Bunun önem ve çapından haberi olmadan yaşamak ya da yaşamaya çalışmak havanda su dövmekten gayrı başka bir şey değildir. Ömrümüz boyunca çalışıp çabalayıp sonucundan mutlu ve bahtiyar olmak istiyorsak evimizin ve ailemizin kıymetini ve değerini mutlaka bilmeliyiz ve bu merkezde hareket etmeliyiz.
Akşamları insanların telaş ve koşuşturma ile evlerinin yolunu tutması kadar güzel ne olabilir. Sizi evde bekleyen bir ailenin ve baktığında mutlu olduğun çocukların ve ya torunlarını görmek ve onlarla olmaktan daha güzel bir dünya nimeti varmı dır?. Sana açılan bir kapın ve içeride bekleyenlerin varlığı, onları tarafından karşılanman ne güzel bir duygu. Bunu doya, doya yaşamak duruyorken neden başka kapılar aralansın ki. Bunu iyi düşünmek ve anlamak gerekir ve doğrultuda hareket edilmesi mutluluğun anahtarlarından dır. Bu duygulardan daha güzel bir duygu olabilirmi ?
Elbetteki olmaz, olduğu söylenemez. Bu hususta en çarpıcı örnek yalnız başına yaşayan insanların çektikleri çile ve ıstıraplar dır. Bazılarının da ömürlerinin sonunda dermansız dertlere mustarip olduklarını da çokça görüyoruz. Yakın bir akrabamın eşinin ölümü üzerine feryadı figan ile ben işte şimdi öldüm demesi hala kulaklarımı çınlatmak tadır. Bu feryat aslında bundan sonra olabilecek olumsuzluk ve yaşanacak çilelerin özetinde başka bir şey değildi. Zira yalnızlık Allah’a mahsus bir olgudur. İnsanoğlu olarak fıtratımıza uygun bir yaşayış şekli olamaz. Mutluluk denen nesnenin yaşanma adresi evimiz olmalıdır. Bu mutluluğun aranacağı yer ve adreste budur.
İnsanoğlu olarak elimizdeki değerlerin farkında olmama ya da az olma gibi bir zafiyetimiz vardır. Bu zafiyetimizi iyi ve doğru yola kanalize etmek ve bunu başarmak zorundayız. Bu noktada sahip olduğumuz aile ve yuvamızın da farkında olmalıyız ve bu değerlerimize de sonuna kadar sahip çıkarak hayatımız boyunca sürdürmeliyiz. Tabi ki bu sıcak yuvamızın daha da sıcak olması karşılıklı hoşgörü ve sevgi ile saygı temeline dayanmalıdır. Ayrıca aile bireyleri sorumluluklarının farkında davranmaları da elzemdir. Oluşabilecek problem ve sorunlarda olabildiğince büyütülmeden çözülmeli ve çözüm aranmalıdır.
Peygamberimizin bu konudaki Hadis-i Şerifi sadece bu hususla ilgili yazılabilecek ciltler dolusu kitabın özetlemekten başka bir şey değildir. Mübarek ne kadar sade söylenmiştir. “Müslümanın evi cennettir.” Var mı ötesi yazılacak ve ya söylenecek bir söz. Bence elbette ki yoktur. Bu Hadis-i Şerif her konu du buyurduğu gibi bu konunda kısa ve şahane özetidir.