30/6/2019
Yazı Detayı
25 Haziran 2021 - Cuma 08:23
 
BİLGE KRAL
Mustafa Dinç ( Eğitimci)
 
 

Geniş düzlükleri ekip bereketli topraklar üzerinde huzur içinde yaşayan bir kavim vardı. Bire bin veren başaklarla herkesin gönlü de karnı da doyuyordu. Her mevsim yeşil çayırların olduğu tepelerinde koyunlar otlar, kuzular oynaşırdı. Tayları ardında kısrak sürülerini,çayırı bol, suyu duru topraklara aygırlar çeker götürürdü. Her bahçede bin derde deva meyveler, sebzeler yetişirdi. Hayatlarda onlarca çeşit hoş kokulu çiçekler boy verirdi. Mor salkım bahçe kapısında karşılardı misafirlerini. Kırlarda tatlı bezelye çobanların duygusuna ferahlık katardı.

İnsanoğlunun hırsı bu bereketli topraklara kadar uzandı. Hâlbuki yıllardır süren ne de güzel bir düzenleri vardı. Kötüler ve kötülük onlara çok uzaktı. Hükmeden insanlar uzak ülkelerden onları yönetiyorlardı. Haris insanların büyük hırsları bir gün bu topraklara da uğradı. Önce “millet” dediler. Bu topraklar bizim. Size yaşama hakkı yok. “Siz başka dindensiniz.” dediler. Ölüm kancık bir pusu oldu. Önce sabrettiler. Sonra baktılar ölerek tükenecekler.

İçlerinden mücadele ruhunu halkına ilham eden biri çıktı. “İmanınıza, bayrağınıza ve devletinize sımsıkı sarılın.” dedi. Elleri yabancı olsa da silahlara, bedenleri hedef oldu. Çoluk çocuk, kadın kız demeden katledildiler. Bu zor günler onları düşmana karşı koymayı gerektirdi. Toprağa düşen her beden yeni bir çağrı oldu.“Bizi toprağa gömmeye çalıştılar fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.”

Savaşın dengeye ulaştığı günlerde zulme uğrayan bu halkta aynısını düşmana yapmak istedi. Bilge Kral buna engel oldu. “Savaş ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir.” Diyordu. Zaman mermi gibidir. İnsan bu mermiye direnemez. “Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”

Mustafa DİNÇ

 

 
Etiketler: BİLGE, KRAL,
Yorumlar
Haber Yazılımı