Seydişehir Haber | seydisehirhaber.com

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

ALİ ERKAN KAVAKLI

Romanyalı bilim adamı, siyasetçi Nicoa JorgaMuhteşem Süleyman isimli eserinde Kanunî Sultan Süleyman’ı anlatırken Roma-Cermen Kralı Şarlken’in elçisi ile görüşmesine yer verir.

Görüşme sırasında geçen bir cümle son derece ilgi çekici.

Elçi, iki ülke arasında daha önce imzalanan anlaşmanın uzatılmasını ve anlaşmada değişiklikler yapılmasını ister.

Cevabı kitaptan aktarayım:

“Kayser şart koşamaz, şartları sadece sultan belirler.” (s.220)  

 

Sene 1547.

Tarihimizin ihtişamlı yıllarını iyi bilmeliyiz, bize aşağılık kompleksi aşılayan, psikolojik savaş silahı olarak yazdırılmış metinlere itibar etmemeliyiz. Osmanlı uzun asırlar Avrupa devletiydi ve kıtanın büyük bir bölümüne hükmetti, Batılı devletlerin hepsiyle birden savaşmaktan çekinmedi, Kanunî döneminde Osmanlıya vergi vermeyen devlet yoktu. 

1890’larda Selanik’teki Makedonya Mason Locası, 3. Ordu’nun subaylarını locaya kaydetmeye başlar. Locanın başkanı Yahudi ve mason Emanuel Karassu

Sultan 2. Abdülhamit Han; ekonomik ve teknolojik zayıflığa rağmen devleti maharetle yönetmektedir. 

 

Manastır’a subay olarak atanan Kazım Karabekir, Tokat valisi olan babasının terfi ettirilmemesine kızar, sultana düşman olur. Muhalefet yapabilmek için büründüğü zırh, masonluktur. Gizli bir yeminle Makedonya Locasına üye olur, arkadaşlarını (İsmet İnönü bunlardan biri) locaya yeminle üye yaptığını İttihat ve Terakki Cemiyeti isimli eserinde genişçe anlatır. 

Masonlar, Osmanlı Devleti’ni yıkmak için psikolojik bir savaş silahı üretir:

Türklerden adam olmaz!”

Locaya üye olanların kahir ekseriyeti Yahudi, Rum vs. Kazım Karabekir ise Türk.

Kazım Karabekir, İttihatçılar ve masonlar aleyhinde tek kelime yazmaz.

Muhteşem Süleyman isimli eserin yazarı Fransız Andre Clot bizden “DEMİRDEN BİR IRK” diye söz eder:

 

 “Demirden bir ırk. Efsanelerden daha güzel fetihler gerçekleştirdi. Adaletli, hoşgörülü bir sistem kurma becerisi gösterdi. Balkan halkı, Türklerin egemenliğine zorluk çıkarmadı.

Osmanlı, devlet olmadan önce ordu idi. Askeri cesur, itaatli ve sadık, ölümden korkmuyordu.

Bayezit denizlerle Venediklileri bozguna uğrattı, Hristiyan devletlere gelecekte denizlerde korkunç tehlikelerle karşılaşacaklarını gösterdi. 

Yavuz Sultan Selim, Türk ordusunu çağının en büyük askerî gücü hâline getirdi.

Süleyman ile devlet en mükemmel temsilcisini buldu. Türklerin sistemi ilebizimkini kıyasladığımda geleceğimizi görerek titriyorum.” (Muhteşem Süleyman, s.27)

Andre Clot, Osmanlı Devleti’nin tarihte sadece Roma İmparatorluğu ile kıyaslanabileceğini; Romalıların Osmanlılar kadar büyük bir coğrafyaya hükmetmediğini, hele Osmanlı gibi ülkeyi adaletle yönetmediğini kaydeder. 

Türkler, Anadolu’ya gelmeden önce de 6. yüzyılda, Kore’den İran’a kadar uzanan muazzam bir imparatorluk kurmuş ve pek çok kez Çin hanedanlarını tehdit etmiştir.” (Muhteşem Süleyman, s.15)

Gerçek tarihimizi anlatmayan ve bize kimliğimizi unutturanlar, Türkiye’yi AB kapısına mahkûm edenleri utandıracak tespitler yapar Andre Clot.

Ertuğrul Gazi riyasetinde Anadolu’ya gelen Kayılar, Selçuklu ve Moğol savaşında zayıf tarafa yardım ederler, savaşı kazanan Sultan Alaaddin, Ertuğrul’a Söğüt yöresinde toprak verir. Bu efsane gerçek olamayacak kadar güzeldir. Tarihin en güçlü devletlerinden birine adlarını verecek olan bir avuç insan, tıpkı tekfurların Bizans Devleti’ni koruduğu gibi, İslam’ın sınırlarında kâfirlere karşı savaşmak üzere yerleştirilmiş, gazi adı verilen çok sayıda Müslüman savaşçıların oluşturduğu topluluklardır. Hıristiyanlarla savaş, Osmanlı Devleti için her zaman hayati bir önem taşır. Savaş durduğu gün, devletin düşüşü başlayacaktır.” (Muhteşem Süleyman, s. 17)

Bizim kadar tarih sahnesinde kalan, büyük devletler ve medeniyetler kuran bir millet tarihte yok. 

Osmanlı Devleti uzun asırlar medeniyet, adalet, ilim, ahlak, eğitim öncüsü olmuştur.

Fatih’in kurduğu, Kanunî’nin özenle koruyup geliştirdiği Enderun Mektebi’nin dünyada benzeri yoktur. Devleti yönetecek idareciler, bilim adamları, hâkimler, sınırları koruyacak yeniçeri ve sipahiler Enderun’da yetiştirilir. 

Fatih kurduğu medreselerde ihtisas alanına göre tefsir, hadis, ilahiyat, fıkıh, matematik, fenni ilimler okutulmasını sağladı.

Kanunî; dinî ilimlerin yanı sıra tıp ve matematik medreseleri kurdurdu.

Birinci Murat Han’ın (1362-1389) kurduğu, Fatih, Kanunî, Yavuz’un özenle koruduğu ve geliştirdiği “yeniçeri” ocağının dünyada benzeri yoktur.

Asırlarca dünyaya yön vermiş bir milletin evlatları, köklerine sahip çıkarsa yeniden Büyük Türkiye’yi kurar. TÜSİAD ve mason mahfillerinde üretilen sloganların kıymet-i harbiyesi yoktur. 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner226

banner225