Bugün ; Hicri 3 Zi'l-Hicce 1429 - Miladi 01 Aralık 2008

Künye

İletişim

* 3 ARALIĞI UNUTMAYIN LÜTFEN… * MAHMUT ESAT ANADOLU *  Damla sulamada lider * Konya Mobilyacılar Spor: 1 Seydişehirgücü :0  *  Ekmek Yine 60 YKR * Sanayiden araçların yola çıkışı unutuldu * Konya Şeker, Anadolu'nun gururu * GÜREŞÇİLERE TEŞEKKÜR * ASFALT ÇABUK BOZULDU. * Özel Sümbül İlköğretim Okulu

GÜNCEL

POLİS-ADLİYE

EGİTİM

SPOR

SİYASET

YAŞAM

SAGLIK

SEYDİSEHİR

KÜLTÜR-SANAT

TÜRKİYE GÜNDEMİ

DÜNYA

EKONOMİ

YENİ KİTAPLAR

RÖPORTAJ

TARİH VE İNSAN

YÖRESEL KÜLTÜR

SEYDİŞEHİR
HABERLERİNİ
SİTENİZE EKLEYİNİZ.

Seydisehir Meslek  Yüksek Okulu   Bu şartlarda Dört Yıllık olabilirmi?.

Evet
HAYIR

Sonuçları Göster

GAZETELER

 
 

Ana Sayfaya Dön

 

Biz Hepimiz Birbirimize Benzeriz.
24 2008 Çarşamba : 08:55

Dönüp kendimize bakmayız ama başkaları hakkında konuşurken sanki âlem-i cihan zannederiz kendimizi. “Kişinin ainesi işidir, lafa bakılmaz” demiş atalarımız. “Ele verir öğüdü, kendi kırar söğüdü” sözü de cuk oturmuştur aslında üstümüze. Bu sözün bir başka şekli de şöyledir;  “ele verir talkını, kendi yutar salkımı.”  

 

Gelin birkaç vakıaya birlikte şahitlik edelim.

 

“Arkadaş yemin olsun ki övünmeyi hiç sevmem. Övünenden de nefret ederim. Bazıları var günün 24 saatini kendini övmekle geçirir. Bak ben çocuk yaşımdan beri alnımın teriyle kazandığım paramı boşa harcamadım ve gittim bir tane Seydişehir’de, bir tane de Konya’da olmak üzere iki tane ev aldım. İkisini de kiraya verdim. Her ay tıkır tıktır geliyor kirası. Sonra artan paramla gittim modelli bir araba aldım.  Oğlumun arabası yoktu. Geçen gün çağırdım yanıma; oğlum, al şu parayı git kendine bir araba al. Gençsin, yakışıklısın senin de hava atmaya ihtiyacın var, daha baban ölmedi evladım. Ama sakın ola ki arabanın arka camına şöyle bombeli bir vaziyette kocaman harflerle “babam sağ olsun” diye yazdırmayı unutma dedim.

 

Ne diyorduk?  Övünmekten konuşuyorduk. Ben övünmeyi de, övüneni de eşikten içeri ayak bastırmam. Ne övünüyorsun kardeşim? Seni sen değil bırak başkaları övsün. Alabilen var alamayan var değil mi ama?”

 

Bir başka vakıa da şöyle gelişir.

 

“Bir de kalkarlar onun bunun arkasından laf ederler. “Koğuculuk” yaparlar. Dinimizde en büyük günahlardan birisidir gıybet. Hem Müslüman’ız deriz, hem de kalkar onun bunun ardından demediğimizi bırakmayız. Böyle insanlar maalesef etrafımızda bir hayli var. Mesela Goca Memetlerin İbram, oturur odanın önüne, aklına kim geldiyse sıradan geçirir. Çekiştirmedik bir tane bile kimse bırakmaz. Gıybetinden kimseyi mahrum etmez maşallah. Yanındakiler de onu tasdik edercesine kafalarını sallar, zaman zaman da ona destek çıkarlar. Ben böyle adamlara çok kızıyorum arkadaş. Yani o kadar kızıyorum ki kendi söylediklerimin bile vukufuna varamıyorum. Sevmiyorum arkadaş, gıybet edeni de sevmiyorum. Ben hiç kimsenin ardından konuşmam. İbram konuşuyormuş, bırak konuşsun kardeşim. O da onun karakterini gösterir. Zaten karaktersizin tekidir.”

 

Ya işte böyle.

 

Şöyle başımızı kaldırıp da etrafımıza bir göz gezdirelim bakalım. Ya da dönüp kendimize bir bakıverelim. Neler göreceğiz, neler bulacağız kim bilir.

 

Bize, toplum içinde saygılı davranmayı, sevgiyi, hürmeti, güzellikleri öğrettiler.   Toplumda hata yapanın hatasını örtmek öğretildi bizlere. “Kişinin hatasını su yüzüne çıkarıp”, millet içinde mahcup edilmemesi gerektiği anlatıldı hep. 

 

“Ağzımızdan çıkanı, kulağımızın duyması gerekir”. “Ağzımızda baklanın ıslanması lazım”. “Sözün gümüş olduğunu, ama sükût etmenin ondan da kıymetli olduğunu” bilerek hareket etmeliyiz. “Sözün ağızdan çıkıncaya kadar bizim esirimiz olduğunu ama ağzımızdan çıktıktan sonra bizim onun kölesi olacağımızı” bir saniye bile unutmamalıyız. Anlamlarını bilmediğimiz halde, “süslü kelimeler” zannıyla ardı ardına dizdiğimiz sözcüklerin aslında karşımızdakine ne denli zararlar verebileceğini göz ardı etmemeliyiz. “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın” başımıza ne denli işler açabileceğini iyi hesap etmeliyiz. Herhangi bir kaynaktan edindiğimiz bilginin, bahsedilen konu hakkında yegâne doğru kaynak olduğunu iddia etmek kadar yanlış bir tutum olamaz. Karşımızdaki insanın da bir başka kaynaktan aynı konu hakkında edinmiş olduğu bilgilere saygı göstermeksizin yapılan tartışmaların kimseye bir faydası da dokunmaz.

 

Atalarımız “gözünle gördüğünün yarısına, görmediğinin hiç birisine inanma” demişler. Gözünle görsen bile sen o nesnenin sana dönük olan tarafını görüyorsun. Gördüğün şahsın gömleğinin sana bakan tarafı yırtık olabilir. Ama diğer taraf belki de “bulunmaz Hint kumaş”ından dokunmuştur. Gidip de birisine o arkadaşını anlatacak olsan gömleğinin yırtık olduğundan söz edeceksin. Çünkü sana yansıyan görüntü o. Hâlbuki gördüğün o insanın içindeki cevherden bihabersin. Tanımadığın bir kişi hakkında yalan yanlış şeyler söyleyerek ne denli bir hata yaptığının farkında mısın?

 

Sürekli olarak karamsar tablolar çizmenin hem kendi bünyemize, hem de çevremizdekilere nasıl zararlar verdiği gerçeğini asla unutmamalıyız. Herkes dünyaya kendi gözü ile bakıyor. Çektiği fotoğraf kendi bakış açısındaki görüntülerden ibarettir. O görüntüyü ve görüntünün anlatmak istediklerini, kendi bilgi dağarcığındaki bilgilere göre yorumluyor. “Benim söylediklerim yüzde yüz doğrudur” demek yerine, “benim söylediklerim bana göre doğrulardır” demek daha isabetli olur diye düşünüyorum. Birisi bardağın boş tarafını görürken, elbette diğeri dolu tarafına bakıyor olabilir.  

 

 “Çok laf yalansız, çok mal hilesiz olmaz” demiş atalarımız.

 

Öyleyse lafı uzatmayalım da, yalana karşı bir zafer daha kazanmış olalım.

Tayyar YILDIRIM

 

Bu haber toplam 167 defa okunmuştur.

Safya Başı

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
New Page 1
KARİKATUR Resim Galerisi
FAHRİ KUBİLAY

GÜRLEVİK PATLADI
ABDULLAH LEBLEBİCİ

Cezaevi Yapımında Çok Önemli Gelişme
HAKKI BALCI

Bİ SONRAKİ BELEDİYE…
ALİ ERKAN KAVAKLI

ANADOLU DEVİ UYANIYOR
FAZIL GÜLERYÜZ

ÖĞRETMENLER GÜNÜ ANISINA İKİ ŞEY…
DÜRDANE DOĞRUSÖZ

İDRAK YOLLARI ENFEKSİYONU…
ABDULLAH YAŞAR

Devrim’in Arabası da Kendisi de Yolda Kaldı
İSMAİL SÜNBÜL

FISILTI GAZETECİLERİ
Cemal Şahin

EĞİTİMDEN NE ANLIYORUZ ?
AHMET ÇINAR

"YAZI YAZMAKTAN KARNI NASIRLAŞAN ADAM"
EMİNE KAYA

MUTLU OLMAK İÇİN BAHANENİZ YOKSA
İSMAİL DETSELİ

Ne zaman daha saygılı olacağız?
BAHADDİN PASLI

www.bahattinpaslı.com
HAFIZ ADEM ATALAY

DÜNYA MİSAFİRHANESİNİNDE VEFALI BİR AYDIN.
Hacı Halim Kartal

BİR SİNEMA FİLMİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
MUSTAFA AYVACI

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ADAY ADAYI OLMAK İSTEYENLERE…!
Hüsameddin ÇELİK

OKULLA GİDEN ÖĞRENCİ SPORCULAR NE YAPACAK ?
Mustafa KOCAOĞLU

Seydişehir’de Yerel Demokrasi Geleneği
Muhammet Burak OLGUN

- “Hayatındaki en önemli şey ne?”
Tayyar YILDIRIM

CHP’nin çarşaf açılımı
Editörden

Yorumlar.
 

Tasarım & Yazılım
Networkbil.net

Ana Sayfa  |  Künye  |  İletişim

Seydişehir Haber 2008 © Tüm Hakları Saklıdır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.