Burak1 Aralık2020
30/6/2019
15 MART 2021
Yazı Detayı
16 Aralık 2020 - Çarşamba 10:47
 
GAYEMİZ TOPRAKTAN GELİP ÇAMURLAŞMADAN GİTMEK OLSUN
Yusuf ÇAKICI?
 
 

Dostlarım; hiç şüphesiz dünyanın ve insanın yaratılışındaki temel maddelerden biri olarak kabul edilen toprak, insanoğlunun dareyin hayatında her zaman, çok önemli bir yer teşkil etmiştir.

            Çünkü toprak, temizdir, temizleyicidir, toprak özümüzdür, örtümüzdür, mümbittir. (Mümbit; kelimesi, dilimizde oldukça kullanılan bir kelimedir. Arapça kökenli olup verimli anlamını taşır ve genellikle verimli toraklar, verimli insanlar, adamlar, adam gibi adamlar için kullanılır.) Dolayısıyla özümüz ve örtümüz olan topraktan geldik, Rabbimiz (c.c.)’iz Bakara 156’da “Biz Allah’tan geldik ve Allah döneceğiz.” emrine uyuptoprak olmak üzere bir gün mutlaka toprağa döneceğiz vesselam.

            Toprak, her şeyi paklar, kaplar. Peki ya dostlarım toprak olmasaydı? Nereye giderdik biz. Halimiz nice olurdu. Tonlarca ayıplarımızı, kusurlarımızı, nerelerde sıtrederdik acaba.

            Rabbim (c.c.) vermesin birkaç ay hastane ve evde ameliyatlı, yara bere içinde, idrarımızı tutamadığımız, organlarımızdan bazılarının dışarıda olduğu bir halde, yatalak olarak hasta olduğumuz u düşünün, emin olun en güvendiğimiz dağlara kar yağdı misali en güvendiklerimiz bile bizden kaçar olurlar.

            Oysa toprak, evet toprak, bir anne  - baba kadar kutsal, her şeyi ile hastalığıyla, hatasıyla, kusuruyla, yaptığı zulümleriyle kısacası her şeyi ile ama her şeyi ile bağrına basıp kabul ediyor toprak. Ve son gün gelip SURA üflendiğinde, belki de “Yâleytenîküntütürâbâ. “Ah ne olurdu, keşke toprak olsaydım.” diyecek olan insanoğlu, Allah ve Resulüne uymadığı için, ayaklar altında, rüzgârla sağa-sola savrulan, toz - toprak olmayı temenni edecektir.

Oysa çamur olmayı dilemeden önce yapılacak çok şey var aslında. Kalbimizi Kur’an’ın hükümleriyle doldurmak, Resulün ışıklı sünnetiyle yoğrulmak, gönlümüzü gül bahçesine çevirmek için, toprağa benzemek lazım azizim. Buda ancak çamur olmadan önce gerekli sorumluluklarımızı yerine getirmek, adam gibi insan olmayı öğrenmekle mümkün.

            Şöyle mazimize baktığımızda, toprağın bazen sapkın kavimlerin üzerine yıkılıp yok etmesine sevindiriyor, bazen de kucağına aldığı insanları, geride bıraktığı fakir anne – babaları evlatsız, eşleri dul, çocukları yetim bırakıp, hüzün ve kedere gark etmesi. Bazen tonlarca kum ağırlığında dayanamayıp lavlar püskürtmesine rağmen yine de insanoğlunun dostudur, sırdaşıdır toprak.

Unutmayınız ki; medeniyetler su ve toprağın üzerinde kurulmuştur. O toprağın bir tek şansı vardır, iyi değerlendirmesini bilmektir bilmek.

            O zaman tabiri caizse dareyin hayatımızı cennet bahçesine benzetmeye çalışmak için, çaba gösterilmeli ve cenneti seyrede seyrede Kevser suyundan Hz. Mevlana’nın dediği gibi; “Her yerde olmak gibi bir duan varsa; gönüllere gir. Çünkü sevenler; sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.” Gönülde taşınan eskimeyen dostlara selam eder, 39 yıl hatırı olan çayı yudumlarken Rabbimiz (c.c.) Taha 55’de buyurduğu üzere,“Sizi topraktan yarattık, tekrar toprağa döneceksiniz.” Sonuç itibariyle insanoğlu olarak yaratılış gayemiz, Rabbimiz (c.c.)’i tanımak, O’na ibadet etmek içindir, çünkü imtihan için dünyaya geldik, ucu bucağı görünmeyen bir imtihan salonundayız. Yunus’un dediği gibi; “Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara.” İmtihan bitince salon terk edilecektir toprağa konulmak üzere.

Ne acı ki; ölüm hepimizi yakalayacak, varacağımız yer yine toprak olacaktır. Aydınlık ve renkli dünyadan, karanlık toprak altına girecek olma duygusu çoğumuzu ürpertir. Oysa karanlık toprak altında ne hayatlar okunur. Şu dünyadaki yeşillikler, çeşit çeşit meyveler, çeşit çeşit sebzeler, ağaçlar, rengârenk, desen desen çiçekler, hayat bulup yeryüzüne çıkıyor. Bakıyorsun her sene sonbahar ve kış mevsimine, yemyeşil olan tabiat, daha sonra cansız bir hal alıyor sararmış yaprakları, esen rüzgârlarla gidecekleri yere yol almaları. Ama bahar gelip yağmurlar yağmaya başlayınca, o kupkuru tabiat birden bire canlanıp yeniden çeşit çeşit meyveler, çeşit çeşit sebzeler, ağaçlar, rengârenk desen desen çiçekler, hayat bulup yeryüzüne çıkıyor. Bu da öldükten sonra tekrar dirileceğimizi gösteriyor.     

            Evet, dostlarım bizler toprak değiliz amma, topraktan gelen, toprağa giden garip bir yolcuyuz bu handaaaa.

            Öyleyse gelin şu dünyada, garip bir yolcunun kaç günlük saltanatı olur bilinmez ama bildiğim tek şey var oda, anne baba gibi kucaklayan toprağı seviyorum ve toprağa karışmaktan da korkmuyorum hiiiç. Çünkü orada artık arkadaşlarımız böcekler, konuşacaklarımız, hasbihal edeceğimiz Münker ve Nekir melekleri, yataş yatağımız, karyolamız mezar olacaktır, mezar. Çünkü toprak vefalı bir dost, çilekeş bir anne – baba, sırtını yasladığın kardeşlerden de güvenilir, cebimizdeki bozuk paralardan kurtulmak için onları harcıyoruz ya, işte bozuk olan eş ve dostlardan daha da dosttur toprak daha da dost.

O dost yani toprak bizden çok mu şey istiyor, yoook; sadece ve sadece toprağa benzemek, ya da toprak gibi olmamızı istiyor. Tercih ise bizim. Ya temiz bir toprak, ya da çamurlaşmış bir hayat. Artık devamlı duracağımız yer toprak, uğrak yerimiz kıyamet, son varacağımız yer ise Cennet veya Cehennem olacak.

            İşte, toprakla olan yakınlığımız böyle başlar ve böyle biteeer.

            Allah’ın “Hayy” isminin en çok tecelli ettiği arşı topraktır. ÜstadBediüzzaman Hz.leri Mesnevî-i Nuriyede arz âlemin kalbi olduğu gibi, toprak da arzın kalbidir. Yarın hesap vermek üzere, hayat tohumlarının, saklanması, hıfz edilmesi ve ihyası, toprak ile mümkündür. Peygamberimiz (s.a.v.) Müslimde geçen bir Hadislerinde; “Kulun Rabbine en yakın olduğu an, onun secde halidir”   buyurduğu üzere öyleyse azizim topraktan ve toprağa inkılâp etmekten, kabirden ve kabre girip yatmaktan ürkme, korkma, madem toprak bu kadar güzel, bu kadar dost, o zaman toprağa dönmek de güzeldir vesselam.

            Netice itibariyle bizler; “Topraktan geldik toprağa gideceğiz.” Mühim olan, giderken çamurlaşmamak, çamurlaşmamak derken gelin Yunus’un şu “HOR BAKMA SEN TOPRAĞA” adlı şiirini çayımızı yudumlarken tefekkürle okuyalım inşallah…

 

Hor bakma sen toprağa, Toprakta neler yatar?

Hani bunca evliya, Yüz bin Peygamber yatar.

 

Cennette buğday yiyen, Gaflet gömleğin giyen,

Hem dünyaya meyleden, Âdem Peygamber yatar.

 

Arkasıyla kum çeken, Gözyaşıyla yoğuran,

Kâbe’ye temel kuran, Halil Peygamber yatar.

 

Vücudunu kurt yiyen, Kurt yedikçe şükreden,

Belalara sabreden, Eyyup Peygamber yatar.

 

Balık karnında yatan, Deryaları seyreden,

Kabak kökün yastanan, Yunus Peygamber yatar.

 

Kuyuda nihan olan, Köle diye satılan,

Mısır’a sultan olan, Yusuf Peygamber yatar.

 

Yusuf’un yavu kılan, Kurt ile dava kılan,

Ağlayıp gözsüz kalan, Yakup Peygamber yatar.

 

Asasın ejder eden, Bahre vurup yol eden,

Firavunu helak eden, Musa Peygamber yatar.

 

O Allah’ın habibi, Dertlilerin tabibi,

Enbiyalar ser veri, Resul Muhammed yatar.

 

Hayber kalasın yıkan, Kâfiri oda yakan

Şahinler gibi bakan, Ali gibi er yatar.

 

Ata ana gülleri, Kuran okur dilleri

Fatma’ana oğulları; Hasan, Hüseyin yatar.

 

Gündüzler saim olan, Geceler kaim olan.

Ariflerin sultanı, BayzitBestami yatar.

 

İğnesin suya atan, Balıklara getirten

Tacın tahtın terkeden, İbrahim Ethem yatar.

 

O Hakikat erleri, Gelip geçti her biri.

Konya’da o Mevlana, Hüdavendigar yatar.

 

Çok Hakk'ın has kulları, Fikreyle sen bunları.

Saysam ol erenleri, Nice sultanlar yatar.

 

Yunus, sen de ölürsün, Kara yere girersin.

Kara yer altında, Çok günahkâr kul yatar.

 

 Yusuf ÇAKICI

Yalıhüyük/ KONYA

 

 
Etiketler: GAYEMİZ, TOPRAKTAN, GELİP, ÇAMURLAŞMADAN, GİTMEK, OLSUN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Mayıs 2021
ELVEDA EY EVVELİ RAHMET, ORTASI MAĞFİRET, SONU İSE ATEŞTEN AZAD AYI RAMAZAN
12 Nisan 2021
KUR’ANIN DOĞUM AYI RAMAZAN
29 Ekim 2020
EFENDİM (S.A.V.)’E ARZUHALİM
01 Ekim 2020
ADANMIŞ DİN GÖREVLİLERİN GÜNLERİ MUHAMMED (S.A.V.)’İ OLSUN.
23 Temmuz 2020
İBRAHİMİ FEDÂ, İSMAİLİ VEFÂ ŞİÂRI
09 Temmuz 2020
İNSAN ?LIK? ÖLDÜ GALİBA 3. BÖLÜM!
09 Temmuz 2020
HEM KİTAPSIZ! HEM DE ŞUURSUZ FERT OLMAYALIM!
09 Temmuz 2020
HEM KİTAPSIZ! HEM DE ŞUURSUZ FERT OLMAYALIM! 2.BÖLÜM.
09 Temmuz 2020
YA TUBA AĞACI YA ZAKKUM ÇALISI.
09 Temmuz 2020
YA TUBA AĞACI YA ZAKKUM ÇALISI 2. BÖLÜM
09 Temmuz 2020
BENİM ANNEM 365 GÜNÜ HATIRLANAN BİR VARLIKTI RAHMETLE YÂD EDİYORUM!
09 Temmuz 2020
BİR BABA OLARAK YÜREĞİM YAŞLIDIR! YA SİZİN!
09 Temmuz 2020
BAYRAM O BAYRAM OLA!
09 Temmuz 2020
İBRAHİMİ YÜRÜYÜŞE NEDEN MÜSAADE EDİLMEDİ ACABA???
09 Temmuz 2020
DUYUFUR RAHMAN (ALLAH'IN MİSAFİRLERİ)
09 Temmuz 2020
NE HAYALLERLE NELERİ GÖRDÜM!
09 Temmuz 2020
NE HAYALLERLE NELERI GÖRDÜM!2.BÖLÜM
09 Temmuz 2020
BENCE DİN HAYATIN HAYATIDIR
09 Temmuz 2020
KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR
09 Temmuz 2020
‘MABET’, ‘OKUL’ ve ‘ÇARŞI’ SİZCE NE MANA TAŞIR!
09 Temmuz 2020
BİR YANLIZLIK ADINA
09 Temmuz 2020
“SELÂ, EZAN VE MİLLET”
09 Temmuz 2020
GELİN AĞLANACAK HALİMİZE AĞLAYALIM.
09 Temmuz 2020
İLK ÖĞRETMENİM HZ.MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V.)
09 Temmuz 2020
SAPANLA, KINALI KUZULARIN KORUDUĞU KUDÜS!
09 Temmuz 2020
YEMEZLER EY SAHTE VATAN SEVİCİLERİ
09 Temmuz 2020
KİM KİMDEN SORULACAK
09 Temmuz 2020
ORUÇ BİZİ TUTSUN
09 Temmuz 2020
KİM KİMDEN SORULACAK
09 Temmuz 2020
İSLAM AÇIK BÜFEDİR AL ALDIĞIN KADARINI
09 Temmuz 2020
BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜMMÜŞ. (1963-2019)
09 Temmuz 2020
HOŞ GELDİN DİYALİZ AYI RAMAZAN
09 Temmuz 2020
?İNSAN? LIK ÖLDÜ GALİBA 2. BÖLÜM!
09 Temmuz 2020
?İNSAN? LIK ÖLDÜ GALİBA!
09 Temmuz 2020
VE ÖLÜRKEN! ASLA!
09 Temmuz 2020
BENDE BİR BABAYIM AMMA!
09 Temmuz 2020
HZ.MEVLANA?NIN BUYURDUĞU GİBİ!..
09 Temmuz 2020
HAYATIMIZ RABBİMİZE MİRAÇ OLSUN!
09 Temmuz 2020
HZ.MEVLANA?NIN BUYURDUĞU GİBİ!..
09 Temmuz 2020
EFENDİM (S.A.V.)?E ARZUHALİM!
09 Temmuz 2020
SANKİ ÖLDÜK!.. KURTULAN MI VAR!
09 Temmuz 2020
SANKİ ÖLDÜK!.. KURTULAN MI VAR!
09 Temmuz 2020
KULUMUN KULUYLA 2015?E MERHABA ETMEYELİM!2.BÖLÜM
09 Temmuz 2020
KULUMUN KULUYLA 2015?E MERHABA ETMEYELİM 1.BÖLÜM
09 Temmuz 2020
GÖKTEKİ YILDIZLARDAN HZ. AMMAR (R.A.) 2.BÖLÜM
09 Temmuz 2020
GÖKTEKİ YILDIZLARDAN HZ. AMMAR (R.A.) 1.BÖLÜM
09 Temmuz 2020
MUHARREM VE AŞURE
09 Temmuz 2020
İBRAHİMİ HATIRA UDHİYYE (KURBAN)
09 Temmuz 2020
ÇİZMEDEN DAHA KİRLİ VE KARA İNSANLAR! 3.BÖLÜM)
09 Temmuz 2020
OYUMU HAKDAN YANA KULLANDIM
09 Temmuz 2020
BAYRAM O BAYRAM OLA!
09 Temmuz 2020
MEDENİYET VE DİYALİZ AYI RAMAZAN
09 Temmuz 2020
ÇİZMEDEN DAHA KARA İNSANLAR!(2.BÖLÜM)
09 Temmuz 2020
ÇİZMEDEN DAHA KİRLİ VE KARA İNSANLAR!
09 Temmuz 2020
EFENDİM (S.A.V.)?E ARZUHALİM! -2-
09 Temmuz 2020
EFENDİM (S.A.V.)?E ARZUHALİM!
09 Temmuz 2020
Yarın yüz yüze bakacak yüzümüz olsun!..2. BÖLÜM
09 Temmuz 2020
YARIN YÜZ YÜZE BAKACAK YÜZÜMÜZ OLSUN!.. 1.
09 Temmuz 2020
Yusuf ÇAKICI?
09 Temmuz 2020
GELDİN AMMA; GİDİYORSUN.
09 Temmuz 2020
BATAN GEMİYİ SON TERK EDEN KADİRŞİNASLAR
09 Temmuz 2020
EY İNSANLIK
09 Temmuz 2020
HÜSEYİN DÜŞTÜ ATINDAN SAHRAYI KERBELAYA
09 Temmuz 2020
ALİMLER NEBİLERİN VARİSLERİDİR
09 Temmuz 2020
AİLE İÇİMİZDEKİ VATANSA; O ZAMAN KORUMALAYIZ
09 Temmuz 2020
AİLE İÇİMİZDEKİ VATANSA; O ZAMAN KORUMALIYIZ 2. BÖLÜM
09 Temmuz 2020
BAHAR HAREKETİ DÜNYAYA BAHAR OLSUN
09 Temmuz 2020
GELİN BU RAMAZANDA ŞU ‘ÜǒLERİ UYGULAYALIM
Haber Yazılımı