Ne Kadar Çok Bedeviyiz ve Farkında Değiliz
<p> </p> <p>Doğanın kucağında, şehrin gürültüsünden uzakta, ruhumuzu dinlendirmek için çıktığımız bir hafta sonu yolculuğ…
Yazı boyutu
<p> </p>
<p>Doğanın kucağında, şehrin gürültüsünden uzakta, ruhumuzu dinlendirmek için çıktığımız bir hafta sonu yolculuğunda bile karşımıza çıkıyor bu acımasız gerçek: <strong>Medeniyetin sadece teknolojiyle değil, insanlıkla da ilgili olduğunu unutmuş bir toplumuz.</strong></p>
<p>Bir çeşme başında yaşadığım o küçük anı, aslında büyük bir yaranın kanıyor oluşunu hatırlattı bana. İnsanın en temel inceliği olan <strong>"izin istemek"</strong>, <strong>"teşekkür etmek"</strong>, <strong>"selam vermek"</strong> gibi nezaket kuralları, yerini bencilliğe ve kabalığa bırakmış durumda. Üstelik bu durum sadece o anla sınırlı değil; <strong>trafikte, markette, iş yerinde, hatta en umulmadık anlarda</strong> bu hoyratlıkla karşılaşıyoruz.</p>
<h3><strong>Bedevilik ve Medeniyet Arasındaki İnce Çizgi</strong></h3>
<p>Bedevilik, sadece çölde yaşamak değildir. <strong>Düşünce çölünde yaşamaktır.</strong> Karşısındakinin varlığını görmezden gelmek, sadece kendi ihtiyacını düşünmek, en ufak bir nezaket kuralını bile çiğnemek… İşte bu, gerçek bir bedeviliktir.</p>
<p>Medeniyet ise sadece gökdelenler, lüks arabalar veya akıllı telefonlarla ölçülmez. <strong>Medeniyet, insanın insana saygısıyla başlar.</strong> Bir çeşme başında "Buyurun, önce siz doldurun" diyebilmektir. Trafikte bir arabanın önünü kesmemektir. Market kuyruğunda sabırla bekleyebilmektir.</p>
<h3><strong>Peki, Bu Zihniyet Nereye Gidiyor?</strong></h3>
<p>Her gün biraz daha <strong>öfkeli</strong>, <strong>tahammülsüz</strong> ve <strong>bencil</strong> bir topluma dönüşüyoruz. Kavgalar, gürültüler, tartışmalar… Hepsi bu benmerkezci tavrın sonucu. <strong>"Önce ben"</strong> dedikçe, aslında hepimiz kaybediyoruz.</p>
<p>Oysa medeniyet, <strong>"önce sen"</strong> diyebilmektir. Karşındakine <strong>"Sen de varsın, senin de hakkın var"</strong> diyebilmektir. Bir köpeğe taş atmayı marifet sanan, ağaçları sadece odun olarak gören, çevreyi kirletmekten çekinmeyen bir zihniyetle hiçbir yere varamayız.</p>
<h3><strong>Ne Yapmalıyız?</strong></h3>
<ul>
<li>
<p><strong>Önce kendimizden başlamalıyız.</strong> Küçük bir teşekkür, bir gülümseme, beklemeyi bilmek…</p>
</li>
<li>
<p><strong>Çocuklarımıza insanlığı öğretmeliyiz.</strong> Teknolojiyi değil, önce <strong>merhameti</strong> öğretmeliyiz.</p>
</li>
<li>
<p><strong>Toplumsal bilinç oluşturmalıyız.</strong> Kabalığın normalleşmesine izin vermemeliyiz.</p>
</li>
</ul>
<p>Unutmayalım: <strong>Gerçek medeniyet, nezaketin ve saygının olduğu yerde yeşerir.</strong> Aksi halde, beton yığınları arasında kaybolmuş, birbirine yabancı, mutsuz insanlar topluluğu olmaktan öteye gidemeyiz.</p>
<p><strong>Yazık… Çok yazık…</strong><br />
Farkına varmadan kaybettiğimiz değerlerimiz için…</p>