1 Temmuz 2026, Çarşamba 💵 💶 🥇
SON DAKİKA
MAKALE

İnsan Mikrobiyotası Neden Önemli?

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-family:"Tahoma",sans-serif"><span style=…

26.07.2023 18:22 1250 okunma 0 yorum
Yazı boyutu
İnsan Mikrobiyotası Neden Önemli?
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">İnsan v&uuml;cudunda yaşamını s&uuml;rd&uuml;ren ve sayıları trilyonlarla ifade edilebilecek, son derece kalabalık bir mikroskobik canlı n&uuml;fusu olduğu bilinen bir ger&ccedil;ektir. 100 trilyon kadar bakterinin bulunduğu bu mikroorganizma topluluğu &ldquo;mikrobiyota&rdquo; olarak adlandırılır. Mikrobiyota İstanbul ilinde son zamanlarda hakkında sık araştırma yapılan konulardan biridir. Aynı şekilde sağlık a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k &ouml;neme sahip olan HPV aşısı İstanbul ve diğer illerimizde uygulama sıklığı artan bir prosed&uuml;rd&uuml;r. Op. Dr. &Ouml;zlem Aras alanının uzman ve deneyimli ismi olarak mikrobiyota, HPV aşısı, suda doğum, t&uuml;p bebek tedavisi ve daha pek &ccedil;ok farklı konuda başvurabileceğiniz ilk adrestir.</span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Mikrobiyotaların toplam ağırlığı 2 ila 3 kg kadar olup, insan v&uuml;cudunun ağırlığının %2 ila %3 civarı bu bakterilerden meydana gelir. Diğer bir deyişle v&uuml;cuttaki mikrobiyota bakterilerinin sayısı, insan v&uuml;cudunun kendi h&uuml;crelerinin sayısından yaklaşık 10 kat daha fazladır.</span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Mikrobiyotanın sahip olduğu genetik materyal ise &ldquo;mikrobiyom&rdquo; olarak adlandırılır. Bununla birlikte bu iki terimin birbiri yerine kullanılması sık g&ouml;r&uuml;len bir durumdur. Mikrobiyomdaki genlerin sayısı, insan genomunda bulunan genlerin sayısından ortalama 150 kat daha fazladır. Yani insan v&uuml;cudunda kendi h&uuml;crelerimizden genlerimizden &ccedil;ok daha fazla bakteri h&uuml;cresi ve geni bulunduğunu s&ouml;ylemek hi&ccedil; de abartı sayılmaz. </span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Mikrobiyotayı v&uuml;cudun i&ccedil; ekosistemi olarak tanımlamak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. İnsan v&uuml;cudunda tam 18 farklı yerde mikrobiyota bulunmakla birlikte; bağırsaklar bakterilerin doğal olarak en kalabalık bulunduğu ortam olma &ouml;zelliğini taşır. Bağırsak mikrobiyotası bireyler anne rahmindeyken gelişmekte olup gebelik esnasında bakteriler, anneden bebeğe ge&ccedil;meye başlar. Normal doğum yapılması halinde doğum sırasında ve yenidoğanın emzirilmesi s&uuml;recinde bebekler annelerinden bakteri almaya devam etmektedirler. Bu y&uuml;zden sezaryen doğumla d&uuml;nyaya gelen ve yeterince anne s&uuml;t&uuml; almayan bebeklerin, mikrobiyom konusunda dezavantajlı olduğunu s&ouml;ylemek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Bebekler b&uuml;y&uuml;rken yediklerinden, i&ccedil;tiklerinden, &ccedil;evrelerinden ve temas ettikleri kişilerden bir&ccedil;ok bakteri alırlar. Alınan mikroorganizmalar dost, d&uuml;şman ya da ikisinin bir karması olabilse de; sağlıklı bir insan v&uuml;cudunda dost bakterilerin sayısının ağır bastığı unutulmamalıdır. </span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif">Sayfa: </span><u><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#1155cc"><a href="http://ozlemaras.com/hpv-asisi/"><span style="color:#1155cc">https://www.ozlemaras.com/hpv-asisi/</span></a></span></span></span></u></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <h2><span style="font-size:18pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><a name="_heading=h.nhuidr4bleno"></a>Mikrobiyota Tahmin Ettiğinizden &Ccedil;ok Daha &Ouml;nemli</span></span></h2> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Modern tıbbın babası olan Hipokrat&rsquo;ın g&uuml;n&uuml;m&uuml;zden 2000 yıl &ouml;nce s&ouml;ylediğine g&ouml;re, &ldquo;T&uuml;m hastalıklar bağırsakta başlar!&rdquo;. G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar yapılan sayısız bilimsel &ccedil;alışma bu s&ouml;z&uuml;n doğruluğunun bir kanıtı niteliğindedir. Birbiriyle bağlantısız g&ouml;r&uuml;nen bir&ccedil;ok hastalığın altında bağırsak mikrobiyotası ile ilgili sorunlar olması olasılığı &ccedil;ok y&uuml;ksektir. Kısacası bağırsakların sağlık durumu, t&uuml;m v&uuml;cut sistemleri &uuml;zerinde doğrudan etkiye sahiptir. Bağırsaklar g&uuml;&ccedil;s&uuml;zleştiğinde ya da hasar g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde kronik hastalıkların, obezitenin ve yaşlanmanın ortaya &ccedil;ıkması i&ccedil;in uygun zemin sağlanmış olur.</span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Mikrobiyota olarak adlandırılan mikroorganizma topluluğu, v&uuml;cut işlevlerinin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmesine ve sağlığın korunmasında &ouml;nemli bir rol &uuml;stlenir. Mikrobiyota; gıdaların sindirilmesi, &ccedil;eşitli vitaminlerin &uuml;retilmesi, bağışıklık sisteminin desteklenmesi, bağırsak sağlığının korunması, ideal v&uuml;cut ağırlığının korunması, inflamasyonun &ouml;nlenmesi ve v&uuml;cudun beyin faaliyetleri gibi farklı fonksiyonlarının yerine getirilmesinde kritik bir yere sahiptir. Bu nedenle mikrobiyotanın insan v&uuml;cudunun ayrılmaz bir par&ccedil;ası olduğu s&ouml;ylenebilir. Yapılan &ccedil;eşitli araştırmalara g&ouml;re mikrobiyota ile ilgili sorunların bazı hastalıklarda rol oynaması m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Bu hastalıklar şu şekilde sıralanabilir: Astım, kanser, kolit, egzama, rozasea, akne ve &uuml;rtiker gibi deri hastalıkları, otizm, &ccedil;&ouml;lyak, diyabet, kalp hastalığı, hassas bağırsak sendromu, sık yaşanan soğuk algınlığı, kronik yorgunluk, kandida &ccedil;oğalması, obezite ve kilo artışı, gıda alerjisi ve duyarlılığı, d&uuml;ş&uuml;k enerji, &ccedil;eşitli beyin hastalıkları (Alzheimer, Multiple Skleroz, migren, anksiyete, otizm, Parkinson, depresyon ve d&uuml;ş&uuml;nce bulanıklığı), bağırsak duvarının sistemik inflamasyonuyla tetiklenebilen otoimm&uuml;n hastalıkları (Hashimoto tiroidi, lupus, romatoid artrit, ps&ouml;riyazis)</span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif">Sayfa: </span><u><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#1155cc"><a href="http://ozlemaras.com/mikrobiyota/"><span style="color:#1155cc">https://www.ozlemaras.com/mikrobiyota/</span></a></span></span></span></u></span></span></p> <h2><span style="font-size:18pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><a name="_heading=h.t0nv0cya0xle"></a>Mikrobiyota ve Beslenme</span></span></h2> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;</span></span></p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">İnsanlar yaşadıkları gezegende bakterilerle birlikte evrimleştiği i&ccedil;in, insan v&uuml;cudunun pek &ccedil;ok işlevi tek başına yerine getirmesi s&ouml;z konusu değildir. Bu işlevlerin sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi i&ccedil;in v&uuml;cudun mikrobiyotadaki bakterilere ihtiyacı vardır. Bağırsak mikrobiyotasının en &ouml;nemli g&ouml;revlerinden biri; insanların yediklerinin sindirilmesine ve besin &ouml;ğelerinin metabolize edilmesine yardımcı olmaktır. Bağırsak bakterileri etlerdeki ve sebzelerdeki kompleks molek&uuml;llerin par&ccedil;alanmasına katkıda bulunmaktadır. Mikrobiyota bakterileri bireylerin yediklerinden beslendiği i&ccedil;in; s&ouml;z konusu bakterilerin hayatta kalmasını ve &ccedil;oğalmasını sağlamak i&ccedil;in uygun besinler yani prebiyotikler t&uuml;ketilmelidir.</span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">V&uuml;cuttaki trilyonlarca bakterinin olmaması halinde t&uuml;ketilen besinler sindirilemez. Buna bağlı olarak bakteri topluluğunun dengesi bozulunca, &ouml;nemli sindirim sorunları ortaya &ccedil;ıkar. Mikrobiyotanın beslenmeyle ilgili diğer bir g&ouml;revi, bağırsak duvarı h&uuml;crelerinin sağlığının korunmasıdır. Bağırsak bakterileri a&ccedil;lık ve tokluk hissini metabolik aktiviteleriyle etkileyebilirler. Mikrobiyotanın &ccedil;eşitliliği aynı zamanda bireylerin beslenme tarzındaki &ccedil;eşitlilik ile doğrudan ilgilidir. Besin kaynakları ve gıdalar &ccedil;eşitlendik&ccedil;e, bağırsaktaki bakteriler de o kadar &ccedil;eşitlenir.</span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif"><span style="color:black">Bununla birlikte obezite sorunu bulunan ve kilo verme zorluğu yaşayan kişilerde, mevcut durumun bağırsak mikrobiyotasıyla ilişkili olabileceği g&ouml;r&uuml;ş&uuml; hakimdir. Yapılan bazı araştırmalara g&ouml;re bakteriyel dengesizlikleri olan &ouml;zellikle Firmicutes bakterisinin y&uuml;ksek miktarda bulunduğu kişilerde kilo artışı yaşanmaktadır. Metabolik sendromu olan ancak probiyotik destek alan kişilerin trigliserit d&uuml;zeylerinde ve kalp hastalığı risk fakt&ouml;rlerinde azalma g&ouml;r&uuml;lmektedir.</span></span></span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Tahoma&quot;,sans-serif">Site: </span><u><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#1155cc"><a href="https://www.ozlemaras.com/"><span style="color:#1155cc">https://www.ozlemaras.com/</span></a></span></span></span></u></span></span></p>

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.