30/6/2019
Yazı Detayı
26 Mayıs 2021 - Çarşamba 18:39
 
Mescid-i Aksa Saldırılarının Diğer Boyutu
Berkan Halıcı
 
 

Bugün dünya Yahudilerinin yaklaşık 45'i İsrail'de yaşamaktadır. İşgal altındaki Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Golan Tepeleri'nde yaşayan Yahudiler de dahil olmak üzere buradaki toplam Yahudi nüfusu 7 milyondur. Ayrıca bu Yahudiler kendi içlerinde toplumsal, siyasi, dini ve başka açılardan birbirlerinden oldukça farklı fikirlere sahip derin bir ayrışma içerisindedir. Söz konusu kamplaşma gruplar arasında bir çok gerilime yol açmaktadır. Bu ayrılık İsrail'deki siyasi tıkanıklıktan açıkça anlaşılmaktadır.

                İsrail'in Kasım 2018'deki Gazze saldırısının ardından İsrail'in Hamas ile varılan ateşkes anlaşması sonrasında, ateşkese karşı olan ve aynı zamanda hükümetin de koalisyon ortağı olan Savunma Bakanı Lieberman istifa etmiş ve koalisyondan ayrılmıştı, böylece mecliste çoğunluğu kaybeden Netanyahu hükümeti düşmüştü. Bu şekilde başlayan siyasi kriz halen devam etmektedir.

                2 yıldan fazla süredir istikrarlı bir koalisyon kurulamayan İsrail'de 23 Mart 2021 tarihinde seçimlere gidildi. Bu seçim, son iki yıldaki art arda üç sonuçsuz seçimin ardından gerçekleşen dördüncü seçimdir. Sandıktan bu sefer de belirsizlik çıkmış ve ne sağ bloklar ne de sol bloklar koalisyon kurmak için yeterli sayıya ulaşamamışlardı. Bu seçime 38 parti katılmış, 13 parti ise barajı geçerek Knesset’e (İsrail parlamentosu) girmeye hak kazanmıştır. Bu demek oluyor ki İsrail'de ciddi bir çok başlılık söz konusu. Bu son seçimde de önceki seçimlerde devam eden problemler ortadan kalkmamış ve krize bir çözüm gelmemişti. Yani İsrail kendi iç siyasetinde derin sıkıntılara sahip. Gruplar arasındaki derin kamplaşmanın yanı sıra hakkında üç ayrı yolsuzluk dosyası nedeniyle dava açılması kararı da  Başbakan Netanyahu'yu köşeye sıkıştıran diğer bir konudur. Bundan dolayı Netanyahu bir an önce koalisyon kurma hedefinde.

                Bu anlattıklarımızdan hareketle geçtiğimiz haftalarda başlayan İsrail şiddetini iç siyaset boyutuyla da değerlendirmek lazım gelir. Netanyahu Ramazan'ın başından itibaren süren saldırıları ile bu kaostan kurtulmak istiyor. Şam Kapısı önüne yaşanan arbedeler, Şeyh Cerrah mahallesindeki saldırılar ve Mescid-i Aksa'da Filistinlilere yapılan saldırılar ile ortamı geren Netanyahu, hükümeti kurabilmek için şiddet uygulayarak aşırıcı Yahudi partilerin ve grupların desteğini alıp gündemdeki diğer çatlakların üstünü kapatmayı umuyor. Daha önce görüldüğü gibi, bir karışıklık Yahudi toplumunda güvenlik endişesini ön plana çıkarıyordu. Zira üstlerindeki demir kubbeye rağmen nispeten zayıf denilebilecek Kassam füzeleri İsrail halkında büyük korkular uyandırmaya yetmiştir. Halbuki Filistin halkı çok daha büyük bir tehlike karşısında cihad ruhunu yitirmeyerek İsrail füzelerine, mermilerine karşı cesaretini koruyabilmektedir. İsrail toplumundaki bu endişeyi iyi bilen Netanyahu da durumdan faydalanmak istedi. Bunun bir benzeri daha önce İsrail'de uygulanmıştı. 28 Eylül 2000 tarihinde o gün ana muhalefet partisi lideri olan Ariel Şaron'un kışkırtıcı Mescid-i Aksa ziyareti ile başlayan ikinci İntifada ile barış neredeyse tamamen gündemden düşmüştü ve hemen ardından yapılan erken seçimle Ehud Barak hükümeti devrilip Ariel Şaron başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Bu sefer yine sağcı bir İsrailli politikacı, başbakanlık koltuğu arayışında El Aksa Camisi'nde bir provokasyon başlattı. Hükümet kurma imkanı kalmayan Netanyahu, bilerek kışkırttığı bu saldırının ardından bizzat kendisini hedef alan siyasi çatışmalar ve yolsuzluk davalarıyla hem siyaseten, hem de adli olarak köşeye sıkışmıştı ancak bu saldırı sonrasında dengeleri değiştirdi. Tabii bu sefer şöyle bir fark var. İsrailliler bu olayların Netanyahu'nun yüzünden çıktığının farkında fakat İsrail toplumunda etkili olan korku, panik ve güvenlik endişesi sebebiyle Netanyahu dilediğini elde etmiş oldu. Ancak bu saldırıda Hamas'a beklendiği kadar zarar verilememesi ve erken gelen bu ateşkes, görmezden gelinen mevcut çatlakları (Netanyahu karşıtı tutum, yolsuzluk davaları ) yeniden su yüzüne çıkarabilir.

 
Etiketler: Mescid-i, Aksa, Saldırılarının, Diğer, Boyutu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı