını d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml; ve muhalefetini yalnız bıraktığı bir ortamda bile T&uuml;rkiye mazlum Suriye halkına hi&ccedil;bir zaman sırtını d&ouml;nmedi. T&uuml;rkiye i&ccedil; ve uluslararası baskılara rağmen insani ve ahlaki duruşunu bozmadı. T&uuml;rkiye s&uuml;re&ccedil; boyunca, Suriye halkının talepleri ve temel insani ihtiya&ccedil;larının g&ouml;z ardı edildiği ortamlarda devreye girdi ve uluslararası toplumu seferber etmeye &ccedil;alıştı. Binlerce Suriyeli &uuml;lkelerindeki i&ccedil; savaştan g&uuml;venli b&ouml;lgelere ka&ccedil;mak isterken yollarda, denizlerde boğularak hayatlarını kaybettiler. &Ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k insani dramlara tanıklık ettik. Ayrıca devrilen rejimin hapishane ve işkence merkezlerinde neler yaşandığına dair &ouml;ğrenilmesi gereken &ccedil;ok fazla şey var. B&uuml;t&uuml;n bu unsurları kendi halkı &uuml;zerinde kullanmaktan &ccedil;ekinmeyen totaliter rejim, maalesef son d&ouml;nemde yeniden uluslararası akt&ouml;rler tarafından kabullenilme eğilimindeydi.</p> <p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin desteği olmasaydı Suriye muhalefeti nefes alamazdı. Devrim, belki de &ccedil;ok daha erken bir d&ouml;nemde s&ouml;n&uuml;mlenip tarihin sayfalarındaki yerini alabilirdi. Suriye devriminin b&uuml;y&uuml;k bir katliam ve g&ouml;&ccedil; dalgasıyla tamamen dağıtılmasının &ouml;n&uuml;nde duran T&uuml;rkiye&rsquo;nin ısrarlı &ccedil;abası ve destekleri oldu.</p> <p>T&uuml;rk halkının ve T&uuml;rkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&rsquo;ın Suriye halkına insani gerek&ccedil;elerle verdiği destek Suriye halkının meşru taleplerini canlı tutarak devrim arzusuna nefes oldu. Bir&ccedil;ok k&uuml;resel ve b&ouml;lgesel akt&ouml;r&uuml;n kolaya ka&ccedil;arak t&uuml;m g&uuml;nahlarına rağmen Esed rejimini herhangi bir reform yapmaksızın veya bedel &ouml;demeksizin yeniden meşru bir akt&ouml;r olarak kabullendiği bir ortamda, T&uuml;rkiye ilkeli tutumunu s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Ankara bir yandan muhaliflere destek devam ederken diğer yandan Esed rejimiyle siyasi &ccedil;&ouml;z&uuml;m konusunda &ccedil;ağrıda bulundu. Mevcut b&ouml;lgesel konjonkt&uuml;r&uuml;n kendi lehine olduğunu hisseden ve b&ouml;lge &uuml;lkelerinin &ccedil;atışmalar konusundaki yılgınlığından istifade etmeye &ccedil;alışan Esed rejimi T&uuml;rkiye&rsquo;nin uzattığı eli havada bıraktı.</p> <p>T&uuml;rkiye, Suriye&rsquo;nin b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; sağlayacak form&uuml;l&uuml;n kapsayıcı, kuşatıcı bir siyasi ve ekonomik sistem olduğu konusunda ısrarcı olan taraftı. Suriye halkının tamamını kuşatacak siyasi ve ekonomik yapı ihdas edilmeden devrimin altında yatan taleplerin tamamen s&ouml;n&uuml;mlenemeyeceği, Suriye&rsquo;nin toprak ve n&uuml;fus b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n sağlanamayacağı T&uuml;rkiye&rsquo;nin temel teziydi.</p> <p>Bundan sonraki s&uuml;re&ccedil; Suriye a&ccedil;ısından devrimin temel hedeflerinin kurumsallaştırılması istikametinde olmalıdır. T&uuml;rkiye tıpkı daha &ouml;nceki aşamalarda olduğu gibi yeni s&uuml;re&ccedil;te de Suriye halkına destek vermeyi s&uuml;rd&uuml;recek ve kapasitesini artırmaya katkı sağlamaya devam edecektir.</p> <p>[Prof. Dr. Talha K&ouml;se, Milli İstihbarat Akademisi Başkanıdır.]</p> <p>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.