Burak1 Aralık2020
30/6/2019
15 MART 2021
Yazı Detayı
04 Mayıs 2021 - Salı 20:44
 
Zulüm İçin Değil Adalet İçin, Güçlülerin Değil Hakkın Üstünlüğü için
Affan HALICI
 
 

Zulüm İçin Değil Adalet İçin, Güçlülerin Değil Hakkın Üstünlüğü için

          Yazımızın konusu başlıktan da anlaşılacağı üzere adalet, yani insanların belki de en şikâyetçi olduğu konu. Hukuk karşısında güçlü kişilerin kayırılıp zayıf kişilerin ise ezilmesi toplumun devlete olan inancını, hukuka ve adalete olan güvenini büyük ölçüde tarumar eder. Adaletin nasıl sağlanacağı konusundaki fikirler kişilere göre farklılık gösterebiliyor.

           Benim bu konudaki düşüncemi üstat Necip Fazıl “Benim inandığım sistemde, sabah bir masumun öldürüldüğünü duyarsanız, akşam darağacında sallanan birini görürsünüz.” diyerek özetlemiştir.

Yani şartlar sağlandığı takdirde kısasın uygulanması bize çıkar bir yol olarak gözüküyor. Bu kısas hakkı sadece adaleti sağlamanın yollarından bir tanesi olarak karşımıza çıkar. Farklı meseleler için farklı cezalar uygulanabilir ama bu uygulamaların kısasta da olduğu gibi fiziki bir şekilde uygulanması suçlu için daha caydırıcı olacaktır.

Mesela bir insanı kasıtlı olarak öldüren kişinin aynı şekilde kısasa tabi tutulacağını bilmesi onun bu suçu işlemesinde caydırıcı olacaktır.

            Yüce Allah Yüce Kitabımız Kuran’da “Ey (gerçeği düşünebilen tam) akıl sahipleri! Kısasta sizin için (umumi) hayat vardır; olur ki sizler, (bu sayede keyfinize göre yaralama ve cinayetten) korunursunuz.”[1] Buyurmuştur.

Suçun tipine göre fiziki bir ceza vermeden hapis cezası gibi cezaların verilmesi de bazı suçlar için yeterli olabilir. Ancak her suça hapis ya da para cezası uygularsak günümüzde olduğu gibi suçları durdurma noktasında aciz kalırız.

 Ceza vermenin amacı suç işleyeni ıslah etmek ve herkese hak ettiğini vermek olduğu için kişilere fiziki ceza vermekten çekinmemek gerekir.

           Türkiye Cumhuriyeti hukuk sisteminde kısasın bir türü olan idama tarihimizden örnekler verilebilir lakin Türkiye’de uygulanan idamların hangisinin doğru bir uygulama olduğunu sormak gerekir.

 Tartışılmayacak derecede yanlış olan idamları, istiklal mahkemeleri gibi hukukla alakası olmayan uygulamalarda çok rahat görebileceğimiz gibi Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamlarında da görebiliriz.

 Vicdan sahibi olanların idamını rahatlıkla isteyebileceği terörist elebaşı Öcalan ise yapmış olduğu zulümlerin karşılığını idamla görecekken AB’ye katılabilmenin şartları gibi saçma bir sebep ve bazılarınca ülkeyi terörün daha şiddetli şekilde vurmaması gibi  bir sebeple idam cezasından faydalanamamıştık.

Tam da bu sebeplerden dolayı tek tek şu ceza getirilmeli, bu ceza kaldırılmalı gibi hususlardan ziyade asıl yapılması gereken hukuku doğru ve sağlam bir temele oturtmaktır. Bu temeli ise tarihimizde aramak yerinde bir karar olacaktır.

           Yazımıza güzel bir söz ile nokta koyalım. En güçsüzün en güçlüden hakkını aldığı devlet adil devlet, en güçsüzün en güçlüden hakkını alamadığı devlet zalim devlettir.

Allah bize ve devletimize adil olmayı nasip eylesin.

 

[1] Bakara suresi 179.ayet

 
Etiketler: Zulüm, İçin, Değil, Adalet, İçin,, Güçlülerin, Değil, Hakkın, Üstünlüğü, için,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı