10 Temmuz 2026, Cuma 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
GÜNDEM

Mehmet Görmez bilinmeyenleri anlattı: 15 Temmuz gecesi sadece selalar okunmadı

Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, FETÖ’cü hainlerin düzenlediği 15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında yaşananları ilk kez Haber7'ye anlattı.

15.07.2023 16:54 2010 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
Mehmet Görmez bilinmeyenleri anlattı: 15 Temmuz gecesi sadece selalar okunmadı
<p><strong>Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet G&ouml;rmez</strong>, FET&Ouml;&rsquo;c&uuml; hainlerin d&uuml;zenlediği 15 Temmuz Darbe Girişimi ile ilgili &ouml;nemli a&ccedil;ıklamalarda bulundu. Kanal 7 muhabiri Bekir G&uuml;ndoğan&rsquo;a konuşan&nbsp;<strong>Mehmet G&ouml;rmez</strong>, g&ouml;revi sırasında yaşanan darbe girişiminin bilinmeyenlerini anlattı.</p> <h3>O GECE NELER YAŞADI?</h3> <p><strong>- Hain darbe girişiminin &uuml;st&uuml;nden 7 yıl ge&ccedil;ti. O g&uuml;ne dair baktığımızda hafızalarımızda kalan en &ouml;nemli şeylerden biri selalardı. Halkın dışarıya &ccedil;ıkması i&ccedil;in de bir &ccedil;ağrıydı. O geceye d&ouml;nersek o g&uuml;n darbeden nasıl haberdar oldunuz?</strong></p> <p>&quot;&Ouml;ncelikle 15 Temmuz&#39;un 7&rsquo;nci seneyi devriyesinde tankların &uuml;zerinde y&uuml;r&uuml;yerek canlarını bu milletin hukuku ve iradesi i&ccedil;in siper eden b&uuml;t&uuml;n şehitlere Allah&#39;tan rahmet diliyorum. B&uuml;t&uuml;n gazilere Cenab-ı Hak&#39;tan şifalar diliyorum. Doğrusu 15 Temmuz gecesini hem yakın tarihimiz a&ccedil;ısından, hem istikbalimiz a&ccedil;ısından hem gelecek gen&ccedil; nesiller a&ccedil;ısından unutturmamak ve ondan alacağımız dersleri s&uuml;rekli kılmak gibi bir zorunluluğumuz var diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o gece sadece bir darbe teşebb&uuml;s&uuml; değildi. O gece ben her zaman ifade ettim; aynı zamanda bir işgal teşebb&uuml;s&uuml; gecesiydi. Tarihe ışık tutması a&ccedil;ısından, &uuml;zerinde daima durulması gerekiyor.</p> <h3>&quot;KENDİ KENDİME &quot;BANA NE D&Uuml;ŞER&quot; DİYE SORDUM, 2 G&Ouml;REV AKLIMA GELDİ&quot;</h3> <p>&quot;Tabii ben o g&uuml;n Diyanet İşleri Başkanıydım. &Uuml;zerimde &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir sorumluluk vardı. Darbeyi &ouml;ğrendiğim ilk saatlerden itibaren Ankara&#39;nın semasında savaş u&ccedil;akları u&ccedil;maya başladıktan, tanklar sokaklara indikten, k&ouml;pr&uuml;leri kapattıktan, &ouml;zellikle TRT&#39;den de bunun bir darbe olduğu a&ccedil;ık&ccedil;a ilan edildikten sonra ben hem bir insan olarak hem bir M&uuml;&rsquo;min olarak hem de 120-130 bin personelin başında, hem de camileri minareleri y&ouml;neten bir insan olarak &lsquo;Bana ne d&uuml;şer&rsquo; diye sordum kendini kendime. İki g&ouml;rev aklıma geldi. Birincisi bir defa bu ihanete karşı &ccedil;ıkmak, milletin kendi hukukuna sahip &ccedil;ıkmasının bir dini vecibe olduğunu ifade etmek. Buna tarihte fetva deniyor, ama bunun ifade edilmesi gerekiyordu. İkincisi de benim muhayyilemde bu gibi zamanlarda &ouml;zellikle hem millete moral vermek, motivasyon kazandırmak, milletin manevi değerlerini y&uuml;kseltmek, hem de bu ihanete teşebb&uuml;s edenlere korku salacağına inandığım selaların b&uuml;t&uuml;n camilerden, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&uuml;n sembol&uuml; olan minarelerden verilmesi gerektiğine şahsen inandım.</p> <h3>&ldquo;HEMEN AHMET HAMDİ AKSEKİ CAMİİ&rsquo;NİN ALTINDA KRİZ MASASI OLUŞTURDUK&rdquo;</h3> <p>&quot;İlk olarak o gece hemen başta Halil Erdoğan, Oğuzhan Dinler, İsmail Kalakoğlu, Mustafa Sarıbıyık gibi isimlerle kriz masası oluşturduk. Ben takipte olduğumu hissettiğim i&ccedil;in Diyanet İşleri Başkanı&#39;na ge&ccedil;medim. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığında arkadaşlarımız benim talimatımla Ahmet Hamdi Akseki Camii&#39;nin altında bir kriz masası oluşturdular. İlk aklımıza gelen şeylerden bir tanesi b&uuml;t&uuml;n din g&ouml;n&uuml;llerine mesaj g&ouml;ndererek camileri a&ccedil;ık tutmak, minarelerin ışıklarını yakmak ve minarelerden sela seslerinin y&uuml;kselmesini sağlamak oldu.&quot;</p> <p>&nbsp;</p> <h3>&quot;KIBRIS HAREKATI&#39;NDAN DA SELALAR OKUTULDU&quot;</h3> <p><strong>- Sela ne anlama geliyor? Neden o gece b&ouml;yle bir sela okundu?</strong></p> <p>&ldquo;Merhum bir imam, cami g&ouml;revlisinin evladıyım. Benim şahsen kendi &ccedil;ocukluk muhayyilemde 12-13 yaşlarındayken Kıbrıs Harekatı&#39;nda minareye &ccedil;ıkartılıp sela verdirildiğini hatırlıyorum. Bizim tarihimizde de bu gibi zor zamanlarda &ouml;zellikle sela okuyarak dosta g&uuml;ven, d&uuml;şmana korku salmak i&ccedil;in b&ouml;yle bir geleneğimizin var olduğunu zaten hepimiz biliyoruz. Yani bu işle iştigal eden herkesin zihninde var. Nitekim o gece pek &ccedil;ok kardeşimiz ben şahsen sokaklarda arabanın i&ccedil;erisindeydim. Ama pek &ccedil;ok kardeşimiz zaten aynı anda bu &ccedil;ağrıda bulunmaya başlamış. Bu son derece &ouml;nemli &ccedil;&uuml;nk&uuml; bizim toplumsal ve tarihsel muhayyilemizde bu var.</p> <h3>&ldquo;O GECEYİ MANEVİ DİNAMİKLER OLMADAN ANLAYAMAYIZ&rdquo;</h3> <p>15 Temmuz&#39;un 7. seneyi devriyesinde ifade etmem gereken &ccedil;ok &ouml;nemli bir şey var. O gecenin manevi dinamiklerini unutmamalıyız. O geceyi biz manevi dinamikleri dışarıda bırakarak anlayamayız. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; biz o geceye aylar sığdırdık. O geceye yıllar sığdı. Biz bir gecede yıllar yaşadık aslında. Zaman &ccedil;ok g&ouml;receli oldu.</p> <h3>SELA SESLERİ G&Uuml;VEN VE CESARET AŞILADI</h3> <p>Manevi dinamikler nelerdir? Her şehidin hatırasında biz bu manevi dinamikleri okuruz. Yani evinde namazını kılıp g&ouml;lette abdest alıp ben şehit olmaya gidiyorum diyen b&uuml;t&uuml;n o gen&ccedil;lerde, o şehadet mertebesine ulaşan gen&ccedil;lerin hikayelerinde biz o manevi dinamikleri g&ouml;r&uuml;yoruz. Toplumsal b&uuml;t&uuml;n toplumun duaya durması ve hatta D&uuml;nyadaki b&uuml;t&uuml;n mazlumların o gece bizimle birlikte duaya durması aslında o gecenin manevi dinamiklerindendir. Ancak, o manevi dinamiklerin tamamını harekete ge&ccedil;iren seladır. Sela evinden &ccedil;ıkamayacak durumda olan b&uuml;t&uuml;n ihtiyarlara, hastalara g&uuml;ven verdi. Evinden &ccedil;ıkıp milletin hukukuna sahip &ccedil;ıkma arzusu i&ccedil;erisinde olan b&uuml;t&uuml;n insanlara, b&uuml;t&uuml;n gen&ccedil;lere de b&uuml;y&uuml;k bir cesaret aşıladı. O a&ccedil;ıdan &ccedil;ok &ouml;nemliydi.&quot;</p> <h3>&ldquo;SELA SESLERİ, U&Ccedil;AK SESLERİNE GALİP GELDİ&rdquo;</h3> <p>&ldquo;Ben bu vesileyle o gece arkadaşlarla birlikte kaleme alıp 120 bin personele g&ouml;nderdiğimiz metinde &lsquo;değerli din g&ouml;n&uuml;ll&uuml;s&uuml; kardeşim&rsquo; diye başladım ve &lsquo;Bug&uuml;n milletin hukukuna sahip &ccedil;ıkmak, milletimizin yanında yer almak en b&uuml;y&uuml;k dini vecibedir&rsquo; diye başladı sonra, &lsquo;Bug&uuml;n herkes minareleri yakacak, camileri ışıklandıracak ve sela verecek&rsquo; dedim. Dediğim andan itibaren bir taraftan u&ccedil;aklar, Ankara semasında binaları yalayarak b&uuml;y&uuml;k sesler &ccedil;ıkarırken sala sesleri, u&ccedil;ak seslerine galip oldu.</p> <p>&nbsp;</p> <h3>&quot;DİYANET TEŞKİLATI MANEVİ BİR ORDUYA D&Ouml;N&Uuml;ŞT&Uuml;&quot;</h3> <p><strong>- O g&uuml;n siz medyadan da seslendiniz aynı zamanda. Bu noktada &Uuml;lke TV olarak ilk sala &ccedil;ağrısı da Turgay G&uuml;ler, Hasan &Ouml;zt&uuml;rk tarafından &Uuml;lke TV&#39;den bizim medya grubumuzdan yapıldı. Sonrasında siz de oraya bağlandınız. Onlar size nasıl ulaştı? O anı anlatır mısınız?</strong></p> <p>Şimdi biz mesajı kaleme alıp sosyal medya marifetiyle WhatsApp &uuml;zerinden b&uuml;t&uuml;n m&uuml;ft&uuml;lerimize, din g&ouml;revlilerimize g&ouml;nderdikten sonra bununla yetinmedik. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bizim mesajımızı sadece din g&ouml;revlilerine, din g&ouml;n&uuml;ll&uuml;lerine değil, bu vesileyle bir parantez a&ccedil;arak ifade edeyim. O gece bu &ccedil;ağrıya hemen karşılık vererek ger&ccedil;ekten her biri o gecenin kahramanına d&ouml;n&uuml;şen ve eski bir mesai arkadaşları olarak b&uuml;t&uuml;n din g&ouml;n&uuml;ll&uuml;s&uuml; kardeşlerime ben buradan teşekk&uuml;r etmeyi bir vazife g&ouml;r&uuml;yorum. O gece hakikaten Diyanet İşleri Teşkilatı adeta manevi bir orduya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Onun i&ccedil;in hep ne zaman hatırlarsam hep iftihar etmişimdir. Allah hepsinden razı olsun.</p> <h3>&quot;ULAŞABİLDİĞİMİZ TV KANALLARINA BAĞLANDIM&quot;</h3> <p>&quot;Ama benim bir sorumluluğum daha var. Bu mesajlarımı halkımıza ulaştırmak. Bizim g&ouml;revimiz sadece namaz kıldırmak, camileri idare etmek değil. Bu gibi zor zamanlarda tarihimizin her zor zamanlarında olduğu gibi din alimlerinin, dini m&uuml;esseselerin vazifesi; milletin yanında yer almak, zulme karşı &ccedil;ıkmak, onların moral, maneviyatını y&uuml;celtmek, y&uuml;ksek tutmak gibi bir vazifemiz var yani. Acaba ben bunu milletimize nasıl ulaştırırım? O zaman işte basın m&uuml;şaviri arkadaşımız Halil Erdoğan Bey&#39;e dedim ki, beni b&uuml;t&uuml;n kanallara bağlayın. Yani ulaşabileceğimiz b&uuml;t&uuml;n kanallara bağlayın. Zannediyorum saat, 1&rsquo;i bir m&uuml;ddet ge&ccedil;e ilk &ouml;nce &Uuml;lke TV ve Haber 7&rsquo;ye bağlandım. Karşımda hem Hasan &Ouml;zt&uuml;rk Bey vardı hem Turgay Bey vardı. Onların bulunduğu bir programda ben ilk hitabımı o şekilde ger&ccedil;ekleştirdim ve hem din g&ouml;revlilerine hitap ettim &lsquo;Camilere koşun, ışıkları yakın, minarelere &ccedil;ıkın, minarelerden salalar okuyun hem de milletimizi hukuka, hukukuna, iradesine sahip &ccedil;ıkmaya davet edelim&rsquo;. Yani Cumhurbaşkanımızın o ifade ettiği &ccedil;ağrıyı da ilave ederek orada seslendirdim.</p> <h3>&quot;ORDUYA SESLENDİM&quot;</h3> <p>Hemen akabinde Habert&uuml;rk&#39;e bağlandım. Orada da mesajımı askerlere verdim, orduya verdim. Dedim ki &lsquo;<em><strong>Ey T&uuml;rk ordusu, mensupları, askerleri! Benim benim başında bulunduğum Diyanet&#39;e bu millet hi&ccedil;bir zaman Peygamber ocağı denmedi. Diyanet olduğumuz halde bu millet bize peygamber ocağı demedi. Ama senin i&ccedil;inde bulunduğun orduya bu millet tarih boyunca &#39;Peygamber ocağı&#39; dedi. Peygamber ocağında yetişen bir asker bu milletin parasıyla alınan topu, t&uuml;feği, tankı bu millete y&ouml;neltemez. B&ouml;yle yaptığınız zaman o ocağın en b&uuml;y&uuml;k sahibi olan efendimiz Muhammed Mustafa&#39;ya da ihanet i&ccedil;erisinde olmuş olursunuz</strong></em>&rsquo; dedim. Daha sonra CNN T&uuml;rk&#39;e bağlandım. Orada da bu mesajlarımı yeniledim.</p> <h3>G&Ouml;RMEZ&#39;E &quot;NEREDEN &Ccedil;IKTI BU SELA?&quot; SORUSU</h3> <p>Sonra sabaha doğru NTV&#39;ye bağlandım. NTV&#39;de de muhabir arkadaşımız &lsquo;nereden &ccedil;ıktı bu sala?&rsquo; deyince. Ben orada da bunu ifade ettim yani bizim g&ouml;revimiz sadece namaz kıldırmak değil. Bu gibi zamanlarda milletimizin yanında yer almak, hukukuna sahip &ccedil;ıkmak, onların maneviyatını y&uuml;ce tutmak. Dolayısıyla hakikaten benim şahsen hayatımda, o gece, o geceden sonra &uuml;&ccedil; g&uuml;n boyunca yapıp ettiklerimizim &ccedil;ok &ouml;nemli olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Tabi dediğim gibi genelde bu t&uuml;r m&uuml;esseselerin başındaki insanlar &ouml;ne &ccedil;ıkar. Biz bir ekiptik. O ekiple beraber Allah&#39;a hamdolsun o zaman &uuml;st&uuml;m&uuml;ze d&uuml;şen vazifeyi yaptığımızı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p> <h3>&quot;81 İL M&Uuml;FT&Uuml;S&Uuml;YLE DEKLARASYON YAYINLADIK&quot;</h3> <p>&quot;Hemen ertesi g&uuml;n b&uuml;t&uuml;n millete bir sesleniş yaptım. Hemen akabinde 81 il m&uuml;ft&uuml;m&uuml;z&uuml; topladım. 81 il m&uuml;ft&uuml;m&uuml;zle birlikte bir deklarasyon yayınladık. Hepsini alarak iki &ouml;nemli noktaya ziyaret ger&ccedil;ekleştirdik. Birisi bombalanan Gazi Meclisimize, Meclis Başkanımız İsmail Kahraman Bey o zaman bizi Şeref Salonuna aldı. Orada aynı şekilde kendileri de dediler ki &lsquo;Hocam siz biraz konuşun, bu zor zamanlarda konuşmanız rahatlatıyor&rsquo; dediler. B&uuml;t&uuml;n kanallara haber verdi. &lsquo;Canlı olarak verin&rsquo; dedi. Oradaki konuşmamı kanallar canlı olarak verdi kendisi konuştular aynı şekilde değerlendirmeler yaptılar.Oradan 81 bir il m&uuml;ft&uuml;m&uuml;zle G&ouml;lbaşı&#39;nda &ouml;zel harekata gittik. &Ouml;zel harekatta aynı şekilde oradaki polislerimizle, &ouml;zel kuvvet, &ouml;zel harekat polislerimiz bir o manzarayı hi&ccedil;bir zaman unutamam b&ouml;yle karşımızda durdular. Ben dua ettim onlar &lsquo;Amin&rsquo; dediler ve o şekilde &ccedil;alışmalarımız devam etti.&quot;</p> <h3>&ldquo;BU S&Ouml;Z&Uuml;N SAHİBİNİ KİMSE BİLMEZ&rdquo;</h3> <p>&ldquo;Meşhur bir şairimiz vardı Allah rahmet eylesin, Nuri Pakdil. O gecenin fecrinde beni aradı. Dedi ki, &lsquo;Ezanları susturan darbelerden, darbeleri sustur selaları bize l&uuml;tfeden Allah&#39;a hamd ediyorum&rsquo; dedi. G&ouml;zyaşları i&ccedil;erisinde bu duygu ve d&uuml;ş&uuml;ncelerini paylaştı. Bu c&uuml;mle daha sonra tedav&uuml;le girdi ama kimse bilmez, bu c&uuml;mlenin asıl sahibinin Nuri Pakdil olduğunu. Dolayısıyla o manevi dinamikler &ccedil;ok &ouml;nemliydi.&rdquo;</p> <h3>&quot;MİLLETİMİZİN DUASI ARKANIZDAYKEN BU ZALİMLER MUVAFFAK OLAMAYACAKLAR&quot;</h3> <p><strong>- Şimdi o gece tabii hedeflerden birisi de sizdiniz. Yine kurumların başındaki bir&ccedil;ok isim hedefti. Ki&nbsp; &ouml;nemli bir kurumun da başındaydınız T&uuml;rkiye a&ccedil;ısından da. Sonrasında bir &ccedil;ağrı da oldu camilerden. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızla bir temasınız oldu mu o gece? O geceki ilişkilerinizi biraz a&ccedil;manızı isteyeceğim sizlerden.</strong></p> <p>İki temasımız oldu o gece. Hem &ouml;zel kalem m&uuml;d&uuml;r&uuml; Hasan Doğan Bey&#39;le ilk g&ouml;r&uuml;şmemizde sesi a&ccedil;tı ve Sayın Cumhurbaşkanımız da dinliyor dediler. Ben kalbimden d&ouml;k&uuml;len c&uuml;mleleri ifade ettim. Dedim ki, &lsquo;Milletimizin, mazlumların duası arkanızdayken inşallah bu zalimler muvaffak olamayacaklar.&rsquo; dedim. Hem de selaları başlattığımızı haber verdim. Aslında &ouml;ncesinde de ulaşmaya &ccedil;alıştım ama bu m&uuml;mk&uuml;n olmadı. Fakat selalar bir taraftan devam ederken bir taraftanda da ben bunu m&uuml;jde olarak ifade ettim. Hemen arkasından da &ldquo;Sadece selalarla iktifa etmeyin, selalardan sonra milletimizi kendi hukukuna sahip &ccedil;ıkmak i&ccedil;in milletimizi meydanlara &ccedil;ıkmaya davet edin.&rdquo; dedikten sonra selaların hemen ardından m&uuml;ezzinlerimiz bu &ccedil;ağrıda bulundular. Milletimizin hukukuna, iradesine sahip &ccedil;ıkmaya ve bu ihanete karşı &ccedil;ıkmaya davet de Cumhurbaşkanımızın talimatıyla oldu.</p> <h3>&quot;UNUTAMADIĞIM 2 SELA VAR&quot;</h3> <p><strong>- Her sela okunuşu size neyi hatırlatıyor?</strong></p> <p>&quot;Her Cuma gecesi sela verildiğinde hafızam beni 15 Temmuz&rsquo;a g&ouml;t&uuml;r&uuml;r. Hele iki sela var ki, kalbimin derinliklerine n&uuml;fuz etmiştir. Ankara&#39;da İsmail merhum İsmail Coşar&#39;ın selası, İstanbul&#39;da da Şehzadebaşı Cami m&uuml;ezzini Bahtiyar&rsquo;ın selası. Bahtiyar daha sonra da o &ccedil;ağrıyı bir de şairane bir şeye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;. &ldquo;Mehmet&#39;im kışlana d&ouml;n. Sen bize namlunu y&ouml;neltemezsin. O benim televizyonlarda s&ouml;ylediğimi Bahtiyar &ccedil;ok daha g&uuml;zel bir ifadeyle s&ouml;yledi. Bu iki selayı ne zaman duysam o geceyi iliklerime kadar yaşıyorum diyebilirim.&quot;</p> <h3>&quot;SİZ &#39;Z KUŞAĞI&#39; DEĞİL &#39;HIZIR KUŞAĞI&#39;SINIZ&quot;</h3> <p><strong>- Gen&ccedil;ler hakikaten sahadaydı. Bir &lsquo;Z kuşağı&rsquo; ve farklı yansıtılmaya &ccedil;alışan bir gen&ccedil;lik tasviri var. Ama 15 Temmuz gecesi baktığımızda o gen&ccedil;lik vatanı, milleti ve bayrağı i&ccedil;in tankların, bombaların, kurşunların &ouml;n&uuml;nde durdu. Kısaca gen&ccedil;leri burada &ouml;vd&uuml;n&uuml;z ve T&uuml;rkiye&#39;yi gen&ccedil;ler konusundaki mesajınız nedir?</strong></p> <p>&quot;Bence bence o gen&ccedil;liğin enerjisini o b&uuml;y&uuml;k enerjiyi, iyiye, doğruya, g&uuml;zele, sevk etme becerisini yetişkin g&ouml;sterdiği zaman bu milleti millet yapan b&uuml;t&uuml;n değerlerin gen&ccedil;lerin mayasında harekete ge&ccedil;ebileceğine inanıyorum. Bu Kahramanmaraş eksenli depremlerde de Samandağ&#39;ında İstanbul&#39;dan bir teknik lise &ouml;ğrencilerinin sobalar yapıp getirip orada dağıttıklarına şahit olunca biraz onlarla sohbet ettim. Orada kullandığım bir c&uuml;mle var; 15 &nbsp;Temmuz&#39;u da hatırlayarak, dedim ki, &ldquo;Siz Z kuşağı değil Hızır Kuşağı&#39;sınız. Zor zamanlarda Hızır gibi yetişiyorsunuz.&rdquo; Onun i&ccedil;in bence g&uuml;venmek lazım. Ve o b&uuml;y&uuml;k enerjiyi fıtratlarına uygun bir hakikatle buluşturmak lazım. O gecenin manevi dinamikleri, gen&ccedil;lerdeki bu hakikat mayası ile buluşmalarını sağladığı i&ccedil;in &ccedil;ok &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Oralardan &ouml;rnek alarak gen&ccedil;liği değerlendirmek gerektiğini tekrar ifade etmek istiyorum.&quot;</p> <h3>FET&Ouml;&#39;C&Uuml; HAİNLER 4 B&Uuml;Y&Uuml;K ZARAR VERDİ</h3> <p><strong>- Darbeyi yapan FET&Ouml;&#39;c&uuml;lerin &ouml;zellikle bir dini grup cemaat olması ve b&ouml;yle bir darbeye girişiyor olması dini anlamda toplumu nasıl etkiledi? Toplumun bakış a&ccedil;ısına ciddi bir anlamda bir darbe oldu. Baktığınız zaman bizden dedikleri insanların birden kendilerine silah doğrultuyor olması toplumda da ciddi yaralar oluşturdu değil mi?</strong></p> <p>&quot;4 b&uuml;y&uuml;k zarar sayıyorum ben daima konuşmalarımda. Tabii ki &ouml;ncelikle millete zarar verdiler. 251 canımız şehit oldu. 2 bini aşkın vatandaşımız yaralandı, gazi oldu. Cumhurbaşkanlığı K&uuml;lliyesi&rsquo;ni Meclis&rsquo;i, Genelkurmay&rsquo;ı bombaladılar. Bir b&ouml;yle verdikleri bir zarar var. Kendi ordumuza verdikleri zarar var. İkincisi millete verdikleri zarar var. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; milletin g&uuml;ven duygularını yaraladılar. Milletin birbirine olan g&uuml;venini yok ettiler. Ama &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml; benim a&ccedil;ımdan en b&uuml;y&uuml;k zararı Din-i M&uuml;bin-i İslam&#39;a verdiler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; 40 yıldır din g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; altında yapılanmış bir yapı olarak karşımıza &ccedil;ıktılar. Bu tabii belki bu &uuml;lkenin tarihinde bir ilkti. Onun i&ccedil;in dini değerlerimizin aldığı yaralar gelecek kuşaklarım a&ccedil;ısından bunun hala &ccedil;ok iyi bir hasar tespitini yapabilmiş değiliz. Yani hasar tespitini yapmak i&ccedil;in yeni bir &ccedil;alışma yapıldığında g&ouml;r&uuml;r&uuml;z ki, milletimizin iyilik duygularını katlettiler. Sadakaları ve zekatlarıyla onların insanlık adına yapmak istedikleri hayırları, iyilikleri, erdemi, fazileti yok ettiler. Bir zararı daha var. Bu yapı &ouml;zellikle Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra kimliğini yeniden inşa etmek isteyen T&uuml;rk cumhuriyetlerine Yugoslavya&#39;da dağıldıktan sonra kimliklerini yeniden inşa etmek isteyen Balkanlar&#39;a, s&ouml;m&uuml;rgeler sona erdikten sonra kimliklerini inşa etmek isteyen gariban mazlum Afrika&#39;daki M&uuml;sl&uuml;manlara da bu d&uuml;ş&uuml;ncelerini g&ouml;t&uuml;rd&uuml;kleri ve zerk ettikleri i&ccedil;in onların da d&uuml;nyalarında b&uuml;y&uuml;k alt&uuml;st oluşlar, b&uuml;y&uuml;k sarsıntılar meydana getirdiler. Dolayısıyla bence hala &ccedil;ok iyi bir hasar tespiti yapabilmiş değiliz. Din olgusunda ciddi bir travma vurdular. Kur&#39;an-ı Kerim&#39;de &ouml;yle bir ifade var: &ldquo;Aldananlar sizi Allah&#39;la aldatmasınlar.&rdquo; Yani ilk defa bir yapı insanları Allah&#39;la aldattı. Bunu hemen akabinde Pazartesi g&uuml;n&uuml; Kocatepe&#39;de cenaze namazlarını kıldığımız ilk şehitlerin cenazesinde y&uuml;ksek sesle ifade ettiğimi hatırlıyorum. Sonrasında tabii aynı şekilde adalet duygusu, merhamet duygusu, b&uuml;y&uuml;k yara aldı. Dolayısıyla &ccedil;ok ciddi bir hasar tespiti yapmak gerekir diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p> <h3>&quot;ŞU KORKU VE ENDİŞEYİ HALA TAŞIYORUM&quot;</h3> <p><strong>- Bu tarz oluşumlara karşı nasıl dikkatli olmalıyız? Bu da &ouml;nemli. Yani baktığınız zaman insanlarda bir travma ve g&uuml;vensizlik var.</strong></p> <p>&quot;O gece korku ve endişe yoktu ama sonrasında şu korku ve endişeyi daima taşıdım, şimdi de hala taşıyorum; Bu t&uuml;r yapıların yanlışlıklarını dine mal etmek. Bunun i&ccedil;in de en doğru yol, en sağlam yol:&nbsp; Bizi biz yapan değerlerimizi, &uuml;zerine bina ettiğimiz dinimizi doğru anlamak, doğru yaşamak; dini hayatımızı ve dini d&uuml;ş&uuml;ncelerimizi şahıslar &uuml;zerine bina etmemek, şahıs merkezli yapılardan uzak durmak; daha &ccedil;ok ortak ilim, ortak fikir, ortak akıl i&ccedil;inde bulunmak&hellip; Meşhur bir s&ouml;z vardır; &ldquo;Baki hakikatler fani şahsiyetler &uuml;zerine bina edilmezler.&rdquo; Bizim baki hakikatlerimiz var ve biz bunları irademizi hi&ccedil;bir zaman kim olursa olsun şahıslara teslim etmemekten ge&ccedil;iyor diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.&quot;</p> <h3>&quot;O GECE SADECE T&Uuml;RKİYE&#39;DE SELALAR OKUNMADI&quot;</h3> <p><strong>- O g&uuml;ne ait aklınızda kalan, aklınıza yerleşen bir hikayeniz var mı?</strong></p> <p>&quot;O kadar &ccedil;ok hikaye var ki&hellip; Doğrusu bir ciltlik kitap olur diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Başka programlarda da ben o zamanlarda ifade ettim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben 6-7 senedir bu konulara hi&ccedil; girmedim. D&uuml;nyadan aldığım mesajları, telefonları hi&ccedil;bir zaman unutamam. Kerk&uuml;k&#39;ten, Azerbaycan&#39;dan, Bosna&#39;dan, Somali&rsquo;den, Moritanya&#39;dan, d&uuml;nyanın muhtelif yerlerinden&hellip; Biz &ccedil;ağrınızı yerine getirdik, selalar okuttuk. Ama onunla yetinmedik, vatandaşlarımızı camilere &ccedil;ağırdık. Camilerde, sabahlara kadar duaya durduk. Aslında sadece o gece T&uuml;rkiye&#39;de selalar okunmadı. O gece Bosna&#39;da da okundu. Kerk&uuml;k&#39;te de, Azerbaycan&#39;da da, d&uuml;nyanın muhtelif yerlerinde okundu. Onlar bir şey daha yaptılar, halkı camilere davet ettiler ve sabaha kadar topluca duaya durdular. Bunu hi&ccedil;bir zaman ben unutamam.&quot;</p> <h3><strong>MORİTANYALI ANNEDEN DUYGULANDIRAN HAREKET</strong></h3> <p>Sayın Cumhurbaşkanımızla paylaştığım bir şey oldu. Daha sonra kendisi bir konuşmasında da nakletti. Moritanyalı bir M&uuml;sl&uuml;man, Medine&#39;de yaşıyor, gece yarısından &ccedil;ok sonraları, artık sabaha doğru darbenin başarısız olduğu ortaya &ccedil;ıkınca, 90 yaşındaki annesi &ldquo;Evde ne kadar para varsa onları topla, şu valize doldur. G&ouml;t&uuml;r, Mescidi Nebevi&#39;nin etrafında ne kadar fakir varsa dağıt.&rdquo; diyor. &ldquo;O değil mi ki M&uuml;sl&uuml;manların umudunu bağladığı T&uuml;rkiye kurtuldu bu badireden. Biz de bu badireden kurtulmanın ş&uuml;kranı olarak dağıtalım.&rdquo; Kendisi bizzat anlattı. Dedi ki, &ldquo;Ben banka sevmediğim i&ccedil;in kazandığım her parayı evde biriktiriyordum. Evde bulduğumuz ne kadar para varsa valize koydum. Gittim ve Mescid-i Nebevi&#39;nin etrafındaki insanlara dağıttım.&rdquo;</p> <h3>SOMALİLİ BAKAN: BU SOMALİ&#39;NİN İŞGAL OLMASI DEMEKTİR</h3> <p>Somalili bakanın bana s&ouml;ylediği başka bir şey şu oldu: &ldquo;Eğer Ankara&#39;nın seması bir u&ccedil;ak tarafından işgal edilmişse bu Somali&#39;nin işgal olması demektir&rdquo; dedi ve ağladı telefonda.</p> <h3>AZERBAYCAN ŞEYH&Uuml;LİSLAMI:&nbsp;250 YİĞİT GETİRSEM İŞE YARAR MIYIM?</h3> <p>Azerbaycan&#39;ın şeyh&uuml;lislamı Allahş&uuml;k&uuml;r Paşazade aynen şu ifadeyi kullandı: &ldquo;Mehmet Bey benim &ouml;zel u&ccedil;ağım var. 250 yiğit getirsem işe yarar mıyım?&rdquo; dedi. Yani o gece bizim g&ouml;n&uuml;l coğrafyamızdaki b&uuml;t&uuml;n M&uuml;sl&uuml;manların, b&uuml;t&uuml;n mazlumların bizimle birlikte harekete ge&ccedil;mesi, duaya durması bence asla unutmamamız gereken bir şeydir.</p> <h3>&quot;BUNU YAPMAMIZ GEREKİYOR&quot;</h3> <p>Şunu yapmamız da gerekiyordu; mesela 15 Temmuz&#39;dan sonraki cuma bir hafta sonra o cuma b&uuml;t&uuml;n M&uuml;sl&uuml;man d&uuml;nyasında okunan hutbeleri toplayıp birka&ccedil; cilt kitap neşretmek istedim ama yapamadım. Eğer o hutbeler toplanırsa&hellip; &Ccedil;oğu kayıt olarak var zaten. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; b&uuml;t&uuml;n İslam d&uuml;nyasındaki hutbelerin konusu, bir iki yer hari&ccedil;, T&uuml;rkiye ve darbe ile ilgiliydi. Dolayısıyla bir kelebek etkisi yaparak b&uuml;t&uuml;n M&uuml;sl&uuml;man coğrafyada bir duaya ve umuda d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Bunu hi&ccedil;bir zaman unutamam.&rdquo;</p> <h3>SALDIRIYA UĞRAYAN 60 SELA GAZİSİ VAR</h3> <p><strong>- Bazı yerlerde okunan selaların engellenmesi konusunda size bilgiler geldi mi?</strong></p> <p>&quot;Geldi tabii. Yani ben bunları o gecenin istisnaları olarak g&ouml;r&uuml;yorum. Yoksa 60 &lsquo;sela gazisi&rsquo; olmuştu. Yani T&uuml;rkiye&#39;de bu şekilde darp edilen, yahut hakaret edilen, tartaklanan 60 kadar m&uuml;ezzinimiz vardı. Ben hemen bir hafta 10 g&uuml;n sonra o 60 m&uuml;ezzinimizi Ankara&#39;ya &ccedil;ağırarak &ouml;d&uuml;llendirdim. Onlarla beraber konuştuk. Hukuk m&uuml;cadelesi vermek i&ccedil;in ayrıca bir &ccedil;aba başlattığımızı hatırlıyorum. Yani b&ouml;yle bir 60 sela gazimiz var. Mesela Polatlı&#39;daki &ccedil;ok enteresandır. Polatlı&#39;da asker de oradan camiye giriyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hatırlarsanız pilotların aşağıdaki hainlerle konuşmaları yayınlanınca aslında semada onların da tedirgin oldukları g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. &ldquo;Derhal bu ezanları susturun. Bu selaları susturun. Bu camilere gidin. Gerekirse zor kullanın&rdquo; diye talimat veriyorlar. Bunun &uuml;zerine askerlerden r&uuml;tbeli askerlerden bir tanesi Polatlı&#39;da merkezi sistemle sela veren camiye giriyor ve m&uuml;ezzini tartaklıyor. Ama hoparl&ouml;r a&ccedil;ık olduğu i&ccedil;in b&uuml;t&uuml;n şehir duyuyor. Şehir halkı camiye h&uuml;cum ediyor ve bu sefer onu adeta lin&ccedil; etmeye kalkışıyorlar zorla ellerinden alıyorlar. Bir de bu t&uuml;r hadiseler var.&rdquo;</p> <h3>&ldquo;15 TEMMUZ DARBE RUHU&rsquo;NU KIRDI, YOK ETTİ&rdquo;</h3> <p><strong>-Peki, 7 yılın sonunda neler s&ouml;yleyeceksiniz hocam? Hem gen&ccedil;lere hem vatandaşlara unutulmaması noktasındaki tavsiyeleriniz nedir?</strong></p> <p>&quot;Başta da ifade ettiğim gibi hem geleceğimiz a&ccedil;ısından, hem yakın tarihimiz a&ccedil;ısından, hem ger&ccedil;ekten o gece yaşadığımız birlik ruhu a&ccedil;ısından okullarda dahi &ccedil;ocuklara anlatmamız gereken bir hadisedir diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. İkincisi, arkasından yaşadığımız acı tecr&uuml;beleri nasıl bertaraf edebiliriz, zedelenen g&uuml;veni nasıl yeniden inşa edebiliriz, &ouml;zellikle din g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; altında meydana geldiği i&ccedil;in bunu nasıl tamir ederiz? Hem de bir daha ben tabii bu &ouml;yle bir ders oldu ki, bir daha bu topraklarda b&ouml;yle bir teşebb&uuml;s&uuml;n olacağına ihtimal vermem. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; en b&uuml;y&uuml;k faydası bu oldu. Darbeler &uuml;lkesi olan T&uuml;rkiye&#39;de bir daha kimse b&ouml;yle bir şeye teşebb&uuml;s edemez ve milletimiz bunu b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyaya g&ouml;stermiş oldu.</p> <p>Darbe ruhunu kırdı ve yok etti. Dolayısıyla tekrarlanmaması i&ccedil;in falan değil de hasarları hala ruhlarda, insanların arasında, ailede, komşular arasında meydana getirdiği o g&uuml;ven problemini yeniden inşa etmek i&ccedil;in hala &ccedil;aba i&ccedil;erisinde olmamız gerektiğini ifade etmek isterim. Allah bir daha bu millete b&ouml;yle bir gece yaşatmasın diye dua edelim.</p> <h3>&quot;BİZ MİLLET&Ccedil;E BUNUN &Uuml;STESİNDEN GELİRİZ DİYE İNANDIM&quot;</h3> <p><strong>-Evet yani biraz daha spesifik bir soru: O gece siz ne hissettiniz? Ne yaşadınız kendi i&ccedil;inizde? Yani baktığınız zaman ki Ankara&#39;dayız hepimiz yaşadık. Bir tarafta bombalar patlıyor, u&ccedil;aklar tepemizde. B&ouml;yle bir korku, bir b&ouml;yle bir hani ne olacak? Veya işte Allah korusun başarılı olurlarsa ne olacak? B&ouml;yle bir şey hissettiniz mi?</strong></p> <p>Rabbim şahit Bekir Bey Rabb&#39;im şahit. Şimdi tekrar ş&ouml;yle bir hafızamı yokluyorum. O gece &ccedil;&uuml;nk&uuml; b&uuml;t&uuml;n yapıp ettiklerimi &ccedil;ok iyi biliyorum.</p> <p>Başarılı olacaklarına dair aklımın ucundan bile bir teredd&uuml;t ve ş&uuml;phe yaşamadım. Eğer yaşasaydım zannediyorum bunları yapamayabilirdik. Yani o kadar g&uuml;vendim ki Rabbime. Milletimizin o hareketine o kadar g&uuml;vendim. Sayın Cumhurbaşkanımızın o canını dişine takarak, meydan okuyarak havaalanına inmesi vesaire. Yani o gece yaşananlara baktığımızda ben şahsen zerre kadar bir endişe taşımadım. Biz millet olarak bunun &uuml;stesinden geliriz diye inandım bir defa birincisi bu.</p> <h3>&quot;BİZİM SARIKLARIMIZIN 7 METRE OLMASININ SEBEBİNİ KİMSE BİLMEZ&quot;</h3> <p><strong>- Korku yaşadınız mı?</strong></p> <p>&quot;TRT benimle bir program yaptı. Orada da bu soruyu sordular. &lsquo;Hocam o gece korkmadınız mı b&uuml;t&uuml;n bunları yaparken?&rsquo; Dedim ki, &lsquo;Kimse bilmez ama bizim sarıkların &uuml;zerindeki beyaz bez yedi metredir. 7 metre olmasının sebebi &ccedil;&uuml;nk&uuml; 7 metre aynı zamanda kefen &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;d&uuml;r. Yani bir hamaset olsun diye bunu s&ouml;ylemiyorum. Hakikaten o gece Rabbime sonsuz bir g&uuml;venim oldu. Milletimize sonsuz g&uuml;venim oldu. Gen&ccedil;lik Bekir Bey, yani bence o gece &quot;15 Temmuz ve gen&ccedil;lik&quot; diye bir başlığımız daima olmalı.&quot;</p> <h3>&quot;ALLAH SELA RUHUNU EKSİK EYLEMESİN&quot;</h3> <p><strong>-Son olarak neler s&ouml;yleyeceksiniz?</strong></p> <p>&quot;O gece ortaya koyduğumuz ruhu ve manevi dinamikleri harekete ge&ccedil;iren o diriliş bestesi olan selanın ruhunu, kulaklarımızdan ve minarelerimizden Cenab-ı Hakk eksik eylemesin diyorum.&quot;</p> <p>&nbsp;</p> <p>KAYNAK:&nbsp;HABER7</p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.