Burak1 Aralık2020
30/6/2019
Yazı Detayı
17 Ocak 2021 - Pazar 08:28
 
Dava adamının namazı
Abdülaziz Kıranşal
 
 

Hasan el-Benna:
3 binin üzerinde köyü tek tek gezdi. Çoğu köylere binek hayvanlarının üzerinde veya yürüyerek gitti. Kavurucu sıcağa ve zorlu şartlara rağmen tüm çalışmalarını namaz vakitlerine göre ayarladı. Ezan okunduğunda onun için dünya durdu ve hemen cemaate koştu. Namazlarını asla geçiştirmedi. En yoğun zamanlarında bile sünneti ve tesbihatı ihmal etmedi…

Zeynep Gazali:
Büyük çileler ve sıkıntılar çekti. Yıllarca hapis yattı. İşkencelere maruz kaldı. Kabir gibi dar ve zifiri karanlık bir hücreye köpeklerle birlikte konuldu. Su yok, kıble bilinmiyor. İlk iş, ellerini duvarlara sürüp teyemmüm almak oldu. O secdeye gittiğinde köpekler sırtına tırmandı. Ama asla namazını bırakmadı…

Şeyh Ahmet Yasin:
Yerinden kalkamayacak ve kendi işini yapamayacak düzeyde felçliydi. Ömrünün büyük kısmı tekerlekli sandalye üzerinde geçti. Her an suikast ve ölüm tehlikesiyle yaşadı. Ama asla Allah’ın mescitlerini ve cemaatle namazı terk etmedi. Sapasağlam yiğitler basit mazeretlerle namazlarını geçiştirirken, iki adımlık mescide bile gidemezken o, tekerlekli sandalyesiyle gittiği bir sabah namazı çıkışı Siyonist füzelerle şehit edildi…

Şeyh Şamil:
Ruslara karşı büyük bir cihadın öncüsü oldu. Zorlu kış şartlarında ve sarp dağlarda cihat etti. Bir elinde silah diğer elinde tespihle yaşadı. Cihat ve zikir birlikteliğini yaşayarak gösterdi. Bir çatışmada süngü göğsünden girip neredeyse sırtından çıkacak kadar bir yara açtı. Kendi köyünde tam 25 gün boyunca ağır koma halinde ve baygın yattı. 25 gün sonra gözlerini açtığında başı, anasının dizindeydi. Gözlerini açınca ilk sorduğu şey, “Anacığım namazım geçti mi” sorusu oldu…

Necmettin Erbakan:
Ömrü Siyonizm’e ve emperyalizme karşı cihatla geçti. Memleketini, köyleri ve ilçeleriyle birlikte defalarca dolaştı. En zorlu şartlarda bile asla namazını geçiştirmedi. Bir yolculuk sırasında parmağı arabanın kapısına sıkıştı ve kopup yere düştü. Etrafındakiler, parmağı buzun içine koyup Erbakan Hoca’yla birlikte hastaneye yetiştirmeye çalışırken o: “Bana şuradan bir tuğla getirin! Namaz vakti çıkıyor, hele teyemmüm edip namazımızı kılalım. Parmak yerine dikilir” diyordu…

Allah onlardan

razı olsun:

Onlar verdikleri mücadeleyi, yaptıkları toplantıları ve İslami faaliyetleri bahane edip asla namazlarında gevşeklik göstermediler. Allah da onlara büyük bir bereket verdi.

Çünkü onlar biliyorlardı ki, namaz dinin direği, cihat ise onun zirvesidir. Dinin direğini ihmal edenlerin zirveye ulaşması da imkânsızdır. Çünkü dinin direği olan namaz emrini bile geçiştirenler, dinin diğer emirlerini de muhakkak geçiştirirler.

Onlar biliyorlardı ki, Allah’ın emrettiği en büyük vazifelerden biri olan namazı bile zayi edenler, başkanlarının, liderlerinin ve teşkilatlarının verdiği vazifeleri de muhakkak zayi ederler. Çünkü namaz hassasiyeti olmayanlar, İslam’ı yaşanacak bir din olarak değil, savunulacak bir ideoloji olarak görürler. 

Onlar biliyorlardı ki, namaz hassasiyeti olmayanların dava adamlığı ve mücahitliği muhakkak bir yerde zaafa uğrayacaktır. Bu zaaf, ya mal ve makam imtihanı ile karşılaşınca ortaya çıkacaktır ya da şehvet ve şöhret imtihanı ile karşılaşınca patlak verecektir. Çünkü insanı kötülüklerden alıkoyan hakkıyla kılınmış bir namazdır. Namazını gevşetenler, haramlara ve günahlara karşı da gevşeyeceklerdir.

Onlar biliyorlardı ki, ezan okunduğu ve meşru hiçbir mazeretleri olmadığı halde cemaatle namaz çağrısına icabet etmeyenlerin, yaptıkları çağrılara da kimse icabet etmez. Allah’ın mescitlerini boş bırakanların dernekleri de vakıfları da partileri de boş kalmaya mahkûmdur. Dolsa bile bir bereketle dolmayacaktır.

Onlar biliyorlardı ki, bir imamın arkasında toplanıp cemaatle namaz kılamayanların bir masanın etrafında toplanarak yaptıkları toplantılardan da bir bereket çıkmaz. Çünkü cemaatle namazı terk edenleri ilk terk edecek nimet, bereket olacaktır.

 
Etiketler: Dava, adamının, namazı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mart 2021
Ümmetin birliği için adanmış bir ömür
25 Şubat 2021
Erbakan Hoca’mızı nasıl yanlış anlayabiliriz?
18 Şubat 2021
Regaip gecesi fırsatlarını kaçırmayalım!
14 Şubat 2021
Mübarek üç aylar için on maddelik bir program
11 Şubat 2021
Erbakan Hoca olsa pandemi sürecinde ne yapardı?
04 Şubat 2021
Şeyh Ahmet Yasin’den Şehadeti Özleyenlere
31 Ocak 2021
Dikkat! Eden bulur!
28 Ocak 2021
Hz. Ömer’in (r.a.) akraba kayırmacılığıyla mücadelesi
14 Ocak 2021
Kış gecelerinde tüm dertlerinizi Rabbinize arz edin
10 Ocak 2021
Namazda huşu için on altın kural
07 Ocak 2021
Kalbiniz ibadetlerinize eşlik ediyor mu?
03 Ocak 2021
Allah katındaki değerinizi merak ediyor musunuz?
27 Aralık 2020
Ruha dönüş çağrısı
24 Aralık 2020
Vehn virüsünün belirtileri
17 Aralık 2020
Evliliğe hazırlanan gençlere şeytani tuzaklar
13 Aralık 2020
Sağ eliyle beşiği sol eliyle dünyayı sallayan hanımlara
10 Aralık 2020
Pandemi döneminde evde kalan çocuklarımız için ev programı
06 Aralık 2020
Büyük mahkemeye hazır mısınız?
03 Aralık 2020
Şeytanın Müslüman gençlere fısıltıları-2
29 Kasım 2020
Efendimiz’den (s.a.s.) Müslüman gençlere
26 Kasım 2020
Kur’an’ı nasıl mehcur (terk edilmiş) bıraktık
19 Kasım 2020
Dünyevileşmeye karşı direniş çağrısı
16 Kasım 2020
Nasıl cennetlik oldular?
08 Kasım 2020
Şahsiyetli bir çocuk yetiştirmek için 7 altın kural
01 Kasım 2020
Evlerimiz için Müslüman’ca prensipler
29 Ekim 2020
Bir gün Peygamberimiz (s.a.s.) ziyaretimize gelse…
18 Ekim 2020
Namaz kılınmayan bir evde anne olmak
11 Ekim 2020
Çocuklarınız için dua biriktiriyor musunuz?
10 Ekim 2020
Nasıl bir Allah’a iman ediyoruz?
05 Ekim 2020
Ailenizi sadaka ile koruyunuz
01 Ekim 2020
Müslüman bürokratlara
27 Eylül 2020
Ailenizi İslam’ı yaşayarak koruyun
24 Eylül 2020
Alnı secdeliler, sakallılar, başörtülüler umut olma özelliklerini kaybediyor
17 Eylül 2020
Müslüman gençleri bekleyen tehlikeler
10 Eylül 2020
Rüyalara değil örnekliğe ihtiyacımız var
06 Eylül 2020
Böyle bir zamanda imtihana hazır mısınız?
28 Ağustos 2020
Müslüman Gençler İçin Muhalefet Fıkhı
23 Ağustos 2020
Önce evinize ve ailenize sahip çıkın!
Haber Yazılımı