30/6/2019
30/06/2020
Yazı Detayı
17 Ekim 2020 - Cumartesi 05:42
 
Var mısın iddia’ya!
ABDURAHİM DİLİPAK
 
 

En son gelen habere göre sahte içkiden ölen kişi sayısı 55 oldu. En çok ölüm yaşanan yer 22 ölüyle İzmir. Ne kötü bir ölüm! Aslında dünyada her yıl 4 milyona yakın insan alkol kullanımı sonucu hayatını kaybediyor. Dahası da var, trafik kazaları, intihar, cinayet.. Sahte alkolden bir yılda ölenden daha fazlası sahte olmayan içkiden ölür ama, bu haber olmaz. İçki “özgürlüktür” çünkü! “Çağdaşlıktır, laik olmaktır”.. Laik olmadan adam olunur mu!?

Kitapta öyle buyuruldu: “Ey iman edenler! (aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.”  (Maide 90). Kur’an’ın hükmü net. İçki ve kumarputçuluk ve falcılık tek ayet içerisinde yasak kılınıyor. Bunların peşinden gidenler aslında zihniyet ikizleridir. Her biri diğeri ile ilişkilidir.  Bu pisliklerin insanı helake götüreceği açıkça belirtilmiş. Yani bu işin yasadışı olanı kaçağı da yok aslında. Yasadışı olanı da pislik legal olanı da. Ve hepsi gayrimeşru. Ve Maide 91: “Gerçekten şeytan, içki ve kumar’la aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?” Yine Bakara suresi 219 şöyle diyor “Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: Bu ikisinde insanlar için büyük zarar ve bazı faydalar vardır; zararları da faydalarından büyüktür. Sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: İhtiyaç fazlasını. Allah sizin için âyetlerini işte böyle açıklıyor ki düşünesiniz.” Ayetlerde içki ve kumar birlikte alınıyor. Birbirini teşvik eden iki günah. Ortak noktaları bağımlılık yapmaları, aileye zarar vermesi, ekonomik sorunlar ve daha birçok sıkıntı. İçki ve kumara harcanan para, dünyadaki bütün açları doyuracak kadar çoktur!

Hükümet içki ve sigara konusunda bir dizi önlemler aldı. Mesela faiz konusunda herkes çok daha fazla duyarlı gibi. Ama yapacak fazla bir şey yoktur. Para, banka, enflasyon, konuşuruz sadece. 

Kumar konusunda gelince o “yerli ve milli”dir. Milli Eğitim, Milli Savunma gibi bir de “Milli Piyango”muz vardır. İçkide reklamlar yasaklandı, vergiler yükseltildi, etil alkol satışı yasaklandı. Fakat alkole olan talep hâlâ yüksek. Birileri sahte içki üretip piyasaya daha uygun fiyatla sunuyorlar, birileri de alkolü evde üretip kendi içkisini üretmeye başladı. 

Aslında sonuçlara müdahale etmeye çalışıyoruz, önemli olan sebepleri ortadan kaldırmak. İnsanlarımızı bu konuda bilinçlendirmemiz lazım. Acaba son yıllarda alkol tüketimi konusunda pazar verisi dışındakileri verileri kapsayacak şekilde bir çalışma yapıldı mı? Kaçak içki tüketim oranları nedir? Evde alkol üretimleri nedir? Kişi başına tüketim nasıl etkilenmiştir? 

Bu soruların cevabını bulmalıyız. 

Sahi insanlar niçin içki içer, niye kumar oynar, içki ile kumar arasında bir bağ var mı? 

Uyuşturucu, fuhuş akrabadır aslında. Hepsi de Şeytanın pislikleri.. Sigara, içki devlet eliyle topluma dayatıldı. Piyango da öyle. Yılbaşı kutlamaları içkili olur, balo yapılır ve Milli Piyango, eşya piyango çekilişi yapılır. Güzellik kraliçesi seçilir. Hindi yenir, tombala oynanır. Kumarın adı “Şans oyunu”dur zaten. “Talih Kuşu”nun başına konmasını bekler birileri!..

Bir diğer mücadele edilmesi gereken “pislik” de kumar. Kumarhaneler ülkemizde kapatıldı. Fakat pasaportsuz seyahatin mümkün olduğu KKTC ve Gürcistan kumarhaneleri hizmetinizde!? 

KKTC de öyle değil mi! Bir de işin piyango ve bahis ayağı var. Bunlar da özelleştirildi. Yapılan ihaleleri Demirören grubu kazandı. Demirören grubu ülkenin en büyük ve hükümet tarafından en itibar gören medya grubu. Kumarhane işletmecisi ve medya grubu aynı olunca ciddi bir reklam kampanyası yürütülmekte. En süper ligin sponsoru da oldular. Özellikle internet sitelerinde manşetin üstünde sürekli kumar reklamları yapılıyor. Teşvik konusunda büyük bir çaba var.  İçkiye ve sigaraya ödediğiniz paraların 70’i vergi olarak kesiliyor. Yani ürünün kâr dahil fiyatının 2 katından fazlası vergi olarak ödeniyor. Devlet ayrıca üretici firmaların kârından vergi alıyor. 

Peki şans oyunlarında durum ne? Kişilerin ödediği paradan 18 KDV ve 5-10 oranında şans oyunları vergisi alınıyor. Özelleştirme için Demirören grubunun ciddi meblağlar ödediği itirazları gelebilir. Unutmayalım ki Tekel de bu iktidar zamanında özelleştirildi ve özelleştirme sonrası bu vergi oranları getirildi. Reklam konusunda bir yasaklama olmadığı gibi vergilendirme oranları da içki ve sigara kadar caydırıcı değil. 

Bir diğer husus ta özellikle bahisle ilgili basılı ve görsel medyada yer alan tavsiyelerde bulunan yayınlar. Bu da yine teşvik edici bir unsur. Bir televizyon kanalında evde içki yapımını anlatan bir yayın nasıl olamazsa bu tür yayınların da olmaması gerekir. 

Bir de yasadışı bahis mevzusu var. Ama haram olanın benim gözümde yasalı ve yasadışısı arasında bir fark yok. 

Madem bütün kötülüklerle mücadele edeceğiz, birini uygulayıp diğerini gözardı etmek olmaz. Özellikle bahis oyunları lise çağında çocuklar arasında çok yaygın. Yasal olarak 18 yaş altına yasak ama bir şekilde bu aşılmaktadır.  

Yine internette bulduğum bir araştırmada lise, Anadolu lisesi ve meslek liselerinde öğrenim gören 554 öğrenci ile üniversitede öğrenim gören 521 öğrenci arasında bir anket yapılmış. Ankete katılan lise öğrencilerinin 42’si hiç bahis oyunu oynamadığını bildirirken, 38’i ara sıra, 11’i ise düzenli olarak oynadığını bildirmiştir. 

Bu sonuç, 18 yaşından küçüklerin bahis oyunu oynamasının yasak olduğu Türkiye için üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. 

Üniversite öğrencilerin 80.4’ü spor medyasını takip etmektedir. Spor medyasını takip eden öğrenciler, en çok televizyondaki spor haberleri ile spor programlarını takip etmektedir. Katılımcıların 33’ü ara sıra, 9.2’si de düzenli olarak bahis oyunu oynamaktadırlar. 

Bahis oyunlarını yoğun olarak erkek öğrenciler oynamaktadır. Aileleri dar gelirli üniversite ve lise öğrencileri, para kazanmak amacıyla bahis oyunu oynamaktadır. 

Devlet, spor ile kumar orasında bir bağ kurdu zamanında Spor Toto ile. Devlet eliyle kotarıldı bu işler. Ve bugün internet üzerinden hızla yayılmaktadır.

Tüm bu olumsuzluklar temelde aileyi vurmaktadır. 

Aileyi ve ahlakı korumak için topyekûn bir şekilde mücadele etmemiz lazım. 

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK  İÇİN TIKLAYIN

 
Etiketler: Var, mısın, iddia’ya!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Ekim 2020
Peki şimdi ne yapalım!
23 Ekim 2020
Sağım-solum, önüm-arkam sobe
22 Ekim 2020
Kaab B. Zuheyr’i nasıl bilirsiniz?
21 Ekim 2020
GGR (‘Gırgır’ değil, 5G, Global Great Reset) vs.
20 Ekim 2020
Cehennemin yolları!
19 Ekim 2020
Ah Yunanistan, vah Yunanistan!
18 Ekim 2020
Ayn Rad İslâmı(!)
16 Ekim 2020
ABD seçimleri Türkiye’yi nasıl etkiler?
15 Ekim 2020
CEDAW
13 Ekim 2020
KKTC’de neler oluyor?
12 Ekim 2020
Bremen Mızıkacıları
10 Ekim 2020
Siz “normal” misiniz?
09 Ekim 2020
Ve son ifademi de verdim!
08 Ekim 2020
Sağlık ve gıda
07 Ekim 2020
Övünmek ve dövünmek
06 Ekim 2020
Aslında olan ne?
05 Ekim 2020
Dijital liderlik
04 Ekim 2020
Türkiye’nin Azerbaycan’la imtihanı
03 Ekim 2020
Topyekûn taarruz!
02 Ekim 2020
Azerbaycan deyip geçmeyin
01 Ekim 2020
Sevgili Pelosi
30 Eylül 2020
Tek yol devrim mi, LGBT mi?
29 Eylül 2020
Azerbaycan
28 Eylül 2020
Geleceğin tarihi
27 Eylül 2020
Trans Humanizm’in insanımsısı!
25 Eylül 2020
Çakıcı ne demek istedi?
24 Eylül 2020
Fırtına öncesi sessizlik
23 Eylül 2020
Kadının adı mı dediniz?
22 Eylül 2020
Hitler’in rüyası: Transhumanizm
21 Eylül 2020
Gıda ve sağlık fıkhı
20 Eylül 2020
“Bir kişiye yapılan bir haksızlık, bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir..
18 Eylül 2020
5G, DSÖ, chip derken
17 Eylül 2020
Kılıçdaroğlu’nun gücü
16 Eylül 2020
Bölgesel krizde yeni bir adım!
15 Eylül 2020
Restini gördüm!
14 Eylül 2020
Davalarda son durum ne?
13 Eylül 2020
Troller, tetikçiler, provokatörler
12 Eylül 2020
Sanal alemde tetikçilik
11 Eylül 2020
Gen, men!
10 Eylül 2020
Korku ile umud arasında
09 Eylül 2020
Adil şahidler olmak gerek
08 Eylül 2020
Ve bölgemizde bugün..
07 Eylül 2020
İntihar kuşağı
06 Eylül 2020
Elektromanyetik, Biorezonans
04 Eylül 2020
Politik fay hattı
03 Eylül 2020
Yeni bir “Siyonist” tipi
02 Eylül 2020
En kısa ömürlü nesil
31 Ağustos 2020
Neuralink
30 Ağustos 2020
Bir savaşın eşiğinde miyiz?
29 Ağustos 2020
Dijital diktatörlük
28 Ağustos 2020
Petrol fırtınası
27 Ağustos 2020
CEDAW, İst. sözleşmesi, Lanzarote
26 Ağustos 2020
Ruslarla dans
25 Ağustos 2020
“Işık” ya da “nur”
24 Ağustos 2020
Karpuz görünümlü kabak!
23 Ağustos 2020
Ne yiyorsanız, siz biyolojik olarak o’sunuz!
22 Ağustos 2020
Koç, kuş, karınca ve çekirge
21 Ağustos 2020
Güneş’te büyük patlama
20 Ağustos 2020
Hicri yeni yıl ve takvimde inkılap
19 Ağustos 2020
GPT3
18 Ağustos 2020
İstanbul sözleşmesi kaldırılacak mı, çekilecek miyiz?
16 Ağustos 2020
Açık mektup
15 Ağustos 2020
Sakarya Türküsü
14 Ağustos 2020
Patara
12 Ağustos 2020
Savaş naraları yükselirken!
11 Ağustos 2020
Doğu Akdeniz, Lübnan derken!..
10 Ağustos 2020
Beyrut’ta hesap günü!
07 Ağustos 2020
Ahir zaman Peygamberinin ümmeti olmak!
06 Ağustos 2020
Homer’in düşü: İlyada ve Odesa
05 Ağustos 2020
Saldırmaya devam ediyorlar
04 Ağustos 2020
Daha söyleyeceklerim var!
03 Ağustos 2020
Haksızlıklar karşısında susarsanız!..
02 Ağustos 2020
Aşırıya kaçmamak
01 Ağustos 2020
“Hutame” nedir, bilir misiniz?
30 Temmuz 2020
Irkçılık üzerine
29 Temmuz 2020
Bu defa Akıncı’dan kalkmayacaklar!
24 Temmuz 2020
Ve bugün
23 Temmuz 2020
Yeni Proletarya’dan yeni Prekarya’ya
21 Temmuz 2020
Osmanlı Milletler Topluluğu
20 Temmuz 2020
Yine Hilafet
15 Temmuz 2020
15 Temmuz’un yıldönümü
14 Temmuz 2020
Sütü mü bozuk, kanı mı!
13 Temmuz 2020
Bu kız parti kursa, var ya!
11 Temmuz 2020
Ve Ayasofya yeniden ibadete açıldı
10 Temmuz 2020
Rüzgâra karşı tükürürseniz..
09 Temmuz 2020
Ayrıkotu’na Medhiye-2
Haber Yazılımı